SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1926 E. 2024/619 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1926

Karar No

2024/619

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1926

KARAR NO: 2024/619

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 31/05/2021

DAVA: Tazminat (Nakliyat Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)

Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... no’lu nakliyat sigorta poliçesi ile dava dışı sigortalı ... A.Ş.'ye ait kablo rakor kapağı emtiasının Türkiye’den Fransa’ya yapılacak nakliyesinin 26/10/2018 tarihli CMR hamule senedi tahtında davalı tarafından üstlenildiğini, aracın 27/10/2018 tarihinde Çatalca yolu üzerinde yanması sonucu taşınan sigortalı malda hasar meydana geldiğini, hasar ihbarını takiben yapılan ekspertiz incelemesinde kapak emtiasında ıslanma, ezilme, deformasyon, yanma ve erime şeklinde hasarlar oluştuğunun belirlendiğini, 54.000 adet kapakta meydana gelen hasarla ilgili 0,035-Euro birim fiyat üzerinden belirlenen 1.890-Euro hasar bedelinin kaza tarihli kur üzerinden (1-Euro=6,3950-TL) TL karşılığı 12.086,55-TL’den 350-TL sovtaj tenzili ile 11.736,55-TL'nin 28/12/2018'de sigortalıya ödendiğini, müvekkilinin TTK 1472/1'e göre sigortalısına halef olduğunu, davalının CMR Konvansiyonu hükümleri kapsamında emtiada yangın sonucu oluşan hasardan sorumlu bulunduğunu, tazminatın rücuen tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine de davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, 11.736,55-TL'nin 28/12/2018 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, uyuşmazlığa uygulanması gereken CMR'nin 30. maddesine göre müvekkiline yedi gün içinde hasar ihbarında bulunulmadığını, 32. maddesine göre zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu ve olayın 27/10/2018 tarihinde gerçekleştiğinden uyuşmazlığın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin fiili taşıyıcı olmayıp yalnızca forwarder konumunda olduğunu, asıl taşıyıcının dava dışı ... firması olduğunu, davacının hasarın müvekkil şirket kusurundan kaynaklı olduğunu ve talep edilen bedellerin CMR konvansiyonu kapsamında talep edilebilir zarar kalemlerinden olduğunun ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere zarar miktarının tartışmalı olduğunu; hasar halinde taşıyıcının sorumluluğu gerçek zararı ve mal bedelini aşmamak kaydıyla hasarlı gönderi ağırlığının 8.33 SDR ile çarpılması suretiyle bulunacak rakamla sınırlı olduğunu,belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının dava dışı sigortalıya 28/12/2018 tarihinde yaptığı 11.736,55-TL ödemenin teknik değerlendirmede hesaplanan 12.086,55-TL zararın altında kaldığı, sorumluluk üst sınırının 1.095,98-SDR olduğu ve karar tarihinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, davacının ödeme tarihi SDR/TL kurlarına göre rücu edebileceği miktarın 8.024,66-TL hesaplandığı ancak CMR 23/7'ye göre karar tarihi kurlarının gözetileceği ve ödemenin CMR 23/3 uyarınca sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı; emtiadaki hasarın taşıma yapan araçta çıkan yangın sebebiyle oluştuğu ve davalının zarardan %100 kusurlu olduğu, zararın meydana geliş şekli uyarınca CMR 30'a göre ihbar şartının aranmayacağı, zira taşıyanın kendi aracının aracının tamamen yanmasından haberdar olduğu; hasar tarihinin 27/10/2018 olduğu, davacı tarafından bir yıllık süre içinde 25/10/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, bu tarihte zamanaşımının kesildiği, bir yıllık zamanaşımı süresinin TBK 157/2 uyarınca zamanaşımının icra takibiyle kesilmesi halinde takibe ilişkin her işlemden sonra yeni bir sürenin başlayacağı ve yeniden başlayan bir yıllık süre içinde yani 26//06/2020 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 11.736,55-TL'nin 28/12/2018 tarihi itibari ile işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, CMR 30 kapsamında ihbar şartının aranmayacağına ilişkin yapılan tespitin tamamen hatalı olduğunu, fiili taşımanın müvekkilince yapılmaması nedeniyle müvekkilinin hasardan haberinin bulunmadığını, yangın raporunda yangının hangi sebepten çıktığı tespit edilememişken, bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında hangi gerekçelerle müvekkiline kusur atfedildiğinin anlaşılamadığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını ve ek rapor alınmadığını; hasarın, sigorta teminatı kapsamında olup olmadığının değerlendirilmediğini, davacının yalnızca genel abonman sigorta poliçesini sunduğu,spesifik sigorta poliçesinin sunulmadığı,ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olduğunu ve CMR'ye göre yıllık %5 oranında faizi yerine hatalı olarak avans faizine hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyıcı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taşımanın Türkiye'den Fransa'ya olan güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR'nin 32. maddesinde, bu anlaşma gereğince doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiği ancak bilerek kötü hareketin varlığı tespit edilmesi halinde üç yıl içinde açılacağı düzenlenmiştir. Teslimde kısmi kayıp ve hasar olması halinde bu sürenin teslim ile başlayacağı öngörülmektedir. Zamanaşımının kesilmesini düzenleyen TBK'nın 154. maddesine göre zamanaşımı dava, defi, icra takibinde bulunulması halinde kesilir, kesilme ile birlikte aynı süre kadar yeniden işlemeye başlar. TBK'nın 158. maddesine göre zamanaşımı icra takibi ile kesilmiş ise icra dosyasında yapılan her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. 27/10/2018 tarihinde aracın yanması neticesi emtianın zayi olduğu ,bir yıllık süre içinde 25/10/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığından zamanaşımının kesilerek yeniden işlemeye başladığı, ayrıca arabuluculuğa başvuru tarihi 13/11/2019 ile sürecin son bulduğu 27/11/2019 arasında sürenin durduğu, 26/06/2020 tarihinde dava açıldığından zamanaşımı süresi dolmamıştır. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR’nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer. (Yargıtay 11. HD'nin 2008/13060 Esas, 2010/4432 Karar sayılı ve 26/04/2010 tarihli ilamı)Hasarın meydana geliş biçimi nedeniyle emtia hiç teslim edilemediğinden ayrıca hasar ihbarında bulunulmasına gerek yoktur. Davalı akdi taşıyıcı araçta çıkan yangından sorumlu olmadığı yönünde bir delil sunamadığından, taşımaya konu 14 kolinin taşıma yapılan araçta çıkan yangın sonucunda 3 kolinin ziyaa uğradığı ve diğer 3 kolide bulunan emtianın da hasara uğradığı anlaşıldığından, bu ziya ve hasardan davalı akdi taşıyıcı davacıya karşı sorumludur. CMR Konvansiyonunun 23. maddesi "(1) Bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. (2) Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır." hükmünü haizdir. Taşıyıcı gerçek zarardan sorumlu olmakla birlikte, 23/3 maddesinde de tazminatın, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33-SDR hesap birimini aşamayacağı belirtilmiştir. Hasarın, muafiyet indiriminden sonra 11.736,55-TL'ye tekabül ettiği, gerçek zararın sınırlı sorumluluk üst limitinin altında kaldığı tespit edilmiştir. Hasarın nakliyat emtia Abonman Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu ,spesifik poliçedeki plaka numarasının sevkıyat sırasında değiştiğinin navlun faturasından anlaşılmakla birlikte davalının sorumluluğunu kaldırmadığı, CMR'nin 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranı yıllık %5 ise de, bu hüküm yabancı para üzerinden talep edilen tazminat bakımından uygulama alanı bulduğundan tazminat, Türk Lirası olarak talep edildiğinden milli hukukta geçerli olan faiz oranları uygulanmalıdır.Bu nedenle somut olayda, davacının tazminat talebi "TL" cinsine ilişkin olduğundan, hükmedilen tazminata değişen oranlarda avans faizi uygulanması yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 801,72-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 250-TL harcın mahsubu ile kalan 551,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SigortaistinafSözleşmesindenreddineKaynaklanandereceistanbulTazminathükümgerekçeesastanmahkemekararısebepleri(NakliyatcevapRücu)

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim