İstanbul BAM 12. HD 2021/1507 E. 2024/66 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1507
2024/66
11 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1507
KARAR NO: 2024/66
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/07/2020
NUMARASI: 2018/795 Esas - 2020/330 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/01/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, davalının imalini istediği malları eksiksiz teslim etmelerine rağmen düzenlenen 26.12.2017 tarihli 137.882,29-TL'lik fatura bakiyesi 109.693,43-TL'sinin ödenmediğini,alacağın tahsili için başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas da yapılan takipte davalı borçlu tarafından alacağın bir kısmı kabul edilerek 30.395,64-TL'lik kısmına itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacı ile aralarında Genel Tedarik Koşulları sözleşmesi ve 16.8.2017 tarihli Satın Alma siparişi düzenlendiğini, davacının sözleşme gereği edimlerini süresinde yerine getirmediği için gecikme cezası uygulandığını, sözleşmenin 8. maddesinde "Yüklenicinin ürünlerin teslimata hazır olduğunu gösteren belgeyi yani sevkiyata uygunluk belgesini satın alma siparişinde belirtilen süre zarfında almaması ya da CFD belgesinin talep edilmediği siparişlerde belirtilen tarihlerde ekipmanları teslim etmemesi ve bu durumun mücbir sebepten kaynaklanan bir gerekçesi olmaması halinde, yüklenici gecikmenin ilk haftası için sipariş bedelinin %'1ine, ikinci gecikme haftası için %2'sine, üçüncü haftasından itibaren de %4'üne ve azami %10 una tekabül eden cezai şart ödemekle yükümlü olacağının " kararlaştırıldığını, davacının sevkiyata uygunluk belgelerini zamanında vermediğini, kontrolörün periyodik olarak kontrol ettiği imalatların kararlaştırılan tarihten sonra sevkiyata uygun hale geldiğini gösteren kontrolörün imzasını taşıyan sevkiyata uygunluk belgelerini imzalamadığını, imalatları sözleşmede kararlaştırılan tarihlerde teslim edemeyerek geciktiğini, ayrı ayrı belirtilen 2 ürünün 109 gün, 2 ürünün 103 gün ve 2 ürünün 106 gün gecikme ile teslim edildiğini, bu durumun sevk irsaliyeleri, sevkiyata uygunluk belgeleri, yazışma ve kayıtlar ile sabit olduğunu bu nedenle toplam 30.795,64-TL'lik gecikme cezası uygulandığını, itirazın yerinde olduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, sözleşmede geç teslim halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça sipariş edilen ürünlerin geç teslimi nedeniyle sözleşme uyarınca belirlenen cezai şart tutarının reklamasyon faturası ile davacıya gönderildiği, davacının faturayı iade ettiği, bilirkişi incelemesi ile teslim tarihi olarak davacı tarafından bildirilen 26.12.2017 tarihinin esas alınması durumunda dahi teslimin gecikmiş olduğu, sözleşmeye göre yapılan hesaplamada cezai şartın 30.795,64-TL olduğunun tespit edildiği, sözleşmein 8. maddesi uyarınca gecikmenin mücbir sebepten kaynaklandığının ispat edilemediğine dayanılarak davalının itirazının haklı olduğunun kabulü ile davanın reddine, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından kötü niyet tazminatını reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki mailler incelendiğinde, 29.11.2017 tarihli mailde davalı yanın imalat süresinin ilk iki makinede 8.12.2017, ikinci 2 makinede 20.12.2017 kalanlarda 25.12.2017 olacağını belirttiğini, kontrole gelen davalı personelinin sürekli kusur ve hata arayıp ısrarlarına rağmen rapor tutmaktan imtina ettiğini, imalat süresinin 10-15 gün sonraya atıldığını,14.12.2017 tarihli maillerde kendilerinin imalatın bittiğini bildirdiğini, kontrol için beklendiğinin iletildiğini, ödemelerin geciktiğini, davacının yasal haklarını kullanmak istemesi üzerine reklamasyon faturasını gönderildiğini, teslimatta gecikmeye davalının sebep olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE:Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen sözleşme gereği bakiye fatura bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı taraf ürünlerin teslim tarihlerinde gecikme yaşandığını ileri sürerek düzenlenen reklamasyon faturası gereği bakiye borç bulunmadığını savunmuştur. Taraflar arasında ticari ilişki konusunda uyuşmazlık olmayıp ,uyuşmazlığın davacı tarafından yapılan teslimlerde gecikme olup olmadığı,davalının gecikme tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır. Taraflar arasında Standart Tedarik Koşulları sözleşmesi ile 16.8.2017 tarihli Satın Alma sipariş formu düzenlenmiştir.Sözleşmenin 8. maddesinde "Yüklenici, aşağıdaki 14(3) nolu maddede belirtildiği üzere ürünlerin teslimata hazır olduğunu gösteren belgeyi, satın alma siparişinde belirtilen süre zarfında almadığı taktirde, ya da CFD belgesinin talep edilmediği siparişlerde belirtilen tarihte ekipmanları teslim etmediği taktirde bu durumun mücbir sebep teşkil eden olaydan kaynaklanan bir gerekçesinin olmaması halinde, yüklenici gecikmenin başlangıç tarihinden itibaren gecikmenin ilk haftası veya söz konusu haftanın bir bölümü için sipariş bedelinin %1'ine, ikinci gecikme haftası için sipariş bedelinin %2'sine, üçüncü gecikme haftasından itibaren de sipariş bedelinin %4'üne ve gecikmenin devamı için azami %10'una tekabül eden tutarda bedeli cezai şart ödemekle yükümlü olacaktır.... Gecikme cezaları yüklenicinin ekipmanı teslim etme sorumluluğunu ortadan kaldırmaz... " hükmü yer almaktadır.Sipariş formuna göre Sipariş formunda ... kodlu ürünler,11.10.2017 ,..613-..183 kodlu ürünler 13.11.2017, ... kodlu ürünler için 04.12.2017 tarihi teslim tarihi olarak bildirilmiştir.Ancak; davacı tarafça sunulan 29 Kasım 2017 tarihli mailde davalının davacıya teslim tarihlerini en geç 8 Aralık,20 Aralık,25 Aralık olarak yeniden bildirdiği, davacı tarafından gönderilen 14 Kasım 2017 tarihli mailde ilk iki makinenin imalatının bittiği montaj için birinin gelip son kontrolü yapmasını beklediklerini bildirdiği, davalı tarafın 16.5.2018 tarihli mailinde ise "geç teslimden dolayı ...'in ödemeyi geciktirdiği, kendilerine ödeme için 29 Haziran tarihini verdiklerini, ödemeyi öyle çıkaralım" şeklinde bildirimde bulunduğu görülmüştür. Malların teslimine ilişkin teslim tutanağı bulunmamaktadır. Davacı tarafından düzenlenen 26.12. 2017 tarihli 3 adet faturada "Mal alıcıya müessesede teslim edildiği için irsaliye düzenlenmemiştir" kaydı bulunmaktadır. Buna göre davacı malların teslim tarihinin 26.12.2017 olduğunu , davalı taraf da teslim tarihlerinin 25.1.2018/2.3.2018/ 17.3.2018 tarihlerinde yapıldığını savunmaktadır.Davalı tarafça ürünlerin asıl işveren ... Tic. AŞ'ye 25.1.2018/ 2.3.2018 /17.3.2018 tarihli sevk irsaliyeleri ile gönderilmiş ise de ,her bir sevk irsaliyesinin üzerinde ürünlerin ... nolu fatura ile faturalandırıldığı,irsaliyelerin sevk amaçlı düzenlendiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.Buna göre ; davalı davacının 26.12.2017 tarihli faturalarını almış aynı zamanda ,29.12.2017 tarihinde ... şirketine fatura ettiği anlaşılmakla;ürünlerin fiili tesliminin daha sonraki bir tarihde alıcısına sevk edilmesi ürünlerin davacı tarafından geç teslim edildiğini kabule yarar bulunmamaktadır. Teslimin 26.12.2017 tarihli faturalar ile yapıldığının kabulü gerekmektedir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde; davacının 26.12.2017 tarihli 137.882,99-TL ,111.688,56-TL,58.415,88-TL bedelli olmak üzere toplam 307.987,43-TL bedelli faturalarını teslim alarak ,fatura tarihlerinden sonra 02.03.2018 tarihinde 50.000-TL,09.03.2018 tarihinde 20.000-TL 27.04.2018 tarihinde 49.600-TL kısmi ödemeler yapmış bu ödemelerden sonra ihtilafa konu sipariş tutarının %10 una tekabül eden azami ceza miktarı kadar 31.5.2018 tarihli 30.795,64- TL bedelli reklamasyon faturası düzenleyip davacının alacağından mahsup etmiştir.Bu mahsupdan sonra 137.882,99-TL bedelli faturaya dayalı ilamsız takip başlatıldığında ; gecikme cezası fatura miktarı kadar borca itiraz ederek kalan 79.297,79-TL yi ödeyerek açık hesabını kapatmıştır. Gecikme cezasına ilişkin faturanın 1.6.2018 tarihinde davacıya gönderildiği, davacının 8.6.2018 tarihli ihtarname ile iade ve itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Öncelikle ,dosyaya sunulan maillerden davalı tarafça teslim tarihlerinin Aralık ayı içinde yeniden revize edildiği anlaşıldığından ,artık sipariş koşullarında belirtilen teslim süresine dönülerek teslimde gecikme nedeniyle gecikme cezası talep edilemez.Davacı tarafından gecikmeye davalının kontrolleri zamanında yapmadığı ileri sürülmüş ,yapılan e-posta yazışmaları delil olarak sunulmuştur.Sözleşmede kararlaştırılan bu ceza koşulu hukuksal niteliğince TBK'nın 179/2 maddesinde öngörülen "İfaya ekli ceza "niteliğindedir.Gecikme cezasının istenebilmesi için sözleşmede açıkta kararlaştırılmış olmadıkça gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemesi gerekmektedir.Aksi halde cezai şart isteme hakkı düşer. Gecikmiş ifadan önce keşide edilen ihtarla gecikme cezası isteme hakkı saklı tutulmuş, sözleşmede cezai şart talep edebilmek için ihtirazi kayda gerek olmadığı kararlaştırılmış ise, ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek davranışları mevcut ise sonradan yapılan teslim de çekince konulmamış olsa dahi cezai şart isteme hakkı düşmez. Saklı tutma, teslim-kabul tutanağına yazılacak bir kayıtla veya teslimden önce yükleniciye gönderilecek bir ihtarname ile yahut iş bedeline ceza alacağı kesilerek ödenmesi gibi buna delalet eden bir fiille gerçekleştirilir ve kanıtlanabilir. (Yargıtay 15. HD'nin 2020/2512 Esas-2021/1196 Karar ve 25/03/2021 tarihli ilamı)Somut olayda ; sipariş konusu ürünlerin tamamı için davacı tarafından 307.987,43-TL bedelli faturalar düzenlenmiş, faturalara ilişkin malların işyerinde teslim edildiğinden sevk irsaliyesi bulunmadığı kaydı düşülmüş ,sonrasında davalı tarafından alıcısı adına düzenlediği sevk irsaliyeleri sonra ki tarihlere ilişkin ise de sevk irsaliyeleri üzerindeki kayıtlardan 29.12.2017 tarihinde üçüncü kişi alıcıya fatura ettiği gerçeği karşısında siparişin davalıya 26.12.2017 tarihinde çekincesiz olarak teslim edildiği anlaşılmaktadır.Teslim aldığı mallar karşılığı ,peyderpey ödeme yapan kalanı da ...'den ödeme aldığında yapacağını bildiren davalının daha sözleşmede öngörülen azami ceza miktarı kadar reklamasyon faturası düzenleyerek kalan alacakdan mahsubu hukuka uygun değildir.Davalı,gecikmiş ifayı ihtirazı kayıt koymadan kabul etmiş ,ihtirazi kayıt koyduğunu kabüle yarar bir davranış da göstermediğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle ,davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduğundan kararın kaldırılmasına ,dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından yeniden hüküm verilerek, davanın kabulüne , davalının kısmi itirazının iptaline ,likit alacak nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/795 Esas - 2020/330 Karar sayılı 08/07/2020 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan kısmi itirazın iptaline, takibin 30.395,64-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına, %20 oranda hesaplanan 6.079,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 2.076,32-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 35,90-TL ile icra veznesine yatırılan 548,47-TL olmak üzere toplam 584,37-TL harcın mahsubu ile kalan 1.491,95-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 620,27-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.700-TL bilirkişi ücreti, 195,85-TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 1.895,85-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 48-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56