İstanbul BAM 12. HD 2021/1770 E. 2024/687 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1770
2024/687
7 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1770
KARAR NO: 2024/687
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/03/2021
NUMARASI: 2018/223 Esas - 2021/124 Karar
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı .... Bilecik bayisi iken, sözleşmenin davalı tarafından hukuka aykırı bir şekilde feshedildiğini, davalı ... , ...Tel tarafından abonelere satışı yapılan elektronik cihazların ana tedarikçisi, davalı ... ise tedarikçi firma olduğunu, müvekkili ile ... şirketleri arasındaki sözleşme ilişkisinin 01.01.2014 tarihli bayilik sözleşmesi ile başladıığı,sözleşmelere istinaden müvekkili tarafından 30.000-TL,75.000-TL bedelli teminat mektuplarının davalı ...'ne teslim edildiğini, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen sözleşme uyarınca, zikrolunan şirketin tedarikçisi olan davalı ... şirketine 8 adet toplam 790.000-TL teminat mektubunun verildiğini, Bilecik bayisi olarak zikrolunan şirket adına nihai tüketiciler ile abonelik faaliyetleri, fatura tahsilatı vb. hususlarda işlemler gerçekleştirdiğini, davalının abonesi olan/olacak kişilerin kontratlı olarak cep telefonu, tablet bilgisayar ve mobil modem gibi elektronik cihazlar satın alabilmekte ve bu cihazların bedelini ... ile imzaladığı sözleşmeler çerçevesinde taksit bedeli aylık faturasına yansıtılmak üzere taksitle ödediklerini, bu noktada tüm işlemlerin ... Tel adına müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, ... tarafından nihai tüketiciye satılan elektronik cihazların satışının, ... AŞ eli ile davalılardan ... tarafından temin edilmek sureti ile gerçekleştiğini, burada bayinin karının ise satışı yapılan cihaz başına hesaplanan prim olduğunu, ancak bayinin satışını gerçekleştirdiği cihazlara ilişkin olarak, abone ile imzalanan sözleşmede herhangi bir eksiklik ya da başkaca bir hata tespit edilir ise bu şekilde aboneye teslim edilen cihazın bedelinin bayiye fatura edilerek bayinin teminatlarından tahsil edildiğini, ancak davalıların tespit ettiği eksiklikleri gidermek ve/veya hataları ortadan kaldırmak adına sözleşmeleri bayisi olan müvekkiline iade etmemesi nedeniyle, müvekkilinin hatasını giderme hakkının ortadan kaldırıldığını, burada bir an için müvekkilinin daha dikkatli olması halinde zikrolunan eksikliklerin ortaya çıkmayabileceği düşünülebilir ise de, müvekkilinin bayilik faaliyeti için toplamda 36 personel istihdam ettiği düşünüldüğünde etkin bir kontrol mekanizması kurulmasının zorluk teşkil ettiğini, sözleşmedeki eksiklik ya da hatadan ötürü bayiye fatura edilen elektronik cihazların bedelinin, ... tarafından aboneden tahsil edilmeye devam edilmesi nedeni ile davalının bir cihazdan iki kez tahsilat yaptığını, ancak müşteriden yapılan tahsilat nedeniyle bayinin borcundan indirim yapılmadığını, davalı ... ile ... sözleşmelerdeki eksiklikler sebebi ile cari hesaptan kaynaklanan riskinin yükseldiği iddiası ile müvekkili şirketten sürekli olarak yeni teminat mektubu talep ettikleri ve müvekkili tarafından karşılandığı,davalı şirketler tarafından müvekkili ile aralarındaki sözleşmelerin tümünün eş zamanlı feshedildiğini, ... ve ... tarafından teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, müvekkilinin ticari hayatının sona erdiğini, bankaların icra takiplerine maruz kaldığını ve malvarlığının tamamının cebri icra yolu ile satıldığını belirterek, 5.000-TL teminat mektuplarının haksız yere nakde çevrilmesi nedeniyle, 5.000-TL sözleşmelerin haksız feshi sebebi ile uğradığı maddi zarar nedeniyle, 5.000-TL ödenmeyen prim alacağı bedeli olmak üzere şimdilik 15.000-TL alacağın teminat mektuplarının tazmin ve sözleşmelerin feshi tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalılardan müteselsilen, davalıların kusurlarının bölünebilir olduğu yönünde kanaat hasıl olur ise her bir davalının kendi kusuru sebebi ile sorumlu olduğu zararın davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 02.04.2018 tarihli açıklama dilekçesinde; dava dilekçesinde sözleşmelerin haksız yere feshi sebebi ile müvekkilinin uğradığı zarar olarak talep edilen 5.000-TL'nin, kar mahrumiyeti alacağı olduğu beyan edilmiştir.
CEVAP: 1-Davalı ....vekili; davacının prim bedeli ve sözleşmenin feshi nedeni ile kar mahrumiyeti iddiaları bakımından müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı ile diğer davalı ... arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davacının ... ürünlerinin satışı ve pazarlanması, abonelik tesis işlemleri,fatura tahsilat hizmetleri,sözleşmenin 5. maddesinde yer alan hizmetleri yerine getirmekle yükümlü kılındığını,sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca bayinin temin etmesi gereken her türlü malzeme ve teknik altyapıyı ... tarafından belirlenen tedarikçiden satın almasının kabul edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin, diğer davalı ... tarafından bayilerine cep telefonu ve cep telefonu dağıtım hizmetlerinin münhasır sağlayıcısı olarak tayin edildiğini, müvekkili ile davacı arasında 20.03.2012 tarihli tedarik sözleşmesi akdedildiğini,müvekkili şirketin sadece davacıya cep telefonu tedarik ettiğini, prim alacağı,kar mahrumiyeti iddiasını da bayilik sözleşmesine dayandırdığını, bu talepler ile ilgili müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, tedarik sözleşmesinin feshedilmediğini, müvekkili şirketin davacıya tedarik ettiği cep telefonu bedelleri davacı tarafından vadesinde ödenmediğinden, teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, tedarik sözleşmesinin teminatlar başlıklı maddesinde; müvekkili şirketin davacıya cep telefonu satışından doğan alacaklarını temin altına almak amacı ile davacının müvekkili şirket lehine geçerli banka teminat mektubu ibraz edeceğinin kararlaştırıldığını,tedarik sözleşmesi ile hem müvekkili ... hemde bayilik sözleşmesi kapsamında diğer davalı ...’a teminat mektupları verdiğini, davacının cep telefonu bedellerini faturalarda belirtilen vadelerinde ödemediğini,müvekkili şirketin diğer davalı ... Tel'a 02.02.2017 tarihli ihtarnameyi keşide ederek, alacağın davacının ... şirketi nezdindeki alacak ve teminat mektuplarından ödenmesine talep ettiğini, bu talep üzerine davacının diğer davalı şirket nezdindeki teminat mektuplarının, müvekkili şirket ile ... arasında bulunan 02.05.2014 tarihli cihaz dağıtım hizmeti tedarik sözleşmesinin 6.1 maddesi uyarınca diğer davalı ... şirketi tarafından, müvekkilinin bir kısım alacağını karşılamak üzere nakde çevrildiğini, ayrıca müvekkili şirketin nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrildiğini ,teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin davacının akdettiği sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini,davanın prim alacağı ve kâr mahrumiyeti talepleri bakımından pasif husumet yokluğu nedeni ile, diğer talep yönünden ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalılar ... ile ... Tel vekili; 01.01.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin, davacı tarafın sermaye yetersizliği sebebiyle sözleşmenin feshedilmesini talep etmesi üzerine feshedildiğini, davacının sözleşmenin taraflarınca feshedildiğine yönelik iddialarının doğru olmadığını,davacı tarafından müvekkili şirkete iletilen yazıda, sözleşme kapsamında yapılan iş ve işlemlerden kaynaklanan prim hak edişleri haricinde başka bir bedel talebinde bulunulmayacağı beyan edilerek, ... gayrikabili rucü olarak ibra ettiğinin kabul ve taahhüt edildiğini, müvekkili ... ile davacı taraf arasında akdedilen sözleşmenin 3.1. maddesinde, sözleşmenin 12 ay süre ile yürürlükte kalacağı ve sözleşme süresinin ihtarından en az 30 gün önce taraflardan herhangi biri fesih ihbarında bulunmadığı takdirde 12 ay süre ile uzayacağının kabul edildiğini, sözleşmenin feshine yönelik taleplerin reddi gerektiğini, davacıdan alınan teminat mektuplarının, diğer davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilen ihtar üzerine davacı tarafın diğer davalı ... olan borcu nedeniyle sözleşmenin 13.4 maddesi uyarınca paraya çevrildiği, müvekkili şirketin sözleşmesel yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bayilik sözleşmesinin 13.4 maddesi uyarınca, davacı şirketin yetkili cihaz distribütörüne olan borcunu vadesinde ödememesi halinde bu borçların teminatlarından tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını,14.4 maddesinde, davacının yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde ihtara gerek olmadan teminat mektuplarının nakde çevrilebileceği, yine müvekkili şirket ile ... arasında imzalanan 02/05/2014 tarihli tedarik sözleşmesi ile müvekkili şirketin distribütorden gelecek yazılı bildirim üzerine müvekkiline verilen teminatları distribütore ödeme yükümlülüğü altına girdiğini,her iki yanla imzalanan sözleşmeler ile teminat mektuplarını paraya çevirerek distrübütöre ödeme borcu altına girdiğini,ceza faturalarına sözleşme süresince itiraz etmeyen davacının, sözleşmenin sona ermesinin akabinde faturaların haksız olduğunu ileri sürmesinin haklı olmadığını, ek teminat mektubu talep edilmesinin sözleşmeye,hukuka da aykırılık teşkil etmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşme feshinin davacı yanın talebi ile gerçekleştiği, bu suretle davalının sözleşme feshi ve buna göre haksız fesih durumunun söz konusu olmadığı, öte yandan davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine dair de somut bir belge sunulmadığı, bu nedenle sözleşmenin feshi nedeniyle istenilen zarar tazmini talebinin reddine karar verildiği, defter kayıtlarına göre davalıların davacıdan alacaklı olduğu ve buna göre teminat mektuplarının nakde çevrilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından bu talep yönünden talebin reddedildiği, prim alacağı yönünden de ispat külfeti davacı yanda olmak üzere, defter kayıtlarında ve dosya kapsamında prim alacağına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkiline ait ticari defterlere ilişkin bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, müvekkili ile davalılardan ... arasındaki cari hesap bakiyesi sıfır olup, müvekkilinin kendi kayıtlarına göre adı geçen şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, bilirkişi raporunda ayrıca müvekkili tarafından bu davalıya verilen teminat mektuplarının ticari defterlerde kayıtlı olmadığının belirtildiğini, bilirkişi raporundaki bu iki tespitten hareketle, müvekkili tarafından davalılardan ... verilen teminat mektupları ve bu mektupların nakde çevrilmesi neticesi oluşan bakiye ticari defterlere kaydedilmediği halde müvekkilinin adı geçen davalıya borcu bulunmaz iken, bilirkişi raporundaki müvekkilinin verdiği teminat mektuplarının ödenmeyen alacak sebebi ile nakde çevrilmesinin hukuka uygun olduğu yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkilin ticari kayıtlarına göre davalılara hiçbir borcu yok iken, nakde çevrilen toplam 895.000-TL'lik teminat mektubu ile davalılardan ... nezdindeki yaklaşık 70.000-TL alacağı bir arada değerlendirildiğinde, 965.000-TL gibi bir bedelin hangi borca karşılık olarak müvekkilinden tahsil edilmiş olduğunun izaha muhtaç olduğunu, müvekkili ile ... ve ... arasındaki ve davalıların kendi arasındaki ilişkiler bir arada değerlendirilmeksizin borç-alacak ilişkisi noktasında yorum yapılması, örneğin bilirkişi tarafından varlığı tespit olunan müvekkilinin davalılardan ... olan alacağının diğer davalı ...'ın alacağına mahsup edilmesinin hukuka uygun olduğu gibi tespitlerde bulunulmasının yerinde olmadığını, müvekkili ile davalı ... arasındaki işleyişte müvekkilinin adı geçen davalıya öncelikle teminat mektubu verdiğini, davalının ise bu teminat mektubu bedeli kadar ürünü müvekkiline teslim ettiğini, ancak davalı tarafın, müvekkilinin bilgisi ve talebi dışında müvekkiline muhtelif ürünler gönderdiğini, akabinde de bu ürünlerin bedeli kadar teminat mektubu sunulmasını istediğini, bu durumun tespiti adına müvekkili tarafından davalı şirkete teminat mektubu verildiği tarihlerde cari hesap ilişkisindeki alacak-borç durumunun bilirkişi heyetince değerlendirme konusu edilmemesinin kabul edilebilir olmadığını, taraflar arasındaki 20.03.2012 tarihli sözleşme uyarınca müvekkili tarafından siparişlerin davalı tarafça kullanılan B2B sistemi aracılığı ile istenmesi gerektiği dikkate alındığında, müvekkile isteği dahilinde ya da haricinde gönderilen ürünlerin tespiti adına teknik altyapısı davalı şirket nezdinde bulunan B2B sistemi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmamasının önemli bir eksiklik olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirketten ... kampanyalı olarak alınan ürünlerin bedelinin, sözleşmelerde eksiklik olmaması durumunda doğrudan ... tarafından davalı şirkete ödenmekte olup, müvekkilinin bu ilişkiye dahlinin sadece ürünün nihai tüketiciye tesliminden ibaret olduğunu, yani müvekkili tarafından ... kampanyalı olarak aboneye satılan ürünün bedelinin, abone sözleşmesinde eksiklik olmaması durumunda ... tarafından davalı şirkete ödendiğini, davalı şirketçe de yapılan bu ödeme müvekkilinin borcundan düşüldüğünü, bilirkişi heyetince bu işleyişteki işlemlerin inceleme konusu edilmemiş olmasının hatalı olduğunu, ayrıca davalı ...'ın dosyaya sunmuş olduğu faturalar ile cari hesap arasında ilişki kurulmadığını, bu faturalardan önceki ve sonraki dönemde taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin ayrı ayrı değerlendirme konusu yapılmadığını, teminat mektubunu nakde çeviren tarafın teminat mektubu bedeli kadar alacaklı olduğunu kanıtlamakla yükümlü olduğunu, bu nedenle bilirkişi heyetince müvekkili ile davalılardan ... ve ... Dağıtım'a ait ticari defter ve kayıtlar arasındaki bu farkın nedeninin irdelenmesi ve davalının 47 adet faturası konusu malların müvekkiline teslim edilip edilmediğinin tespitinin gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda bu hususlara değinilmediğini, ibraname içerikli belge tarih içermediği gibi içeriğinden de sözleşmenin feshi tarihi itibarı ile düzenlendiği anlamının çıkmadığını, ibraname içeriğinde miktar veya ibranın bedel karşılığı olup olmadığının dahi belli olmadığını, bu nedenle ibranın geçersiz olduğunu, kaldı ki iddia olunan fesih ibra beyanı sadece davalılardan ... yöneltilmiş olup, diğer davalı ...'un bu beyan içeriğinde yer almadığını, yine ibra içeriğinde prim hak edişlerinin yer almadığının açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin davalılardan ... karşı bir teminat gösterme yükümlülüğü olmadığı gibi, müvekkilinin diğer davalı ... vermiş olduğu teminat mektuplarının mevcudiyeti ve tarihsiz olan belgenin bu hali ile düzenlendiği anda davalılardan ... ve ... talebi ile teminat mektuplarının nakde çevrilip çevrilmediği dahi belli değilken, sermaye yetersizliği gibi muğlak bir iddia ile müvekkilinin sözleşmeyi bizzat kendisinin sona erdirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalılardan ... ve ... ile müvekkili arasındaki işleyişin ... sistemi aracılığı ile sağlandığı dikkate alındığında, müvekkiline isteği dahilinde ya da haricinde gönderilen ürünlerin tespiti adına teknik altyapısı davalı şirket nezdinde bulunan B2B sistemi üzerinde inceleme yapılmaksızın ve ayrıca müvekkili ile davalı ... Dağıtım Hizmetleri arasındaki ticari ilişkinin sürdürüldüğü ve teknik altyapısı davalı tarafça kullandırılan son dakika isimli iletişim ağı üzerinde inceleme yapılmaması ile e-mail kayıtlarının incelenmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı kar mahrumiyeti, prim alacağı ile davacı tarafça davalılara verilen teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı ile davalı .... AŞ arasında 01.01.2014 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği, davacı ile davalı davalı ... arasında ise 20.03.2012 tarihli tedarik sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından tedarik sözleşmesi kapsamında mal alımından doğan borçlarının teminatı olarak davalı ...'a toplam 790.000-TL bedelli 8 adet teminat mektubu verildiği, yine davacı tarafından bayilik sözleşmesi kapsamında davalı ... toplam 105.000-TL bedelli 2 adet teminat mektubu verildiği, davacının davalı ...'a olan borçlarına mahsuben ...'a verilen toplam 790.000-TL tutarlı teminat mektuplarının tazmin edilerek davalı ... tarafından davacının borcundan mahsup edildiği, yine davalı ... davalı ... keşide ettiği 31.01.2017 tarihli ihtarname doğrultusunda davacının bu şirkete verdiği 105.000-TL bedelli iki adet teminat mektup bedelinin tahsil edilerek davalı ...'a ödendiği, davacı ile davalı ... arasındaki bayilik sözleşmesinin, davacı tarafça sermaye yetersizliği gerekçesiyle feshedildiği, davacının düzenlediği fesih ihtarında ayrıca sözleşme kapsamındaki prim hak edişleri dışında başka bir bedel talep edilmeyeceğinin, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle ... kar payı kaybı, yatırım bedeli, denkleştirme tazminatı veya herhangi bir tazminat talep edilmeyeceğinin, prim hak edişlerinin sözleşme koşullarında ödenmesi halinde Vodafon'un ibra edilmiş sayılacağının kabul ve taahhüt edildiği anlaşılmaktadır. Davacının istemleri; bayilik sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı kar mahrumiyeti, teminat mektuplarının haksız yere nakde çevrildiği iddiasına dayalı alacak ve ödenmediği ileri sürülen prim alacağına ilişkindir. Sözleşmenin feshi nedeniyle kar kaybı alacağı talep edilebilmesi için; karşı tarafın borca aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş veya karşı tarafça haksız olarak feshedilmiş olması gerekmektedir. Somut olayda bayilik sözleşmesi davacı tarafından sermaye yetersizliği gerekçesiyle feshedilmiş olup, davacının sermaye yetersizliğinin davacı bakımından haklı fesih nedeni olarak kabulü de mümkün değildir. Davacı tarafça ileri sürülüp kanıtlanan haklı fesih nedeni bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Davacının davalı ... ile ... şirketine verdiği teminat mektuplarının, davacının davalı ... olan borçları nedeniyle paraya çevrildiği sabittir. Davalı tarafça, davacıya tedarik edilen cep telefonu bedellerinin davacı tarafından vadesinde ödenmemesi nedeniyle teminat mektuplarının nakde çevrildiği ileri sürülmüştür. Davacı ile ... arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin 13.4 maddesinde; bayinin ..., grup şirketleri, dağıtım şirketi veya yetkili cihaz distribütörüne olan borcunu vadesinde ödememesi halinde ... bu borçları bayinin kendisi nezdinde bulunan her türlü prim ve ücret alacağından ya da teminatlarından tahsil ve mahsup edebileceğini ve yukarıda belirtilen alacaklılara bayi adına ödeme yapabileceğini kabul ve beyan ettiği; aynı sözleşmenin 14.4 maddesinde; bayinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde, hiç bir ihtara gerek olmaksızın bayinin verdiği teminat mektuplarının nakde çevrilebileceği düzenlenmiştir. Davacı ile davalı ... arasındaki tedarik sözleşmesinin 5.4.1.2 maddesinde; satıcının, bu sözleşmeye dayalı olarak ... tarafından ileri sürülebilecek tazmin veya ödeme yükümlülüğünün teminatı olmak üzere banka teminat mektubu vereceği; 5.4.5 maddesinde; ..., satıcının bu sözleşmeden doğan ödeme veya tazmin yükümlülüğü için vermiş olduğu teminatlara herhamgi bir ihtar zorunluluğu bulunmaksızın her zaman rücu edebileceği; sözleşmenin 5.4.7 maddesinde ise; satıcının, ... nezdindeki borçlarının tasfiyesi amacıyla ... kampanyalı veya ... markalı cep telefonları kapsamında taahhuk eden veya edecek alacaklarının ... nezdinde birikmiş tüm prim ve benzer alacaklarından mahsup edilmek üzere ... tarafından ... talep edilebileceğini kabul ettiği hüküm altına alınmıştır. Davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre; davacının davalı ... ait cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu, davacının ... cari hesabına göre 10.423,68-TL alacaklı olduğu, ... cari hesabında ise davacının 20.01.2017 tarihli faturaya istinaden 60.729,62-TL borçlu olduğu; davalıların ticari defter kayıtlarına göre ise; davalı ...'nin davacıya ait 105.000-TL tutarındaki teminat mektubu bedelini tahsil ederek diğer davalı ... virman etmesi sonucunda davacıya 24.308,57-TL borçlu olduğu, davalı ... Tel'un davacı ile ilgili bir cari hesabının bulunmadığı, davalı ... ise kendi defterlerine göre 790.000-TL ve 105.000-TL teminat mektup bedellerinin tahsilinden sonra davacıdan bakiye 243.683,50-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça, davalı ... tarafından satışı yapılan faturalar konusu malların bir kısmının kendilerine teslim edilmediği ileri sürülmüştür. Davalının ... dayandığı satış faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve faturalar konusu malların teslim edilip ... konusunda bilirkişi raporları ile ilk derece mahkemesince bir tespit ve değerlendirme yapılmamış olsa da, davacı tarafça, bilgi ve talepleri dışında mal gönderildiği beyan edilerek aslında teslim olgusu kabul edilmiştir. Davacının, onayı ve talebi dışında mal gönderilmemesi konusunda davalı ....'a yönelik herhangi bir ihtarı da bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının mal teslim edilmediği yönündeki istinaf nedeni yerinde olmadığı gibi, isteği dışında mal gönderildiği iddiasının ispatı bakımından B2B adı verilen sipariş sistemi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması talebi de yerinde değildir. Sonuç olarak davacının kendi ticari defterlerine göre davalı ... alacaklı olmadığı gibi, davalı ... ticari defterlerine göre de halen borçlu durumdadır. Bu nedenle davacının her iki davalıya verdiği teminat mektuplarının her iki davalı tarafından paraya çevrilmesinde sözleşmeye aykırılık bulunmamaktadır. Buna dayalı olarak davacının teminat mektuplarının haksız olarak paraya çevrildiği iddiasına dayalı alacak talebi yerinde değildir. Davacı tarafın diğer talebi ise prim alacağının davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda ... tarafından nihai tüketiciye satılan elektronik cihazların satışının, davalı ... eli ile yine davalılardan ... tarafından temin edilmek sureti ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı ... arasında akdedilmiş olan 01.01.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin tanımlar ve sözleşmenin ekleri başlığı altında, satış kazanç sistemi detaylarının ek-4'te düzenlendiği belirtilmişse de, sözleşme eki dosyaya sunulmamıştır. Davacı ile davalı ... arasındaki tedarik sözleşmesinde de prim uygulamasına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sözleşmenin eki niteliğindeki ticari parametrelerin 9. maddesinde, üretici firmaların satıcı veya satış personeline tanıyacağı promosyonların aynen yansıtılacağı, 10. maddesinde ise ... kampanyalı cep telefonları için uygulanacak düzenlemelerin ... tarafından belirlenerek ... tarafından satıcılara bildirileceği hüküm altına alınmıştır. Ancak davacı tarafça prim alacağının varlığına dair herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Davacının kendi ticari defterlerine göre davalı ... herhangi bir alacak kaydı bulunmamaktadır. Yine kendi ticari defterlerinde davacının ... olan 10.423,68-TL cari hesap alacağı dışında prim alacağına ilişkin bir alacak kaydı bulunmadığı gibi, diğer davalı ... cari hesabında da davacının 20.01.2017 tarihli faturaya istinaden 60.729,62-TL bu davalıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle mahkemece davacının prim alacağı isteminin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19