İstanbul BAM 12. HD 2021/1888 E. 2024/630 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1888
2024/630
30 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1888
KARAR NO: 2024/630
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/07/2021
NUMARASI: 2017/486 Esas 2021/518 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... AŞ vekilleri tarafından istinafı üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ....AŞ tarafından bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının, davalı şirket sorumluluğunda karayolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle müvekkili şirket tarafından sigortalıya ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla, taşıyıcı ve sigortacısı olan davalılar aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini,müvekkili şirket nezdinde nakliyat abonman blok sigorta sözleşmesi ile sigortalının bayilerine gönderdiği yedek parçaların nakliye sürecinde hasarlanması üzerine, müvekkili şirketçe yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda hazırlanan ekspertiz raporunda, 39 adet yedek parçada meydana gelen hasarın bayilere yapılan teslimat sırasında tespit edilerek, nakliye aracı şoförlerinin imzasını içeren tutanak düzenlenmesine istinaden, söz konusu parçaların ... tarafından temin edilen araçlar ile ... Tuzla deposundan muhtelif bayilere yapılan sevkiyatlar ya da yükleme-tahliye operasyonları sırasında hasara uğramış olabileceğinin belirtildiğini, hasar nedeniyle müvekkilinin sigortalısına %20 poliçe marjı hariç tutularak 9.262,54-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin bu ödeme ile sigortalının haklarına halef olarak rücu hakkının doğduğunu, hasardan taşıyıcı ve onun sorumluluk sigortacısı olan davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, takibe itirazlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... (...) Sigorta vekili; davacının dayanak yaptığı müvekkili şirkete ait poliçelerin hasar tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan veya davayla ilgisi bulunan poliçeler olmadığını, iddia edilen hasarın müvekkilince düzenlenen yurt içi mali mali mesuliyet sigortası poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını, davacı tarafından sunulan hasar tespit tutanaklarında müvekkili şirket sigortalısının imzası ve onayı bulunmadığını,tek taraflı düzenlenen tutanakların delil niteliği bulunmadığını, davacı tarafça sunulan ekspertiz raporu tek taraflı düzenlendiği, bu raporda dahi hasara uğradığı iddia edilen emtiaların hangi firmalar tarafından taşındığının anlaşılamadığının belirtildiğini, sigorta poliçesi özel şartların 5. maddesine göre stok sahasına girdiği andan itibaren ilk 60 gün içinde tespit edilen hasarların teminata dahil olduğunu, dava konusu emtiaların depoya ne zaman teslim edildiği ve ne kadar süre sonra hasara uğradığı belirsiz olduğundan müvekkilinin hasardan sorumlu tutulamayacağını, davacının poliçe teminatı kapsamında olmayan lütuf ödemesi sayılabilecek ödemeler yaptığını, poliçenin 1. sayfasında Avrupa'dan Türkiye'ye yapılacak sevkiyatlar açıklamasının yer aldığını, ancak taşımanın Tuzla deposundan muhtelif bayilere yapıldığını, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığını, davacının poliçesinin 2. sayfasındaki hüküm gereği yedek parçaların stok sahasına girdiği andan itibaren ilk 60 gün içinde tespit edilmesi gerektiğini, bu tespitin davacı tarafça ortaya konulamadığını, ayrıca davacı şirketin sorumluluğunun sınırlandırıldığını ve kamyonun açık kasalı veya brandasının yetersiz olmasından kaynaklanan hasarların teminat dışı olduğunu, ancak bu şartlara uyulup uyulmadığının, ödeme sırasında poliçe şartları ile poliçe teminatı kapsamının değerlendirilip değerlendirilmediğinin ortaya konulamadığını, ayrıca müvekkilinin sorumluluğunun TTK ve CMR hükümleri gereğince sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; davanın TTK'nın 855 maddesi gereğince 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup zamanşımına uğradığını, davacı tarafça hasar tespitinin tek taraflı ve usule aykırı şekilde yapıldığını, teslimat tarihinin, kusurun, bildirim tarihinin, bildirimin gerçeğe uygun olmasının, tespitin tarih ve saati, tespit anındaki parçaların durumu, kusurlu parçaların ağırlığı hususlarının eksik olması durumunda hasar tespitini kabulün mümkün olamayacağını, müvekkilinin sorumluluğunun TTK'nın 882. maddesi gereği sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; hasarlı olduğu belirtilen yedek parçaların, davalı taşıyıcının geçici zilyetliğinde iken taşıma, yükleme/boşaltma esnasında mı, ya da alıcılarına sağlam ambalaj ile teslim edildikten sonra bayilerde mi hasarlandığı hususlarının ispata muhtaç olduğu, söz konusu tutanaklar ve hasar bildirim formları, emtiaları teslim alan bayiler tarafından düzenlendiği gibi, davalı taşıyıcının ifa sorumlusu adamları tarafından teslimatlar esnasında alıcıları ile müştereken koliler açılarak hasar tespit edildiği konusunda derç edilmiş herhangi bir şerh bulunmadığı, ... antetli hasar tespit tutanaklarını imzalayan şahısların taşımayı yapan kişiler olup olmadığı, hangi emtiayı nereden nereye taşıdığı, hasarın hangi aşamada tespit edildiği gibi bayi kaşeleri de bulunmadığı, hasar tespitine ilişkin taşıyan davalı ile teslim edilen alıcı bayiler arasında müştereken imzalanan belge olmadığı, davacı sigorta şirketinin nakliyat abonman blok poliçesi kapsamında davalı ... rücu şartlarının doğmadığı, ileri sürülen hasarların ispata muhtaç olduğu gerekçesiyle, davanın reddine ve şartları olmadığından davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilerek, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; ret sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece her iki davalı lehine ayrı ayrı 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, açmış oldukları aynı mahiyette bir başka davada mahkemece verilen ret kararının İstanbul BAM 12. HD'nin 2018/2172 esas sayılı kararı ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu poliçenin 5. maddesine göre yedek parçanın stok sahasına girdiği andan itibaren 60 gün içinde tespit edilen hasarın teminata dahil olduğunu, somut olayda da hasar tespitinin poliçede belirtilen sürede yapıldığını ve teminat dahilinde olduğunu, müvekkili sigortalısı ... ile davalı ... arasında akdedilen nakliye sözleşmesinin 7. maddesinin 6. paragrafı çerçevesinde, hasarlı emtiaların davalı ... tarafından toplanarak kendisine ait depoya konulduğunu, dolayısıyla dava konusu emtianın hasara uğradığının davalının deposuna alınmasından belli olduğunu, bu nedenle hasarın davalı taşıyıcının sorumluluğunda gerçekleştiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; sigortalısına lütuf ödemesi yapan davacının rücu hakkının bulunmadığını, CMR ve TTK hükümleriyle tazminat sorumluluğunun sınırlandığını, bu husus davacı tarafça bilinmesine rağmen kötü niyetli takip başlatıldığını, davacının takip yapma hakkı bulunmadığı halde takip başlatmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek, kararın kaldırılarak davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, nakliyat abonman blok sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın yurt içi taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin, taşıyıcı ve mali sorumluluk sigortacısı olan davalılardan rücuen tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa, bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.6102 sayılı TTK'nin 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nin 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.Somut olayda; davacının sigortaladığı dava dışı .. firmasına ait yedek parça emtiasının yurt içi taşıma işinin davalı ... tarafından üstlenildiği, diğer davalının ise davalı taşıyıcının yurt içi taşıyıcı mali sorumluluk sigortacısı olduğu, 26.11.2015-28.12.2015 döneminde gerçekleştirilen taşımalarda bir kısım emtianın hasara uğradığının ekspertiz raporuyla tespiti üzerine, davacı tarafından sigortalıya 04.03.2016 Tarihinde 11.115,05-TL tazminat ödediği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, sigortalı emtiada oluşan hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. Sigortalı ile davalı ... arasında akdedilen nakliye sözleşmesinin 7. maddesinde; "... yüklenen kolilerin sayısından ve iyi durumda olmalarından sorumlu olduğu, bu sorumluluğun .... mağazasında yük teslim formunun imzalanmasından itibaren başlayacağı ve alıcılara teslimata kadar devam edeceği, sayısını kontrol edebilme imkanı bulunması şartıyla ... palet üzerinde bulunan koli sayısından sorumlu olduğu, alıcı tarafından gerektiği şekilde tespit edilen hasar veya zarar meydana gelmesi halinde alıcının ... şikayette bulunacağı, bunun üzerine ... alıcı adına tanzim edilmiş satış faturalarını esas alarak ilgili parçalar için tespit edilen zarar kadar alıcıyı tazmin edeceği, bu referans fatura ve yine tazminat talebinin, zararın ... tarafından kendisine tazmin edilmesini isteyen ... tazminat talebi için kanıt teşkil edeceği, ... kendi sigorta şirketi tarafından ekspertiz amacıyla bayiler nezdindeki bütün hasarlı malları masrafı kendisine ait olmak üzere toplama hakkını saklı tutacağı" hususları düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı tarafça bir kısım hasar tespit tutanakları sunulmuş ise de; davacı tarafça sunulan sevk irsaliyelerine göre emtiadaki hasarların alıcısı olan bayilere ve/veya servislere çekincesiz olarak teslim edildiği, teslim esnasında düzenlenmiş hasar tutanağı bulunmadığı,nitekim hasarın emtianın gönderildiği bayi ve servislerde değil, daha sonra sigortalı ... tarafından kullanıldığı anlaşılan davalı taşıyıcı ...'ya ait depoda bulunduğu sırada tespit edildiği ve akabinde hasar tespit tutanaklarının düzenlendiği, taraflar arasındaki nakliye sözleşmesinin 7. maddesinde düzenlenen prosedürün işletilmediği, hasara neden olduğu iddia edilen taşımanın kim tarafından ve hangi tarihte gerçekleştiğinin belli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, hasara uğramış emtianın ne şekilde ve hangi nedenle davalı ... ait depoya götürüldüğü, sigortalı ile davalı ... arasında taşıma sözleşmesi yanında depolama sözleşmesi de olup olmadığı hususlarına açıklık getirilmemiştir. Dolayısıyla emtianın alıcısına teslimi sırasında düzenlenen veya davalı taşıyanın hasarın taşıma esnasında meydana geldiğini kabulünü içeren herhangi bir tutanak sunulmamış olup, bu durumda hasarın davalının taşıması esnasında meydana geldiğinin ispatlanamadığının kabulü gerekir. Kaldı ki tutanakların önemli bir bölümünde kolinin sağlam olduğu,içinden çıkan parçanın hasarlı olduğu belirtilmiştir. Oysa sözleşmenin 6. maddesinde ambalajlama işinin davacının sigortalısı tarafından gerçekleştirileceği kararlaştırılmış olup, bazı tutanaklarda "koli sağlam içinden çıkan parça hasarlı" seçeneğinin işaretlenmesi nedeniyle, taşımaya konu emtiadaki ambalajın yeterli olup olmadığı da belli değildir.Bu durumda emtiadaki hasarın davalının sorumluluğunu gerektirdiği kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekilince Dairemizin 2018/2172 esas 2019/571 karar sayılı ilamı emsal olarak gösterilmişse de; söz konusu dosyada davalı ...'nun da imzasını içeren muvafakatname ve beyanname başlıklı belgede dava konusu 2015 yılı Mart ayındaki nakliyat sırasında numaraları belirtilen sevkiyatlardaki yedek parçaların ... sorumluluğunda hasara uğradığı kabul edilmiş olup somut olaya emsal teşkil etmemektedir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 maddesinde; müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Davalılar aleyhine açılan dava her iki davalı bakımından da aynı sebebe dayalı olarak reddedildiği göz önüne alındığında, davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi tarife hükmüne aykırıdır. Diğer yandan itirazın iptali davasının reddi halinde alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olmasına bağlıdır. Dolayısıyla sadece ve ancak takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilir. Somut olayda ise alacak likit olmadığı gibi, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu da kanıtlanamadığından, kötü niyet tazminatı talep koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın reddi ile "davalılar lehine tek vekalet ücreti takdirine" karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı .... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/486 Esas - 2021/518 Karar sayılı 06/07/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine, Davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine,"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 160,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 266,93-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalılar lehine takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davalı ... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı ... AŞ gider avansından karşılanan 47,60-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41