SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2024/494 E. 2024/633 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/494

Karar No

2024/633

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/494

KARAR NO: 2024/633

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/02/2024 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/144 Esas

İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN

TALEP: İhtiyati Tedbir

İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 14/02/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ..., davalı şirketin kuruluşu aşamasında bir inançlı akit yaptıklarını, bu akde göre müvekkilinin davalı şirketin resmi ortağı olabilmesi için gerekli şartlar oluşup müvekkile ait şirket hisseleri davalı ... tarafından kendisine devredilinceye kadar davalı ...'nın resmiyette kurucu ortak olarak yer alacağını, müvekkilinin ise şirketin gizli ortağı olarak işleri takip edeceğini ve aynı resmi ortak gibi şirketin karına ortak olacağını, davalı ...'nın, davalı şirketin resmi olarak kurucu ortağı olarak görünse de aslında tüm ticari iş ilişkileri, şirketin gizli ortağı olan müvekkili tarafından sağlandığını, davalı şirketin şu anda ... ve ... markasının Türkiye'deki en büyük dağıtıcısı olarak 300'den fazla araç ile distribütörlük hizmeti verdiğini, müvekkilinin davalı şirketin kullandığı 100 milyon -TL yi aşkın banka kredilerine kefil olduğunu, ortağı olmadığı bir şirket için bu kadar yüksek meblağlı kredilere kefil olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, işbu vekaletname ile, öncelikle ... Ticari Şubesi'nde 2016 - 2019 yılları arasında davalı şirket adına işlemler gerçekleştirdiğini, davalı şirketin ticari faaliyetlerinin gerçekleşmesini sağladığını, inanç sözleşmesinin ispatında delil başlangıcının var olması durumunda tanık da dahil olmak üzere her türlü delilin ispat vasıtası olarak kullanılmasının mümkün olduğunu, banka kredi kefaletleri ve müvekkilinin şirketi temsilen hareket ettiği işlemlere ilişkin belge ve dekontların, Watsapp yazışmalarının yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olduğunu ileri sürerek davalı şirketin malvarlıkları üzerinde tasarrufun (şirketin rutin ve zorunlu işleri hariç olmak üzere) ve devrin engellenmesi ve davalının davalı şirket paylarını devrinin engellenmesi ile davalı ...'nın mal varlıklarının devrinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI: Mahkemece, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için talep edenin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil sunması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı ...'nın, inanılan şartlar gerçekleşmesine rağmen müvekkiline karşı hakkı iade etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve müvekkilinin hisselerini devretmediği gibi bedelini de müvekkiline vermediğini, dava tarihi itibarı ile davalı şirketin resmiyette tek ortağı davalı ... olarak gözüktüğünü, davalının aynı zamanda şirketi münferiden temsile yetkili kişi olarak da tescil edildiğini, bu nedenle davacı müvekkile ait olan davalı şirketin %50 ortaklık payına tekabül eden kısmının değeri, hak etmiş olduğu kar payları ve diğer ortaklık alacakları işbu dava ile talep edildiğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; inançlı işlem ile emaneten davalı ... adına kurulduğu ileri sürülen davalı şirketin %50 hisselerinin davacıya ait olduğu ileri sürülerek şirketin %50 hissesinin davacıya ait olduğunun tesbiti ile belirsiz alacaklarına hükmedilmesi talepli davada davalı ...'nın malvarlığı ile şirket hisselerinin devrinin engellenmesi bakımından ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. HMK'nın 389.maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, .... davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda, davacının inançlı işlem iddialarının ispatı bakımından yazılı bir sözleşme mevcut olmayıp, şirketin yaptığı işleri temin edenin davacı olduğu, 100.000.00-TL'yi aşan miktarda banka kredilerine kefil olduğu, şirket işlerinin müvekkili tarafından yürütüldüğü, şirket tarafından verilen vekaletname ile çok geniş yetkiler verildiği tüm bunların yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürerek buna dair delillerin incelendiğinde yaklaşık ispatın sağlandığının ileri sürülmüştür. Ne var ki tüm bu hususların değerlendirilmesi bir yargılama sürecini, tahkikatı gerektirmektedir. Şirket hisselerinin bir kısmının gerçekte davacıya ait olduğu hususunda duraksamadan delil değerlendirilmesi yapılamamaktadır. Davanın bulunduğu aşama itibariyle davacının iddiaları ve delillerin ve bu delillere karşılık davalının savunma ve delillerinin de incelenmesini gerektirmektedir. Açıklanan nedenlerle; davanın bulunduğu aşama itibariyle inançlı işlemin varlığının yaklaşık ispat düzeyinde kabulü mümkün olmadığı, ayrıca belirsiz alacak davası açılmakla birlikte,istinaf başvuru dilekçesinden anlaşıldığı üzere, davanın hisselerin bedeline ilişkin para alacağına ilişkin bir dava olduğu anlaşılmakla konusu para alacağı olan davalarda ancak koşulları var ise ihtiyati haciz talep edilebileceği gözetilerek ihtiyati tedbir koşulları bulunmadığının kabulü gerekmektedir. Ara karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafreddinedereceistanbultarihigerekçeesastanmahkemenumarasısebeplerikararıİhtiyatiTedbirhükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim