İstanbul BAM 12. HD 2024/767 E. 2024/778 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/767
2024/778
22 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/767
KARAR NO: 2024/778
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/10/2023
NUMARASI: 2022/634 Esas - 2023/647 Karar
DAVA: Tapu İptali ve Tescil (Şirket Yöneticisinin Sorumluluğu)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/05/2024
Tapu iptal ve tescil davasının reddine,tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacının ... Taahhüt Ltd. Şti'nde 25 pay ile şirket ortağı olduğunu, şirketin 75 hissesi ise davacının boşanmak üzere olduğu eşi davalı ...'a ait olduğunu, 16/05/2015 tarihli genel kurulda, münferiden temsil ve imzaya yetkili olarak 10 yıl süre ile şirket müdürü seçildiğini, şirketin aktif olarak faaliyetine devam ettiği dönem içinde, 18/02/2016 tarihinde betonerme 1 katlı dükkan ve arsası şirket adına satın alındığını, davacı ile şirketin ortağı konumundaki davalı eşi arasında anlaşmazlık nedeniyle, davacı tarafından davalı eşi aleyhine boşanma davası açıldığını, mahkemece tarafların boşanmalarına karar verildiğini, istinaf edildiğinden boşanma kararının kesinleşmediğini, şirkete ait taşınmazın 23/09/2020 tarihinde ... isimli şahsa satıldığının öğrenildiğini, ...'ün, şirkette kalıpçı olarak çalışan ve şirket ortak ve müdürü olan davalı ...'ın yakın tanıdığı ve babasının ikamet ettiği konutta komşusu olduğunu, davalı ...'ün böyle bir dükkanı alabilecek ekonomik gücü bulunmadığını, ödenmiş bir bedel olmadığını, söz konusu satışın şirketin ortak ve müdürü konumunda bulunan davalı ...'ın davacı ile aralarındaki boşanma davası nedeni ile mevcut bulunan husumet kapsamında, davacının şirketteki haklarından yoksun bırakmak maksadı ile yapılan muvazaalı bir satış niteliğinde olduğunu, davalı ... adına kayıtlı bulunan tapu Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel üzerinde betonerme 1 katlı dükkan ve arsa vasıflı taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile ... Müh. Ltd. Şti. adına tapuya kayıt ve tesciline, aksi halde, şirket ortak ve müdürü konumunda bulunan davalı ...'ın şirketi uğrattığı zararın tespiti ile bu zararların şirket adına tazminine, tazminatın şirket adına tahsili konusunda davacıya izin ve yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: 1- Davalı ...; şirketin yaklaşık 7-8 yıldır faal olmadığını, davacı ile ikisinin de inşaat mühendisi olduğunu, davacının uzun yıllardır kamu kurumunda çalıştığını, kendisinin ise şirketin faal olmaması ve serbest çalışma imkanı da olmadığından adına kayıtlı ... Konutları bölgesinde ... isimli bir restaurant işletmeye çalıştığını, davacının vesayet talebi nedeniyle mahkemenin tüm hesaplarına tedbir koyma kararı verdiğini ve restaurantın sarf malzemesi, personel gideri, kira gibi ödemelerini yapamadığını, ekonomik olarak işletmenin iş göremez hale geldiğini ve akabinde pandemi süreci ve kısıtlamalar da girince iş yerini kapatmak zorunda kaldığını, satış işleminin gerçek satış olduğunu ve alıcı ... adına ... Bankasına 190.000-TL satış bedeli ödemesi ... şirketi hesabına yapıldığını, alıcının alım gücü olduğunu ve yatırım amaçlı aldığından kendisinin kullanmayacağını ifade ettiğini, şirketin kayıtlı adresi de orası olduğu için kira sözleşmesi yapılarak şirket adına kullanılmaya devam edildiğini, davacının davasının hukuki yarar yokluğundan, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı ...; dava konusu olayın ticari olmadığını ve genel mahkemede dava açılması gerektiğini, görev itirazının değerlendirilmesini talep ettiğini, mahkemece davanın ticari dava olduğunun kabulü halinde ise dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, davanın bu sebeple de usulden reddi gerektiğini, inşaat işleri yaptığını, taşınmazı alacak ekonomik gücü olduğunu, yatırım amaçlı taşınmaz aldıklarını, davanın görev yönünden reddini, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; şirketin muvazaada taraf mı yoksa üçüncü kişi konumunda mı olduğunun tespiti gerektiği, dava dışı ... Müh. Ltd. Şti. tüzel kişi olan bir ortaklık olduğu, 23/09/2020 tarihinde davalı ...'ın şirket müdürü olduğu, müdür eli ile işlem yapıldığında muvazaa iddiası yönünden şirketin üçüncü kişi konumunda olamayacağı, dava dışı şirketin muvazaanın tarafı olduğu, bu yüzden de muvazaanın tarafı olan şirket adına yani kendi katılmış olduğu işlemin muvazaalı olduğundan bahsedilemeyeceğinden tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verildiği,davacının tapu iptal talebinden başkaca şirkete ait taşınmazın rayiç değerinin altında bir değer ile satılması neticesinde oluşan zararın davalı ...'dan alınarak dava dışı şirkete verilmesini talep ettiği, taşınmazın ... tarafından 23/09/2020 tarihinde 190.000-TL bedelle ...'e satıldığı, ancak taşınmazın satış tarihi olan 23.09.2020 tarihi itibarı ile değerinin 756.825-TL olduğu, taşınmazın tespit edilen rayiç değerinden tapudaki satış değerleri çıkarıldığında 566.825,00-TL fark bulunduğu, taşınmazın rayiç değerinin %25,10 değerine satıldığı, %74,90 eksik bir değer ile satıldığı, davalı şirket müdürü ...'in taşınmazın satımında rayiç değer üzerinden satılması için gerekli özeni göstermediği, özen göstermemesi yönünden de davalı şirket müdürünün kusuru bulunduğu, satım bedelinin rayiç değerin altında satıldığından dolayı dava dışı şirketin doğrudan zarar gördüğü, davacı pay sahibi açısından dolayısıyla zarar olduğu, bu zararın da tazmini davacı tarafından talep edilebileceğinden şirketin zararının 566.825-TL olduğu, bu zararın oluşumunda davalı şirket müdürünün kusuru ile doğduğu, TTK'nın 555. maddesine dayanan tazminat davasının kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 100.000-TL'nin davalı ...'dan alınarak ... Müh. Ltd. Şti.'ye verilmesine, tazminatın şirket adına tahsili için davacıya izin ve yetki verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; tapu iptali talep ettikleri taşınmazın, diğer davalıya bir bedel ödenmeksizin ve müvekkilinden mal kaçırmak maksadı ile hileli ve muvazaalı bir şekilde davalı ... tarafından devredildiğini, devrin yapıldığı tarih olan 23.09.2020 tarihinde satış bedelinin 190.000-TL olarak gösterildiğini, taşınmazın satış tarihi itibari ile değerinin 756.825-TL olduğunun tespit edildiği, davalı ...'ün dava ve duruşmalara katılmadığı, cevap dilekçesinde satış bedeli olan 190.000-TL üzerinden diğer davalı ile anlaştıklarını ve bedeli ödeyerek taşınmazı satın aldığını, sonrasında taşınmazı diğer davalıya kiraladığından bahisle davanın reddini talep ettiğini, her ne kadar diğer davalı ... şirket müdürü olarak belirlenmiş ise de şirket ortağı olarak bulunan müvekkilinin satıştan haberi bulunmadığı, taşınmazın Çorlu'da Küçük Sanayi Sitesi içerisinde yer aldığı, Sanayi Sitesi içerisinde bulunan dükkan vasıflı taşınmazların tamamının amacına uygun olarak faaliyet göstermek zorunda olduğunu, bu faaliyet yönünden maliklerin ayrıca kooperatif üyeliği söz konusu olması gerektiğini, tanık olarak beyanda bulunan kooperatif yönetim kurulu başkanı ... kooperatif yönetimine bu satış hususunda herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını ifade ettiğini, hatta ...'in söz konusu taşınmaz 2020 yılında satıldığı halde aidat ödemelerinin iş bu dava açılıncaya dek şirket tarafından yapıldığını ifade ettiğini, taşınmazın satışı sonrasında, zilyetliğin devredilmediği ve devir alınmadığını, 2020 yılında satışın yeni malik davalı üzerine devredilmesinden sonra, davalı ...'ın hiç bir şekilde satın aldığı taşınmaza gelmemiş, yeni malik olarak site yönetimine bildirimde bulunmadığını, davalılar tarafından sonradan düzenlendiği bariz bir şekilde ortada olan bir kira sözleşmesi ile taşınmazı diğer davalı eski malike kiralandığı iddiasının ileri sürüldüğünü, eğer böyle bir kiralama söz konusu ise, davalı ... tarafından Çorlu Vergi Dairesine bildirimde bulunulması ve taşınmazın dükkan vasıflı olması nedeni ile stopaj ödemelerinin yapılması gerektiğini, mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmadığını,müvekkili ile davalı ...'in müşterek çocukları ...'ın beyanında; taşınmazı stüdyo olarak kullandığını, keşiften iki ay kadar öncesinde babasının kendisine tüm eşyalarını alarak orayı boşaltmasını söylediğini ifade ettiğini, ayrıca orada bulunduğu dönem içerisinde ... isimli bir kişinin hiç bir zaman dükkana gelmediğini söylediğini, davalı ... şirketin eski çalışanı olup, davalı ... ile ayrı bir iş ve arkadaşlık ilişkileri bulunduğunu, davalı ...'ın gelirinin 12.000-TL civarında olduğu, bu gelir ile dava tarihi itibari ile 2.430.000-TL değerindeki bir taşınmazı satın alması mümkün olmadığını, davalının iddialarının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, satış muamelesinin hileli, usul ve yasaya aykırı ve muvazaalı olduğu ispat edildiğini, mahkemece tapu iptali talebinin reddine,tazminat talebi yönünden 100.000-TL üzerinden kabul kararı verildiğini, taşınmazın değeri tespit edildiğinde harcın ikmal edildiğini, ancak tapu iptali talebi reddedilmesine rağmen şirketin uğradığı zarar yönünden "ıslah" talebinde bulunmak üzere süre verilmeden karar verildiğini, öncelikle tapu iptali ve tescil talebi yönünden kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, aksi halde taşınmazın değeri üzerinden harcın ikmal edilmesi nedeniyle bilirkişilerce belirlenen bedel üzerinden tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İhtilaf, Limited şirket ortağı ve yöneticisi olan davalı ...'ın ... Taahhüt Ltd. Şti.'ye ait gayrimenkulü davalı ...'e muvazaalı olarak davacı ortağı zararlandırmak amacıyla devrettiği iddiası ile açılan muvazaa nedeniyle tapu iptali ve taşınmazın şirket adına tescili istemine ilişkindir. Davacı; 6098 sayılı TBK’nun 19. (mülga 818 sayılı BK’nun 18. maddesinde düzenlenen genel muvazaa hukuksal nedenine dayanmaktadır. TTK 644 maddesi atfı ile 555 maddesi gereğince şirketin zarara uğraması halinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmeleri şartı ile şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazın tapusunun iptali ile şirket adına tescilini talep etmeye hakkı bulunduğundan davacının işbu davayı açmaya aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. (Yargıtay 11.HD nin 2014/1111 esas - 2014/18464 karar sayılı emsal ilamı ) Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 18/02/2016 tarih 3800 yevmiye sayılı satış senedi ile taşınmaz ... adına kayıtlı iken hissesinin tamamını 160.000-TL bedel ile ... İnş. Taah. Ltd. Şti.'ye devredildiği, 23/09/2020 tarih ... yevmiye sayılı satış senedi ile taşınmaz .. İnş. Taah. Ltd. Şti. adına kayıtlı iken şirketi temsilen ... tarafından 190.000-TL bedelle ...'e satıldığı anlaşılmaktadır. Çorlu 1. Aile Mahkemesi'nin 2019/31 Esas sayılı dosyasında; davacı-karşı davalının ... tarafından, davalı-karşı davacı ... aleyhinde boşanma davası açıldığı, 01/06/2021 tarihli karar ile davanın ve karşı davanın kabulü ile ... ile ...'ın boşanmalarına karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olup kararın kesinleşmediği, Çorlu 2. Aile Mahkemesi'nin 2019/89 Esas sayılı dosyasında açılan mal rejiminden kaynaklı katılma alacağı davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Ticaret sicil kayıtlarında; ... İnş. Taahhüt Ltd. Şti.'nin 13/01/2005 tarihinde kuruluşunun tescil edildiği, şirketin sermayesinin 40 adet hisse olup, 30 hissenin ..., 10 hissenin ...'a ait olduğu, ilk 10 yıl için şirket müdürü olarak ...'ın seçildiği, 25/02/2015 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 10 yıl süre ile münferit yetkili şirket müdürü seçildiği anlaşılmaktadır.Davaya konu taşınmazda keşfen yapılan inceleme sonucunda taşınmazın emsal taşınmazlarda değerlendirilmek sureti ile gayrimenkulün davalı ...'e satış tarihi olan 23.09.2020 tarihi itibarı ile değerinin 756.825-TL olduğu, dava tarihi olan 27.07.2022 tarihi itibarı ile değerinin 2.430.000- TL olduğu tespit edilmiştir. Dava dışı şirket kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile yapılan incelemede dava konusu taşınmazın satış bedeli banka aracılığıyla ödenmiş olup satım bedeli 190.000- TL olup şirket kayıtlarına intikal ettirildiği anlaşılmıştır. Davalı ...'ün sosyal ve ekonomik durum araştırması araştırmasında; inşaat işçisi, aylık gelirinin 12.000-TL olduğu, babasının adına kayıtlı evde oturduğu ve kira ödemediği, oturduğu evde eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı, üzerine kayıtlı Çorlu ilçesinde bir dükkanı olduğu tespit edilmiştir. Muvazaalı işlemin tarafı olmayan üçüncü kişilerin muvazaa iddialarını her türlü delille kanıtlama imkanı mevcuttur. Yargıtay 11. HD.'nin 27.09.2011 tarih ve 2009/11676 esas ve 2011/11042 karar sayılı ilamında bedelde muvazaa iddialarının bilirkişi raporları ile kıyaslama yapılarak, satıcıya ödenen paranın olup olmadığı da gözetilerek fahiş farkların bedelde muvazaa olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmektedir. Somut olayda satış 1/4 oranda bir bedelle yapılmış, satış bedeli şirket adına banka aracılığıyla ödenmiştir. Davacı tanığı ...; "Kendisinin sanayi sitesinin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı, tarafları daha öncesinden tanıdığını, dükkanın 23/09/2020 yılında ...'e satışı gerçekleştiğini, 18/09/2022 tarihinde ... Bey'in dükkanın önünü kapatma isteği ile geldiğinde öğrendiklerini yönetimin aslında her ay kat maliklerine malik değişikliği veya kiracı değişikliği halinde bildirilmesini istediklerini, ancak bu satışın bildirilmediğini, 18/09/2022 tarihinde devrini site kayıtlarında ... adına gerçekleştirdiklerini, aidat borçları daha önce şirket üzerinden ödendiğini, o gün ... Bey'in aidat borçlarını kapattığını, ... Bey'i tanımadığını, hiç yönetim ile görüşmeye gelmediğini beyan ettiği gibi davalı ... tarafından yapılan ödeme belgelerini ibraz etmiştir. Davacı tanığı ..." daha önce ... firmasında inşaat mühendisi olarak çalıştığını, devir alan kişi ...'ün ... firmasında daha önce kalıpçı olarak çalıştığını, 2017 yılından beri ...'da çalışmadığını, ...'ün taşınmazı kullanıp kullanmadığını bilmediğini, tarafların müşterek çocuğu ... ise keşif mahallinde ; iki ay öncesine kadar burayı arkadaşları ile beraber stüdyo olarak kullandığını, babasının buradan çıkmasını kendisinin iş yapacağını, içerideki eşyaları almasını söylediğini, eşyaları eve taşıdıklarını,babasının anahtarı aldığını,devir ile ilgili bir bilgisi olmadığını,kullandığı dönemde ... adlı şahıs veya başka birinin dükkana gelmedi, kendisinden herhangi bir talepte bulunmadığını , dükkanı şirketin olduğunu bildiğini beyan etmişlerdir. Davalı ... tanığı, "davalı ...'in kayın biraderi olduğu, ...'ü tanımadığını,şirketin aktif olup olmadığını bilmediğini, taraflar arasında boşanma davasına esas olaylar sebebiyle bir dava olduğu, bu dava dışında taraflar arasında herhangi bir husumet olmadığını, boşanma aşamasında kayınbiraderi ...'in ekonomik sıkıntısı nedeniyle borç para istediğini, dava dilekçesinde bildirilen taşınmazın niçin devredildiğine ilişkin bilgisi olmadığını, taşınmazın devredildiğini mahkemeden şimdi duyduğunu beyan etmiştir. Davaya konu taşınmazın satış tarihi itibarı ile gerçek değerinin 4 katından az bir değerle satıldığı sabit olmakla, şirket ortaklarının eş iken her iki tarafın 2019 yılında açtığı boşanma davasının 2021 yılında kabul edildiği, ancak kararın istinaf aşamasında olup kesinleşmediği, taşınmazın satış değeri ile gerçek değeri arasındaki fahiş fark tek başına muvazaanın ispatı için yeterli değil ise de, taşınmazı satın alan davalı ...'ün daha evvel ... şirketinde çalıştığının sigorta kayıtlarından belirlendiği gibi,bu hususun yine eski şirket çalışanı olan tanık ... tarafından doğrulandığı, gayrimenkulün sanayi sitesinde bulunduğu, Sanayi Sitesi Kooperatif Başkanı ...'in beyanından alıcı davalı ...'ın herhangi bir başvuru yapmadığını, aidatların 18.9.2022 tarihinde ... tarafından yatırıldığını beyan ettiği, buna göre davalı ...'in iki yıl evvel şirket tarafından satılan taşınmazın aidatlarını ödediği anlaşılmaktadır. Resim kurumlara yapılan başvuru belgeleri de eldeki davadan sonra yapıldığı ,taşınmaz 29.09.2022 tarihli adi şekilde düzenlenen kira sözleşmesi ile ... şirketine kiralanmıştır. Somut olayda taşınmazın piyasa değerinin çok altında fahiş bir farkla satışının gerçekleştiği, davalının eski şirket çalışanı olduğunun anlaşıldığı, şirket ortakları davacı ve davalı arasında devam eden boşanma ve mal ayrılığı rejimi katılma payı alacağı davalarının derdest olduğu, davalı hakkında açılan boşanma davasından sonra karara bağlanmadan evvel taşınmazın satışının yapıldığı, taşınmazın satıldığından sanayi site yönetiminin haberdar edilmediği, resmi kurumlara eldeki dava açıldıktan sonra bildirim yapıldığı, yine davalılar arasındaki kira sözleşmesinin 29.09.2022 başlangıç tarihli olduğu, tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı şirket yetkilisinin, diğer şirket ortağı davacıyı zararlandırma amaçlı hareket ettiği, bu nedenle davalı ...'ün davacı ile diğer ortak şirket yetkilisi arasındaki ihtilafları bildiği, davalı ... ile birlikte hareket ettiği, satışın muvazaalı olduğu, sonucuna varılmaktadır. Davacının şirket organı olmadığı, şirket ortağı olduğu, muvazaa iddiasının hukuki yararı olan herkes tarafından ileri sürülebileceği, davanın da şirket tarafından açılmadığı gözetildiğinde mahkemece yazılı gerekçe ile tapu iptali davasının reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Tapu iptali-tescil talebinin kabulü ile taşınmazın davadışı şirket adına tesciline karar verilmek gerekirken, tapu iptali talebinin reddine karar verilerek, kabule göre de dava dilekçesinde dava değeri 100.000-TL gösterilmiş ise de yapılan keşif üzerine dava tarihindeki değer üzerinden eksik harcın tamamlandığı ve taşınmazın satışı nedeniyle şirketin uğradığı zararın tazmininin talep edildiği gözetilmeden terditli açılan davada ikincil talebin 100.000-TL bedel üzerinden kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedeni yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, ancak yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilerek davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline davalı şirket adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 Tarih 2022/634 Esas 2023/647 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel üzerinde betonarme 1 katlı dükkan ve arsa vasıflı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Taahhüt Limited Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline, Tapu iptali talebi kabul edildiğinden (ikincil) tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İİK'nın 28 maddesi gereğince kararın bir örneğinin Çorlu Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, İlk derece mahkemesince verilen 2022/634 esas sayılı 02/08/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 165.993,30-TL nispi karar ve ilam harcından evvelce peşin alınan 1.707,75 TL peşin harç ile 39.791,25 TL tamamlama harcının toplamı 41.499-TL harcın mahsubu ile kalan 124.494,30-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından peşin yatırılan 41.712,70-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 5.750-TL bilirkişi ücreti ve 1.527,75-TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.277,75-TL yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan yargı giderinin üzerilerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 259.500-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 1.008-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02