İstanbul BAM 12. HD 2021/1909 E. 2024/540 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1909
2024/540
16 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1909
KARAR NO: 2024/540
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/02/2021
NUMARASI: 2019/493 Esas - 2021/94 Karar
DAVA: İtirazın İptali
Davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı şirket vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında Üye İşyeri Sözleşmesi, Elektronik Bankacılık Sözleşmesi, Mevduat Hesabı Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmeler çerçevesinde davalı şirkete POS cihazı teslim edildiğini, tahsis edilen POS cihazı ile yapılan işlemlere kart sahipleri tarafından itiraz edildiğini, müvekkili bankaca iadeye ilişkin ödemeler yapıldığını, çok sayıda işleme itiraz edilmesinin sahtecilik/usulsüzlük ihtimalini gündeme getirdiğini, bu sebeple kart harcamalarına ilişkin kart hamillerine ait imzalı mail order belgelerinin davalılardan talep edildiğini, ancak davalılar tarafından herhangi bir belge ibraz edilmediğini, firma hesabına yatan tutarların, şube içinden nakit olarak ve internet üzerinden EFT yapılarak şirket ortağı ... tarafından çekildiğini, söz konusu usulsüz işlemler nedeniyle banka hesaplarında kalan kısmın bloke edildiğini, ancak banka alacağının kapanmadığını ve zararın oluştuğunu, davalılara Beyoğlu ... Noterliği’nin 29.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ancak banka alacağının ödenmediğini, davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, fakat davalıların takibe itiraz ettiğini, ayrıca davalılar hakkında İstanbul 14. ATM’nin 2019/880 E. sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, takip tarihi itibariyle müvekkil banka alacağının 207.740,01-TL asıl alacak, 4.392,45-TL işlemiş faiz, 619,62-TL BSMV ve 729,90-TL ihtiyati haciz masrafı ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 213.081,95-TL olduğunu, belirterek davalının itirazının iptali ve takibin devamına, davalının takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin yetkilisi olarak adı geçen şirket adına hesap açmak üzere davacı bankanın Çeliktepe Şubesi’ne başvuru yaptığını, sadece bu başvuru ile ilgili bir takım evrakları imzaladığını, dava konusu alacağın dayanağını oluşturan POS cihazının kullanımına ilişkin olan Üye İşyeri Sözleşmesini davacı taraf ile hiçbir zaman ne kendi adına ne de şirketi adına imzalamadığını, ayrıca fotokopisi ibraz edilen sözleşmenin imza altına alındığı tarihin dahi olmadığını,ödemelere ilişkin itirazlar yapıldıktan sonra müşteri temsilcisi ve bankanın Çeliktepe Şube Müdürü’nün üye işyeri sözleşmesinin imzalanmadığını beyan ederek, üye işyeri sözleşmesini imzalaması için şahsını defalarca aradıklarını, davacı banka tarafından müvekkilinin hesabına gelen para miktarının ne kadar olduğu ne kadarının çekildiği ve ne kadarlık kısmı üzerine el konulduğu konusunda bilgi verilmediğini, üye işyeri sözleşmesi olmadığından sözleşmenin borçlandıran yükümlülüklerinden müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, söz konusu POS cihazının yetkilisi bulunduğu şirketin kullanımı için davacı banka tarafından gönderildiğini, şirket tarafından kesinlikle haksız çekilen bir paranın söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin bilgisayar ve yazılım konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile ... isimli müşterisi arasında 13.02.2019 tarihinde yapılan “e ticaret web tasarımı ve yazılımı” sözleşmesi gereği yazılım hizmetinin karşılığı olarak para çekimi yapıldığını ve bu konuda davacı bankaya gerekli bilgi ve evrakları ibraz ettiğini, davacı bankanın aksi yöndeki beyanlarının doğru olmadığını, ayrıca şirket tarafından verilen hizmet ile ilgili masraf ve gelirlerin faturalandırıldığını, yaptığı iş karşılığı davacı banka nezdindeki hesabına 11.02.2019 ile 02.03.2019 tarihleri arasında 345.000-TL ödeme geldiğini, yaklaşık 15 gün sonra şirketin ödemeleri için hesabından şirket nam ve hesabına olmak üzere peyderpey 145.000-TL çekim ve ödeme yapıldığını belirterek davalı ... yönünden husumet yokluğu sebebi ile davanın reddine, davalı şirket yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacı ile davalı şirket arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeye istinaden davacı banka tarafından, davalıya ... Üye Kodu ile üye işyeri tanımı yapıldığı ve 16.01.2019 tarihinde, davalı şirket merkezinde ... terminal no.lu POS cihazı kurulumu yapıldığı, üye işyerine ait davacı banka kayıtlarına göre, davacı bankanın 16.01.2019 - 14.03.2019 tarihleri arasında davalı şirket ile üye işyeri olarak çalıştığı, davalı şirkete ait POS cihazından 11.02.2019-02.03.2019 tarihleri arasında yurt dışı kredi kartları ile gerçekleştirilen harcamalara, kart hamilleri tarafından, bankaları aracılığıyla yapılan itirazlar sebebiyle, söz konusu harcamaların chargeback işlemine konu olduğu ve davacı bankanın hesabına borç kaydedildiği, dava konusu kredi kartı işlemlerinin mail order sistemi ile gerçekleştirdiğinin tarafların kabulünde olduğu, davalı şirkete ait ... terminal no.lu POS cihazından, yurt dışı kredi kartı işlemlerinden gerçekleştirilen 16 adette toplam 345.000-TL’lık işlem bedelinin davalı şirketin mevduat hesabına alacak kaydedildiği, kart hamillerinin itirazları sebebiyle davacı bankaca, kart hamillerinin bankalarına chargeback bedellerinin döviz olarak ödendiği, Üye İşyeri Sözleşmesinin 14. maddesi uyarınca, itiraza konu işlemlere ilişkin harcama/satış belgelerinin davalı şirket tarafından ibraz edilmediği ödenen chargeback bedellerinin TL karşılığı toplam 382.865,23-TL olup, bu tutarın 24.05.2019 tarihinde davalı şirket adına açılan takipteki krediler hesabına borç kaydedildiği ve davacının hesabında blokede tutulan 171.922,43 TL’lık tutarın borca mahsup edildiği ve kalan 206.430,48 TL’lık kısmın ise tahsil edilemediği, davacı banka tarafından davalı şirkete çekilen, Beyoğlu ... Noterliği’nin 29.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile borcun ödenmesinin ihtar edildiği ve Üye İşyeri Sözleşmesinin 10.7. maddesi gereği tahsil edilemeyen 206.430,48-TL için % 36,75 faiz oranı üzerinden işlemiş temerrüt faiziyle birlikte takip tarihi itibariyle 213.081,95 -TL alacak tutarının davalı şirketten tazmin hakkının doğduğu, sözleşmede davalı ...’ın sadece davalı şirketin yetkilisi olarak imzası bulunduğu, başkaca da taraf sıfatının bulunmadığı, bu sebeple, her ne kadar ... şirketin tek ortağı ve yetkilisi olsa bile takip tarihi itibariyle hesaplanan borçtan şahsi sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... Ltd. Şti. Aleyhine açılan davanın kabulüne, davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla alacağın %20'si olan 42.616,39-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; davalı ...'in şirket yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, müvekkili banka ile ticari ilişki nedeniyle kendisine tahsis edilen POS cihazı ve tanımlı mail order sistemini kullanarak kart sahiplerinin bilgi ve onayı dışında çekimler yaptığını, paraları uhdesine geçirdiğini, davalının ne şekilde elde edildiği belli olmayan yabancı şahıslara ait kart bilgilerini ele geçirerek çekimler yaptığını, davalının dolandırıcılık eylemleri nedeniyle bankaya karşı haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğunun bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı şirket vekili; müvekkilinin yapılan işlemler nedeniyle ... isimli kişiye hizmet bedeli fatura ettiğini, buna ilişkin faturaların sunulduğunu, ancak mahkemece bu hususlar üzerinde hiç durulmadığını, müvekkilinin ... ile akdettiği sözleşme kapsamında taahhüt ettiği edimin ifasına başladığını, bu ifaya yönelik ...'e faturalar kesildiğini, bu hususların dosyaya sunulan e-posta yazışmaları ve faturalarla sabit olduğunu, müvekkilinin ... tarafından bildirilen kartlardan mail order yöntemi ile çekim yaptığını, müvekkilinin hukuka aykırı bir eyleminin bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen üye iş yeri sözleşmesi kapsamında, banka tarafından davalı şirkete tahsis edilen sanal POS cihazı ile yapılan işlemlere yönelik kart hamillerince yapılan harcama itirazları nedeniyle, chargeback yoluyla banka tarafından kart hamillerinin bankalarına yapılan ödemeler sonucunda, davalı asıl borçlu hesabına borç olarak kaydedilen banka zararının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir Davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı ... End. ve San.Ltd.Şti. arasında Üye İşyeri ilişkisi kapsamında, davacı banka tarafından, davalı şirkete ... Üye Kodu ile üye işyeri tanımı yapıldığı ve 16.01.2019 tarihinde, davalı şirket merkezinde ... terminal no.lu POS cihazı kurulumu yapıldığı, üye işyerine ait davacı banka kayıtlarına göre, davacı bankanın 16.01.2019 - 14.03.2019 tarihleri arasında davalı şirket ile üye işyeri olarak çalıştığı, davalı şirkete ait POS cihazından 11.02.2019-02.03.2019 tarihleri arasında yurt dışı kredi kartları ile Mail Order sistemiyle gerçekleştirilen 16 adette 345.000-TL, harcamalara kart hamilleri tarafından, bankaları aracılığıyla yapılan itirazlar sebebiyle, söz konusu harcamaların chargeback işlemine konu olduğu ve davacı bankanın hesabına borç kaydedildiği, davacı banka tarafından chargeback bedeli olarak yurt dışı kart hamillerinin bankalarına 382.865,32-TL karşılığı USD/EURO ödeme yapıldığı ve 24.05.2019 tarihinde Türk Lirası tutar üzerinden davalı şirketin borçlandırdığı, davacı bankaca yapılan ödemeye karşılık davacının hesabında blokede olan 171.922,43-TL’nin borca mahsup edildiği ve 29.05.2019 ihtarname tarihi itibariyle kalan anapara borç tutarı ile işlemiş faizinin toplam 207.740,01-TL olduğu, davalı şirketin 03.06.2019 tarihinde temerrüte düştüğü, davacı banka tarafından üye iş yeri şirket yanında, şirket yetkilisi ... hakkında da alacağın tahsili için takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, şirket adına Üye iş yeri sözleşmesinin imzalanmadığını ileri sürerek sorumlu olmadığını iddia etmektedir. Ancak somut olayda Üye İşyeri Sözleşmesi kapsamında şirkete banka tarafından POS cihazı tahsis edildiği, banka tarafından davalı şirkete üye iş yeri tanımı yapıldığı, POS cihazının yurt dışı kaynaklı (mail order) sisteminin kullanıldığı tarafların kabulündedir. Her ne kadar sözleşme aslı ibraz edilememiş ise de taraflar arasında Üye İş Yeri ilişkisi bulunduğu açıktır. Aynı olay nedeniyle davacı bankanın şikayeti üzerine davalı şirketin yetkilisi olan diğer davalı ... ile işlemin diğer tarafı olan ... isimli kişi hakkında bilişim sistemleri, banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemi ile açılan İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/352-453 sayılı ceza dava dosyasında sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş, ancak bu karar istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmemiştir. İşlemin diğer tarafı olduğu iddia edilen dava dışı ... soruşturma dosyası ile ceza dava dosyasındaki ifadelerinde davalı şirketle olan ticari ilişkiyi inkar etmiştir. Davacı vekili, müvekkili bankanın dolandırıcılık suretiyle zarara uğratıldığını iddia etmekte olup davalı ... yönünden haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır. Davalı ... haksız fiil sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ise ceza dava dosyasında yapılacak yargılama sonucunda açıklığa kavuşacaktır. Bu durumda 6100 sayılı HMK m.165 gereği, eldeki bu davanın sonucunu etkileyebilecek olan ceza dava dosyasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalı ... sözleşmede taraf olmadığı ve şahsi sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2021 Tarih 2019/493 Esas 2021/94 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" "Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine yer olmadığına" İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı şirket tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (Davacı 59,30-TL davalı şirket 3.639-TL) istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01