SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1689 E. 2024/653 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1689

Karar No

2024/653

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1689

KARAR NO: 2024/653

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEME: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/01/2021

NUMARASI: 2018/1030 Esas - 2021/72 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024

Davanın kısmen kabul- reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle 05/07/2017 tarihinde hesabın kat edildiğini, aynı tarihte davalıya noterden kat ihtarnamesi gönderildiğini, borcun ödenmemesi sebebiyle asıl alacak, işlemiş faiz ve masraflar olmak üzere toplam 302.949,20-TL'nin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, genel kredi sözleşmelerinin usulüne uygun olmadığını ve kefalet sorumluluğu doğuracak mahiyette bulunmadığını, icra takibinde alacağın hangi sözleşmeden kaynaklandığının gösterilmediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında 20/11/2012 tarihli 500.000-TL limitli ve 23/07/2013 tarihli 200.000-TL limitli iki ayrı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelerin yapıldığı tarihler itibariyle dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi olan davalının her iki sözleşmeyi aynı limitlerle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kefaletin TBK nın 583 maddesi kapsamında geçerli olduğu, sözleşmeler kapsamında dava dışı kredi lehdarı şirkete taksitli ticari kredi ve spot kredi kullandırıldığı, taksitli ticari kredi taksitlerinin dört ay üst üste ödenmemesi nedeniyle hesabın 02/05/2017 tarihinde kat edildiği, yirmi dört saatlik mehil içeren kat ihtarının kredi lehdarı asıl borçlu şirkete ve kefile 05/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, böylece asıl borçlunun ve davalının 07/05/2017 tarihi itibariyle temerrüde düştükleri; yeterli ve denetime açık bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacının, dava dışı kredi lehdarından 278.106,93-TL asıl alacak, 22.560,94-TL işlemiş temerrüt faizi, 1.128,05-TL BSMV ile 100,63-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 301.896,55-TL alacaklı olduğunun belirlendiği;TTK nın 7 ve TBK nın 589 maddeleri uyarınca davalı müteselsil kefilin borçtan ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davaya konu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın (tahsilde tekerrür olmamak üzere); 278.106,93-TL asıl alacak, 22.560,94-TL işlemiş temerrüt faizi, 1.128,05-TL BSMV ile 100,63-TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 301.896,55-TL alacak yönünden iptali ile, takibin asıl alacak 278.106,93-TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %27 oranında işletilecek temerrüt faizi ile birlikte devamına, fazla istemin reddine; hüküm altına alınan alacak tutarı 301.896,55-TL'nin takdiren %20 si oranında 60.379,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; dava tarihinden sonra 16/05/2018 tarihinde yapılan 500-TL, 11/04/2018 tarihinde yapılan 500-TL', 16/05/2018 tarihinde yapılan 144,61-TL', 15/02//2018 tarihinde yapılan 1.000-TL,29/12/2017 tarihinde yapılan 500-TL ödemelerin infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işlemiş faizin doğru hesaplanmadığını, müvekkili banka tarafından hesabın kat edilmesi itibariyle , GKS'nın 11. maddesine istinaden hesabın kat edilmesiyle davalı temerrüde düşürüldüğünden, hesabın kat edildiği tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerekirken, akdi faiz işletilerek hesaplama yapılması nedeniyle hükme esas olan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve mahkemece, müvekkilinin 532,26-TL masraf alacağının 100,63-TL olarak eksik hesaplandığını, zira noterden gönderilen hesap kat ihtarı için 532,26-TL masraf ödendiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı vekili, davanın İİK 67/1'de öngörülen bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını; mahkemece, eksik harcı yatırması için davacıya usule aykırı olarak iki kere kesin süre verildiğini,verilen ilk kesin sürede harç yatırılmadığından Harçlar Kanunu'nun 30. ve 32. maddelerine göre 30/01/2020 tarihli celse itibariyle dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, yeniden kesin süre verilerek yargılamaya devam edilmesinin kabul edilemeyeceğini; davacının 09/10/2019 tarihli dilekçesiyle takipteki talep gibi dava değerini 302.949,20-TL olarak bildirdiğini, fakat davacı tarafından eksik harcın tamamlandığı tarihin 04/02/2020 olduğunu, davanın açılış tarihinin ise 26/10/2018 olduğunu, davanın açılış tarihinden itibaren bir senelik süre geçtikten sonra harcın tamamlandığını,dava tarihinde harcı yatırılmamış 188.079,20-TL bakımından bir senelik zamanaşımı süresinin geçtiğini; müvekkilinin kefil olarak imzaladığı iddia edilen belgede müteselsil kefil olarak sorumluluğunun 200.000-TL olarak belirlenmesine rağmen 278.106,93-TL asıl alacağa hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve tamamen usule aykırı olarak yürütülen yerel mahkeme yargılamasının hukuka aykırı olması nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalı kefilin vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.Yargılamada alınan bilirkişi raporunun davacı vekiline tebliğ edildiği ve davacı vekilinin 04/10/2019 tarihli dilekçesinde "bilirkişi raporunda hatalı yada eksik hesaplama yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu ek rapor alınması talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.Bu raporda masraf alacağının belgelenmediğinden reddi gerektiği yolunda görüş belirtilmiş,bilirkişi raporuna rağmen makbuz yargılama aşamasında dosyaya sunulmamıştır. HMKnın 357'maddesine göre bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialara ve yeni delillere dayanılamayacağından, resen göz önünde tutulacak bir hususa ilişkin olmadığından davacı vekilinin alacağın eksik hesaplandığına ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. İİK'nın 67/1 maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.Davaya dayanak teşkil eden icra takip dosyasında davalı-borçlu vekili itiraz dilekçesini 28/08/2017 tarihinde dosyaya sunmuş ancak itiraz dilekçesinin davacı-alacaklıya tebliğ edildiğine dair dosyada her hangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla 26/10/2018 tarihinde açılmış olan eldeki dava açısından, bir yıllık hak düşürücü süre başlamadığından davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesinde dava değeri, 114.870-TL olarak gösterilmiştir. Dava değeri icra takibindeki miktar değil ise de ,dava kısmi dava olarak açılmamış,sonuç talepde itirazın iptali talep edilmiştir.Bu sebeble Mahkemece 19/09/2019 tarihli duruşmada davacının talep miktarına yönelik dilekçe sunması ve talebin icra takibindeki toplam alacağa yönelik olduğunun belirtilmesi halinde Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri gereğince eksik harcın tamamlanması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine karar verilmiştir.Ara kararda kesin süre içinde ödenecek miktar ve kesin sürenin sonuçları davacı vekiline açıkça belirtilmemiştir. Bu nedenlerle, işbu ilk ara kararı usulüne uygun değildir.Davacı taraf da 04/10/2019 havale tarihli dilekçesiyle, davadaki talep her ne kadar 114.870-TL olarak gösterilmiş ise de talebin takipteki 302.949,20-TL alacağa yönelik olduğu ve eksik harcın tamamlanacağı belirtmiştir. Ancak bir sonraki celse olan 30/01/2020'ye kadar davacı, eksik harç ikmal etmemiş olup, davacı vekili duruşmadaki beyanında harcın sehven gider avansı olarak yatırıldığını ve bu yanlışlığı düzelterek harcı yatıracaklarını belirtmiştir. Bunun üzerine mahkemece aynı celsede eksik harç miktarı açıkça yazılarak bir dahaki celseye kadar davacıya kesin süre verilmesine, aksi halde Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri ile HMK uyarınca dosyanın işlemden kaldıracağı ihtar edilmiş ,eksik harç süresinde yatırılmıştır.Buna göre, ilk verilen kesin süreye ilişkin ara kararı usulüne uygun olmadığından, mahkemece verilen ikinci kesin mehil içinde harç tamamlandığından davalı vekilinin 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği ,yargılamanın usule aykırı olarak yürütüldüğüne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı banka ile dava dışı şirket arasında 20/11/2012 tarihli 500.000-TL limitli ve 23/07/2013 tarihli 200.000-TL limitli iki adet genel kredi sözleşmesi akdedilmiş ve davalı da her iki sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır.Borçlu şirketin kullandığı taksitli ticari kredi ve spot krediden kaynaklanan davacının asıl alacağı, (taleple bağlı kalınarak) 278.106,93-TL ve toplam alacak 301.896,55-TL olarak hesaplanmış olup ,borç miktarı davalının kefalet limiti dahilinde olduğundan davalı borcun tamamından sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacı tarafça açılan davanın kısmi dava olmadığı ,dava değerinin eksik gösterildiği ,süresinde yatırılan eksik harç nedeniyle yargılamanın usule aykırı yürütüldüğüne yönelik istinaf nedeninin yerinde olmadığı, itirazın iptali davasında dava değerinin eksik gösterilmesinin hak düşürücü süre içinde açılan davanın harcın süresinde yatırılması koşuluyla görülmesine engel teşkil etmediği gözetilerek istinaf nedenleri yerinde olmayan taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 20.622,55-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.155,63‬-TL harcın mahsubu ile kalan 15.466,92‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafSözleşmesindenKredidereceİptaliistanbulhükümgerekçeesastanmahkemenumarasısebepleriİtirazınKaynaklanan)(Genelkararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim