İstanbul BAM 12. HD 2024/651 E. 2024/799 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/651
2024/799
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/651
KARAR NO: 2024/799
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/12/2023
NUMARASI: 2023/286 Esas - 2023/1003 Karar
DAVA: Alacak
Davanın milletlerarası yetkisilik nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAV: Davacı vekili; sigortalı ... Lojistik A.Ş.'nin taşımasını gerçekleştirdiği emtianın müvekkili tarafından aracı sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığını, dava dışı ... A.Ş'nin, Almanya'da mukim ... firmasından ithal ettiği şanzıman emtiasının Almanya'dan Türkiye'ye yapılacak olan taşıma işinin sigortalı tarafından üstlenildiğini, satışa konu emtianın taşıma işi dava dışı sigortalıya ait ... plakalı dorse ile gerçekleştirildiğini, söz konusu dorsenin, 15/06/2021 tarihinde...da davalı sorumluluğunda vinçle indirilmesi esnasında düşürülmesi sonucu hasar meydana geldiğini, yapılan ekspertiz incelemesinde şanzımanların yerlerinden oynadığının ve üzerinde çizilme olduğunun tespit edildiğini, davalının emtianın yüklü olduğu dorseyi indirirken gereken özeni göstermeyerek kusurlu davrandığını ve zarara sebep olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalıya ödeme yaptığını, zarardan davalının sorumlu olduğunu belirterek 25.000-Euro alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin arabuluculuk toplantısına usulüne uygun şekilde davet edilmemesi sebebiyle söz konusu süreçten haberdar olmadığını ve sürecin yokluğunda sonuçlandığını, dava konusu olayda borcun kaynağının sözleşme olduğunu, müvekkilinin Almanya'da mukim bir şirket olduğunu, yine sözleşmenin ifa yerinin Almanya olduğunu, dolayısıyla yabancılık unsurunun bulunduğunu, işbu uyuşmazlık bakımından Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki yetki sözleşmesi gereğince Köln mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının dava konusu olayda sorumluluk sigortacısı sıfatını haiz olduğunu, işbu uyuşmazlıkta dava takip yetkisini kazanabilmesi için ilk olarak sigortalısı ...Türkiye'nin bir zarara uğradığının, yani yük sahibine bir ödeme yaptığının ispatlanması gerektiğini belirterek öncelikle davanın aktif husumet yokluğu ve mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle reddine, icra takibinin iptali ile birlikte dava konusu talebin zamanaşımına uğradığı kesinleşeceğinden İst. And. 23. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/697 esas sayılı şikayet dosyasının iş bu dava bakımından bekletici mesele yapılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; arabuluculuk dava şartının gerçekleştiği, eldeki davada sigortacı olan davacının taşıma işi yapan sigortalısının taşıma faaliyeti sırasında kullandığı dorsenin davalı sorumluluğunda vinç ile indirilmesi sırasında düşürülmesi sonucu taşınan emtialarda hasar meydana geldiği, hasar bedelinin davacı sigortacı tarafından dava dışı sigortalısına ödendiğinden bahisle sorumlu olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla sigortalıya halefeten açıldığı, sigortalının sorumlu kişiye karşı açtığı dava gibi kabul edilerek sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hakkın sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde var kabul edildiği, terminal ve aracılık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin 14/12/2020 tarihli sözleşmenin 9. maddesine ve MÖHUK 24/1. maddesine göre Köln mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğu, yine haksız fiil nedeniyle MÖHUK 34/1. maddesine göre de haksız fiilin meydana geldiği yerin Almanya olduğu, mahkemenin yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK m.114/1-a bendi kapsamında usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; tarafların hukuk seçimi yaptıklarının kabul edilebilmesi için bunun tereddüte yer vermeyecek bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, dosyaya sunulan sözleşmede imza bulunmadığını, internetten alınan matbu bir metin olduğunu, bu şekildeki sözleşme ile tarafların MÖHUK 47 kapsamında yetkili mahkemeyi belirlediklerinden bahsedilemeyeceğini, alıcı firma ile taşımayı firmanın ve müvekkili sigorta şirketinin Türkiye'de bulunması nedeniyle sözleşmeyle en sıkı ilişki bulunan hukukun uygulanması gerektiğini, zararın meydana geldiği yerin Türkiye olması nedeniyle Türk hukuku uygulanması gerektiğini, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, mahkemenin kararının Anayasa'nın 141, HMK'nın 27. ve 297. maddelerine aykırı olduğunu, mahkemece sözleşmenin hangi gerekçe ile geçerli olduğu kabul edildiğinin anlaşılamadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, TTK'nın 1472. maddesine göre davacı tarafından sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı sigortalının Almanya'dan Türkiye'ye taşımayı üstlendiği dava dışı ... A.Ş.'ye ait emtiaların davacı sigorta şirketi tarafından taşımacı sorumluluk poliçesi ile sigortalandığı, dorsenin, 15/06/2021 tarihinde, ... Terminal'da davalı sorumluluğunda vinçle indirilmesi esnasında düşürülmesi sonucu emtaia hasar meydana geldiği, sigortalıya hasar ödemesi yapan davacı sigorta şirket tarafından halefiyete binaen eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ile dava dışı sigortalı arasında Almanya'da dava dışı sigortalıya sağlanacak terminal ve aracılık hizmetleri kapsamında 14/12/2020 tarihinde akdedilen sözleşmenin 9. maddesinde Köln mahkemelerinin yetkili olduğu düzenlenmiştir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yabancı uyruklu şirketin sözleşme serbestisi dahilinde tacirler ile yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı, genel işlem koşullarına aykırı olarak değerlendirilemez. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir. Türk hukukunda, yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kaideleri, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkisini de tesis etmektedir. Diğer bir ifade ile, yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları, milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılmıştır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu değildir. HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacağı anlaşıldığından, davalı vekilinin davanın Köln Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine ilişkin yetki itirazı haklıdır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile ,yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02