İstanbul BAM 12. HD 2024/680 E. 2024/627 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/680
2024/627
30 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/680
KARAR NO: 2024/627
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13.03.2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/68
TALEP: İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği düşünüldü.
DAVA VE TALEP: Davacı vekili: müvekkilinin, davalı şirketin kurucu ortağı muris ...'nın yasal mirasçısı olduğunu, davalı şirketin; ..., ... ve ... kardeşler tarafından1995 senesinde kurulan 500.000-TL sermayeli olduğu , mirasçılar dışındaki çoğunluğun fikri ve fiili işbirliği içerisinde keyfi tutum ve politikaları ile şirketi istikrarlı bir biçimde zarara uğrattıklarını, gelinen noktada şirketin tasfiye halinde olduğunu, alınan kararların emredici hükümlerine, azınlık pay sahibi haklarına, esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük/iyi niyet kurallarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu, çağrının tesadüfen öğrenilmesi üzerine taraflarınca Kadıköy ... Noterliğinin 21/09/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek, çağrı kağıdının müvekkilinin tanımadığı kişiye tebliğ edildiği bildirilerek, müvekkilinin ihtarnamede yazılı adresine tekrar çağrı kağıdı tebliğ edilmesinin ihtar edildiğini, tasfiye memurunun sunduğu raporun gerçeğe uygun olmadığını, şirketin 2021 dönemine ait pasif toplamı 30.735,65-TL iken, 2022 döneminde 21.167,53-TL olduğunu, 2018 yılında şirket malvarlığında bulunan menkul kıymet satış kararları sonrası elde edilen net kârın şirket borçlarının ödenmesi amacıyla kullanılmadığını,İstanbul 6. ATM'nin 2013/119 esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da davalı şirketin bilançolarının gerçeği yansıtmadığının sermayenin kaybedildiğinin tespit edildiğini, gündemin 5 nolu karar ile tasfiye memuru ve YK üyelerinin ayrı ayrı ibrasına karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, zira YK üyesi ...'nın, tasfiye memuru ...'nın babası olduğunu, yönetim kuruluna, üye seçimi kararlarının hukuka aykırı olduğunu, seçilen yönetim kurulunun şirketi tasfiye haline sokan kişiler olduklarını,yeniden seçilmelerinin, iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı şirketin 31/10/2023 tarihinde yapılan 2021-2022 yılları olağan genel kurul toplantısının yokluk ile malul olduğunun tespiti ile, toplantıda alınan 4, 5 ve 6 numaralı kararların iptali ile icrasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur.
ARA KARAR: Mahkemece;çağrı usulsüzlüğünün genel kurul kararlarının alınmasında etkili olup olmadığı hususunun yargılama sonunda anlaşılacağı, yaklaşık ispat olgusunun bu aşamada gerçekleşmediği, haklılık durumunun yapılacak yargılama sonunda belli olacak olması, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin, dava sonucunda verilecek kararın ihtiyati tedbir yoluyla elde edilmesine yönelik olması ve uyuşmazlığın esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün bulunmaması,tedbir kararı verilmemesi halinde davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; bilançoların gerçeği yansıtmadığını,sermayenin kaybedildiğini, YK üyesi ...'nın Tasfiye Memurunun babası olduğu halde ibra oylamasına katıldığı,çoğunluk pay sahiplerinin hep aynı YK üyelerini seçmelerinin iptal sebebi olduğunu, müvekkilin uğradığı zararların önlenmesi için ihtiyati tedbir alınması gerektiğini, şirketin kaynakları, faaliyetleri, iş kolları ve büyüklüğü dikkate alındığında önceki yıllarda da bunun yapılmadığını, kademeli ve sistematik olarak karın düştüğünü, gereken incelemeler yapıldığında bunun finansal bazda reel değerlerle örtüşmediği ve şirket dışında bırakılan müvekkili sistematik olarak zarara uğratıldığının görüleceğini, bunun engellenmesi için mahkemece icranın geri bırakılması kararı alınması gerektiğini ileri sürerek, kararların icrasının durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı vekili, 2021 ile 2022 yılları bilanço ve kâr-zarar hesaplamasının kabulüne ilişkin 4 numaralı,yönetim kurulu ve tasfiye memurunun ibra edilmesine ilişkin 5 numaralı,3 yıl süre ile yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin 6 numaralı kararın iptalini ve bu kararların icrasının geri bırakılmasını talep etmiştir. TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda; davalı şirketin tasfiye halinde bulunduğu ticari faaliyeti bulunmadığı alınan kararların niteliği itibariyle olası iptal halinde geçmişe yönelik ortadan kalkacakları,ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zarara uğranılması söz konusu olmadığı,dosyadaki mevcut durum itibariyle geçersizlik nedenlerine ilişkin iddialar bakımandan davacının haklılığı hususunda yaklaşık ispat sağlanmadığından ihtiyati tedbir koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41