İstanbul BAM 12. HD 2021/1608 E. 2024/474 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1608
2024/474
28 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1608
KARAR NO: 2024/474
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/03/2021
NUMARASI: 2019/185 Esas - 2021/240 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinde davalının borca itiraz ettiğini, taraflar arasında 23.04.2018-31.10.2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere akdedilen kontenjan sözleşmesi uyarınca davacı tarafından düzenlenen ve takibe konulan faturalar nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğunu, sözleşmenin 3. bölümünde ödemelerin fatura tanzim tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yapılması gerektiği düzenlenmiş olmasına rağmen faturaların sözleşmede kararlaştırılan 30 günlük ödeme süresi geçmesine karşın ödenmediğini, bu nedenle davalının borca itirazının haksız olduğunu, davalı 8 günlük süre içerisinde itiraz etmemiş olmakla takibe konu faturaların münderecatını kabul ettiğinin kabulünün gerektiğini, davalı takip borçlusu tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlerine kaydedilen faturalara ilişkin olarak davalı tarafından takip tarihinde düzenlenmiş olan iade faturalarının müvekkilince süresinde ihtarname ekinde davalıya iade edildiğini, davacı şirket faturalarının davalının tanzim ettiği usulsüz iade faturaları kesilerek iade edilmek istenmesinin, davalının borçtan kurtulmasını sağlayan bir araç olarak kabul edilemeyeceğini, davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının 51.431,35-TL borcunun bulunduğunu, davalının ödemede temerrüde düştüğünü, tarafların tacir olması nedeniyle talep edilen faiz oranının TTK 1530 maddesi gereğince ticari temerrüt faizi olduğunu belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkili şirketin dava dilekçesinde bahsi geçen faturalara ilişkin hizmet almadığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da fatura tanziminin hizmetin verildiği anlamına gelmemekle tek başına ispat aracı olamayacağını, bu nedenle alacağını açık hesabına/faturaya dayandıran davacının fatura içeriğindeki hizmeti verdiğini ispatla yükümlü olduğunu, müvekkili şirket tarafından 26.10.2018 tarihli ihtarname ile bir kısım faturaların davacı şirket kayıtlarına işlenmesi gerektiği ve icra takibine konu faturalardan kaynaklı bir borcun bulunmadığının davacıya ihtar edildiğini, borç likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, temerrüt oluşmadığından davacının işlemiş faiz talebinin dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere davacı şirketin takip konusu yapılan 54.183,50-TL tutarındaki 24 adet hizmet faturasının tamamının davacının 2018 yılı yevmiye defterinde kayıtlı olduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde sehven işlenmiş takip tarihinden sonra düzeltme kaydı yapılmış olan, ayrıca davalı şirketin ticari defterlerinde olmayan 9.275-TL toplam tutarlı davalı şirket alacağında bulunan rakamın bakiyeden düşülmesinin gerektiği, işbu 9.275-TL tutar düşüldükten sonra takip tarihinde davacı şirketin davalı şirketten kaydi 49.911,44-TL alacaklı olduğu, bu miktara konu faturaların davalı tarafın defterlerine işlendiği ve yasal süresi içinde davalı tarafından itiraz edilmediği, davalının da davacıya faturalar düzenlediği ancak bu faturalara davacının yasal süreler içerisinde itiraz ettiği anlaşıldığından, bu faturaların geçerli olmadığı, ancak davalının düzenlediği 3.429,53-TL tutarlı faturanın taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden düzenlendiği, bu nedenle geçerli olduğu kanaati ile sonuç olarak takip tarihi itibariyle davacının alacağının 46.481,91-TL olduğunun anlaşıldığı, fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı, davalının somut olayda takibe konu faturalar için iade faturası düzenlemediğinin görüldüğü, ayrıca faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve davalı firmanın (BA) formlarında yer alması ile faturaya konu hizmetin davalı şirket tarafından alındığı ve ticari defterlere kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair delil bulunmadığından işlemiş faize yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, alacağın likit olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile takibin 46.481,91-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, işlemiş faize yönelik ve fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; davacı şirketin ticari defterine sehven işlenmiş, takip tarihinden sonra düzeltme yapılan ve davalının ticari defterlerinde olmayan 9.275-TL'nin davacının alacağından düşülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki tabloda yer alan ... havale açıklamalı kayıtlar ile 2, 3 ve 7 no'lu kayıtların gerçekte tek bir ödemeyi gösterdiğini, davalı tarafından iki kez aynı ödeme yapılmadığını ve bir ödeme belgesi sunulmadığını, davalı defterlerinde 9.275-TL alacağı doğrulayan bir kayıt bulunmadığını, buna rağmen davalının bu tutar oranında alacaktan kurtulmasını sağlayacak şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin 2018 yılında düzenlediği 24 adet faturanın tamamının davacının defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle 24 faturanın tamamı bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesi gereği fatura bedellerinin tanzim tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini, bu nedenle davalının temerrüde düşmesi için ayrıca ihtara gerek olmadığını, ayrıca işlemiş faiz hesabında tüm faturaların dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; salt fatura düzenlenmesi davada haklılığın kabulü için yeterli olmayıp, faturaya konu hizmetin verildiğinin ispatlanması gerektiğini, davacının edimini ifa ettiğine dair delil bulunmamasına rağmen verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, taraf defterlerinin incelenmesinde davacının takipteki tutarda alacaklı olmadığının görüldüğünü, davacı tarafa iade edilen faturaların davacı tarafından müvekkilin gönderilmesi üzerine faturaların 26.10.2018 tarihli ihtarname ile yeniden davacıya gönderildiğini, mahkemece işleyecek faiz miktar ve oranına itirazları hakkında bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; taraflarca akdedilen kontenjan sözleşmesi ile, davacı tarafça işletilen otelde davalıya oda ayrılması, davalı acente müşterilerine konaklama hizmeti verilmesi ve konaklama bedelinin ödenmesine ilişkin hususların düzenlendiği, davacı tarafından verilen hizmet nedeniyle düzenlenmiş olan toplam 24 adet faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde ödeme emrine itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında; davacının ticari defterlerine göre 2017 yıl sonu itibariyle bakiye alacak bulunmadığı, 2018 yılında davacı tarafından davalı adına toplam 62.984,50-TLtutarlı 33 adet fatura düzenlendiği, takip konusu 24 adet fatura toplamının 51.214,50-TL olduğu, davalının ödeme, mahsup ve iade faturası toplamının 22.348,06-TL olduğu, davacı şirketin defterlerine sehven işlenmiş, takip tarihinden sonra düzeltme kaydı yapılmış olan ve ayrıca davalının defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 9.275-TL tutarlı davalı şirket alacağında bulunan rakamın bakiyede düşülmesi gerektiği, bu durumda davacının bakiye alacağının 49.911,44-TL olduğu, davacının düzenlemiş olduğu toplam 62.984,50-TL tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, bu faturalara karşılık davalının davacıya 11.687-TL ödeme yaptığı, ayrıca 52.649,09-TL tutarında fatura düzenlediği, davalının düzenlemiş olduğu 06.09.2018 tarihli 3.442,50-TL, 2.997-TL, 3.496,50-TL, 3.496,50-TL, 4.401-TL tutarlı faturaların davacının daha önce düzenlemiş olduğu ve davalı defterlerine kaydedilmiş faturalara ilişkin iade faturası olup, yasal itiraz süresi geçtikten sonra düzenlendiği, davacı tarafça süresinde itiraz edildiği ve bu nedenle geçerli olmadığı, davalının düzenlediği 30.000-TL tutarlı reklamasyon faturasına da davacı tarafça yasal süresinde itiraz edilmiş olup dayanağının bulunmadığı, davalının düzenlediği 1.889,53-TL tutarlı reklam katkı payı faturasının sözleşmenin 5. maddesine dayalı olduğu, 1.540-TL tutarlı faturanın da sözleşmenin 6. maddesine dayalı olarak düzenlendiği, bu iki faturanın davalının borcundan düşülmesinin gerektiği hususları tespit edilmiştir. Davacının takip konusu yaptığı 24 adet fatura bedeli toplamı 51.214,50-TL olup, 2018 yılı içerisinde bunlarla birlikte düzenlediği 33 adet fatura toplamı 62.984,50-TL'dir. Davalının davacının ticari defterlerinde kayıtlı ödemeleri ile iade faturaları toplamı 13.073,06-TL'dir. Davacının ticari defterlerinde davacı şirket ortağı ...'ın şirketten alacağına mahsuben şeklindeki açıklama ile üç kayıt toplamı 9.275-TL davalı şirket lehine alacak kaydı oluşturulduğu ve kaydın takip tarihi sonrasında düzeltildiği tespit edilmiş olup, davalı şirket defterlerinde de böyle bir ödeme kaydı bulunmadığından, bu tutarın davacının alacak tutarından düşülmemesi gerekmektedir. Bu durumda davacının alacağı 62.984,50-13.073,06) 49.911,44-TL olarak hesaplanmıştır. Davalı şirket tarafından davacının dayanak faturalarına yasal süresinde itiraz edilmemiş faturalar kendi ticari defterlerine kaydedilmiştir. Davalı tarafça takip tarihinde davacının kendi ticari defterlerine kaydettiği söz konusu faturalarına ilişkin olarak 06.09.2018 tarihli toplam 17.833,50-TL tutarlı iade faturası düzenlenmiş olup, davacı tarafça itiraz edilen bu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı değildir. Davacının faturalarına itiraz edilmeyerek ticari defterlere kaydedildikten sonra düzenlenen bu iade faturalarının davalı lehine sonuç doğurması mümkün değildir. Yine davalının düzenlediği ve davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 30.000-TL tutarlı reklamasyon faturasının dayanağı bulunmadığından, davalı lehine değerlendirilmesi mümkün değildir. Buna karşılık davalının düzenlemiş olduğu ve sözleşmenin 5. maddesine dayalı 03.09.2018 tarihli 1.889,53-TL tutarlı reklam katkı payı faturası ile sözleşmenin 6. maddesine dayalı 03.09.2018 tarihli 1.540-TL tutarlı gece 1 periyot katkı payı faturasının ise davalı lehine dikkate alınarak borcundan düşülmesi gerekmektedir. Bu iki fatura tutarının davacı alacağından düşülmesi sonucunda davacının bakiye alacağı 46.481,91-TL olarak tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde değildir. Davacı vekilince, şirketin ticari defterine sehven işlenmiş ve takip tarihinden sonra düzeltme yapılan 9.275-TL'nin davacı alacağından düşülmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüşse de, bu miktar davacının alacağından değil, davacı lehine olmak üzere davalı alacak kaydından düşülmüştür. Davacı tarafça takip talebinde TTK'nın 1530. maddesine dayalı olarak işlemiş faiz talep edilmiştir. TTK'nın 1530. maddesi, sadece mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. Maddede, borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve alacaklının faize hak kazanmasını öngörülmüştür. Ancak söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerinde uygulanması mümkün değildir. Temerrüt, alacaklı tarafından muaccel hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak bu tür bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Somut olayda faturalara dayalı alacak yönünden, davacı tarafından keşide edilen bir ihtarname bulunmayıp, taraflar arasındaki sözleşmede ödeme şekli belirlenmiş ancak belli bir tarih (vade) kararlaştırılmamış ve vade farkına ilişkin de bir hüküm öngörülmemiştir. Bu durumda davalı takip öncesinde temerrüte düşmediğinden işlemiş faiz talep edilebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Alınması gereken 3.175,17-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 793,79-TL harcın mahsubu ile kalan 2.381,38-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01