İstanbul BAM 12. HD 2024/536 E. 2024/792 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/536
2024/792
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/536
KARAR NO: 2024/792
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/01/2024
NUMARASI: 2023/1248 Esas - 2024/78 Karar
DAVA: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilinin aktif olarak eğitim sektöründe faaliyet gösteren ... Ltd. Şti. unvanlı başka bir şirketinin bulunduğunu, bu nedenle davalı şirketin bulunduğu merkezin tahliye edilerek şirketin fiilen eğitim hizmeti vermediğini ve kapatılmasına karar verildiğini, ancak davalı şirketin ticari defterlerinin tahliye sırasında kaybolması nedeniyle açtıkları zayi belgesi verilmesi davasının reddedilerek kararın kesinleştiğini, ticari defterlerinin bulunmaması nedeniyle tasfiye taleplerinin ticaret sicil müdürlüğünce reddedildiğini, bu yüzden davalı şirketin atıl halde kaldığını ve şirketle ilgili hiçbir işlem yapılamadığını belirterek, davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının davalı şirketin tek ortağı olduğu, tek ortak bulunması halinde ortağın yazılı olarak alacağı bir genel kurul kararı ile şirketin feshine karar verilebileceği, dolayısıyla şirketin ayrıca feshini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilinin eğitim sektöründe faaliyet gösterirken başka bir şirkette kurs hizmeti vermeye başladığını, bu nedenle davalı şirketin bulunduğu iş yerini tahliye ettiğini ve davalı şirketin kapatılmasına karar verildiğini, ancak davalı şirketin ticari defterlerinin tahliye sırasında kaybolması nedeniyle açtıkları zayi belgesi verilmesi davasının reddedilerek kararın kesinleştiğini, ticari defterlerinin bulunmaması nedeniyle tasfiye taleplerinin ticaret sicil müdürlüğünce reddedildiğini, bu yüzden davalı şirketin atıl halde kaldığını ve şirketle ilgili hiçbir işlem yapılamadığını, bu haliyle şirketin devam etme olanağının kalmadığını, mevcut durumda şirketin tasfiye koşullarının oluştuğunu, buna rağmen mahkemece hiç bir araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin haksız olduğunu, şirketin karar defterinin bulunmaması nedeniyle kapatma işleminin yapılamadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, limited şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir.TTK'nın 636/3. maddesinde; haklı sebeplerin bulunması halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece istem yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına da karar verebileceği düzenlenmiştir. Limited şirketlerde şirketin haklı sebeplerle feshine haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu TTK'da sayılmamış olup, doktrinde ve yargı kararlarında yer verilen bazı haklı sebep teşkil edebilecek fiil ve davranışlar; zorunlu organların mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması, bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, bir ortağın uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, uzun süre kar dağıtılmaması, gereksiz sermaye arttırımları ile azınlığın etkisizleştirilmeye çalışılması, ortakların bilgi alma ve denetim haklarının kullandırılmaması, aile şirketlerindeki husumet ve ortaklar arasındaki çekişmelerdir. Ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirketin tek ortaklı limited şirket olup, tek ortağı ve yetkilisinin davacı ... olduğu, şirketin son tescilini 24.12.2020 tarihinde yaptırdığı anlaşılmaktadır. Davacı, haklı nedenle fesih ve tasfiyesini istediği şirketin tek ortağı ve yetkilisi olup, haklı nedenle fesih ve tasfiye davasına sebebiyet veren tüm olgulardan davacı tek başına sorumlu olduğundan, davacının haklı nedenle limited şirketin feshi davası açma hakkı bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı ortağın aynı zamanda şirketin temsilcisi de olduğu anlaşılmakta ise de, davalının temsilindeki bu eksiklik, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle dikkate alınmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02