SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/2137 E. 2024/615 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/2137

Karar No

2024/615

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2137

KARAR NO: 2024/615

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/06/2021

NUMARASI: 2019/314 Esas 2021/428 Karar

DAVA: İtirazın İptali

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında kurulan taşıma işi kapsamında, müvekkiline ait olan malların davalı firma tarafından taşındığını, müvekkili tarafından 03/10/2016 tarihinde dava dışı ... Tic ve San Ltd Şti'ne gönderilmek üzere sevk irsaliyesi ve ambar tesellüm fişi ile davalı firmaya teslim edilen ürünlerin alıcısına ulaşmadığı gibi bugüne kadar akibetini de belirlenemediğini, davacı firmanın, temerrüde düşen davalı borçlu firmaya karşı İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasıyla kaybolan ürünlerin bedelini davalı firmadan talep ettiğini, davanın haksız itirazı ile kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davacı tarafından çekilen faksa gerekse de ihtarnameye herhangi bir cevap vermeyen davalının kötü niyetli olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından kayıp iddiasında bulunulmuş ise de hangi kargo takip numaralı gönderinin kayıp durumunda olduğunu belirtmediğini, davacının sadece sevk irsaliyesi ve ambar tesellüm fiş numarasından bahsettiğini, ayrıca taşıma işlerinden doğan istemlerin 1 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, dava dilekçesi ekindeki fatura ile taşıma tarihi arasında neredeyse 1 yıl olduğunu, taşıma tarihinden sonraki tarihli bir fatura ile hak iddia etmenin hakkaniyetsiz olduğunu, 03/10/2016 tarihinde ürünün kargoya verildiğini beyan eden davacının, kargo içeriğinde olduğunu idda ettiği ürüne ilişkin 16/03/2017 tarihli faturayı içerik ispatı için delil olarak sunduğunu, eşyanın niteliği ve değerinin taşıyana teslim anında beyan edilmediğini, hatta gönderen tarafın kargonun içeriğini ve değerini ispata elverişli irsaliye dahi sunmadığını, kanunun açık hükmü karşısında yanlış ve eksik bildirmelerden doğacak her türlü sorumluluğun gönderene ait olduğunu, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, TTK hükümleri uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibinin benimsendiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacıya ait olan malların davalı tarafından taşındığı, davacı tarafından 03/10/2016 tarihinde dava dışı ...Ltd Şti'ne gönderilmek üzere davalı firmaya teslim edilen ürünlerin alıcısına ulaşmadığı, bu hususta davacı tarafından davalıya noter kanalıyla ihtarname gönderilerek oluşan kaybolan ürünler nedeniyle davacının zararın ödenmesinin ihtar edildiği, davacının 03/10/2016 tarihinde gönderdiği dava konusu malzemenin sevk irsaliyesi ve ambar tesellüm fişi ile eşlettiği ve uyum gösterdiği, kargo takip ekranında da gönderinin fiilen sevk edildiğinin tespit edildiği, davacı gönderisinin kaybolduğunu geç fark ettiği, davalının zayi olan emtia ile ilgili bir açıklama yapmadığı, ambar tesellüm fişi ve beraberinde verilen ve örtüşen sevk irsaliyesinde malzeme içeriğinin açıkça görüldüğü, taşıyıcı mal beyanından şüphelendiği bir nokta veya bir husus var ise kolinin içerisini açıp malzemeye zarar vermeyecek şekilde kontrol etme ve tekrar aynı şekilde ambalajlamak koşuluyla gerekli kontrollerini yapmakta serbest olduğu, gerekli tebdirleri almayarak taşınanın ziyaına sebep olan davalının bu fillerinin taşıyıcının pervasız davranışının göstergesi olduğu, bu sebeple taşıyıcının sınırlı sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerden istifade edemeyeceği, davalı tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de 03/10/2016 tarihli ambar tesellüm fişi, aynı tarihli sevk irsaliyesi dikkate alındığında davacı tarafından 29/05/2018 tarihinde başlatılan takibin TTK 855/5. Maddesinde belirlenmiş olan 3 yıllık süre içerisinde başlatıldığı, dosyaya sunulu bilirkişi raporu, belge ve faturalardan zayii olan emtianın bedelinin 6.796,80Euro + 1.223,42Euro KDV olmak üzere 8.020,20-Euro olduğu, davacının işbu alacağın tahsiline yönelik başlattığı icra takibine davalının itirazının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin takip talebindeki şekli ile aynen devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dava dilekçesinin ekindeki fatura ile taşıma tarihi arasında yaklaşık bir yıllık süre bulunduğunu, arada bir yıllık zaman zarfı bulunan faturanın içeriği tartışılmadan kabulünün hakkaniyetli olmadığını, gerçekte böyle bir mal teslim edilip edilmediği, taşıma yapılıp yapılmadığı hususu ortaya konulmamışken davacının iddiası doğru kabul edilerek taşımadan çok sonra düzenlenen faturanın dayanak alınmasının hatalı olduğunu, sınırlı sorumluluk hükümlerinin değerlendirilmemesinin de hatalı olduğunu, sunulan emsal kararlarda da kayıp kargolarda pervasız hareket olgusunun dikkate alınmadığını, buna bağlı olarak zamanaşımı itirazlarının da hatalı değerlendirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi gereği kargoda kaybolduğu ileri sürülen emtia nedeniyle oluşan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nın 875. ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. TTK'nın 855/5. maddesinde; eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından dava dışı alıcı ...Ltd Şti'ye teslim edilmek üzere davacı tarafından gönderilen emtiaların alıcısına ulaşmadığı öne sürülerek açılan davada davalı tarafça, emtiaların kendilerine teslim edildiği hususu inkar edilmektedir. Ancak davacı tarafından düzenlenen, teslim alan olarak davalı görevlisi tarafından imzalanan 03/10/2016 tarihli ... nolu sevk irsaliyesi ile beraberinde ibraz edilen ve davalı kargo şirketi tarafından düzenlenen 03/10/2016 tarihli ambar tesellüm fişi ile sevk irsaliyesinde belirtilen emtianın alıcısına gönderilmek üzere davalı tarafından teslim alındığı sabittir. Bu belgeler karşısında davalının emtianın kendilerine teslim edilmediği yönündeki iddiaları yerinde değildir. Emtianın davalıya 03/10/2016 tarihinde teslim edildiği, bahsi geçen gönderinin davalı tarafından alıcısına teslim edilmeyerek kaybedildiği, ancak davalı tarafından emtianın kayıp nedenine ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapılamadığı anlaşılmaktadır. Kargonun ziyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından kayba ilişkin bir açıklama da yapılamadığına göre davalı taşıyıcı kayıpta ağır kusurlu kabul edilmelidir. Davalı, ağır kusurlu bulunduğundan, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma sebeplerinden yararlanması mümkün değildir. O halde davalının kargonun kaybı sonucu oluşan zarardan sorumlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Her ne kadar davalı, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmekte ise de eşyanın zayi olması davalının pervasız davranışından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle TTK m.855/5 uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süre geçerli olup icra takibinin 3 yıllık zamanaşımı süresi geçmeden 18/05/2018 tarihinde başlatıldığı, davanın da 27/05/2019 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davanın zamanaşımı defi yerinde değildir. Ambar tesellüm fişinde sevk irsaliyesine atıf yapılmış olup, bu belgelere göre davalıya teslim edildiği belirlenen "..." emtiasının proforma faturada belirtilen değerinin rayiçlere uygun olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda da davalının ağır kusurlu olduğu tespit edilmekle, TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından yararlanması mümkün olmadığından mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.753,93-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 938,48‬-TL harcın mahsubu ile kalan 2.815,45‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafreddinedereceİptaliistanbulhükümgerekçeesastannumarasısebepleriİtirazınkararımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim