İstanbul BAM 12. HD 2023/2146 E. 2024/636 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2023/2146
2024/636
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2146
KARAR NO: 2024/636
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/02/2023
NUMARASI: 2015/358 Esas 2023/63 Karar
DAVA: Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili: davacının Sivas'ta yerleşik bir firma olduğunu, kendi ürettiği malları ihraç ettiğini, bu sevkiyatlardan 19.11.2012 tarih ve ... referanslı ve karşı muhabir referansı 2000257162 - olan akreditifte davalı bankanın Sivas Şubesi'nin akreditif teyit bankası olarak görevlendirildiğini, davalı bankanın bu vesile 17.12.2012 tarihinde teyidini eklediğini davacıya bildirdiğini, davalı bankanın eksik inceleme yaparak eksikleri zamanında bildirmemesinden dolayı, malların gümrükte fazladan kaldığı günler nedeniyle 38.391-USD bedel ödemek zorunda kaldığını, davalının kusuru nedeniyle poliçe düzenlemekte gecikildiğini, bu nedenle nakliye ve depo ücretlerinin arttığı ve belirtilen bedellerin davacının müşterisine (alıcıya-ithalatçı) fatura edildiğini,“416 maddede 46A/4,5,6 no.lu evraklar hazırlanmamıştır” denildiğini, oysaki akreditif metninde 46/A diye bir madde olmadığını, davalı bankanın sigorta poliçesi ile ilgili talebini davacıya iletmediğini, bunun yerine küşat metninde hiç olmayan yukarıda belirtilen maddeyi ilettiğini, bu açıdan sigorta poliçesinin yanlış bilgilendirmeden dolayı yapılamadığını ve evrakların eksik gönderildiğini, müşterinin uyarısı üzerine poliçe hazırlanıp gönderilmiş ise de, bu gecikme nedeniyle nakliye ve depolama şirketi'nin bekleme parasını müvekkilin müşterisine yansıttığını, müşterinin de daha sonra müvekkiline rücu ettiğini, akreditif açıldığı andan itibaren amir bankanın geri dönülemez yükümlülük üstlendiğini ve ödemeyi garanti ettiğini, lehtar banka eğer bu güvenceyi yeterli görmez ise amir bankaya ilave olarak bir başka bankanın daha akreditife ödeme garantisi vermesini isteyebileceğini, yani teyit bankası amir banka ile birlikte akreditifte ödeme sorumluluğu taşıyan 2. Banka olarak tanımlandığını, davalı teyit bankası sıfatıyla ibraz edilen belgeleri inceleyerek, eksiklikleri zamanında davacıya bildirmek asli yükümlülüğü altında bulunduğunu, davalı bankanın lehtarın ibraz ettiği belgeleri şekli anlamda belgeye bağlılık esası çerçevesinde küşat mektubuna uygunluğunu incelemekle yükümlü olduğunu, yani akreditif süresi içinde uygun belgelerin ibrazı halinde akreditif bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, davalının eksik istediği belgelerden kaynaklanan gümrükteki gecikme sebebiyle müvekkilinin 38.491.-USD fazla bedel ödediğini, bu nedenle davalının kusuru ile fazladan ödenen 38.491,-USD 01.03.2013 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacıya 17.12.2012 tarihinde ihracat akreditifine teyidin eklendiğinin bildirildiğini, davacının 19.12.2012 tarihinde 154.986 $ tutarlı vesaiki sunduğunu, eksiklerin 20.12.2012 tarihinde bildirildiğini, davacının düzeltilen evrakı 24.12.2012 tarihinde vereceğini bildirdiğini, bu tarihin belge sunmak için son gün olduğunu, davacının bu tarihte evrakı vermediğini, davacının 3.1.2013 tarihinde vesaikin rezervli olarak amir bankaya gönderilmesini istediğini, bankanın teyit sorumluluğunun ortadan kalktığını kabul ettiğini, sorumluluğu kendisinin üstlendiğini, evrakın 3.1.2013 tarihinde amir bankaya gönderildiğini, amir bankanın sigorta poliçesi talebinden sonra davacının 10.1.2013 tarihinde sigorta poliçesini kendilerine verdiğini, 14.1.2013 tarihinde amir bankasına gönderildiğini, ödemenin 4.3.2013 tarihi itibariyle Ramburdsman bankasından alınacağının bildirildiğini, 4.3.2013 tarihinde gelen bedelin davacıya ödendiğini, teyit bankası olarak sorumlulukları bulunmadığını, malların sigortası olmadan gönderilemeyeceğinin davacı tarafından basiretli bir tacir olarak bilinmesi gerektiğini, ileri sürüp davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının İstanbul 1. ATM'nin 2017/41 sayılı dosyası gereği 16/11/2017 tarihinde iflas ettiği, davalı banka UCP600 sayılı uluslararası kuralların 14. Maddesi gereğince beş iş günü içerisinde ibraz edilen vesaikleri inceleyip sonuçlandırmak durumunda olduğu, davalı bankanın bu süre içerisinde rezerv bildirim formunu mail ile davacıya bildirdiği (20.12.2012), bildirilen eksikliğin 24.12.2012 tarihine kadar bankaya ulaştırılamadığı, akreditif vadesi 30.12.2012 olmasına rağmen 03.01.2013 tarihinde davacı tarafından eksik vesaiklerin bankaya ibraz edildiği, akabinde amir bankadan 06.01.2013 tarihinde 2. kez eksik vesaik (sigorta poliçesinin eksik olduğu) mesajının geldiği, davacıya söz konusu durum bildirildiğinde 10.01.2013 tarihinde sigorta poliçesinin de davalıya ibraz edildiği, davalı bankaca amir bankaya 14.01.2013 tarihinde gönderdiği, alıcının amir bankasının ise 21.01.2013 tarihinde sigorta poliçesinin geç gönderildiğine ilişkin rezerv mesajının davalı bankaya bildirildiği, ancak tüm bunların yanında davalı banka tarafından her ne kadar küşat mektubu ile karşılaştırılmak suretiyle incelenip eksiklikler davacıya 20.12.2012 tarihinde bildirilmiş ise de davacıya bildirilen eksik vesaik arasında sigorta poliçesinin bulunmadığı, dolayısıyla davalı tarafından ilk karşılaştırmada sigorta poliçesinin eksikliğinin davacıya bildirilmediği anlaşıldığından davalı bankanın dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek kusurlu kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle davacının maruz kaldığı zarardan davalının teyit bankası olarak sorumluluğunun bulunduğu, dosyada alınan tüm raporların da aynı doğrultuda olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 38.391-USD'nin 01.03.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun'un 4/A maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar harcı 6.892,70- TL nin davalıdan tahsili ile hazineye ödenmesine, davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davalı vekili; Müflis Banka; ... sayılı kuralların 14. maddesi gereğince, inceleme süresi 5 iş günü olmasına rağmen incelemeyi 1 iş günü içinde yaptığını, dosyada mübrez belgelerde görüleceği üzere; davacı firma evraklarını 19.12.2012 tarihinde sunmuş Müflis Banka tarafından sunulan evraklar 1 iş günü içinde incelenerek incelenen belgelerde eksik olan belgeler 20.12.2012 tarihinde davacı firmaya "Rezerv ve Red Bildirim Formu" ile iletildiğini, ancak davacı firma evrakları 24.12.2012 tarihine kadar sunması gerektiği halde süresi içerisinde evrakları tamamlayamamış olup bu konuda kusurlu olan tarafın davacı taraf olduğunu, Müflis Bankanın haksız ve mesnetsizce sorumlu tutulmasının hiçbir açıklaması bulunmadığını, UCP600 kurallarının 8. maddesi gereğince; belgelerini ibraz yükümlülüğünü süresinde ve usulüne uygun yerine getirmeyen davacı tarafın iddia ettiği zararını müflis bankadan talep edemeyeceğini, ... kurallarının 8. maddesi gereğince; lehtarın ibraz yükümlülüğünü yerine getirmiş kabul edilebilmesi için süresinde ve usulüne uygun belge ibraz etmiş olması gerektiğini, süresinde ve usulüne uygun olarak belge ibraz edilmemesi halinde, bankanın ret hakkı doğacağını, davacı taraf süresi içerisinde usulüne uygun olarak da belge teslim etmediği için Müflis Bankanın dava konusu oluştuğu iddia edilen zarardan sorumlu tutulması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davacı vekili katılma yoluyla istinafında; mahkemece 38.391-USD üzerinden kabul kararı verilmiş ise de, gerekçeli kararda vekalet ücretinin 16.135,51-TL üzerinden hesaplandığını, karar tarihindeki kur üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı tarafından davalı bankanın iflasından evvel, davalının kusuru ile uğranılan davacı zararının tazminine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince; yargılama sırasında davalının iflas etmesi üzerine davalı iflas idaresi davaya katılarak taraf teşkili tamamlanmış, iflas idaresi adına vekili davayı takip etmiş, yapılan yargılama sonunda talep olunan 38.391-USD'nin 01.03.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereği işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, nispi karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı banka iflas idaresi tarafından davacı alacağı nizalı alacak olarak müflisin sıra cetveline kayıt edilmiştir. Ancak davalı bankanın davadan sonra yargılama sırasında iflas ettiği bilindiği halde davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü dikkate alınmamış bu yolda bir inceleme yapılmamıştır. İİK.’nun 194 maddesine göre iflas açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklılar ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın masaya kabul edilmemesi halinde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek bir karar verilir. Bu durumda açılan dava kanun gereğince kayıt kabul davasına dönüşür. İİK'nın 195. maddesi gereğince, iflasın açılması ile müflisin borçları muaccel olur. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları ana paraya eklenir. Kayıt kabul davasında, alacağın fer'ileri ile birlikte miktarı iflasın açıldığı tarih itibari ile belirlenmesi gerekir. Niteliği gereği İflas masası aleyhine açılan kayıt kabul davası sonucunda verilen kararlar bir eda hükmü içermediği için maktu vekalet ücretine, ayrıca maktu karar ve ilam harcına tabidir. Mahkemece, iflas kararının eldeki davaya etkisi değerlendirilmeden, alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılması kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle taraflarca istinaf konusu edilmese de re'sen incelenerek "davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin "kararın kaldırılmasını gerektirmiştir. Öte yandan; davalı müflis bankanın 5411 sayılı yasanın 140. maddesi gereği faaliyet izni kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların her türlü harçtan muaf olduğunun gözetilmeden nispi karar harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonuçlandırılması gerektiğinden her iki taraf vekillerinin istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf sebebleri incelenmeden istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2023 Tarih 2015/358 Esas 2023/63 Karar sayılı kararın kamu düzeni nedeniyle HMK nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA, "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 179,90-TL davalı 1.723,17-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41