SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2024/685 E. 2024/686 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/685

Karar No

2024/686

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/685

KARAR NO: 2024/686

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/10/2023

NUMARASI: 2020/735 Esas - 2023/767 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, müvekkiline ait Gökçeada Kuzu Limanı'nda 20/04/2017 tarihinde yangın çıktığını,limana kim tarafından bırakıldığı tespit edilemeyen bir kısım ağların yangın nedeniyle zarar gördüğünü ; bunun sonrasında davalının müvekkiline 22/05/2017 tarihinde başvurarak, yangın sebebiyle uğradığı 2.000.000-TL'nin tazmini istediğini,davalının 24/04/2017 tarihli ifadesinde Denizcilik İşletmelerinin bilgisi dahilinde 6-7 yıl önce gırgır ağlarının bırakıldığını ve ücretinin ödendiğini, her sene bunların kontrol edildiğini beyan ettiğini ancak bu hususta hiç bir belge sunulmadığını; davalı, yanan ağlarla ilgili mülkiyet iddiasında bulunduğundan, davalı davacıdan hizmet talebinde bulunduğunu iddia ettiğinden tarife uyarınca hizmet bedelinden sorumluluğunu kabul ettiğini; bunun üzerine 30/04/2018 tarihli yazıyla 64 m2'lik (1 küme ağ) alan için 01/01/2008-20/04/2018 tarihleri arası ağ bırakma ücreti olarak hesaplanan 47.775,51-TL'nin talep edildiğini, davalı ödeme yapmadığından davalıya karşı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davacının işlettiği liman çıkan yangın sonucunda müvekkilinin balık ağlarının yanarak zayi olduğunu, bu zararın tazmini için davacıya karşı İstanbul 17. AHM'nin 20198/228 esas sayılı dosyasıyla tazminat davası açıldığını; yangın meydana geldiği limanın küçük bir yer olduğunu ve ağların izinsiz bırakılmasının söz konusu olmayacağını, oraya bir çok balıkçının ağ bıraktığını ve balıkçılığın desteklenmesi amacıyla hiç bir balıkçıdan ücret talep edilmediğini ancak müvekkilince dava açıldığı için ondan ücret istenildiğini,ağların bulunduğu yerdeki elektrik direğinin içerisinde bulunması gereken elektrik kablolarının 25/30 cm dışarıda bırakıldığı ve yangına sebebiyet verdiğinin belirlendiğini saklama ücretinin neye göre hesaplandığının belli olmadığını belirterek, işbu dava ile müvekkilince açılan davanın birleştirilmesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davalıya ait ağların davacının limanına bırakılmasına ve orada muhafazasına ilişkin taraflar arasında yazılı veya sözlü anlaşma bulunmadığı, yangın sebebiyle davalının, davacı aleyhine açtığı İstanbul 17. AHM’nin 2019/228 esas sayılı dosyasında ağların davacıya ait limana bırakıldığı ve belli bir süre limanda kaldığının davalının da kabulünde olduğu, ağların 20/04/2017 tarihli tutanaktan anlaşıldığı üzere 2012 yılı içerisinde bırakıldığı, yangında ağların yanarak kullanılamaz hale geldiği ve yangın tarihi olan 21/04/2017 tarihinin hizmetin bitim tarihi olarak kabulünün gerektiği, bu tarih aralığındaki günler için davacının tarife hükümlerine göre hizmet bedeli talep edebileceği gerekçesiyle davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 12.804,46-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazla istemin ve icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili, davalıya ait ağların müvekkili kuruluşa tutanak ile teslim edilmediğini, ağların sahiplerine ulaşılamadığından ücret tahakkuku yapılamadığını, davalının 24/04/2017 tarihli ifade tutanağında müvekkilinin bilgisi dahilinde, karşılığında ücret ödeyerek bıraktıklarını beyan ettiğini ancak buna ilişkin bir belge ibraz etmediğini, 01/01/2008- 20/04/2018 tarihleri arasında liman sahasına bırakılan ağ bırakma ücreti alacağına ilişkin tarifeye uygun hesaplama yapıldığını, hükme esas alınan hesaplamanın anlaşılamadığını,ödeme talepli yazının 03/05/2018 tarihinde davalıya iletildiğinden gecikme cezası ile işlemiş faiz istenebileceğini ve alacağın likit olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı vekili, davacının saklama hizmetinin ücretli olduğunu ispat edemediğini, saklama sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandığını ve tasfiye yönetmeliğini uygulamadığı dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini; 2012- 2017 yılları arasında ağların tüm yıl boyunca limanda kalmadığını, sadece 2017 mart ayının sonu ile Nisan ayı başı için bir aylık ücrete hükmedilebileceğini ve faiz oranının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, saklama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Davanın ilk olarak İstanbul 16. AHM'de açıldığı, dava tarihinin 26/06/2019 olduğu, uyuşmazlığın TBK 561-580 maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK 4/1-c uyarınca saklama sözleşmelerinden kaynaklanan davaların ticari dava olduğu gerekçesiyle, Mahkemece 2019/236 esas, 2020/175 karar sayılı ve 17/09/2020 tarihli kararıyla İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği; tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine kararın 23/12/2020 tarihinde kesinleştiği ve davanın İstanbul 12. ATM'nin 2020/735 esasına kaydının yapıldığı; Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Eldeki davanın yasal dayanağı, 6098 sayılı TBK'nın 561 vd maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesidir. Davacı anonim şirket ve İTO kayıtlarına göre davalı tacirdir. Saklama sözleşmeleri, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi kapsamında olup ticari nitelikteki bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ticari davanın konusunu oluşturur. Bu nedenlerle konusu bir miktar para alacağı olan itirazın iptali istemli işbu ticari dava açısından, 26/06/2019 olan dava tarihi itibariyle arabulucuya başvuru zorunlu bir dava şartıdır. 7155 sayılı Kanun ile TTK’ya eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında (28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir) dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.” hükmü uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat ve itirazın iptali talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunlu hale getirilmiştir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK 18/A/2,c.4 ve HUAK Yönetmeliği 22/3) Burada dava şartı arabuluculuk sürecinin, tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmediği görülmektedir.Somut olayda davacı tarafça arabulucuya başvurmadan dava açıldığı ,mahkemece verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulmadığı gözetilmeden esas hakkında karar verilmesi doğru olmadığından; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 Tarih 2020/735 Esas - 2023/767 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 301,85-TL harcın mahsubu ile kalan 125,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,"Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan (davacı 427,60-TL, davalı 428-TL) peşin istinaf karar harçlarının istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 07/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafSözleşmesindendereceİptaliistanbulkaldırılmasınahüküm(SaklamagerekçemahkemenumarasısebepleriİtirazınKaynaklanan)kararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim