SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1673 E. 2024/547 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1673

Karar No

2024/547

Karar Tarihi

16 Nisan 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1673

KARAR NO: 2024/547

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/06/2021

NUMARASI: 2018/1035 Esas 2021/577 Karar

DAVA: Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde 01.09.2012 tarihinde çalışmaya başlayan davalı ile 01.05.2014 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde 5 yıl süreli bir sözleşme yapıldığını, davalının bu sözleşme ile 02.05.2018 tarihine kadar müvekkili şirkette AR-GE müdürü olarak çalıştığını, dava dışı ... isimli şahsın ise 16 yıl boyunca müvekkili şirketin genel müdürü olarak görev yaptığını, belirli dönemlerde yönetim kurulunda yer aldığını, akabinde müvekkili şirketten ayrılıp müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı ... Ltd. Şti'ni kurduğunu, ...'ın müvekkili şirkette reçetelerin bağlı bulunduğu bilgisayarlardan yedekleme yaptığını, müvekkili şirketin sahibi olduğu 45 adede yakın ürünün kopyalarını Türkiye pazarına sürdüğünü, ... firması ve yetkilisi ...'ın tüm bu hukuka aykırı eylemlerine devam ederek, davalı ...'ın ... firmasında işe başlamasını sağladığını, üretici bir firma olan müvekkili şirketin en önemli ticari sırlarına vakıf olan bir pozisyonda çalışan davalının iş sözleşmesine 8/c maddesi ile rekabet yasağı koyarak, davalının işveren müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği Tekirdağ ili sınırları içerisinde, müvekkili şirketin rakibi olan ya da rakibi olacak firma ve/veya kişilerle, işveren nezdinde iken görev aldığı ve/veya muadili olan projeler, alınan ruhsatlar kapsamında 2 yıl boyunca hizmet akdi, ortaklık vb. sıfatlarla çalışmayacağını, bu firmalara danışmanlık yapmayacağını, rakip firma ve kişilere bilgi ve döküman vermeyeceğini, işverenin faaliyet gösterdiği alanda haksız rekabet doğuracak herhangi bir firma kurmayacağını, aksi takdirde işverenin sair tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, ayrıldığı tarihteki brüt ücretinin 24 katı kadar tazminat ödeyeceğini belirlediğini ;davalının, müvekkili şirkette şirketin en önemli ticari sırlarına vakıf olabilecek AR-GE Müdürü pozisyonunda çalıştığını, akabinde aynı sektörde Tekirdağ il sınırları içerisinde faaliyet gösteren ... firmasında işe başladığını, davalının bu şekilde iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, 10.000-TL cezai şart alacağının davalının dava dışı firmada çalışmaya başladığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının rekabet yasağına aykırılık arz eden dava dışı ... firmasındaki iş akdinin TBK'nın 446/3 maddesi uyarıca sona erdirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili 06.04.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, cezai şart alacağına ilişkin dava değerini 283.974,56-TL artırarak 293.974,56-TL'ye çıkarmıştır.

CEVAP: Davalı vekili; müvekkiline imzalatılan sözleşmede rekabet yasağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, rekabet yasağının müvekkilinin iradesi sakatlanmak suretiyle hile yoluyla sözleşmeye sonradan eklendiğini, bu nedenle rekabet yasağının geçersiz olduğunu, müvekkilinin davacı nezdinde 03.10.2011 tarihinde kimyager olarak işe başladığını, 2017 yılı kasım ayında ise ar-ge sorumlusu pozisyonunda çalışmaya devam ettiğini, 03.05.2018 tarihinde iş akdini haklı nedenle feshederek işten ayrıldığını, müvekkiline çalıştığı dönemde birden fazla sözleşme imzalatıldığını, 01.05.2014 tarihli sözleşmede rekabet yasağı hükmü bulunmadığını, müvekkili bu sözleşme ile bağlı iken yasal değişiklikleri gerekçe gösteren davacının, 2010.2017 tarihli sözleşmeyi baskı ile iş akdini feshedeceğini söyleyerek imzalattığını, ancak davacının müvekkiline her sayfayı imzalatmadığını ve müvekkilinin kabul etmediği rekabet yasağına ilişkin kaydı sözleşmeye sonradan eklediğini, dolayısıyla rekabet yasağının geçersiz olduğunu, bir an için bu düzenlemenin geçerli olduğu kabul edilse bile, davacının iştigal alanının alelade işler olduğunu, hiç bir üretim, ticari ve iş sırrı bulunmadığını, davacının bu güne kadar buluşunun ve patentinin olmadığını, davacının kullandığı formüllerin üretim tekniğinin gizli olmadığını, ortada bir sır bulunmadığından bunun rekabet yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, bunun yanı sıra müvekkilinin fiyat politikası ve müşteri çevresi ile ilgili bilgi sahibi olmadığını, müvekkili iş akdini haklı sebeple feshettiğinden TBK'nın 447/2 maddesi gereğince rekabet yasağının sona erdiğini, rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğinin ölçüsüz ve hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye girmesini önleyecek şekilde süre, yer ve konu bakımından uygun sınırlar içinde kararlaştırılmış olması gerektiğini, sözleşmedeki şartın bu yönden de geçersiz olduğunu, ayrıca öngörülen cezai şartın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davalının sözleşmeye aykırı şekilde davacı ile aynı iş kolunda rakip şirkette Tekirdağ içinde davacıdan ayrılmasından iki yıl geçmeden çalışmaya başladığı, bu haliyle sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin anlaşıldığı, davalı tarafından imzaladığı sözleşmede rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunmadığı, sunulan yeni sözleşmeyi imzalamak istemediği ve kendisine haksız rekabete ilişkin hükümlerin çıkarılacağının söylendiği, bu kısmın kendilerinin haberi olmadan sonradan eklendiğinin beyan edildiği, davalının beyanlarını destekleyecek tanık beyanlarının olması ve davacı tarafından sunulan sözleşmenin haksız rekabet ve cezai şart içeren bölümlerinde davalının imzasının bulunmaması karşısında, davalının bu sözleşmeden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemece alınan bilirkişi raporunda, somut olayda haksız rekabetin mevcut olduğu ve davalının rekabet yasağını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, rekabet yasağı hükmünün sözleşmeye sonradan eklendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalının müvekkili şirkette ar-ge sorumlusu olarak çalıştığından bir çok gizli bilgiye sahip olduğunu, davalının rekabet yasağı hükmüne aykırı davranarak müvekkiline ait gizli formül ve bilgileri dava dışı şirkette kullanmasının kabulünün mümkün olmadığını, cezai şart içeren hükmün davalının bilgisi ve kabulü ile eklendiğini, sözleşmenin madde başlığı, sırası ve içeriği ile imzalı olan son sayfayla bir bütünlük taşıdığını, hükmedilecek cezai şarttan hakkaniyet indirimi yapılması halinde, indirim nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının tahsili ile davalının dava dışı firma ile olan iş ilişkisinin sona erdirilmesi istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir. TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Somut olayda; davalının 01.09.2012 tarihinde davacı şirkette kimyager ve sonrasında ar-ge müdürü olarak çalışmaya başladığı, davacı ile davalı arasında önce 01.05.2014 tarihli ve 5 yıl süreli iş sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmede rekabet yasağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, taraflarca imzalanan 20.10.2017 tarihli hizmet sözleşmesinin 8/c maddesinde ise; çalışanın, işveren ile arasındaki hizmet sözleşmesinin sona ermesi halinde işverenin faaliyet gösterdiği Tekirdağ ili sınırları içerisinde, rakibi olan veya olacak firma ve/veya kişilerle, işveren nezdinde iken görev aldığı ve/veya muadili olan projeler, alınan ruhsatlar kapsamında 2 yıl boyunca hizmet akdi, ortaklık vb. sıfatlarla çalışmayacağını, bu firmalara danışmanlık yapmayacağı, rakip firma ve kişilere bilgi ve döküman vermeyeceği, işverenin faaliyet gösterdiği alanda haksız rekabet doğuracak herhangi bir firma kurmayacağı, aksi takdirde işverenin sair tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, ayrıldığı tarihteki brüt ücretinin 24 katı kadar tazminat ödemeyi kabul ettiği, ayrıca işverenin işçinin rekabet yasağına aykırı eylemlerinden dolayı uğrayacağı sair zararları ile yasağa aykırı davranışlara derhal son verilmesini ayrıca talep hakkının saklı olduğu hususlarının hüküm altına alındığı, davalının 02.05.2018 tarihli istifa dilekçesiyle 03.05.2018 tarihinde kendi isteğiyle davacı iş yerindeki işten ayrıldığı, 24.07.2018 tarihinde davacı şirket ile aynı sektörde ve aynı faaliyet konularıyla Çerkezköy'de iştigal eden dava dışı ... Kimya firmasında kimyager olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Rekabet yasağı hükmü içeren sözleşmenin son sayfasında davalının imzası yer almakta olup, tüm sayfalarında imzası bulunmamaktadır. Davalının sözleşmedeki imzaya bir itirazı yoktur. Sözleşmenin madde başlıkları, madde numara ve sıraları ile içeriği, imzalı son sayfa ile bir bütünlük içerisindedir. Sözleşme sonunda "işbu 10 maddeden oluşan belirsiz iş sözleşmesi, tüm maddeleri müzakere edilmek suretiyle ve tarafların mutabakatı ile ... iki nüsha olarak tanzim edilmiş ve imzalanmıştır" şeklinde ibare yer almakta olup, kanunda sözleşmenin tüm sayfalarında imza bulunması şeklinde bir geçerlilik şartı da bulunmamaktadır. Bu nedenle sözleşmede yer alan rekabet yasağı hükmü geçerli olup, mahkemenin aksi yöndeki kabulü hatalıdır. Sözleşmede rekabet yasağı 2 yıl süre ve Tekirdağ ili coğrafi alanı ile sınırlandırılmıştır. Bu nedenle sözleşmede TBK'nın 445. maddesi kapsamında da kanuna aykırılık yoktur. TBK'nın 444/2. maddesi gereğince; rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir. Dosya kapsamından; davalının, davacı iş yerinde ar-ge müdürü olarak çalıştığı, bu kapsamda davacı şirketin üretim sırlarına ve gizli formüllerine vakıf olduğu, davacı şirketteki işinden ayrıldıktan sonra yeni işyerinde de aynı işi yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanması, davacı işverene önemli zarar verebilme ihtimalini taşımakta olup, zarar ihtimalinin varlığı ise rekabet yasağına aykırılığın kabulü için yeterlidir. Davalının istifa ederek ayrıldığı sabit olup, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği yönünde bir delil de sunulmamıştır. Bu nedenle davalının sözleşmenin rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiği sabit olup, mahkemece cezai şarta hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Ancak TBK'nın 182/3. fıkrasına göre hakim, fahiş gördüğü cezai şarttan re'sen indirim yapabilir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumu, borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarını belirlerken hak, adalet ve nesafet kuralları dikkate alınmalıdır. Buna göre işten ayrıldığında 12.248,94-TL brüt ücret alan davalının 24 aylık brüt ücretine tekabül eden 293.974,56-TL cezai şart isteği fahiş sayılmalıdır. Bu nedenle kararlaştırılan cezai şarttan %60 oranında tenkis yapılması somut olaya uygun görülmüş olup, cezai şart tutarı takdiren 24 aylık ücret tutarı olan 293.974,56-TL'nin %40'ı olan 117.589,82-TL olarak hesaplanmıştır. Diğer yandan sözleşmede öngörülen cezai şarttan mahkemece TBK'nın 182/3. maddesi hükmü doğrultusunda tenkis yapılması hakimin takdirine bağlı olup, tenkis nedeniyle reddedilen kısım bakımından dava kabul edilmiş gibi yargılama giderine hükmedilmesi gerekmektedir. Davacının diğer talebi, TBK'nın 446/3 maddesine dayalı olarak davalının dava dışı firma ile olan iş ilişkisinin sona erdirilmesi istemidir. TBK'nın 446/3 maddesine göre; “İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.” Söz konusu hüküm doğrultusunda işverenin, işçinin rekabet yasağını ihlal eden davranışının sona erdirilmesini talep edebilmesi için; rekabet yasağı sözleşmesinde, işçinin bu yasağa aykırı davranışı halinde rekabet oluşturan faaliyetine son vermeye zorlanabileceğinin açıkça yazılı olarak düzenlenmiş olması ve ilave olarak işverenin ihlal edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışının bunu haklı göstermesi koşullarının birlikte bulunması gerekmektedir. İşverenin rekabet yasağının ihlali nedeniyle önemli bir zararının olması ve işçinin ihlal davranışının ağır bir nitelik taşıması gerekir. Ancak bu konuda üçüncü kişileri zorlayıcı bir karar verilmesi mümkün olmadığından, rakip işletmede çalışmaya başlayan işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesine karar verilmesi mümkün değildir. Bu doğrultuda somut olayda davalının eylemi, rekabet eylemini sona erdirme yaptırımının uygulanmasını gerektirecek derecede ağır olmadığı gibi, yukarıda belirtildiği üzere iş akdinin sona erdirilmesinin talep edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle davacının bu isteminin reddine karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/06/2021 Tarih 2018/1035 Esas 2021/577 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, 117.589,82-TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair cezai şart alacağı isteminin tenkis nedeniyle reddine, davalının dava dışı ... firmasındaki iş akdinin sona erdirilmesi isteminin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 8.032,56-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 170,78-TL peşin, 5.000-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.170,78-TL harcın mahsubu ile kalan 2.861,78‬-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 5.206,68‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti, 268,75-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.268,75-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.634,37-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 18.814,37-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen iş akdinin sona erdirilmesi talebi yönünden davalı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Tenkis nedeniyle reddedilen cezai şart alacağı yönünden davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 65,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 32,75‬-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 5,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 2,25-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

nedenleriistinafdereceistanbulkaldırılmasınaıslahTazminatgerekçenumarasımahkemesikararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim