İstanbul BAM 12. HD 2021/1646 E. 2024/562 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1646
2024/562
17 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1646
KARAR NO: 2024/562
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2020
NUMARASI: 2018/540 Esas - 2020/665 Karar
DAVA: Tazminat
Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, dava dışı ... A.Ş.'nin taşıma işini müvekkiline verdiğini, müvekkilinin de taşımanın fiilen yapılması için davalı ... ile anlaştığını, taşıma sırasında diğer davalı sürücü ...'in kontrolünde olan aracın viraja girdiğinde devrildiğini, yükün içinde bulunduğu konteynerin zarar gördüğünü, kaza tespit tutanağına göre sürücü ...'in kazada tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu nedenle zarardan işleten ... ve sürücü ...in sorumlu olduğunu; ayrıca müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigortası poliçesi bulunduğunu, bu kapsamda sigortacıya ihbarda bulunulduğunu, görevlendirilen eksperin 29.549,91-TL hasar tespit ettiğini ancak sigortacının hasarı haksız bir şekilde müvekkiline ödemediğini; bu nedenle de müvekkilinin dava dışı konteyner sahibi şirkete 02/08/2018 tarihinde 10.000-TL, 27/02/2018 tarihinde 10.000-TL ve 27/04/2018 tarihinde de 7.572,50-TL olmak üzere toplam 27.572,50-TL hasar bedeli ödediğini ileri sürerek, 27.572,50-TL hasar bedelinin10/07/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirket tarafından davacının sigortalısı olduğu yurt içi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçenin 17/11/2016-2017 tarihleri arasını kapsadığını ve tahmini maksimum 325 sefer ile sınırlandırıldığını, hem olay başına hem de poliçe süresince maksimum 300.000-TL limit verildiğini, bu kapsamda davacının sefer sayısının takibini sağlayabilmek için poliçenin özel şartları arasında, davacının her bir sevkıyata ilişkin tüm bilgileri aylık listeler halinde bu sürenin bitimini takip eden beş iş günü içinde mesai saati bitimine kadar müvekkiline yazılı olarak bildirmesinin şart koşulduğunu, aksi takdirde müvekkilinin bildirim tarihinden sonra yapılacak hasarlara ilişkin hiçbir sorumluluğu olmayacağının kararlaştırıldığını, bu özel şartla 325 adet sefer sınırının kontrolünün sağlanmasının amaçlandığını; davaya konu hasarın müvekkiline ihbarı üzerine hasar tespiti için eksper görevlendirilmiş ise de, davacının söz konusu özel şarttan kaynaklanan yükümlülüğüne uymadığından davacının hasar tazmin talebinin kabul edilmediğini; poliçe başlangıç tarihinin 17/11/2016 olduğu dikkate alındığında poliçenin 235. gününde hasarın gerçekleştiğini ve müvekkilinin sorumluluğu 325 sefer ile sınırlı olduğundan davacı bildirim yükümlülüğüne uymadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı ... ve davalı ..., tır dorsesine bağlı olan konteynerin içindeki taşımaya konu yükün emniyetsiz bir şekilde yüklendiğini, yükün kenarlarına şişme balon diye tabir edilen tamponların konulmadığını, aracın viraja 30 km hızla girerken yükün kayması ile dorsenin kupadan kopup yolun ortasında sola devrilmesine neden olduğunu, davacı firma yetkilisiyle yapılan görüşmede konteyner için ödeme istendiğini, yük sigortalı olduğundan dolayı kendilerinden bir talepte bulunulmadığını, kaza yüzünden aracında meydana gelen zararı da kendisinin karşıladığını ve tazminat talebine itiraz ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre taşımanın yapıldığı çekicinin davalı ...'ye ve römorkun davalı ...'e ait olduğu, aynı zamanda araç sürücüsü olan ...'in 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesindeki kuralı ihlal ettiğinden kusurlu olduğu kanaatine varıldığı; eksper raporunda toplam hasarın 30.838,86-TL, muafiyet oranının tenzili ile nihai tutarın 29.549,91-TL olduğunun belirtildiği, davacının taşıtan şirkete 27/02/2018 tarihinde 10.000-TL, 02/04/2018 tarihinde 10.000-TL ve 27/04/2018 tarihinde 7.565,30-TL olmak üzere toplam 27.565,30-TL ödeme yaptığı; poliçedeki tahmini sefer adedinin 325 olarak belirlendiği, poliçe tanzim tarihinin 17/11/2016 olduğu, davacının bildirim yükümlülüğü aylık bazda olacak ise 17/06/2017-17/07/2017 tarihleri arasındaki sevkıyatlarının 25/07/2017 tarihine kadar bildirmesi gerektiği, 10/07/2017 kaza tarihinde hasar meydana geldiğinde davaya konu sevkıyatın davalı sigorta şirketine bildirilmesinin mümkün olmadığı, zira henüz bildirim günü gelmediği, hasar ihbarının süresinde yapıldığı, davacının dava dışı şirkete yaptığı ödeme tarihlerinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müteselsilen tahsili gerektiğinden, davanın kabulü ile toplam 27.572,50-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... istinaf dilekçesinde, mahkemece gönderenin sorumluluğuna ve kusur durumuna değinilmediğini, yükün istiflenmesinden ve ambalajlanmasındaki kusurun irdelenmediğini; kaza mahallinde viraja 30 km gibi son derece düşük bir hızla girilmesine rağmen konteyner içindeki yükün emniyetsiz şekilde yüklenmesi ve konteyner içindeki yükün kenarlarına herhangi bir şişme balon tabir edilen tamponların yerleştirilmemiş olması nedeniyle yükün kayması ve dorsenin kupadan koparak öncelikle aracın sola doğru devrilmesine neden olduğu iddiaları üzerinde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını; kusurun tamamen yükleme ve ambalajlamadan kaynaklandığını, kendisine atfedilecek bir kusur bulunmadığını; ulusal ve uluslararası mevzuata göre gönderenin yükü taşıyıcıya zarar vermesini önleyecek şekilde, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde ambalajlamakla yükümlü olduğunu ve sürücü kusuruyla ilgili ATK raporunun dosyada mevcut olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava, taşıma sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda hasarlanan emtianın sahibi dava dışı şirkete akdi taşıyıcı tarafından ödenen zararın, fiili taşıyıcı, araç sürücüsü ile davacı taşıyıcı sorumluluk sigortacısından müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Dava dışı şirkete ait emtianın, davalı ...'in sürücüsü olduğu davalı ...'ye ait çekici ve yine davalı sürücü ...'e ait yarı römorkla İzmit'te kara yoluyla taşınması sırasında tek taraflı trafik kazası sonucunda hasarlanması nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde 6102 sayılı TTK'nın taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK'nın 876. maddesi uyarınca zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin zıya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kg başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda ki sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Somut olayda, dava dışı şirkete ait 474 adet 21.169 kg (1 adet=44,66 kg) brüt ağırlıktaki rögar kapağı emtiasının taşınması hususunda forwarder ... A.Ş. ile anlaşmaya varıldığı, bu şirketin taşıma işini davacı şirkete verdiği ve davacının fiili taşıyıcı (çekici sahibi) davalı ... ile anlaşıldığı; davalı ...'in taşımayı yapan çekicinin sürücüsü ve yarı römorkun sahibi olduğu anlaşılmıştır. 10/07/2017 tarihinde emtianın içinde bulunduğu konteynerin yüklü olduğu davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki çekici ve yarı römork, viraja girdiği sırada sürücünün kusuruyla direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrilmiş,konteyner ile içindeki emtia zarar görmüştür. Kazadan sonra hasarlı emtia ayrıştırılıp hasarlı 244 adet (brüt 10.897-kg) emtiada hasar tutarından muafiyet tenziliyle birlikte 29.549,91-TL olduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda taşıtan, davacı taşıyıcıya hasar ihbarında bulunmuş, davacı tarafından da davalı ...'ye ihbarname gönderilmiştir.Davacı taşıyıcının sigortacısı ödemeyi reddetmesi üzerine, taşıtana 27/02/2018, 02/04/2018, 27/04/2018 tarihlerinde toplam 27.552,50-TL ödeme yapmıştır. Mahkemece, alınan her iki bilirkişi raporunda da, olayın oluşu ve süreç yukarıda yazıldığı şekilde tespit edilmiş, emtia zararının 29.549,91-TL tutarında ve kadri marufunda olduğu, belirlenen gerçek zararın sınırlı sorumluluk üst limitinin altında kaldığı tespit edilmiştir.Alınan bilirkişi raporlarında, kaza tespit tutanağında, davalı sürücü ...'in 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a “Araçlarının hızını, kavşaklara ve dönemeçli yollarda azaltmamak” kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Kazaya etken başkaca kusur tespit edilmediğinden davalının kusura yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. TTK'nın 882. maddesinde taşıyıcının sorumluluğunun gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. Davalı ..., kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olsa da, ağır kusurlu kabul edilemeyeceğinden sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanacaktır.Açıklanan nedenlerle, davalıların sorumluluğunda iken tek taraflı trafik kazası neticesinde hasara uğrayan emtia nedeniyle taşıtana ödediği hasar bedelini davalı sürücü-işletene rücu hakkı olduğu, hükmedilen gerçek zararın sınırlı sorumluluk limitinin altında kaldığı belirlendiğinden davanın kabulüne dair verilen karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.883,48-TL istinaf karar harcından yatırılan 470,86-TL harcın mahsubuyla kalan 1.412,62-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Davacı tarafça yapılan 73,50-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01