İstanbul BAM 12. HD 2024/630 E. 2024/581 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/630
2024/581
24 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/630
KARAR NO: 2024/581
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2023
NUMARASI: 2022/615 Esas - 2023/682 Karar
DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA-İTİRAZ: Davacı vekili, müvekkil şirketin 15.10.2012 tarihinde kurulduğu,payların nama yazılı olduğunu,YK nın 13.02.2022 tarihli kararı ile şirket ana sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. maddesinde pay devri başlıklı alt bölümün eklenmesinin genel kurula önerilmesine karar verildiğini, 26.07.2022 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan (3) nolu karar ile ortak ...A.Ş. ile ... tarafından verilen %91,04 kabul oyuyla oy çokluğuyla kabul edildiğini, alınan kararın tescili için Ticaret Siciline başvurulduğunu, Müdürlükçe 12.09.2022 tarihli ... sayılı karar ile TTKnın 493/7 gereğince esas sözleşme ile pay devrinin ağırlaştırılmayacağı, pay devri başlıklı maddedeki ilk dört bentteki düzenlemelerin kanunun 493.maddesinde belirtilen önemli sebeplerden olmadığı,batıl olduğu gerekçesiyle tescil talebinin reddine karar verildiğini ve kararın 20.09.2022 tarihinde müvekkile tebliğ edildiğini, esas sözleşme değişikliğinin ilk kısmında pay devrinin genel kurulca hissedar çoğunluğu ile alınan onay kararına tabi hale getirildiği ve bedeli tamamen ödenmiş nama yazılı payların devri için aynı hususun öngörüldüğünü, TTK nın 492/1 madde hükmünde esas sözleşmenin nama yazılı payların devrinin şirket onayıyla devredilebileceğinin öngörüldüğü, 491/1 hükmünde ise bedeli tamamen ödenmemiş payların ancak şirket onayıyla devrolunabileceğinin düzenlendiğini ileri sürerek tescil talebinin reddi kararının kaldırılarak alınan 3 nolu kararın tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, kanun'un 493. maddesine göre önemli sebep teşkil etmeyen,anonim şirketlerin temel yapısına (pay sahibinin kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan) ve payların serbestçe devredilebilirliği ilkesine aykırı olan, devir sınırlamaların ancak müstakbel pay sahibine yönelik olarak düzenlenebilecek olmasına rağmen hâlihazırda pay sahibi olan devreden ortağa yönelik olması nedeniyle TTK m. 493'e aykırı olan, devredenin payının karşılığı olan sermaye borcunu/taahhüdünü ödememiş olması" hususunun önemli sebep teşkil etmemesi ve yine, bu hususun TTK m. 491'in kapsamını aşması nedeniyle tescil isteminin reddedildiğini ileri sürerek itirazın reddine istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı şirket genel kurulu tarafından karara bağlanan esas sözleşme değişikliğinde yer alan; "Şirketin genel kurulu, a) Devredenin şirketi zarar uğratmış olması, b) Devredenin şirkete veya diğer ortaklara karşı yüz kızartıcı suçlardan birini işlemiş bulunması, c) Devredenin, önceki maddelerde belirtilen sebeplerle şirketle aralarında davaların veya ceza soruşturmalarının olması, d) Devredenin payının karşılığı olan sermaye borcunu/taahhüdünü tamamen ödememiş olması," ifadelerinin TTK m. 493/2 hükmüne ve pay sahibinin payını devretmesini tamamen yasaklanması sebebiyle de anonim şirketlerin temel özelliklerinden payların devredilebilirliği ilkesine aykırı olduğu, TTK'nin 493/7.maddesine göre, esas sözleşme ile payın devredilebilirlik şartları kanunun izin verdiği hususlar dışında ağırlaştırılamayacağı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, kanun ile düzenlenen hususların esas sözleşmeye yazılmasında kanuna aykırılık bulunmadığını, TTK'nin 493/1 madde hükmünde açıkça şirketin esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebileceği düzenlendiğini, ret sebebi hallerinin hiçbiri de kanuna veya hukuka aykırılık içermediğini, devredenin pay devrine yönelik bir düzenleme konulamayacağına dair yasal düzenleme olmadığını, yapılmak istenen değişikliğini TTK'nin 491/1 madde hükmüne paralel içerikte olduğunu, TTK'de pay devir sınırlamalarının sadece devralana yönelik yapılabileceğine dair bir düzenleme olmadığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı şirket olağanüstü genel kurulunda alınan şirket esas sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. maddesine ilave yapılmasına ilişkin 3 nolu karar ile "şirket genel kurulu a) devredenin şirketi zarara uğratmış olması, b) devredenin şirkete veya diğer ortaklara karşı yüz kızartıcı suçlardan birini işlemiş bulunması, c) devredenin önceki maddelerde belirtilen sebeplerle şirketle aralarında davaların veya ceza soruşturmalarının olması, d) devredenin sermaye borcunu tamamen ödememiş olması e) devralanın şirketin rakiplerinden olması veya rakip şirketlerden birinin ortağı yada yönetim kurulu üyesi olması, f) devralanın yabancı uyruklu olması ve ortaklık paylarının yarısından fazlasının yabancılara ait bulunması, g) devralanın ilaç veya takviye gıda sektöründe faaliyet göstermemesi gibi önemli sebeplerle ortakların paylarını devrine onay vermeyi reddedebilecektir" şeklinde değiştirilmesine karar alınmıştır. Ticaret Sicili Müdürlüğü kararın a,b,c,d bentlerinde yazılı sebeplerin pay devrinin serbestçe yapılması ilkesine aykırı olduğu, ayrıca sermaye payının ödenmemiş olmasının da ancak devralanın ödeme yeterliliği olmaması ve şirketçe istenen teminatın verilmemiş olması halinde reddedilebileceği düzenlemesine aykırı bulunduğu, emredici hükümlere aykırı hükümler içeren kararın tescili talebini reddetmiştir. Ticaret Sicili Yönetmeliğinin tescil başvurusu üzerine ticaret sicili müdürlüğünün inceleme usulü hakkındaki 34-ç) maddesi gereği "Tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı" hükmünü haizdir. Buna göre kanunun emredici hükümlerine aykırılık bulunup bulunmadığı ticaret sicili tarafından incelenmek zorundadır. 6103 sayılı kanunun 28 (7). maddesinde
nama yazılı payların devrini ret sebeplerini göstererek veya göstermeyerek sınırlandırmış bulunan anonim şirketlerin, TTK'nın yürürlüğü tarihinden itibaren bir yıl içinde esas sözleşmelerini değiştirerek, TTK nun 492 ila 498. madde hükümlerine uyarlamak zorundadır. Aksi halde sınırlamalar geçersiz hale gelir" hükmünü haizdir.Borsaya kote edilmemiş nama yazılı payların devrine ilişkin TTK nın 493(1) maddesi, şirket esas sözleşmesinde öngörülmüş önemli sebebi ileri sürerek, ..onay istemini reddedebilir, (2) pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümlerinin, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur. (7)esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz" hükmünü haizdir. TTK nın 492.madde kapsamında esas sözleşmelere bağlam hükmü konulabileceği kabul edildiği, ancak TTK nun 493(1) maddesi uyarınca ancak esas sözleşmede öngörülmüş önemli sebeplerle pay devrine onayın reddedilebileceğine ilişkin hükümler dikkate alındığında, kanunda öngörülen önemli sebeplerden sayılamayacak sebeblerin payını devir edecek olan ortaklara yönelik getirilen kısıtlamaların kanunun emredici hükümlerine aykırılık taşıdığı anlaşılmakla ticaret sicili müdürlüğünün anılan değişikliği tescil talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ticaret sicilinin kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunan esas sözleşme değişikliğini tescil talebinin reddine ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmadığından itirazın reddine ilişkin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41