İstanbul BAM 12. HD 2021/1639 E. 2024/605 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1639
2024/605
25 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1639
KARAR NO: 2024/605
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/11/2020
NUMARASI: 2019/176 Esas - 2020/535 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında davalı dağıtıcının müvekkiline akaryakıt sağladığını, sözleşmede motorin satış fiyatının Kırıkkale ... satış fiyatı üzerinden T+%0 ve benzin için T+%0,1 fiyatı üzerinden peşin ödeme ile yapılacağı hususunda mutabık kalındığını, bunun dışında satış fiyatına ... çıkış fiyatı üzerine maliyet eklenmeyeceğinin kararlaştırıldığını; motorin satış fiyatı konusundaki açık düzenlemeye aykırı bir şekilde davalının sürekli ek maliyetler koyarak müvekkilinden tahsilat yaptığından müvekkilinin zarara uğradığını, zararın tazmini için 09/10/2017 tarihinden itibaren davalı adına çeşitli tarih ve tutarlarda faturalar kesildiğini, faturaların davalı tarafından gerekçe gösterilmeden 12/12/2017 ve 09/02/2018 tarihlerinde müvekkiline iade edildiğini; zararın şimdilik toplamda 264.925,94-TL olduğunun tespit edildiğini ve bu zararın 101.820- TL'lik kısmının Noterden gönderilen 27/02/2018 tarihli ihtarnameyle istenildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediğini; sonrasında toplam 276.403,70-TL'nin tahsili için Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, 101.820-TL alacak için 07/03/2018 tarihinden itibaren, bakiye kısım için ise takip tarihinden itibaren faiz işletildiğini ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının şimdilik 10.000-TL için kısmen iptaline, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili, 12/08/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre dava değerini 240.781,50-TL artırarak toplam 250.781,50-TL için itirazın iptali ile, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve bu durumun bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacı ve dava dışı grup şirketi ... Ltd. Şti. ile davalı arasında 25/05/2017 ve 26/05/2017 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığı, davacının davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak uygulanan ek maliyetler sebebiyle uğradığı zararın tahsili için takip başlattığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.1.5. maddesinde "Motorin satış fiyatının Kırıkkale ... Satış fiyatı üzerinden T+%0 ve benzin için T+0,1 fiyatı üzerinden peşin ödeme ile yapılacağı hususunda mutabık kalındığı ,bunun dışında satış fiyatına ... çıkış fiyatı üzerinden maliyet eklenmeyeceği"nin kararlaştırıldığı, davalının sözleşmeye aykırı olarak ... çıkış fiyatına 250.781,50-TL ek maliyet eklediği, davacı tarafından 24/12/2018 tarihli dava dilekçesiyle fazla hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın 10.000-TL için kısmen iptaline karar verilmesini talep edildiği; davacı tarafça 13/08/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusunun değeri 240.781,50-TL artırılarak takibin 250.781,50-TL üzerinden devamına karar verilmesi talep edilmiş ise de, ıslahın İİK 67'de öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının iptali ile takibin 10.000-TL asıl alacak üzerinden devamına,likit alacak nedeniyle %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazla istemin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, 25/05/2017 tarihli Bayilik Protokolünün 3.1.5 maddesinde, satış fiyatına ... çıkış fiyatı üzerinden maliyet eklenmeyeceği düzenlemesi yapılmış olmakla birlikte, taraflar arasındaki 26/05/2017 tarihli Ek Bayilik Protokolüyle davalıya ve dava dışı grup şirketi ...'a sehven yansıtılan sigorta alacaklarına karşılık 500.000-TL yakıtın bedelsiz teslim edildiğini, Ek Bayilik Protokolünün "Satış Yükümlülükleri ve Ticari Koşullar" başlıklı 3. maddesinde, "... işbu bayilik ilişkisi ve ...Ltd. Şti.'nin ... ile imzaladığı Bayilik İlişkisinin devamı ve sehven yansıtılan sigorta alacaklarına karşılık olmak üzere her iki bayilik ilişkisi için toplam 500.000-TL tutarına karşılık gelen ... çıkış fiyatı üzerinden hesaplanacak yakıtı Bayi'ye teslim edecektir." düzenlemesi bulunduğunu ve 500.000-TL değerinde yakıtın, sözleşmenin devamı ve sehven yansıtılan sigorta alacakları için bedelsiz olarak davacıya ödendiğini, buna rağmen davacının bu davayı kötü niyetli açtığını; diğer taraftan 25/05/2017 tarihli Protokolün 3.1.5 hükmüne karşın, taraflar arasındaki Sözleşmenin "Fiyat tespiti-Ödeme-Muacceliyet ve Temerrüt hali" başlıklı 41. maddesinde, "Bayiye satılacak her türlü Petrol ürününün fiyatı ... tarafından saptanır ve uygulanır. Bayi iş bu sözleşme uyarınca satın aldığı Petrol ürünleri bedellerini ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...’in belirlediği ödeme koşullarına göre ...’e ödeyecektir." düzenlemesi bulunduğunu, Bayilik Protokolü ve Ek Bayilik Protokolü imza tarihinden sonra 09/07/2017 tarihinde imzalanan Bayilik Sözleşmesinde, müvekkilinin satış fiyatlarını belirleme hakkının saklı tutulduğu, davacının sözleşme uyarınca satın aldığı Petrol ürünleri bedellerini ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...’in belirlediği ödeme koşullarına göre ...’e ödeneceğinin kabul edildiğini, müvekkili ... tarafından belirlenen fiyatlar üzerinden ve hiçbir ihtirazi kayıt koymadan aldığı petrol ürünleri sebebiyle sonradan talep etmesinin dürüstlük kuralına uygun olmadığını, bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamanın hatalı olduğunu; davacının ürün faturalarına karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi fatura bedellerini öderken de ihtirazı kayıt ileri sürmediğini ve alacağın likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında bayiin sözleşmeye aykırı düzenlendiğini ileri sürdüğü alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 25/05/2017 tarihli "Bayilik Protokolü"nün "Satış Yükümlülükleri ve Ticari Koşullar" başlıklı 3.1.4 maddesinin 2. fıkrası "... ve Bayi motorin satış fiyatının Kırıkkale ... satış fiyatı üzerinden T+%0 ve benzin için T+0,1 fiyatı üzerinden peşin ödeme ile yapılacağı hususunda mutabık kalmışlardır. Satış fiyatına ... çıkış fiyatı üzerine maliyet eklenmeyecektir." hükmünü içermektedir. 26/05/2017 tarihli "Ek Bayilik Protokolü"nün "Amaç ve Konu" başlıklı 2. maddesi, "Taraflar arasında imza edilen İşbu Protokol'ün amacı; ... ile Bayi arasında daha önce aktedilmiş olan 25/05/2017 tarihli Akaryakıt Bayilik Protokolü'nün bazı hükümlerine ekleme yapmak suretiyle, taraflar arasındaki 25/05/2016 tarihli 56 maddelik Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin işbu protokol hükümlerine göre yeniden düzenlenmesidir. 25.05.2017 tarihli Bayilik Protokolü'nü değiştirmeyen hükümler aynen geçerlidir. Bundan böyle 25/05/2017 tarihli, 56 maddelik Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve aynı tarihli Bayilik Protokolü işbu ek protokol hükümleri dikkate alınarak uygulanacak ve yorumlanacaktır. İşbu ek Protokolde yer almayan durumlarda 25/05/2017 tarihli 56 maddelik Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve 25/05/2017 tarihli protokol hükümleri uygulanacaktır.", "Satış Yükümlülükleri ve Ticari Koşullar" başlıklı 3. maddesi "25.05.2017 tarihli taraflara arasında imzalanan Bayilik Protokolü'nün 3.1.4 maddesi'nin 4 fıkrasından sonra aşağıdaki ibare eklenmiştir. Maddenin diğer tüm hükümleri 25.05.2017 tarihli protokolde yazdığı şekilde geçerliliğini korumaktadır. "... işbu bayilik ilişkisi ve ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti'nin ... ile imzalamış olduğu bayilik ilişkisinin devamı ve sehven yansıtılan sigorta alacaklarına karşılık olmak üzere her iki bayilik ilişkisi için toplam 500.000-TL tutarına karşılık gelen ... çıkış fiyatı üzerinden hesaplanacak yakıtı Bayi'ye teslim edecektir."" şeklinde düzenlenmiştir. 09/06/2017 tarihli 56 maddelik "Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi"nin 41. maddesinin (a) bendinde de Bayi'ye satılacak her türlü petrol ürününün fiyatının ... tarafından saptanacağı ve uygulanacağı; Bayiin, işbu sözleşme uyarınca satın aldığı petrol ürünleri bedellerini, ... tarafından belirlenecek fiyatlar üzerinden, yine ...'in belirlediği ödeme koşullarına göre ...'e ödeyeceği kabul edilmiştir. Davaya konu 30/11/2018 tarihinde başlatılan icra takibinde, davacı davalıdan 101.820-TL asıl alacak, bu miktara 05/03/2018-30/11/2018 tarihleri arasındaki dönem için 11.477,76-TL işlemiş faiz ve açıklaması olmayan ancak diğer bir asıl alacak olduğu anlaşılan ayrıca 163.105,94-TL alacak olmak üzere toplam 276.403,70-TL'nin tahsilini istemiştir. Eldeki davanın konusunu teşkil eden icra takip talebinin ekinde bulunan ve ıslah dilekçesinin de ekinde dosyaya sunulan, davacı ile grup şirketi olduğu belirtilen dava dışı ... Petrol ... Ltd. Şti.'nin Noterden davalıya gönderdiği 27/02/2018 tarihli ihtarnamede, ... Ltd. Şti. ile 25/05/2017 tarihinde imzalanan protokol ve sözleşme kapsamında akaryakıt gönderilmeye başlandığı, aynı şekilde 26/05/2017 tarihli ikinci protokolle de davacı ... Ltd. Şti.'ye akaryakıt temin edilmeye başlandığı, motorin için ... T+%0 anlaşmasına rağmen ek maliyet yansıtılarak satış yapıldığı, bu nedenle dava dışı ... Ltd. Şti.'nin 52.770-TL, davacının da 49.050-TL zarara uğratıldığı, bu zararın ortadan kaldırılması için 09/07/2017 tarihinden itibaren kesilen yaklaşık 100 kadar faturanın 12/12/2017 ve 09/02/2018 tarihlerinde iade edildiğinden bahisle, her iki şirket için toplam 101.820-TL zararın ihtarnamenin tebliğinden itibaren yedi iş günü içinde tahsili istenilmiştir. Bu ihtarname davalıya 02/03/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. 25/05/2017 tarihli Protokol 3.1.4/2'de motorin satış fiyatının Kırıkkale ... satış fiyatı üzerinden T+%0 ve benzin için T+0,1 fiyatı üzerinden peşin ödeme ile yapılacağı hususunda mutabık kalındığı ve satış fiyatına ... çıkış fiyatı üzerine maliyet eklenmeyeceği kabul edilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince 26/05/2017 tarihli protokolün 3. maddesi ile eklenen "25.05.2017 tarihli taraflar arasında imzalanan Bayilik Protokolü'nün 3.1.4 maddesi'nin 4 fıkrasından sonra aşağıdaki ibare eklenmiştir. Maddenin diğer tüm hükümleri 25.05.2017 tarihli protokolde yazdığı şekilde geçerliliğini korumaktadır. "... işbu bayilik ilişkisi ve ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti'nin ... ile imzalamış olduğu bayilik ilişkisinin devamı ve sehven yansıtılan sigorta alacaklarına karşılık olmak üzere her iki bayilik ilişkisi için toplam 500.000-TL tutarına karşılık gelen ... çıkış fiyatı üzerinden hesaplanacak yakıtı Bayi'ye teslim edecektir." hükmünün, 25/05/2017 tarihli protokole etkisi üzerinde durulmamış, ne anlama geldiği ve davacının alacağına olan etkisi değerlendirilmemiştir. Yargılama aşamasında Kırıkkale 3. AHM aracılığıyla alınmış mali müşavir ve sektör bilirkişiden oluşan raporda, sadece davacının defterleri dikkate alınarak 25/05/2017 tarihli Protokol 3.1.4/2'ye göre 250.781,50-TL alacağı olduğu belirtilmiştir. Davalı da hem yargılama aşamasında hem de istinaf dilekçesinde, davacının kayıtlarına itiraz etmemiş, müvekkilince yapılan hesaplamanın sözleşmeye uygun olduğunu ve davacının ihtirazi kayıt koymaksızın ürün alımına devam ettiğinden davada haklı olmadığını savunmuştur. Ne var ki mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye elverişli bulunmamıştır. Zira hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacının ticari defterlerindeki kayıtlar incelenmiş, davalının kayıtları ise incelenmemiş; Protokol'e göre uygulanması kabul edilmiş Kırıkkale ...'ın ilgili dönemlere ilişkin benzin ve mazot çıkış fiyatları da getirtilmeden, davacının defterlerindeki değerlere göre hesaplama yapılarak davacının davalıdan alacağı 250.781,50-TL olarak hesap edilmiş; 13/06/2017-30/12/2017, 04/01/2018-07/08/2018 ve 17/06/2017-06/08/2018 tarihleri arasındaki dönemler için farklı 3 tablo üzerinden miktar hesaplaması yapılmış ise de, alımların ne kadarının benzin veya motorin ürünlerine ilişkin olduğu ayrıştırılmamıştır. Davaya konu icra takibine de dayanak teşkil eden, davacı şirket tarafından keşide edilen 27/02/2018 tarihli ihtarnamede davacı şirket adına 49.050-TL, dava dışı ... Ltd. Şti. için ise 52.770-TL ve toplamda 101.820-TL istenmiş iken ihtarnamede ... şirketi adına talep edilen miktar da dahil olmak üzere, tamamı icra takibinde davacı şirket adına talep edilmiştir. HMK'nın 31. maddesi kapsamında davacı vekilinden bu konularda; davalı vekilinden de protokole yansımış ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü grup şirketi olduğu belirtilen dava dışı şirkete 500.000-TL değerinde yakıtın bedelsiz verilmesinin, davacının talebi kapsamında ... fiyatı üzerinden verilecek yakıtın etkisi hususunda açıklama istenilmelidir. İlk derece mahkemesince, taraf vekillerinden gerekli açıklamalar istenilmek ve ... benzin ile motorin çıkış fiyatları getirtilmek suretiyle; sektör uzmanı ile mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyetten, davalının ticari defter kayıtlarının incelenerek davacının kayıtlarıyla karşılaştırıldığı, aynı zamanda yukarıda belirtilmiş protokol hükümlerinin de hep birlikte değerlendirildiği rapor alınarak, davacıdan protokole aykırı bir tahsilat yapılıp yapılmadığı ve bunun sonucunda da davalıdan bir alacağı bulunup bulunmadığı hususunun tesbiti gerekirken, anılan eksiklikler üzerinde durulmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusundaki diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2020 Tarih 2019/176 Esas - 2020/535 Karar sayılı kararının HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı tarafından yatırılan 170,78-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41