İstanbul BAM 12. HD 2024/866 E. 2024/782 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/866
2024/782
23 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/866
KARAR NO: 2024/782
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/03/2024
NUMARASI: 2024/71 Esas - 2024/264 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı şirketin varlık yönetim şirketi olduğunu,bir kısım alaacğın TMSF tarafından alacak temlik sözleşmesi ile davacı şirkete temlik edildiğini, ... San. ve Tic. AŞ nin .. bank ve ... bank'tan kullanılan genel kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu olduğunu, kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle, borçlu hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas, ... Esas, İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyalar ile icra takipleri başlatıldığını, İstanbul ...İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasından diğer borçlu ...'a ait taşınmazların satışı işlemlerine devam ederken şirketin ticaret Sicilden re'sen terkin edildiğini, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından davacı vekiline ihya davası açmak üzere yetki verildiğini ileri sürerek, ... Ürünleri San. ve Tic. AŞ'nin ihya edilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; 6102 sayılı TTK nın Geçici 7. maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin,durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak ispat edici belgeleri sicile ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin taraf olduğu dava bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Sicil Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilanın ,7201 sayılı kanun hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçtiği hükme bağlandığını;şirkete yapılan ihtar tebliğ edilemese dahi, davalının re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsedilemeyeceği,terkin sürecinde bir eksiklik bulunmadığından davalının dava açılmasına sebep olmadığı, yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından davanın reddine,müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davalı sicil müdürlüğünce münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için hazırlanan ihtarnamenin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı ancak ihtarın şirkete ve yetkililere tebliğ edildiğine ilişkin belgelerin istenmesine rağmen dosyaya sunulmadığı,şirket ve şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, buna göre davalının terkin işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinin olduğu sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne Sicilin ... siciline kayıtlı ... San. ve Tic. AŞ'nin ihyasına, ...'ın tasfiye memuru atanmasına,kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; müvekkil müdürlüğün re'sen terkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu,şirketin re'sen terkin edildiği tarihte derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına müvekkil müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, eksik inceleme ve değerlendirmeyle dava konusu şirketin terkin işlemlerinin hatalı olduğunun kabul edilmesi ve bu kapsamda TTK geçici m. 7/2'ye aykırı bir durumun da bulunmamasına ve sicil kayıtlarına bu hususta intikal eden bildirimin bulunmamasına rağmen müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın sayın mahkemece kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: İhyası istenen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre 14/04/2015 tarihinde re'sen terkin edildiği, TTK'nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirkete tebligat çıkarılmış ise de ,şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı, buna ilişkin tebliğ mazbatalarının dosyaya sunulmadığı, terkin işlemini TTK'nin Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargı giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta şirketin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin şirkete gönderildiği, tebliği yapılamadığı, ihtarın Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Ticaret sicili işlemleri tam olarak yerine getirmiş ise aleyhine yargı giderine hükmedilemeyecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 15/01/2020 Tarih 2019/5184 Esas 2020/440 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle; davacı yararına yargı giderine hükmedilmemesi için davalının terkin öncesi tebliğ işlemlerini tam olarak yerine getirmesi gerektiği, bu nedenle terkinde kusurlu sayılan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan 155-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nin 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02