İstanbul BAM 12. HD 2024/861 E. 2024/809 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/861
2024/809
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/861
KARAR NO: 2024/809
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/02/2024
NUMARASI: 2023/782 Esas - 2024/167 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, davacı kurum sigortalısı ...'ın ihyasını talep ettikleri ... San. Ve Dış Tic. A. Ş.'ne ait iş yerinde 11/07/2000 tarihinde geçirdiği iş kazası maluliyeti sonucu nedeniyle kazalı işçiye bağlanan gelir neticesinde oluşan kurum zararının tahsili için Bakırköy 6. İş Mahkemesi'nin 2011/198 esas sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen tazminat davasının 30/07/2015 tarihinde kesinleştiğini, karar ilamının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas (eski dosya numarası ... esas) sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ancak borçlu şirketin ticaret sicilinden resen terk edildiğinin belirlendiğini, şirket resen terk edildiğinden, tasfiyesi olmadığından husumetin sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltildiğini, davacı kurumun alacağının terkinden önce doğduğunu, terkinin usulsüz olduğunu, ihyası talep edilen şirketin terkin tarihinin 09/10/2015 tarihi olduğunu, alacaklarının bu tarihten önce doğduğunu beyanla ... San. Ve Dış Tic. A. Ş.'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, masraf ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, TTK nın 32 madde ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 madde hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiğini, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddeceğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan incelemede, adresin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı TTK nın Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiği, resen terk kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri sicil müdürlüğüne ibraz etmeleri veya şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması durumunda aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmeleri gerektiğini, ayrıca şirketin davacı veya davalı sıfatı ile sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı sicil müdürlüğüne vermesi gerektiğini, ihtara rağmen ihyası talep edilen şirketin yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla dava açılmasına sebep olmadıklarını ve müvekkili müdürlük hakkında aleyhlerine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş'nin Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... (eski ...) esas sayılı dosyası yönünden taraf teşkili sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması için davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararı bulunduğu; davacı tarafından, açılan davanın sübut bulduğundan kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin yeniden ticaret siciline kaydına ve tesciline, ihyası istenilen şirket hakkında başkaca münfesihlik sebebi ileri sürülmediği, terkin sebebinin "adreste tespit edilmeme" olduğu, kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığı, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline, münfesih olmayan şirkete tasfiye memuru atanması söz konusu olmayacağı gözetilerek tasfiye memuru da atanmamasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacı tarafın ihya/ek tasfiye isteminde haklı olması müvekkili müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceğini, yargı giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da HMK’daki temel ilkelerle ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de TTK geçici madde 7/2'ye aykırı bir durumda bulunmadığından müvekkili müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı gibi müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olduğundan da bahsedilemeyeceğini, re'sen terkin işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu,davanın dayanağı, 2015 yılında başlatılan bir icra takibi olduğu,mahkemenin, "adreste tespit edilememesi/vergi kaydının terkin edilmesi" hususunun re'sen terkin sebebi olmadığı değerlendirmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması kanun hükmü gereğince zorunluluk arz ettiğini,kararın kaldırılmasını, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi ile dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı tarafından başlatılan dava devam etmekte iken borçlu şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği terkin edilme sebebinin "adresin tespit edilememesi" olduğu anlaşılmaktadır. Karar davalı vekili tarafından müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ile şirkete tasfiye memuru atanmaması nedeniyle bu kısımlar ile sınırlı olarak istinaf edilmiştir. TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların , bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri,...mahkemece ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda her ne kadar TTK geçici 7.madde uyarınca yapılmış bir terkin var ise de, davacının esasen şirketin ihyasını derdest dava dosyası ile sınırlı olarak istediğinden, işlemler tamamlandığında şirketin faaliyetine devam etme talebi bulunmadığı anlaşılmakla ek tasfiyenin yapılması için tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Yargıtay 11. HDnin 20/02/2023 Tarih 2023/1070 Esas 2023/953 Kararı ile; "....6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin uygulanması gerektiği kabul edilmiş olup anılan yasal düzenlemenin ikinci fıkrası gereğince mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memurunun da atanması gerektiği" belirtilmiştir. Bu halde ,tasfiye memuru atanmasına ilişkin kararlar yoğunluk arz ettiğinden terkin edilen şirket münfesih olmasa da ,kanunun amacına uygun olarak sınırlı olarak ihya talebinde bulunulduğu gözetilerek ihya halinde ek tasfiyenin sağlanması için tasfiye memuru atanmasına gerektiğinden Dairemizce mevcut uygulama benimsenerek önceki uygulamalardan dönülmüştür. HMK 326.(1) maddesinde; Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Buna göre dava da haksız çıkan davalı aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerekmektedir. Yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi yönünde ki davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiş, resen terkin işlemi anılan yasaya uygun olmadığından, hükümde yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; mahkemece kanunda öngörülmeyen bir sebeple terkin yapıldığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmayıp davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde değil ancak terkin işlemi TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca yapılsa da davacı tarafça sınırlı ihya talep edildiğinden ve bu durum ek tasfiye gerektirdiğinden ,ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği, ihyasına karar verilen şirkete TTK nın 547.madde uyarınca tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmakla hükmün kaldırılmasına, yeniden karar verilerek önceki şirket temsilcisi ... tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2024 Tarih 2023/782 Esas - 2024/167 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin taraf teşkilinin sağlanması, kararın infazının temini, alacağın tahsili ve müteakip işlemlerin yapılması amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... (eski ...) esas sayılı icra takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyası ile ticaret siciline kayıt ve tesciline,Kararın tescil ve ilan için davacıya yetki verilmesine, Ek tasfiyenin tamamlanması için şirket yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 97-TL posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 427,60-TL istinaf karar harcın talep halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 140-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02