İstanbul BAM 12. HD 2021/875 E. 2024/67 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/875
2024/67
11 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/875
KARAR NO: 2024/67
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/01/2021
NUMARASI: 2019/646 Esas - 2021/43 Karar
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili tarafından üretilen makinelerin bir kısım parçalarının üretimi için davalı tarafa ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı kalıplar ile numune olarak sealer makine ve çember arabası parçası teslim edildiğini, davalının kalıp ve numuneleri müvekkiline iade etmediğini ve bedellerini de ödemediğini, bu durumda müvekkilinin almış olduğu siparişleri yetiştiremeyerek zarara uğrayacağını, malların iade edilmesi veya bedelinin ödenmesi için davalıya 21.02.2019 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, ancak davalının malları iade etmediği gibi bedelini de ödemediğini belirterek, söz konusu mallar ve müvekkilinin uğradığı munzam zarara karşılık 1.000-TL'nin 21.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 09.11.2020 tarihli dilekçesiyle dava değerini 44.700-TL artırarak 45.700-TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalı vekili; davacının kalıpların kendisine ait olduğuna dair herhangi bir sahiplik belgesi veya fatura ibraz edemediğini, davacıya ait olup müvekkilinde bulunan cüzi miktardaki kalıpların ise davacıya iadesi istenilmişse de davacının bunları iade almadığını, neredeyse tamamı hurda vasfında olan kalıpların fahiş değerde olduğunun ileri sürülmesinin kabul edilebilir olmadığını, ... numaralı kalıbın talep edilen değeri fahiş olup davacının bu kalıbın kendisine ait olduğuna dair delil ibraz edemediğini, ... numaralı kalıbın müvekkilinde bulunmadığını, davacının bu kalıbın müvekkiline teslim edildiğini kanıtlaması gerektiğini, ... numaralı kalıp ... numaralı kalıpla aynı olup tek vücut olduğunu, bu kalıp müvekkiline ait olup davacının bu kalıbın kendisine ait olduğuna dair delil sunamadığını, ... numaralı kalıbın davacının talebi ile kendisine fatura edildiğini, taleplerine rağmen davacının kalıbı geri almadığını, halihazırda davacıya teslime hazır olduklarını, ... numaralı kalıbın davacının talebiyle kendisine fatura edildiğini, bu kalıbın davacının isteği üzerine ... Metal şirketine teslim edildiğini, ... numaralı kalıp ... numaralı kalıpla aynı olup tek vücut olduğunu, bu kalıbın davacının isteği üzerine kendisine fatura edildiğini, taleplerine rağmen davacının bu kalıbı teslim almadığını, ... numaralı kalıbın da davacının isteği üzerine kendisine fatura edildiğini, davacıdan talep etmelerine rağmen davacının bu kalıbı da teslim almadığını, sealer makine ve çember arabası parçasının ise davacı tarafından müvekkiline numune olarak gönderildiğini, hurda vasfında ve tek başına bir işlevi olmayan bu numuneler için fahiş bedel talep edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı tarafça üretim yapılması amacıyla davalıya bir kısım kalıp ve numunelerin teslim edildiği, davacının teslim ettiği bu numuneleri mülkiyet hakkı doğrultusunda geri isteyebileceği, davacı tarafça kalıp ve numunelerin kendisine teslim edilmesi hususunda davalıya ihtarname gönderilerek 7 günlük süre verildiği, davalının verilen süre içerisinde malları iade etmediği, bu kalıp ve numunelerden çember makinesi ve demir kesme makası haricindekilerin tamamen davalı haricinde 3. şahıs işletmelerinde bulunduğu, dolayısıyla davalının iadeyi kabul ettikleri yönündeki savunmasının samimi olmadığı, davalı tarafça her ne kadar arabulculuk görüşmelerinde de iadeyi kabul ettikleri bildirilmiş ise de, aracubuculuk görüşme tutanaklarındaki beyanların yargılamada delil olarak kullanılamayacağı, dolayısıyla davacının kendisine ait olan ve davalıda veya davalının kontrolünde bulunan kalıp ve numunelerin iadesini isteyebileceği, aynen iade talebinin dava tarihine kadar kabul edilmediği, davacının davadan sonra aynen iadeye zorlanamayacağı, kaldı ki ürünlerin tamamına yakınının zaten davalı işletmesi haricinde 3. şahıs işletmelerinde bulunması nedeni ile aynen iade edilemeyeceği, davalının dava konusu yapılan ..., ..., ... ve ... nolu kalıplar ile sealer makinesi (demir kesme makası) ve çember arabası parçasının davacı tarafından kendisine teslim edildiğini açıkça kabul ettiği, dolayısıyla davacının bu malzemeler konusunda iade talebinin haklı olduğu, davalının ... no'lu kalıbın da davacı tarafça kendisine verildiğini kabul ettiği ancak bu parçanın davacının talebi üzerine ... şirketine teslim edilmiş olduğu, ihbar olunan ... AŞ tarafından sunulan dilekçede de bu durumun teyit edildiği, dolayısıyla artık bu kalıbın davalının kontrolünden çıktığından davalıdan talep edilemeyeceği, davalının, dava konusu 8647 ve 8648-10054 no'lu kalıpların kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, davacı tarafın yasal mülkiyet karinesinin aksini kanıtlar nitelikte bir delil sunamadığı, yine davalının 8471 kalıbın kendisinde olmadığını ileri sürmesine rağmen davacının bu kalıbın davalıda olduğunu geçerli bir delille ispatlayamadığı, dolayısıyla bu kalıp bedellerinin talep edilemeyeceği, davacının bedellerini talep edebileceği kanaatine varılan ..., ...-... ve ... nolu kalıplar ile sealer makinesi (demir kesme makası) ve çember arabası parçası bakımından, taraflar arasındaki kullanım ödüncü sözleşmesi hükümlerine göre olağan eskimelerden ödünç alan davalının sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla davacının ancak bu parçaların mevcut hali ile olan değerini (hurda değerini) davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.250-TL'nin temerrüt tarihi olan 18/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının reddedilerek eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda iade edilmeyen kalıplar için toplam 45.700-TL, hurda olarak da 2.250-TL değer tespiti yapıldığını, mahkemece ise hurda değeri üzerinden karar verildiğini, davalının kendisine ödünç olarak verilen kalıpları kullanım ödüncü sözleşmesine aykırı davranarak müvekkiline iade etmediğini, bu nedenle ödünç alan davalının oluşan zararlardan da sorumlu tutulması gerektiğini, müvekkilinin parça üretimi için aynı kalıplara ihtiyaç duyduğunu, bu sebeple dava konusu kalıpları yeniden yaptırmasının gerektiğini, kalıplar davalı uhdesinde olduğu için müvekkilinin kendisinden talep edilen siparişleri yerine getiremediğini, kalıpların yeniden yaptırılması için bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 45.700-TL masraf yapılacağından, müvekkilinin zararının bu tutarda olduğunu, bu nedenle mahkemece davanın 2.250-TL üzerinden kısmen kabulünün hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davada aynen ifa mümkün iken kalıpların mevcut değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira davadan önce de kalıpları teslime hazır olduklarını belirttiklerini, bu nedenle konusuz kalan davanın reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacıya ait kalıp ve numunelerin mevcut haliyle iyi durumda bulunduğu ve teslime hazır vaziyette olduklarını, dava konusu kalıpların yeniden yapılmasına gerek olmadığını, davacının hurda değeri üzerinden talepte bulunma hakkının da bulunmadığını, bu nedenle dava konusu sealer makine ve çember arabası parçası, 23932 no'lu kalıp, 8618-8623 no'lu kalıp ve 12346473 no'lu kalıbın davacı tarafından teslim alınmasına, davacının teslim almaktan kaçınması nedeniyle yediemine tevdiine karar verilmesi gerektiğini, davacıya ait olup müvekkilinde bulunan cüzi bir kısım kalıpların defalarca davacı tarafça iade alınması istenmişse de, davacının bunları iade almadığını, arabuluculuk görüşmeleri sırasında da kalıpların alınması önerilerinin davacı tarafça reddedildiğini, ayrıca reddedilen kısım bakımından hükmedilen avukatlık ücretinin 2.250-TL'den daha yüksek olmasının gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kullanım ödüncü kapsamında davacı tarafından davalıya verilen kalıp ve numunelerin bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda davacı tarafından parça üretimi için davalı tarafa kullanım ödüncü kapsamında verildiği ileri sürülen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı kalıplar ile numune olarak verilen sealer makinesi ve çember arabası parçasının taleplerine rağmen davalı tarafça iade edilmemesi nedeniyle bedellerinin tahsili talep edilmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafa ödünç olarak verildiği iddia edilen kalıplardan ..., ...-... ve ... no'lu kalıplar ile numune olarak verilen sealer makinesi (demir kesme makası) ve çember arabası parçasının kendisine teslim edildiğinin davalı tarafça da açıkça kabul edildiği, kullanım ödüncü sözleşmesi hükümlerine göre olağan eskimelerden ödünç alan davalının sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla davacının ancak bu parçaların mevcut hali ile olan değerini (hurda değerini) talep edebileceği gerekçesiyle, kabul edilen kalıp ve numunelerin halihazırda mevcut haliyle tespit edilen hurda değerine hükmedilmiştir. Davacı vekilince, davaya konu kalıp ve numunelerin hurda değeri yerine yeni değerleri esas alınarak karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ancak söz konusu kalıp ve parçalar davalıya davacıya üretim yapması için ödünç olarak verilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda kalıp ve numunelerin iyi durumda olduğu tespit edilmiş, kalıp ve numuneleri davalının hasara uğrattığı yönünde de bir iddia ve delil ileri sürülmemiştir. Bu haliyle ödünce konu kalıp ve numunelerin olağan eskimelerden ödünç alan davalının sorumlu tutulması mümkün olmadığından, davacı kalıp ve numunelerin ancak mevcut haliyle değerini talep edebilecektir. Bu nedenle mahkemece kalıp ve numunelerin mevcut haliyle bilirkişi raporunda tespit edilen değeri üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalının elinde bulunduğunu kabul ettiği kalıp ve numunelerin dışındaki kalıp ve numunelerin davacı tarafça davalıya teslim edildiği kanıtlanamamıştır. Davacı tarafça keşide edilen 21.02.2019 tarihli ihtarnameye rağmen dava konusu kalıplar davalı tarafça davacıya teslim edilmediği gibi, davalı vekilinin iadeyi istemelerine rağmen davacının malları almaktan kaçındığı iddiası bakımından herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Kaldı ki davalı tarafça davacının teslim almaktan kaçınması halinde tevdi mahalli tayini gibi herhangi bir hukuki yola da başvurulmamıştır. Davacı tarafça da davada aynen iade talep edilmeyip kalıp ve numunelerin bedeli talep edilmiş olmakla, mahkemece bedele hükmedilmesi yerinde olup davalı vekilinin bu hususta ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacının talep artırım dilekçesi doğrultusunda dava değeri 45.700-TL'dir. Mahkemece 2.250-TL üzerinden davanın kısmen kabul edilmesine rağmen, reddedilen kısım bakımından davalı yararına 2.250-TL vekalet ücretine hükmedilmiş, davalı vekilinin tavzih istemi de maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi halinde karşı taraf yararına hükmedilecek vekalet ücretinin davacı yararına hükmedilen ücreti geçemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Oysa somut olayda davanın konusu ödünç olarak verilen malların bedeline ilişkin olup, tazminat niteliğinde değildir. Bu nedenle davalı yararına reddedilen kısım olan 43.450-TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle eksik vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, reddedilen kısım yönünden davalı yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, hükmün diğer kısımlarının tekrarı ile "reddedilen kısım bakımından 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/646 Esas - 2021/43 Karar sayılı 18/01/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile 2.250-TL'nin temerrüt tarihi olan 18/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 427,60-TL nispi karar ve ilam harcının 809,40-TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 381,80-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yatırılan 198,09-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.250-TL bilirkişi ücreti ve 91,20-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.341,20-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 115-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 76-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 72-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 2.250-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 742,02-TL harçtan mahsubu ile kalan 314,42-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Hükümden sonra davacının gider avansından karşılanan 82-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 4-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalının gider avansından karşılanan 48,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 46-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56