İstanbul BAM 12. HD 2021/874 E. 2024/68 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/874
2024/68
11 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/874
KARAR NO: 2024/68
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/09/2020
NUMARASI: 2018/999 Esas - 2020/506 Karar
DAVA: İtirazın İptali
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin cari hesap ekstresine dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borca,ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirketin paket tur düzenleyicisi olarak seyahat acentelerine otel, ulaşım, yeme-içme ve rehberlik gibi hizmetler sağladığını,davalı seyahat acentesine değişik tarihlerde paket tur tedarik edilerek faturaların gönderildiğini ve cari hesabına fatura bedellerinin borç olarak kaydedildiğini, davalı şirketin 15/09/2018 tarihi itibari ile 21.947,96-Euro borcunun bulunduğunu, müvekkili şirketçe davalı aleyhine tahakkuk ettirilen faturaların davalının mail adresine düzenli olarak iletildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ile davalı arasında yapılan elektronik yazışmalarda, cari hesapta gösterilen bazı alacak kalemleri kabul edilmeyerek müvekkiline bazı faturaların iade edildiği ileri sürülmüşse de, müvekkiline gelen iade faturası bulunmadığını, davalının faiz oranına yönelik itirazının da dayanağının bulunmadığını belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin dava dilekçesinde bahsi geçen faturalara ilişkin hizmeti almadığı, faturalar hususunda taraflar arasında mutabakat sağlanamadığını, fatura tanzimi hizmetin verildiği anlamına gelmediğinden davacının hizmeti verdiğini ispatla yükümlü olduğunu, talep edilen faiz ve türünün fahiş olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığıancak davalı tarafın mal-hizmet alımlarına ilişkin vergi dairesine yaptığı bildirimlerin (BA) celp edilmesi sonucunda taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, davalı vekilince faturalara konu hizmetin alınmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de, celp edilen BA formları ile davalının, davacının kestiği faturaları vergi dairesine bildirdiği,ödemeye ilişkin delil sunulmadığı görülmekle, davacının davasını asıl alacak yönünden ispat ettiği kanaatine varıldığı, borçlunun takip ile temerrüde düştüğünden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 21.947,96-Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine, alacağın takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan karşılığının %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacının, hizmet vermediği dönemlere ilişkin hizmet bedeli ve vade farkı içerikli faturalandırma yaptığını, faturalara konu hizmetin verildiğinin iddia ve ispat edilemediğini, taraflar arasında fatura düzenlenmesini gerektiren akdi ilişkinin bulunduğunu ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, ancak taraflar arasında faturaya dayanak yapılabilecek bir sözleşme bulunmadığını,müvekkili temerrüde düşürülmediğinden, faiz talep şartlarının oluşmadığını,kararda yer alan faiz başlangıç tarihleri,miktar ve oranının yerinde olmadığını, ayrıca davacı taraf defterleri dikkate alınarak, bilirkişi raporuna yönelik itirazları giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, paket tur hizmetleri nedeniyle oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Somut olayda; davacı tarafından toplam 21.947,96-Euro alacağın tahsili istemiyle davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davacının alacağının paket tur hizmet satışına ilişkin faturalara dayandığı, dayanak faturaların davalıya tebliğ veya teslimine ilişkin herhangi bir kayıt sunulmadığı, yine davacı tarafça faturalar konusu mal ve hizmetin davalıya teslimine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf ise ticari ilişkiyi inkar etmekle birlikte, faturalar konusu mal ve hizmetlerin de teslim edilmediğini savunmaktadır. Ancak davacı vekilince sunulan taraflar arasındaki e-posta yazışmaları, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığını doğrulamaktadır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının ticari defterlerine göre, paket tur tedarikine ilişkin olarak 2018 yılı Mart-Eylül ayları arasında davalıya toplam 118 adet e-arşiv fatura düzenlendiği, davalının muhtelif tarihli ödemelerinin de davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 21.947,96-Euro alacaklı olduğu, davalının ticari defter ibrazından kaçınması nedeniyle davalı şirketin ticari defterlerinin incelenemediği belirlenmiştir. Mahkemece getirtilen davalı şirkete ait BA formlarına göre; davalı tarafça davacıdan mal-hizmet alımlarına ilişkin olarak 2018 yılı Mart ayında 4 belge ile KDV hariç 15.647-TL, Nisan ayında 13 belge karşılığı 130.145-TL, Haziran ayında 22 belge ile 254.283-TL, Ağustos ayında 22 belge ile 244.417-TL ve Eylül ayında 5 adet belge ile 73.857-TL olmak üzere toplam 718.349-TL tutarında hizmet alımanın vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmaktadır. Beyan edilen mal-hizmet alış toplamının KDV'li tutarı ise 847.651,82-TL'ye karşılık gelmektedir. Bu durumda her ne kadar faturalar konusu mal ve hizmetin davalıya teslimine dair teslimi kanıtlayan bir kayıt veya belge sunulmamış olsa da, davalının, davacı tarafça düzenlenen faturalar miktarınca davacıdan mal veya hizmet aldığını vergi dairesine beyan etmesi karşısında, faturalar konusu hizmetlerin davalıya verildiğinin kabulü gerekmektedir. Davalı,aldığı hizmetlerin bedelini ödemekle yükümlü olup, davalının ödeme savunması bulunmamaktadır.O halde davacı alacak talebinde haklı olup,usulünce kanıtlanan asıl alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Diğer yandan taraflar tacir olup, ticari ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğu ve icra takibinin de yabancı para cinsi üzerinden başlatıldığı anlaşılmasına göre, mahkemece hükmedilen alacağa arada sözleşme bulunmadığı ve takip ile temerrüde düşen davalı aleyhine takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine hükmedilmesi somut olaya uygundur.Davalı vekilinin faiz başlangıcı ve oranına ilişkin istinaf nedenleri de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 9.067,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.326,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.741,25-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 49-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56