SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1768 E. 2024/601 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1768

Karar No

2024/601

Karar Tarihi

25 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1768

KARAR NO: 2024/601

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/02/2021

NUMARASI: 2019/441 Esas - 2021/187 Karar

DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkillerinin sağlık sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... başkanı olan davalının bu derneğe ait ... sayfasında 20.06.2018 tarihinde müvekkili şirketi kötüleyici, rekabet ilkelerine aykırı ve gerçek olmayan paylaşımlar yaptığını,... Ajansına ait internet sitesinde 17.04.2018 tarihinde yapılan bir haberde müvekkili ... aleyhine davalı tarafından yapılan haksız ve kötüleyici beyanlara yer verildiğini, davalının bu beyanlarında müvekkilini mobbing, dürüst olmama, çalışanlarına düşük ücret verme gibi konularda suçladığını, yine davalının İnstagram hesabından yaptığı paylaşımda müvekkili ...'yı patron gibi göstererek kötülediğini, müvekkillerinin davalı tarafından sürekli olarak mafyalık, dolandırıcılık, samimiyetsiz ve dürüst olmama gibi hallerle itham edildiğini, davalının paylaşımlarının müvekkillerini aynı sektörden kişiler önünde kötüleme ve bu surette haksız menfaat elde etme amacı taşıdığını, ... Türkiye'deki radyoloji tekniker ve teknisyenlerini bünyesinde barındırmakta olup bir nevi meslek örgütü mahiyetinde olduğunu, davalı yanca yapılan paylaşımların haksız rekabet teşkil ettiğini ve içeriği itibariyle de haksız ve açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının paylaşımlarının ayrıca müvekkillerinin kişilik haklarına zarar verici nitelikte olduğunu belirterek, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, ilgili paylaşımların ilgili ... grubundan kaldırılmasını, verilecek kararın ... ... sayfasında yayımlanmasını, müvekkillerinin manevi zararı için 30.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı; davacı şirketin bünyesinde çok sayıda hastanede yüzlerce radyoloji teknisyeni çalıştıran bir şirket olduğunu, davacı ...'nın Ultra Görüntüleme Merkezinin bir üst kuruluşu olan ... şirketinin Türkiye bölge müdürü olduğunu, kendisinin ise devlet memuru olup radyoloji teknisyeni olarak çalıştığını, ayrıca ... Derneğinin başkanı olduğunu, derneğin amacının üyelerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük haklarını korumak olduğunu, davacı şirketin sözleşmesinde yazan tutardan eksik maaş ödediği bir çalışanının kendilerine başvurması üzerine iznini alarak çektiği ihtarnameyi derneğin Facebook sayfasında paylaştığını, bu paylaşımda ayrıca şirketin müdürü ve dernek başkanı olan davacıyı haklı olarak eleştirdiğini, yaptığı paylaşımın içeriğinin doğru olduğunu, paylaşımında herhangi bir kişi veya firma ismi geçmediğini, 09.12.2018 tarihli İnstagram paylaşımında ise radyoloji teknisyenlerinin günlük çalışma süresinin 5 saate düşürülmesi için paylaşım yaptığını, burada suç teşkil eden bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan ve yine somut bir delil bulunmadan Facebook ve İnstagram hesapları üzerinden davacılar hakkında birtakım kötüleyici beyanlarda bulunmasının, davacılar hakkında "çalışanlarına asgari ücretten düşük ücret verdiği, çalışanlarının haklarını gasp ettiği, mafyalık yaptığı, davalı şirket müdürünün meslektaşlarını dolandırdığı” şeklinde ifadeler kullanmasının, haksız rekabet halleri arasında sayılan “başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek ...” halini oluşturduğu, haksız rekabete ilişkin TTK'nın 56 maddesi hükmü dikkate alındığında, davalının TTK'da düzenlenmiş olan haksız rekabet hükümlerine aykırı davrandığı, ayrıca davalının eylemi davacıların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, her bir davacı için 5.000-TL olmak üzere toplam 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı; davacı şirketin tıbbi görüntüleme hizmetleri veren, çok sayıda hastanede yüzlerce radyoloji teknisyeni çalıştıran bir şirket olduğunu, davacı ...'nın Ultra Görüntüleme Merkezinin bir üst kuruluşu olan ... şirketinin Türkiye bölge müdürü olduğunu, kendisinin ise devlet memuru olup radyoloji teknisyeni olarak çalıştığını, ayrıca ... Derneğinin başkanı olduğunu, derneğin amacının üyelerinin ekonomik, sosyal, mesleki ve özlük haklarını korumak olduğunu, radyoloji teknisyeni dernek üyesi ..., davacı şirketin kendisine iş sözleşmesinde yazan tutardan ve asgari ücretten eksik maaş ödediğini beyan ederek derneğe başvurduğunu, bunun üzerine bu kişinin iznini alarak davacı şirkete çektiği ihtarnameyi derneğin ... sayfasında paylaştığını, bu paylaşımda ayrıca şirketin müdürü ve dernek başkanı olan davacıyı haklı olarak eleştirdiğini, paylaşımın karalama değil üye işçileri bilgilendirme amacı taşıdığını, yaptığı paylaşımın içeriğinin doğru olduğunu, ancak mahkemece bu konudaki delillerinin dikkate alınmadığını, 09.12.2018 tarihli İnstagram paylaşımında ise radyoloji teknisyenlerinin günlük çalışma süresinin 5 saate düşürülmesi etkinliğine katıldığını, ...'nın da kendi şirketinde buna uyması halinde kendisine destekleyeceklerini belirttiğini, burada suç teşkil eden bir durumun söz konusu olmadığını, ...'nın başkanı olduğu dernek tarafından yürütülen kampanyanın bu kişinin kendi şirketinde uygulanmadığını, mahkemenin hükme dayanak yaptığı TTK'nın 54/2 ve 55/1 maddelerinin somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, paylaşımın aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, paylaşımın içeriği gerçek olup yanıltma, incitme veya kötüleme bulunmadığını, bir olayın gerçek olması için mahkeme kararı ile tespit edilme zorunluluğu bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.Uyuşmazlık bakımından incelenmesi gereken TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir.Yanlış açıklama, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Gereksiz yere incitici beyan ise, içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır. Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır. Olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez. Yanıltıcı açıklamadan kastedilen ise; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanmasıdır. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarını ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte, gerçek dahi olsa açıklamalar gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen, açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama gereksiz yere incitici olmaktadır. Somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında, gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırının aşılması halinde açıklama, TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir. "Bir açıklamanın yanlış olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, yanıltıcı olup olmadığı veya gereksiz yere incitici olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir" (Yargıtay HGK'nın 2017/2475 esas, 2021/246 karar sayılı, 11.3.2021 tarihli emsal ilamı).Eldeki davada haksız rekabet iddiasına dayanak olarak açıklamalardan ilkinde davalının, başkanı olduğu derneğe ait internet sitesinde dernek üyesi olup davacı şirket çalışanı olan bir kişinin davacı şirkete keşide ettiği ihtarnameyi paylaşarak, seçimin emekçiler ile emeği sömüren mafya vari şirketler arasında olacağı, hiç bir çalışana asgari ücretten düşük ücret verilemeyeceği, sözleşmede yazan ücretten düşük ücret verilemeyeceği, bu yapılıyorsa orada gasp ve mafyalık yapıldığı, bunu yapan şirketin müdürü aynı zamanda dernek başkanı olup, meslektaşının dolandırılmasına önayak olursa meslektaşlarının haklarını savunamayacağı şeklinde açıklama yaptığı; ikinci olarak ... Ajansına ait internet sitesinde 17.04.2018 tarihinde yayımlanan haberde; davacı ...'nın "dernek olarak sesimizi duyurmaya devam etmekteyiz, 7.000 mezunun %90'ı işsizdir" şeklindeki açıklamasına cevaben davalının, bu kişiye birinin Türkiye'deki en büyük taşeron firmalarından birinde müdür olduğunu hatırlatması gerektiği, çalışanlarının büyük bölümünün asgari ücrete mahkum, tamamına yakınının ise mobbinge maruz kaldığı şeklinde beyanda bulunduğu; davalının İnstagram hesabından yaptığı paylaşımda ise çalışma saatlerinin 5 saate düşürülmesi taleplerinden vazgeçmeyeceklerini, TMRT başkanının (davacı kastediliyor) müdür olduğu taşeron firmasında çalışan yaklaşık 150 teknisyenin çalışma saatlerini düşürerek öncü rol oynaması gerektiği belirtilmiştir. Davalının İnstagram hesabından yaptığı paylaşımda herhangi bir haksız rekabet unsuru bulunmamaktadır. Ancak davalının başkanı olduğu derneğin Facebook hesabında yayımlanan açıklaması ile haber ajansına yaptığı açıklama; içeriğinde yer alan dolandırıcılık, mafya vari, gasp ve mobbing iddiaları bakımından yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici niteliktedir. Bu açıklamaların ileri sürülen iddialar bakımından kötüleme niteliği taşıdığı, yazının 17.000'den fazla üyenin bulunduğu internet sitesi ile erişime tamamen açık haber ajansı internet sitesinde yayımlanması nedeniyle rekabet ortamını etkilemeye elverişli olduğu, açıklamanın ulaştığı kitlenin ortalama bir ferdi nezdinde küçük düşürücü nitelikte olduğu anlaşılmakla, mahkemece haksız rekabet teşkil ettiğinin ve davacıların ticari itibarı ile kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğunun kabulü yerindedir. Bu nedenle mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 683,10-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 170,78-TL harcın mahsubu ile kalan 512,32-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 23,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

nedenleriistinafdereceistanbulTazminat(HaksızhükümgerekçeRekabettenesastanmahkemenumarasıKaynaklanan)kararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim