SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1949 E. 2024/802 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1949

Karar No

2024/802

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1949

KARAR NO: 2024/802

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/11/2020

NUMARASI: 2018/398 Esas - 2020/529 Karar

DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/05/2024

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, davalı ... şirketi ile aralarında 8.4.2013 başlangıç tarihli yaklaşık 5 yıldır süren acentelik sözleşmesi olduğunu, geçerli neden yokken 26.3.2018 tarihinde Acenteler Yönetmeliği'nin 15 maddesine dayanılarak sözleşmenin davalı tarafça fesh edildiğini, davacının Bireysel Sağlık Poliçe üretimi açısından Türkiye çapında ilk ona girdiğini, 2017 yılı için 1591 sağlık poliçesi ve müşterisi olduğunu, 2017 sonu itibariyle 4.277.782-TL üretim yapıp, 950.000-TL komisyona hak kazandığını, sağlık sigortalarının %87 sinin ömür boyu yenilenme garantisi olduğunu, tahsilat sorunu olmadığını, fesih halinde başka bir sigorta şirketine geçirilmesinin mümkün olmadığını ve fesih ile ticari hayatın yok edilmesinin söz konusu olduğunu, davalı tarafça sağlık poliçesine sahip olanların sıkça tedavi gördüğünün bildirildiğini ancak bunun sağlık sigortası sahiplerinin en doğal hakkı olduğunu ve fesih nedeni yapılamayacağını ileri sürerek fesih işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP: Davalı vekili, acentelik sözleşmesinin sözleşme serbestisi kapsamında serbest irade ile sona erdirildiğini, sözleşmenin feshinin kabule bağlı olmadığını, fesih iradesinin ulaşması ile feshin gerçekleştiğini ve iptalinin hukuken istenemeyeceğini, feshin haklı nedene dayalı olup olmadığı, fesih nedeni ile tarafların zarara uğrayıp uğramadığı, sözleşme şartlarına uyulup uyulmadığının bir önemi olmadığını, bunun ancak sözleşme şartları ve genel hükümler kapsamında tazminat talebinde değerlendirilebileceğini, ayrıca fesih işleminin sözleşme şartlarına aykırılık teşkil etmediğini, feshin iptalinin istenemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 08.04.2013 günlü acentelik sözleşmesinin iki yıllık süre için imzalandığı, TTK nın 121.2 maddesine göre 08.04.2015 günü belirsiz süreli sözleşme haline geldiği gerek TTK nın121.1, gerek sözleşmenin 19. maddesi gerekse Sigorta Acenteleri Yönetmeliğinin 15.3 maddesinin taraflara üç aylık önel süresine uymak koşulu ile sözleşmeyi fesih hakkı verdiği, davalı tarafından yapılan fesih işlemi yasal düzenlemelere ve sözleşmeye uygun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili;TTK'nın 121. maddesinin, sadece sağlık poliçesi üretimi yapan acenteler yönünden uygulanmaması gerektiğini, acenteliğin feshi halinde tüm portföyün başka bir sigorta şirketine geçirilmesi mümkün olmadığından acentenin ticari hayatının sona ermesine neden olunduğunu, davacı acentenin aracılık ettiği sözleşmelerin konusu ve müşteri portföyü %87 ömür boyu sağlık sigortasından yararlanan müşteriler olup başka bir sigorta şirketiyle anlaşamayacaklarını, davalının bu kişileri portföyüne geçirerek hem onların portföyünde kalma konusunda kendini garantiye aldığını, hem de teminat dışı kalacak sağlık sigortası dolayısıyla davacının ticari hayatını ciddi manada zarara uğrattığını,TTK 113/3 madde uyarınca acentelik ilişkisinin bitmesinden sonraki durumu itibari ile hak gaspı olduğunu, feshin sadece 3 ay önceden ihbarında bulunularak kanuna uygun hale getirildiğini fesih hakkının açıkça kötüye kullanıldığını ileri sürerek kararın kaldırılarak feshin iptalini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, Acentelik sözleşmesinin feshinin iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 08/04/2013 tarihli acente sözleşmesi, 08.04.2013 tarihinden itibaren 2(iki) yıl süreli olarak yapılmıştır. Taraflardan her birinin, üç ay evvel noter aracılığı ile veya iadeli taahhütlü bir mektup ile bildirmek kaydıyla sözleşmeyi her zaman fesih edebileceği,fesih bildirimi olmazsa aynı şartlarla yenileneceği kararlaştırılmıştır. Davalı ;Acentelik Yönetmeliğinin 15.3 maddesine dayanarak; üç ay sonra hüküm ifade etmek üzere 26.3.2018 tarihinde sözleşmenin feshi bildiriminde bulunmuştur.Anılan madde"Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir."şeklindedir. 6102 sayılı TTK nın 121. maddesi uyarınca da "(1) Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir....(2) Belirli süre için yapılan bir acentelik sözleşmesinin, süre dolduktan sonra uygulanmaya devam edilmesi hâlinde, sözleşme belirsiz süreli hâle gelir." hükmü bulunmaktadır. Sözleşmenin süresi dolmasına rağmen fesih bildirimi yapılmadığından iki yıllık süre bitiminde sözleşme belirsiz süreli hale gelmiştir.Davadaki talep fesih işleminin iptaline ilişkindir. Fesih ihtarı kural olarak hiçbir şekil şartına tâbi değildir, yazılı veya sözlü yapılması geçerliliğine etki etmez.Yenilik doğuran haklar, beyan muhatabına varmakla hukuki sonuç doğurur ve kullanılmakla tükenirler. Bu nedenle kullanılan bir yenilik doğuran hakkın, beyanın muhataba varmasından sonra geri alınması ve bu şekilde etkilerinin silinerek, hakkın kullanılmasından önceki duruma geri dönülmesi kural olarak mümkün değildir. Bu nedenle kullanılan bir yenilik doğuran hakkın etkilerinin ortadan kaldırılabilmesi için, tarafların (iptal, fesih, dönme gibi bozucu yenilik doğuran bir hakkın kullanılmasıyla ortadan kalkan sözleşme yerine) yeni bir sözleşme yapmaları gerekir. Davalı tarafça yapılan fesih bildirimi nedeniyle sözleşme sona ermiş olup ,fesih bildiriminin iptalinin mümkün olmadığı ,mahkemece tarafların iradesi yerine geçerek sözleşmenin devamına karar verilmeyeceği ,feshin haklı veya haksız olmasına bağlı sonuçların olduğu ve bunların kullanılmasının mümkün olduğu gözetildiğinde feshin iptali isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafİstemli)reddinedereceistanbulTicariŞirketesastangerekçemahkemenumarasısebeplerikararı(Fesihcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim