İstanbul BAM 12. HD 2021/1572 E. 2024/487 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1572
2024/487
28 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1572
KARAR NO: 2024/487
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili, davalı şirketin maliki olduğu Ankara/Keçiören ilçesi ...parsel sayılı taşınmaz üzerine müvekkili şirket lehine 16.03.2001 tarihinden itibaren geçerli 25 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin tamamının davalı şirkete ödendiğini, taşınmazın davalı şirket tarafından intifa hakkıyla yükümlü olarak 15.04.2008 tarihinde diğer davalıya satıldığını, davalı şirket tarafından düzenlenen 14.10.2004 ve 03.02.2005 tarihli faturalar karşılığında taşınmaza yapılan sabit nitelikteki saha betonu için davalı şirkete toplam 85.725-TL ödeme yapıldığını, ayrıca taşınmaza değer katan sabit yatırım ve demirbaş sağlandığını, Rekabet Kurulu kararı ile sözleşmelere sağlanan muafiyetin 5 yıl ile sınırlandığını, bu karar nedeniyle intifa hakkı ile müvekkili ile davalı arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve protokollerin 18.09.2010 tarihini aşan sürelerin geçersiz kılındığını ve intifa hakkının terkin edildiğini belirterek, davalıya ödenen peşin intifa bedelinin geçersiz kılınan intifa süresine (18/09/2010-16/03/2026) tekabül eden kısmının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncellenen değeri karşılığında 131.908,37-TL'sinin davalı ...'dan, davalı şirkete ödenen yatırım katılım bedeli tutarının geçersiz kılınan intifa süresine (18/09/2010-16/03/2026) tekabül eden kısmının denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncellenen değeri karşılığında şimdilik 5.000-TL'si ile müvekkili tarafından sağlanan sabit nitelikteki yatırım ve demirbaşların denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncelleştirilen değeri karşılığında şimdilik 1.000-TL'sinin her iki davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşme Rekabet Kurulu kararı gereğince sona erdiğinden müvekkilinin kusuru bulunmadığını ve iyi niyetli olduğunu, müvekkiline intifa bedeli ödenmediğini, ayrıca davacının isteyebileceği bedelin resmi senetteki bedel olduğunu, davacı intifa hakkını özgür iradesi ile 2010 yılında kaldırdığından bu istemin konusuz kaldığını, konusuz kalan bir alacağın talep edilemeyeceğini,davacının yatırım bedeli alacağı bulunmadığını, davacı yatırım yaptığını kanıtlasa dahi akaryakıt satışı için yatırım yapmasının zorunlu olduğunu, bu nedenle işlemeyensüreye isabet eden kısmının talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği yatırım yıllardır kullanıldığından maddi değeri kalmadığını, sabit yatırım ve demirbaşların davacıya teslim edildiğini,müvekkilince gönderilen 13.09.2010 tarihli ihtara rağmen davacının ariyet malzemeleri teslim almadığını, ancak müvekkilinin ariyetleri davacıya teslim ettiğini,sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşmadığını, davacının temerrüt faizi isteminin de yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; taşınmazda davacı şirket intifa hakkı sahibi, 24.02.2008 tarihine kadar davalı ... ve bu tarihten itibaren davalı ...'ın çıplak mülkiyet sahibi olduğu, taşınmazda 16.03.2001 tarihinde 51.000-TL ivaz karşılığında, 25 yıl süre ile davacı şirket lehine intifa hakkı tesis edildiği, bedelinin de peşinen ve nakden alındığı, intifa hakkından 28.10.2010 tarihinde çıplak mülkiyet sahibi davalı ... lehine 124.348,50-TL bedelle feragat edildiği ve tapu sicilinden terkin edildiği, davacı şirket davalı ...'dan intifa bedeli olan 124.348,50-TL alarak intifa hakkından feragat ettiği, bedel karşılığı intifa hakkından feragat etmesi nedeniyle davacının artık bakiye intifa bedeli isteyemeyeceğinin kabulü gerektiği, yatırım-katılım bedeli alacağı yönünden ise; inşaat işlerine ilişkin olarak istasyon saha betonu katılımı ile ilgili 2 adet fatura bulunmakta olup, davalı şirket tarafından davacı adına kesilen 14.10.2004 tarihli fatura tutarının KDV dahil 62.125,73 TL olduğu, 03.02.2005 tarihli faturanın ise 23.600-TL olduğu, faturalar toplamının 85.725,73-TL olduğu, saha betonunun niteliği itibari ile akaryakıt istasyonunun ayrılmaz parçası olduğu, intifa hakkından feragat edilmesi nedeniyle, intifa bedelini alan kimsenin aynı zamanda saha betonu bedelini de almış olduğu, böylelikle 124.348,50-TL bedelle intifa hakkından feragat eden davacı şirketin,sabit nitelikteki yatırım-katılım bedeline yönelik 10.000-TL tutarlı alacak isteminde haklı olmadığı, ayrıca akaryakıt satış ve servis istasyonunun yapı kullanma izin belgesinin alınmadığı,inşaatın tamamlanmadığı, 12.05.2017 dava tarihi itibari ile inşaatın bitmemesi nedeniyle, davacı şirketin sabit nitelikteki yatırım bedeline dair alacak isteminde bu yönüyle de haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davalı şirketin maliki olduğu taşınmaz üzerine müvekkili şirket lehine 16.03.2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 25 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin davalı şirkete ödendiğini, taşınmazın davalı şirket tarafından intifa hakkıyla yükümlü olarak 15.04.2008 tarihinde diğer davalıya satıldığını, davalı şirket tarafından düzenlenen 14.10.2004 ve 03.02.2005 tarihli faturalar karşılığında taşınmaza yapılan sabit nitelikteki saha betonu için davalı şirkete toplam 85.725-TL ödeme yapıldığını, ayrıca müvekkilince taşınmaza değer katar nitelikte sabit yatırımlar ve demirbaşların sağlandığını, Rekabet Kurulu kararı ile sözleşmelere sağlanan muafiyetin 5 yıl ile sınırlandığını, bu karar nedeniyle intifa hakkı ile müvekkili ile davalı arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve protokollerin 18.09.2010 tarihini aşan sürelerinin geçersiz kılındığını ve intifa hakkının terkin edildiğini, terkine ilişkin tescil istem belgesinde intifa bedelinin alındığına veya ödendiğine dair bir ibare bulunmadığını, davalı tarafın dahi terkin bedelinin müvekkiline ödendiğine dair savunmasının bulunmadığını, bu nedenle söz konusu tutarın müvekkilince alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istasyona yapılan faydalı yatırımlarla ilgili taleplerinin intifa hakkından bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini, dolayısıyla intifa terkin senedindeki ifadeye dayalı olarak bu taleplerin reddinin hukuka aykırı olduğunu, öte yandan intifa bedelinin taşınmazın çıplak mülkiyeti için ödendiğini, saha betonuna ilişkin iki fatura bedelinin de davalıya ödendiğini, müvekkilince sağlanan sabit yatırım ve demirbaşlara ilişkin liste dava dilekçesi ekinde sunulmuş olup, denkleştirici adalet ilkesi kapsamında davalıların sorumlu olduğu güncel değerin tespiti ile taleplerinin kabulü gerektiğini, davalının demirbaşlar için düzenlenen faturaya da itiraz etmediğini, buna rağmen mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sundukları liste dikkate alınmaksızın keşifte tespit edilenler için hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki davalıların demirbaşları teslim almadıkları iddiası bulunmadığı,iade edildiğinin ileri sürüldüğünü, ancak davalıların buna ilişkin delil sunmadıklarını, ayrıca sabit yatırım ve demirbaşların denkleştirici adalet ilkesi uyarınca güncel değerinin hesaplanması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, Rekabet Kurulu kararı gereğince bayilik ilişkisinin sona ermesi ve intifa hakkının terkin edilmesi sonucunda, davacı tarafından davalıya ödenen intifa hakkı bedeli ve sabit yatırım bedelinin bakiye süreye isabet eden kısmı ile demirbaş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Rekabet Kurulunun 14.07.2002 tarihli Dikey Anlaşmalara İlişkin 2002/2 Numaralı Tebliğinin 5. maddesinde, alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün 5 yıldan uzun olamayacağı belirtilmiştir. Tebliğin konusu olan dikey anlaşmalar, taraflar arasındaki bayilik, intifa hakkı, kira, emanet, kredi ve benzeri sözleşmelerden oluşan hukuki ve iktisadi ilişkilerin bütünüdür. Rekabet Kurulu 2003/3 sayılı tebliğinde ise, dikey anlaşmalarda yer alan muafiyet süresinin (rekabet etmeme yükümlülüğü süresi) rekabet mevzuatına uygun hale getirilmesi için 18.09.2005 tarihine kadar bir geçiş dönemi öngörülmüş,bilahare 18.09.2010 tarihini aşan sürelerin geçersiz hale geldiği duyurulmuştur.Davalı şirket adına kayıtlı bulunan taşınmaz üzerine 16.03.2001 tarihinde davacı şirket lehine 51.000-TL bedelle 25 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, akit tablosunda intifa bedelinin peşinen ve nakten ödendiğinin belirtildiği, taşınmazın 15.04.2008 tarihinde intifa hakkı ile birlikte diğer davalı ...'a satıldığı, intifa şerhinin, davacının 28.10.2010 tarihinde çıplak mülkiyet sahibi davalı ... lehine 124.348,50-TL bedelle intifa hakkından feragat edildiği bildirilmesi üzerine bu tarihte terkin edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin Rekabet Kurulu kararı gereği süresinden önce sona ermesi nedeniyle, davacı tarafça sözleşmenin devam edeceği inancıyla davalıya ödenen intifa bedelinin kullanılmayan süreye isabet eden kısmının kıstelyevm hesabına göre davacıya iadesi gerekir. İntifa bedeli terkin isteminde davacı tarafça çıplak mülkiyet sahibi lehine 124.348,50-TL bedelle intifa hakkından feragat edildiği belirtilmiş olup, bu beyan intifa bedelinin ödendiği anlamına gelmediği gibi intifa bedelinden feragat anlamı da taşımamaktadır. Davalı taraf bedel ödediğini savunmadığı gibi bedel karşılığında intifa hakkından feragat nedeniyle davacının intifa bedeli talep edemeyeceğinin kabulü doğru olmamıştır. Davacı tarafça intifa bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenerek ödenmesi talep edilmiş ise de, davacı tarafından anılan ödeme intifa hakkının terkin edildiği tarihe kadar davacı şirketin haklı sebeble kullanımında olduğu davalı bayinin sebebsiz zenginleşen olmadığından verildiği tarihden itibaren güncellenme talebi yerinde değildir. Rekabet kurulu kararıyla sona eren intifa hakkı nedeniyle davalı malik iyiniyetli sebepsiz zenginleşen olduğundan elinde kalan paranın iadesi ile sorumludur.TBK’nın 79. maddesi hükmü gereği davalı sadece sebepsiz zenginleştiği miktar kadar sorumludur. Bu sebeple iade edilmesi gereken intifa bedelinin hesabında, davacı tarafından ödenen ancak davalının elinde kalmayan KDV tutarının dikkate alınmaması gerekir. İntifa tesisine ilişkin akit tablosunda 51.000-TL intifa bedeli ödendiği belirtilmiştir.İntifa akit tablosunda davalıya ödendiği belirtilen 51.000-TL'nin intifa terkin tarihinden süre sonuna kadar olan, kalan süreye isabet eden kısmının tespiti ile kullanılmayan süreye isabet eden kısmın iadesi gerekmektedir. Davacı tarafça taşınmaza yapılan sabit nitelikteki saha betonu için davalı şirkete toplam 85.725-TL ödeme yapıldığı ileri sürülerek,kalan süreye isabet eden kısmı talep edilmiştir. Bu hususta iki adet fatura ibraz edilmiş olup, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen saha betonu katkı bedeli açıklamalı 14.10.2004 tarihli fatura tutarının KDV hariç 52.148,93-TL, 03.02.2005 tarihli fatura tutarının ise 23.000-TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacı,aynı şekilde davalıya ödediği yatırım katkı bedelinin 18.09.2010 tarihinden itibaren kalan süreye isabet eden kısmını, yine ödediği tutar kadar ve KDV hariç olmak üzere talep edebilecektir.İntifa karşılığını alarak intifayı terkin ettiren kimsenin aynı zamanda saha betonu bedelini de aldığı yönündeki kabulü hatalıdır. Ayrıca yatırım bedelinin talep edilebilmesi için, söz konusu yatırımın istasyona değer katıp katmadığının, davalının ticaretine devam edip etmediğinin tespiti gerekir.Talimat mahkemesince yapılan keşifte, istasyonun davalı tarafından başka bir dağıtıcı ile işletilmeye devam ettiği tespit edilmiştir. Davalıya ait akaryakıt istasyonunun inşaatının tamamlanmadığı yönündeki kabül de dosya kapsamına uygun değildir.Davalı tarafından kullanılmaya devam edilen sabit yatırımların istasyona değer kattığı anlaşılmakla, davacı tarafça yatırım katılım bedelinin bakiye süreye isabet eden kısmının iadesi istenebilecektir. Ancak mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususta da bir hesaplama yapılmamıştır. Bu nedenle yatırım katılım bedelinin de kalan süreye isabet eden kısmının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekmektedir. Davacı tarafın diğer isteği, davalıya sağlanan sabit yatırım ve demirbaş bedeline ilişkin olup, davacı tarafça bu hususta dava dilekçesi ekinde bir liste ibraz edilmiştir. Davalı tarafça ise demirbaşların davalıya teslim edildiği ileri sürülmüş, demirbaşların iadesine ilişkin tutanağın taraflar arasında görülen diğer bir davaya ilişkin İstanbul 10. ATM'nin 2014/324 esas sayılı dosyasında bulunduğu bildirilmiş ise de mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmadığı gibi, demirbaş bedeli talebine ilişkin olarak tespit ve değerlendirme de yapılmamıştır. Bu nedenle demirbaşların davalı tarafça davacıya iade edilip edilmediği tespit edilerek, iade edildiğinin kanıtlanamaması halinde bedeline hükmedilmesi gerekmektedir. İadesi gereken demirbaş mal bedelinin tespitinde ise, defter değerleri de gözetilerek dava tarihi itibariyle değerinden amortisman bedelleri düşülerek dava tarihindeki değeri dikkate alınmalıdır. Diğer yandan yargılamada taraflarca dosyaya bir sözleşme veya protokol ibraz edilmediği gibi mahkemece de ibrazı sağlanmamıştır. Tüm ticari ilişkinin akdedilen bayilik sözleşmesi ve protokollerle düzenlendiği hususu dikkate alındığında, mahkemece taraflarca akdedilmiş tüm sözleşme ve protokollerin ibrazı sağlanmadan yargılamaya devamı olunması doğru olmamıştır.Tarafların sundukları dilekçelerden, İstanbul 10. ATM'nin 2014/324 esas, İstanbul 9. ATM'nin 2010/180 ve İstanbul 8. ATM'nin 2016/54 esas sayılı dosyalarında davalar görüldüğü ve dayanılan delil ve sözleşmelerin bu dosyalarda bulunduğu anlaşılmakla, bu dosyalar ve eldeki davaya etkisi değerlendirimeden eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanıp değerlendirilmediğinden,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2021 Tarih, 2017/446 Esas - 2021/129 Karar sayılı kararının HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01