İstanbul BAM 12. HD 2021/2127 E. 2024/613 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2127
2024/613
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2127
KARAR NO: 2024/613
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/09/2021
NUMARASI: 2020/38 Esas - 2021/873 Karar
DAVA: İstirdat
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalının müvekkili ile arasındaki satım sözleşmesi kapsamında kur farkı nedeniyle 15.03.2019 tarihli fatura düzenlendiğini, USD karşılığı belirtilen ancak TL olarak düzenlenen satış faturaları nedeniyle müvekkili tarafından davacıya 31.10.2018 tarihinde 39.528,50-TL bedelli çek düzenlendiğini, iki tarafından çekin fiili tanzim tarihinde mutabık olduğunu ve davalının çek bedelini kabul ettiğini, çekin tanzimi ile birlikte ifa yerine yapılan edim neticesinde tarafların birbirinden herhangi bir nam ve sair altında hak ve alacağının kalmadığını, müvekkilinin Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına icra tehdidi altında borçlu olmadığı halde ödeme yaptığını belirterek müvekkilinin ödediği 9.135,50-TL'nin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacının istirdat iddiasının kötü niyetli ve yersiz olduğunu, davacının gerçekte borçlu olduğu tutarı ödediğini, alacağın müvekkilinin davacı ile ticari münasebetinden kaynaklandığını, müvekkili tarafından davacıya verilen mal ve hizmetlerin karşılığı olarak müvekkili şirketin davacıdan 7.447,25-TL alacaklı olduğunu, işbu tutarın ödenmediği için davalı ile irtibata geçilerek borcun ödenmesinin istenildiğini, akabinde ödeme yapılmayınca davacı aleyhine takip başlatıldığını, davacının borcunu kayıtsız ve şartsız ödediğini, müvekkili tarafından fatura düzenlenerek davacıya gönderildiğini, davacı tarafından gerek fatura içeriğine gerekse de faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığını, faturanın kesinleştiğini, davacının bu aşamadan sonra yapmış olduğu itirazların haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davaya konu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasında davalı tarafından davacı aleyhine 7.447,25-TL alacağa ilişkin takip yapıldığı, davacı tarafça icra dosyasına 28/06/2019 tarihinde toplam 9.135,50-TL ödeme yapıldığı, takibe konu miktarın 6.856,86-TL'sinin kur farkından kaynaklandığı, kalan bakiye 590,39-TL kısmın mal alım faturasından kaynaklandığı, davaya koınu 590,39-TL'lik miktarın taraf defterlerinde yer aldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya düzenlenen 15.03.2019 tarihli 6.856,86-TL tutarlı kur farkı faturasından kaynaklandığı, davalı tarafından 06.06.2018 tarih 16.562,16-TL bedelli ve 21.06.2018 tarih 22.966,34-TL olmak üzere toplam 39.528,50-TL tutarında faturanın düzenlendiği, bunun akabinde davacı tarafından davalıya 09.07.2018 tarihinde 31.10.2018 vadeli ve 39.528-TL tutarlı çek ödemesinin yapıldığı, davacı tarafından düzenlenen faturanın TL cinsinden olduğu davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, çek bir ödeme vasıtası olup döviz üzerinden düzenlenmesinin mümkün olduğu gibi bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği, buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra Yargıtay içtihatları doğrultusunda kur farkı isteyemeyeceği, davacının fazla yatırdığı 8.770,80-TL'nin istirdatını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.770,80-TL'nin dava tarihi olan 14.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının icra dosyasına borcu kayıtsız şartsız ödediğini, Bakırköy 7. ATM'nin 2019/562 Esas sayılı dava dosyasının derdestlik bakımından değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından fatura içeriğine itiraz edilmediğini, faturanın kesinleştiğini, bilirkişinin görevini aşarak hukuki görüşte bulunduğunu, müvekkilinin kur farkı alacağının vade tarihindeki kur dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kur farkı ve satış faturasından bakiye alacağın tahsili için başlatılan ve itiraz edilmeksizin kesinleşen icra takibi nedeniyle yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davalı alacaklı, davalı aleyhinde açık hesaptan kaynaklanan bakiye 7.447,25-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatmış olup, ödeme emrinin davacıya 17/06/2019 tarihinde tebliğ ediliği, 27/06/2019 tarihinde süresinden sonra icra dosyasına itiraz dilekçesi sunulduğu, ertesi gün icra dosya borcunun ödendiği, davalının icra takibindeki alacağının 15/03/2019 tarihli 6.856,86-TL bedelli kur farkı faturası ile satış faturalarından bakiye alacağa dayandığı, davacının ise kesinleşen icra takibi nedeniyle ödenen 9.135,50-TL bedelin istirdatını talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının düzenlediği 15/03/2019 tarihli 6.856,86-TL bedelli kur farkı faturasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacının aynı alacak için açtığı, ancak arabuluculuk dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilen Bakırköy 7. ATM'nin 16/12/2019 tarihli 2019/592-1219 sayılı davasının eldeki dava yönünden derdestlik teşkil ettiği ileri sürülmüş ise de Bakırköy 7. ATM'nin 16/12/2019 tarihli 2019/592-1219 sayılı kararının eldeki dava açıldıktan sonra, ancak eldeki davada esasa girilmeden önce kesinleştiği, HMK'nın 115/2-3 maddesi gereğince derdest bir dava bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır.(Yargıtay 19 HD’nin 10/04/2018 tarihli 2016/17240 E., 2018/1950 K. sayılı kararı; 19/12/2017 tarihli 2016/12505 E., 2017/8069 K. sayılı kararı). Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir (Yargıtay 19 HD 05/12/2019 2018/965 Esas 2019/5447 Karar). Taraflar arasındaki ticari ilişki yabancı para cinsinden olup, davalının kural olarak kur farkı talep etmesi mümkün ise de davalı alacağının tahsili için davacı tarafından verilen çekleri teslim almıştır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davalının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekir. Yargıtay'ın bu konuya içtihatları da yerleşik hale gelmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2021 tarih 2020/4821 E. 2021/65 K.; 19/04/2022 tarih 2020/7585 E. 2022/3142 K. Sayılı içtihatları). Her ne kadar davalı tarafça, davacının borcunu icra müdürlüğüne ihtirazi kayıt sunmadan ödediğini ileri sürmekte ise de davacının icra dosyasına itiraz süresinden sonra 27/06/2019 tarihinde sunduğu dilekçe ile borca karşı çıktığı, bir sonraki gün borcu ödediği dikkate alındığında icra dairesine sunulan 27/06/2019 tarihli dilekçenin ihtirazi kayıt niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda davacının takibin kesinleşmesi üzerine icra dosyasına ödediği bedelden kur farkına isabet eden tutarın davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 599,13-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 149,79-TL harcın mahsubu ile kalan 449,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 11-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41