İstanbul BAM 12. HD 2021/1580 E. 2024/478 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1580
2024/478
28 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1580
KARAR NO: 2024/478
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/05/2021
NUMARASI: 2016/982 Esas - 2021/383 Karar
DAVA: Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi nedeniyle müvekkili tarafından davalıya 15/06/2011 vadeli ve 50.000-TL bedelli teminat mektubu verilip bir borcu yok iken paraya çevrildiğini sözleşme ilişkisinden dolayı davalının müvekkili aleyhine dava açtığını,müvekkilinin de teminat mektubunun haksız tazmini nedeniyle davalıya karşı alacak davası açıldığını, her iki davanın birleştirilerek görüldüğü İstanbul 12. ATM'nin 2014/337 esas ve 2016/134 karar sayılı dosyasında verilen 11/03/2016 tarihli karar ile davalının açtığı asıl davanın erken açılması nedeniyle reddine, müvekkilinin açtığı birleşen davanın kabulüyle 10.000-TL'nin temerrüt tarihi olan 24/06/2011'den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini; o davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan 50.000-TL bedelli teminat mektubundan kalan 40.000-TL'nin tahsili için işbu ek davanın açıldığını ileri sürerek,teminat mektubundan geri kalan 40.000-TL’nin tazmin tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, İstanbul 12. ATM'nin dosyasında verilen kararın müvekkilince temyiz yoluna başvurulması nedeniyle henüz kesinleşmediğinden bekletici mesele yapılması gerektiğini; taraflar arasındaki 06/09/2004 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında davacı bayiin müvekkiline borcu bulunduğunu, teminat mektubunun da süresi sona erdiğinden tazmin edilmek zorunda kalındığını, sözleşmeye göre İzmir'de bulunan iki taşınmazın intifa ve kira hakkının 16/01/2019 tarihine kadar müvekkiline bırakıldığını ve davacının borçlarının temini için 50.000-TL bedelli teminat mektubunun verildiğini, Rekabet Kurulu'nun 12/03/2009 tarihli kararlarıyla sözleşmenin ve intifa hakkının 18/09/2010 tarihinde sona erdiğini, sonrasında davacının başka bir akaryakıt dağıtım şirketiyle faaliyetine devam ettiğini ancak taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin sona ermediğini, müvekkilinin de borçlarını tahsil etmek için 12. ATM'deki davayı açtığını, davanın erken açıldığından bahisle reddedildiğini, yani davanın esası hakkında verilen bir kararın bulunmadığını ve cari hesap ekstreleri incelendiğinde müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun görüleceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, İstanbul 12. ATM'nin 2014/337 esas sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporları da dikkate alındığında, taraflar arasında akaryakıt satış sözleşmesi nedeniyle ... Işıkkent Şubesi ... seri nolu, 15/06/2011 vadeli ve 50.000-TL bedelli teminat mektubunun davacı tarafından davalıya verildiği, teminat mektubunun davalı tarafından paraya çevrildiği, 12. ATM dosyasında teminat mektubu haksız tazmin edildiğinden 10.000-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın onanarak kesinleştiği ve kalan 40.000 TL'lik kısım için işbu davanın ikame edildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıya borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davalı tarafça sunulan cari hesap ekstresine göre davalının davacıdan alacağının bulunduğu ancak detaylı muavin ibrazında bulunmaması nedeniyle alacak bakiyesinin tespit edilemediği ve davalının davacıdan alacağı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 40.000-TL'nin 24/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili,bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin 2004-2010 tarihleri arasında gerçekleşmesine rağmen, davacının 2004-2005-2006-2007 ve 2008 yıllarına ilişkin yasal defterlerinin incelenmediğini, davacının incelenen defterlerinde 2008 yılından devreden 24.827,47-TL tutarında müvekkiline borçlu olduğu tespit edildikten sonra, 2016 yılı itibariyle müvekkiline herhangi bir borcu bulunmadığının belirtildiğini, bu inceleme sonuçlarının eksik ve çelişkili olduğunu, sundukları itirazların da kabul edilmediğini; bilirkişi raporunda müvekkilinin, 31/10/2010 tarihi itibariyle davacıdan, 15.341,50-TL alacaklı olduğu ve en son 30/11/2010 tarihli cari hesap ekstresinde 194.874,27-TL alacaklı olduğunun tespit edilmesine rağmen, yardımcı defter niteliğindeki muavin defterin ibrazında bulunulmadığından bahisle alacak bakiyesinin içeriği yönünde bir tespit yapılamadığının belirtildiğini, bilirkişilerin inceleme sırasında talep ettikleri muavin defter dökümlerinin, covid-19 tedbirleri kapsamında şirket çalışanlarının evden çalışması ve 11 yıl önceki kayıtlar olması sebebiyle temin edilemediğini ancak ek rapor alınmasına karar verilmesi halinde ibraz edilebileceğinin bildirildiğini, buna rağmen mahkemece, talepleri kabul edilmediğinden eksik incelemeyle karar verildiğini; 12. ATM'deki bilirkişi raporunda müvekkilinin 29/11/2010 tarihi itibariyle, alacaklı göründüğü KDV dahil 193.568,34-TL'nin asıl dava kapsamında düzenlendiği anlaşılan 11/11/2010 tarihli faturadan kaynaklandığının tespit edildiğini, rapora itiraz dilekçesi ekinde bu rakamla ilgili yevmiye defter kaydının sayfası, cari hesap ekstresi ve kayıtların da ibraz edildiğini, ek rapor alınmış olsaydı alacaklarının tespit edilmiş olacağını ve müvekkili şirket uygulamasında nakde çevrilen veya iade edilen teminat mektuplarının saklanmadığını, bilirkişilerce mektubun incelenmediğini halbu ki incelenmiş olsaydı tüm alacakların teminatını teşkil ettiği hususunun açıklığa kavuşcağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında verilmiş ve tazmin edilmiş teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 2004 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğu ve sözleşmenin sona erdiği,daha önce görülmüş İstanbul 12. ATM'nin 2014/337 esas ve 2016/134 karar sayılı dosyasında, 11/03/2010 tarihli asıl dava davacının ... A.Ş., davalıların ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.; 25/08/2021 tarihli 1. birleşen davada davacının ... Ltd. Şti., davalının ... A.Ş. ve 23/11/2010 tarihli 2. birleşen davada davacının ... Ltd. Şti., davalının ... A.Ş. olduğu, asıl davada Rekabet Kurulu kararına istinaden akaryakıt dağıtım sözleşmelerindeki 5 yılı aşan muafiyet koşullarının ortadan kalkması sebebiyle verilmiş olan intifa hakkının süresinden önce sona ermesi sebebiyle, sözleşmenin intifa hakkının sonuna kadar süreceği inancıyla bakım, onarım vs. amacıyla davalı bayiye ödenen 147.576-TL'nin davalı taraftan tahsili istemine ilişkin olduğu; 1. birleşen davada haksız olarak tazmin edilen 50.000-TL bedelli teminat mektubundan şimdilik 10.000-TL'nin davalıdan tahsilinin talep edildiği, 2. birleşen davada da davalıya teminat olarak verilen 5 adet çek yaprağının iadesinin istenildiği; mahkemece 10/03/2016 tarihli gerekçeli kararla, asıl dava erken açıldığından reddine; 1. birleşen davada davalı ... A.Ş.'nin dava tarihi itibariyle teminat mektubunun nakde çevrilmesini haklı kılacak kesinleşen alacak savunmasında bulunmadığı ve işbu birleşen dava tarihi itibariyle de takas-mahsup talebinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle 10.000-TL'nin davalıdan tahsiline; 2. birleşen davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 19. HD'nin 2016/18965 E., 2019/326 K. sayılı ve 22/01/2019 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir. HMK 109.madde uyarınca kısmi davada saklı tutulan alacak bölümü için gerek kısmî dava karara bağlanmadan önce, gerekse daha sonra ayrı bir ek dava açılması mümkündür.Davanın kısmi nitelikte olması halinde önceden açılan davada kesinleşen ilâmın tespit kısmı, kalan kısım hakkında açılan ikinci davanın tespit kısmı için kesin hüküm oluşturur ve bağlayıcıdır. Öğreti ve yargısal uygulamada, kısmi dava sonunda davalının borcu ödemeye mahkum edilmesi veya kısmi davanın tamamen veya kısmen reddine karar verilmiş olması halinde taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur ki bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tümünü kapsar. Bu nedenle kısmi dava sonunda verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur (Yargıtay HGK'nın 2021/5-337 E., 2023/94 K. sayılı ve 15/02/2023 tarihli ilamı). Davalı vekili,istinaf aşamasında sunduğu 09/07/2021 tarihli dilekçesiyle davalıya karşı İstanbul 21. ATM'nin 2021/78 esas sayılı dosyasında 147.576-TL'nin tahsili talepli dava açıldığını ve o dava sonucunda verilecek karar ile mektubun tazmininin hukuka aykırı olmadığının anlaşılacağını ileri sürmüştür. UYAP aracılığıyla yapılan incelemede, mahkemenin 2022/710 karar sayılı ve 26/10/2022 tarihli ilamıyla, "Davacının talep ettiği miktarın, tesis kurulumu için bir kez verilen ve harcanan bir para olduğu, Rekabet Kurulu kararı nedeniyle kısıtlanan süre boyunca sözleşmenin icra edildiği,sözleşme süresi 5 yıl olarak kararlaştırılmış olması halinde bu giderin yapılacağının açık olduğu, davalı tarafça erken fesih olmadığından davacının bu nedenle bir zararının olmadığı,davalının iadeyle yükümlü olduğu bir miktar bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,dosyanın halen istinaf incelemesinde bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak, İstanbul 12 ATM de açılan kısmi dava neticesi kesinleşen karar içeriğine göre tazmin tarihi itibariyle davalının davacıdan kesinleşen bir alacak olmadığının kesinleşmesi karşısında ,tazmin tarihinden önceki tarih itibariyle borç olmadığının kabulü gerekir.Kesinleşen hüküm karşısında, bu hususta yeniden inceleme yapılması mümkün olmadığından bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı vekilinin bu davadaki savunması İstanbul 12 ATM de açılan davada verilen kararın kesinleşmediğine yönelik olup süresinde takas defii ileri sürülen muaccel bir alacak olmadığından, eldeki davadan daha sonra 03/02/2021 tarihinde davalı tarafından yeniden açılan dava neticesinde verilecek kararın bu davadan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı teminat mektubuna ilişkin olarak açılan kısmi davada verilen İstanbul 12. ATM'nin kararına göre, davaya konu 50.000-TL bedelli teminat mektubunun 15/06/2011 tarihinde tazmin edildiği ve davalı şirketin teminat mektubunun nakde çevrilmesini haklı kılacak kesinleşmiş bir alacak savunmasında bulunmadığı gerekçesiyle teminat mektup bedelinden 10.000-TL'nin davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karar içeriğine göre, teminat mektubunun tazminin haksız olduğu kesinleşen karar ile tespit edilmiştir. Kısmi davada kesinleşen işbu tespit, eldeki ek dava açısından kesin hüküm teşkil etmekte olup teminat mektubunun kalan 40.000-TL bedelinin de davalı tarafından haklı olarak tazmin edilmediği ve bu nedenle davacının söz konusu bedeli davalıdan talep edebileceği anlaşılmıştır. Öte yandan, dosyadaki tüm belgelere göre davacının unvanının ... San Tic Ltd Şti (Vergi No:...) olduğu halde dava dilekçesinde hatalı yazılması nedeniyle karar başlığının ayni maddi hata sonucunda yanlış yazıldığı,ilk derece mahkeme karar başlığının mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğu ,ancak Dairemizce verilen kararda doğru unvana yer verilerek düzeltilmiştir. Açıklanan nedenlerle,kısmi davada kesinleşen karar gereği davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.732,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 683,10-TL harcın mahsubu ile kalan 2.049,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01