SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1652 E. 2024/458 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1652

Karar No

2024/458

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1652

KARAR NO: 2024/458

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/06/2021

NUMARASI: 2015/900 Esas - 2021/515 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin ABD'den almış olduğu profil siparişini imal ederek ihraç etmek için sıcak sac rulo alımı konusunda davalı ile anlaştıklarını, davalıdan-3 gemi ile "Dâhilde İşleme İzin Belgesi"kapsamında fatura karşılığında KDV'siz 5.356.920 kg, KDV li 62.320 kg olmak üzere toplam 5.419.240- kg rulo sac alımı yapılarak, Karadeniz Ereğli OSBndeki fabrika sahasına sevk edildiğini, rulo sacların yüzey kısımlarında kabuklanma olarak tarif edilen gizli ayıplar gerek üretim sonucunda, gerek üretim aşamasında ve gerekse üretim öncesinde (rulo sacların belli kalınlıklarda olması nedeniyle) tespit edildiğini, bu nedenle yapılan/yapılacak üretimlerin de ayıplı olacağı gözetilerek ... AŞ'den gerekli tespitleri yaptırarak Bulgu Raporu aldıklarını, ayıplarla ilgili tüm ihbarlar ve gelişmelerin davalı tarafa derhal bildirildiğini, davalı teknik heyetinin de tespitlerine rağmen, mağduriyeti gidermediklerini, bazı ayıpların ekstra maliyetle giderilip ihracat yapıldığını ancak bazı ayıpların giderilemediğini, şirketin fabrika sahasındaki rulo sac, dilinmiş bant (Dilinmiş rulo sac) ve çeşitli ebatlardaki profiller üzerinde Karadeniz Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/34 Dİş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, Bilirkişi Raporunda profiller ve dilinmiş bantların özel olarak ABD standartlarına göre inç olarak ebatlandırılmış olup, metrik ebatlarda olmadığından ve de kat/laminasyon, çatlak gibi kusurlar içerdiğinden hurda olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı, ruloların herhangi bir dilme işlemine tabi tutulmadığı için 2. kalite olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı bildirilerek 186.628,36-USD şirket zararının tespit edildiğini, malların ihraç edilememesinden kaynaklı 12.660-USD kar kaybı ve malzemenin kendilerinde kalmasından dolayı 3.376-USD depo masraflarının da eklenmesi ile birlikte toplam 202.664,36-USD zararın ödenmesi için 15.05.2015 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davalının cevabi ihtarnamesi ile taleplerinin kabul edilmediğini, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin istemiştir.

CEVAP: Davalı vekili, tespitin yokluklarında yaptırıldığını, somut dayanağı olmayan varsayıma dayalı rapor hazırlandığı, ürünlerin müvekkile ait olup olmadığının belli olmadığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bant kesme ve nakliye maliyetlerinin, hurda ve 2. kalite malzeme fiyatlarının piyasa fiyatlarından çok farklı olduğunu, tek taraflı değerlendirme yapıldığını, hasarlı olduğu ileri sürülen malzeme miktarı ile davacının görüşmelerde bildirdiği miktarların farklı olduğu, kusurlu denen malzemenin yarısından fazlasının kullanıldığını, malzemenin % 97 ye yakın kısmının işlenerek yurt içi ve yurt dışına satıldığını, iddia edilen ayıp ve kusurların malın kullanımını engelleyecek nitelikte olmadığını ve ayıp olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının elinde kalan kısmını dünya demir çelik ürünleri piyasasındaki olumsuzluklar nedeni ile “ayıplı olduğu" iddiası ile değerlendirmeye çalıştığını, rapora itiraz edildiğini, aleyhe delil olmayacağını, 15.05.2015 tarihli ihtar çekildiğini, TTK nın 18/3 md uyarınca süresinde yapılmış ayıp ihbarı olmadığını, davacıya en son sevkıyatın 4.11.2014 tarihinde yapılmasına rağmen ayıp ihbarı olarak nitelenen yazının 9.12.2014 tarihli olduğunu, davacının malların çoğunu satmış olması nedeniyle ayıbın olmadığını, davacının ayıp iddiası ile ilgili TBK 227. Maddesi uyarınca hangi seçimlik hakkı kullandığını bildirmediğini, ayıplı olduğu ileri sürülen malların satış değerlerinin mahsubunun gerektiğini, kesinleşmiş likit bir alacağın olmadığını bildirerek davanın reddi ile davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporları ile dava konusu malların ayıplı olduğunun saptandığı, davacının gönderdiği e-postalar ile ayıp ihbarının süresinde olduğu, davacının satış bedelinden indirim ve genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının bulunduğu, malzemelerin iade edilmediği ve davacı tarafça mevcut rapora göre karar verilmesi istenildiğinden bilirkişi tarafından malzemenin satış fiyatından hurda ve A2 kalite bedelinin mahsubu ile 118.799,33 USD'lik zarar tespiti yapıldığı, davalı vekilinin ileri sürdüğü % 3 firenin, üretici firmaların kullanacakları ham madde için tüm kesme biçme işlemlerinde ortaya çıkabilecek firelerin maliyet muhasebesinde her ihtimale karşı fabrika üretim firesi olarak ilave fire koyma hesabı olduğunu, mahsup edilecek bir hesabın bulunmadığı, ihtarname ile temerrüde düşüldüğü gözetilerek bu tarih itibari ile işlemiş faiz hesabının yapıldığı, depo masrafı ve mahrum kalınan kar ile ilgili bir delil olmadığı, icra takibinde istenmeyen KDV alacağının itirazın iptali davasında istenemeyeceği, davanın alacak davasına dönüştürülmediği, alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve davacının takibi kötüniyetle yaptığı ispatlanamadığından tarafların inkar ve kötüniyet tazminatı taleplerinin kabul edilmediği, ihtarname ve delil tespiti masraflarının belgeli olanlarını talep edebileceği gözetilerek; davanın kısmen kabulü ile; tahsilde tekerrür olmamak üzere, davalı borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 118.799,33-ABD Doları asıl alacak, 231-ABD Doları işlemiş faiz, 1.827,73-TL ihtarname ve delil tespiti masrafları yönünden takibin devamına, 118.799,33-ABD Doları asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek temerrüt faizi oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığı faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin kâr kaybı ve depo gideri ve KDV'ye ilişkin istemin reddine, davacının kabul edilen alacakla ilgili icra inkâr tazminatı istemi ile davalının reddolunan kısımla ilgili kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, mahkemece esas hakkındaki hükmün 08.10.2019 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak verildiği belirtilmesine rağmen duruşmada bu raporun hükme elverişli olmadığını tutanağa geçirdiğini, reddedilen raporun yok hükmünde olduğunu, davacının ayıp olduğunu iddia ettiği hususların basit bir ameliye ile çok düşük maliyetler ile giderilip giderilemeyeceği hususunun da fire ve zayiat incelemesini yapacak bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi taleplerinin reddedildiğini, ancak davanın esasını teşkil eden davacı iddiaları ile hesaplamaya esas alınan fire ve zayiat oranlarının gerçek tutarlarının tespitinin gerektiğini, raporlar ile celp edilen evrak ve belgelerde fire ve zayiat oranlarının birbirini tutmadığını, irsaliye numaraları ve tarihlerine göre malların davacı tarafa CFR-FOB esasına göre satılmış olup, teslim yeri varma limanı olduğundan irsaliye tarihleri sevk tarihi olarak dikkate alındığında teslimden itibaren 8 gün geçmekle ihbar külfeti yerine getirilmediğinden davacının ayıp iddiası ile ilgili talepte bulunulamayacağını, ayıp ihbarının süresinde ve TTK nın 18/3 maddesine uygun yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, ticari satıma konu saç emtiasında tespit edilen ayıp nedeniyle ödenen bedelden indirim talebi ve ayıp nedeniyle uğranılan kar kaybı, depolama masraflarının ve test masraflarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince bedelden indirim talebi ve işlemiş faiz istemi ile tespit masrafları bakımından davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine karar verilmiş, reddedilen kısımlara yönelik kısımlar istinaf edilmediğinden istinaf incelemesi sadece kabul edilen kısma yönelik ve istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Satıma konu emtia rulolar halinde her biri 20 ton ağırlığında saç emtiasıdır. Davalı vekili TTK nın 23 maddesi uyarınca 2 ve 8 günlük ihbar süreleri içinde geçerli bir ayıp ihbarı yapılmadığını, davacının seçimlik haklarından hangisini kullandığını bildirmediğini, ayıba bağlı hakları kullanma hakkının düştüğünü istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. Sevk irsaliyelerinden 16.10.2014 tarihi itibariyle alımların başladığı, 19-21-26-27.10.2014 ile 1.11.2014 tarihlerinde sevkıyatların yapıldığı, davacı tarafça 5.11.2014 tarihinde malzemeyi üretime aldıklarında sorun çıktığının bildirildiği ve devamında 6-8-10-13/ 11/2014 ile 10.12.2014 tarihinde işleme devam ettikçe sorunların detay ve miktarlarıyla bildirildiği, davalı yetkililerinin fabrika sahasına davet edildiği, karşı yanında gelerek teknik inceleme yaptığı, emtiada kabuklanma ve hadde bozukluklarının, çatlakların bildirildiği belirlenmektedir. Davalı vekili her bir teslim tarihine göre ayıp ihbar sürelerinin geçtiğini listeler halinde istinaf dilekçesinde izah etmiş ise de, dikkatten kaçırılmaması gereken husus emtianın tamamında ayıp bulunduğu ileri sürülmemiştir. Emtia, rulo halinde olup rulolar ancak üretime alındığında açılabilmekte ve rulolar açıldıkça günlük olarak mevcut durum davalı tarafa bildirilmiş, 2.10.2014 tarihli e-mailde teslimler yapılmadan gönderilen resimlerde ki kenarlardaki kabuklanmaların üretimde sorun teşkil etmeyeceği ancak metal gövdesinde çatlak var ise üretimde kullanılamayacağından kabul edilmeyeceği, iade alınacağına garanti verilmesi gerektiği de bildirilmiştir. Emtianın tesliminden evvel çatlak var ise kabul edilmeyeceği davalıya bildirilmiş, ayıplı emtia gerek tespit dosyasında gerekse mahallinde yapılan bilirkişi incelemesinde, gerekse Margem Laboratuvarında teknik incelemeye tabi tutulmuş olup, tüm bilirkişi raporlarında emtianın üretim aşamasında üretimden kaynaklanan çatlaklar bulunduğu, kabuklanma gibi üretime engel olacak şekilde ayıplı olduğu tespit edilmiş olup, emtianın bir kısmı ayıplı olup, asıl ihtilaf ayıplı emtianın miktarı, ne şekilde değerlendirileceği ve fire düşümünün yapılıp yapılmayacağı noktalarındadır. Dosyada çok sayıda bilirkişi incelemesi kök ve ek rapor alınmış olup,esasen dava özünde ticari defterlerin incelenmesi ile çözümünden ziyade ayıplı malın miktarının tespitindedir. Satılan emtianın kilogram olarak miktarı belli, delil tespiti raporunda üretime alınarak profil haline getirilen miktar ,dilinmiş saç miktarı ve halen rulo olarak bulunan ancak içeriğinde ne olduğu tam belli olmayan rulo emtianın bulunduğu belirlenmiştir.Aşağıdaki kısımlarda bu miktarlar detaylarıyla incelenecektir. 6.1.2017 tarihli kök raporda hurda değeri olarak 244-Usd, ikinci kalite değeri 340-usd olarak belirlendiği, alınan birinci ek raporda döviz fiyatlarında satımdan sonraki gelişen durumlar nedeniyle hurda fiyatlarının ve ikinci kalite değerlerinin tespitinde daha yüksek miktarlar belirlenmiş ise de, değerlemenin satış tarihindeki şartlara göre yapılması gerektiği gibi ikinci ek raporda da birinci ek raporda dönülerek kök rapordaki hurda ve ikinci kalite ürünlerin fiyatlarının makul olduğu yolunda rapor sunulmuştur. Mahkemece de ikinci ek rapor hükme esas alınarak sonuca gidilmiştir. Daha sonradan yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de bilirkişi incelemelerinden bir sonuç alınamamış, KDV incelemesi için ayrı bir heyetten ,faiz hesabı için yine mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi raporlarında, üretici firmaların kullanacakları ham madde için tüm kesme biçme işlemlerinde ortaya çıkabilecek firelerin maliyet muhasebesinde her ihtimale karşı fabrika üretim firesi olarak ilave fire koyma hesabı olduğu, mahsup edilecek bir hesabın bulunmadığı, eldeki davada talebin üretim sırasında çıkan fire ve zayiattan değil ürünün ayıplı olmasından kaynaklandığı, ayıplı ürünün fire ve zayiat olarak kabul edilemeyeceği yolunda kanaat bildirilmiştir. Dairemizce;saç emtiasının dahilde işleme izin belgesi ile ihraç edilmek üzere satın alındığı açıkça kabul edildiğinden , profil imalatı yapılaacğından fire hesabı yapılması gerekmediğine ilişkin bilirkişi raporlarına itibar edilmesi mümkün görülmemiştir. Davacı tarafından DİİB ile alınan emtianın KDV'si yükümlülüğü nedeniyle iki adet YMM raporunu (28.1.2015 YMM 1475/1129-3 sayılı, 8.5.2015 tarihli YMM 1475 /1137 -11 sayılı raporlar ile satın aldığı 4.976.689-kg emtiayı kullandığı, 380.231 kg ürünün de ayıplı mal olduğunu Vergi Dairesine bildirmiştir. Vergi Dairesi tarafından düzenlenen 15.12.2015 tarihli tutanak ile satın alınan emtiadan ihraç edilen mal dışında, 380.231 kg ye isabet eden miktar kadar KDV tarh edilmesine karar verilmiştir. YMM raporlarında 4.976.689 kg malın (fireyle birlikte) ihraç edildiğinin bizzat davacı tarafın YMM'si tarafından rapora bağlanarak Vergi Dairesine bildirildiğine ve kalan miktar için KDV tarhı yapıldığına göre ayıplı mal miktarının 380.231 kg olarak kabulü gerekir. Bilirkişi raporlarında daha yüksek miktarda tespitler yapılmasına karşın, davacı vekili taleplerini 422. 622 kg ile sınırlamış ise de, Vergi tahakkukuna esas alınan ve iki ayrı YMM tarafından yapılan tespitler davacıya bağlayıcı olduğundan bu miktara itibar edilmesi gerekir. Davacı dahilde İşleme İzin Belgesi ile ihraç edilmek üzere KDV ödenmeden davacı tarafından 5.356,920 kg sıcak sac satın alınmıştır. Davacı KDV yükümlülüğünden kurtulabilmek için ilk aşamada yaptırdığı 28.1.2015 tarihli YMM raporunda ilk etapta 4.593.997- kg için tespit raporu düzenlenmiş, bu raporda 762.923 kg stok devri yapıldığı tespit edilmiştir. Üretime ilk sevk edilen 4.593.997 kg sıcak sacdan net 4.364.298 kg boru imal edildiği ve 229.699-kg ikincil işlem (fire) ürün ortaya çıktığı belirlenmiştir. İkinci olarak 8.5.2015 tarihli YMM raporunda önceki dönemden devir eden 762.923 kg stok sıcak sacın 382.692-kg"si üretime sevk edilerek 363.558- kg net boru imal edildiği, 19.138- kg ikincil işlem görmüş(fire) ürün ortaya çıktığı, sonraki döneme devreden stok miktarının 380.231-kg olduğu belirlenmiştir. Buna göre her iki parti ihraç malının üretiminde üretime giren sacın %5"inin fire verdiği anlaşılmaktadır. Karadeniz Ereğli 1. AHM'nin 2015/34 D.İş. sayılı dosyasındaki tespit raporu ile dava konusu rulo ve profiller üzerinde yaptırılan inceleme sonucu 79.406-kg bozuk profil, 161.687-kg dilinmiş bant, 178.900- kg açılmamış rulo ürün olmak üzere toplam 419.933- Kg ayıplı emtia olduğu belirlenmiştir. İlk alınan bilirkişi heyetince mahallindeki tespitte kusurlu malzemenin 590.117- kg olduğunun tespit edildiği, davacının kabulü doğrultusunda ek raporda 422.622- Kg olarak hesaplandığı, 6.1.2017 tarihli kök raporda 419.993 Kg olarak tespit yapılmıştır. Davacı tarafça davaya dayanak alınan D.iş tespit raporunda bozuk profil ve dilinmiş bant haricinde 178.900-kg rulo halinde emtia bulunduğu, rulo emtia açılmadığından içinde ne olabileceğinin tespit edilmediğinden ikinci kalite olarak değerlendirilmesi gerektiği yolunda kanaat belirtilmiştir. Buna göre ikinci üretimde stokta kalan 762.923- kg emtiadan 382.692- kg sac üretime sevk edilip imalat yapıldığına göre üretilen bozuk profil ve dilinmiş bant dışındaki D.iş tesbit raporunda belirlenen 178.900- kg rulo saçın bir kısmının daha üretime sevk edilerek kullanılıp mamul profil haline getirilip ihraç edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının ayıp iddiasına ilişkin incelemenin stoktan geriye kalan 380.231- kg emtia için yapılması gerekir. Sonuç olarak 4.593.997 kg+382.692- kg" olmak üzere toplamda 4.976.689- kg üretimde kullanılmış, bu miktarın %5"i 229,699 +19.134 = 248.833- kg fireye gitmiştir. Geriye elde kalan 380.231 kg'nin ise 79.406 kg'mı mamul hale getirilmiş bozuk profil, 161.687 -kg'mı ise henüz profil haline getirilmemiş ancak, davacı tarafından üretime sokulmak üzere dilinmiş ve üretimde kullanılamayacağı anlaşılan bantlar halindedir. Bu nedenle ikinci parti üretimde kullanılan miktarın açılmamış rulo sacdan kullanıldığının kabulü gerekir. Bozuk profil ve dilinen bantlar dışında tam olarak içinde ne olduğu belli olmayan 178.900 kg rulo bant mevcut olduğuna göre bu miktarın tamamı ayıpsız olsa idi üretime girdiğinde %5 fire verilecek ve %5 oran için tam ücret ödemesine karşın bu kadar miktarı ancak hurda olarak kullanabilecek, bu miktar kadar hurda değerine sahip ikincil ürün elde kalacak idi. Bir başka deyişle her koşulda davacı satın aldığı üründen %5 oranda fireye katlanacaktı. İlk iki üretimde fire miktarı %5 oranda olduğuna göre elde kalan üçüncü parti için farklı bir oranın kabulüne bir sebep ve gereklilik yoktur. Davacı tarafından davalıya ton başına 595-Usd ödenmiştir. Davacı TBK'nin 223.maddesi uyarınca seçimlik haklarından ayıp oranında bedelden indirim talep etmektedir. Davalı vekilinin seçimlik haklardan birinin kullanılmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Anlatılanlara göre bozuk profil veya üretime hazırlanan dilinmiş emtiadan ve rulo sacdan öncelikle %5 oranında fire düşürülmesi gerekir. Hurda değeri ise bilirkişi raporları ve yapılan araştırmalardan ton başına 244-Usd, ikinci kalite fiyatı ise 340-usd olarak kabulü gerekir. Hurda olarak kabulü gereken emtiadan ton başına 351-Usd'nin (595-244), ikinci kalite emtiadan ise ton başına 255-Usd'nin davacıya iadesi gerekir. Dilinmiş bant 161.687-kg, bozuk profil 79.406- kg olduğuna göre toplam işlem görmüş bozuk ürün miktarı 241.093- kg dır. Son olarak stokta kalan 380.231-kg dan 241.093-kg işlem görmüş ürün çıkartıldığında geriye 139.138- kg kullanılmamış rulo saç kalmıştır. Davacı tarafından rulo sacın ikinci kalite ürün olarak değerlendirilmesi gerektiği bildirilen tespit raporu esas alınarak icra takibi başlatıldığından, bu tespit davacı aleyhine olup davacı tarafça benimsendiğinden kalan miktarın ikinci kalite olarak kabulü gerekir.

Başka bir şekilde kullanma ihtimali olmayan hurda olarak değerlendirilecek kullanılmış(bozuk profil ve dilinmiş bant)241.093-kg'nin %5'i 12.054,65-kg'dir.%5 Fire düşüldükten sonra kalan miktar 229.038,35-kg'dır. (229.03x595=) 136.272,85-usd- den hurda değeri (229,03x244) 55.883,32-usd düşülerek aradaki = 80.389,53-usd'nin dilinmiş bant ve profil emtia nedeniyle ayıplı ürün bedelinin davacıya iadesi gerekir. Üretimde kullanılmadığı belirlenen gerek tesbit gerekse alınan bilirkişi raporlarında ikinci kalite olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilen (açılmamış rulo)yukarıda belirtilen 139.138 kg rulo emtianın %5 fire miktarı 6.956,9 -kg'dir. Fire düşüldükten sonra kalan net kalan miktar 132.181,10-kg'dir. Elde kalan ikinci kalite emtianın toplam değeri ( 132.18x 340) 44.941,20- usd'dir.Davacı taarfından davalıya ödenen miktar ise, 78.647,10-Usd'dir. İadesi gereken tutar ise 33.705,90-USD hesaplanmıştır. Gerek hurda sayılan malzeme ,gerekese ikinci kalite sayılacak iki kalem toplandığında 33.705,90+80.389,53= 114.095,43-usd nin davacıya iadesi gerekir. Davalı icra takibinden evvel temerrüte düştüğünden 10 gün süre için işlemiş faiz (7x10x114.095,43:360) 221,85-usd işlemiş faiz ve 114.095,43-usd asıl alacak bakımından itirazı iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Davacı İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında Karadeniz Ereğli 1. AHM'nin 2015/34 D.İş. Sayılı dosyasındaki tespit raporuna dayanılarak 186.628,36-usd ayıp nedeniyle zarar, 3.376-usd depo masrafları ve 12.660-usd mahrum kalınan kâr olmak üzere 202.664,36-usd asıl alacak ve 704-usd işlemiş faiz ile 2.151,93-TL delil tespiti masrafı için takip başlatılmış, ayıp nedeniyle zarar talebi ve tespit masrafları bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, reddedilen kısımlar bakımından karar kesinleşmiştir. Açıklanan nedenlerle ,diğer istinaf nedenleri yerinde değil ise de ;Davalı vekilinin fire hesabı bakımından istinaf nedeni yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığından yeniden karar verilerek hükmün kesinleşen kısımları dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 114.095,43-usd asıl alacak 221,85-usd işlemiş faiz bakımından iptaline ,alacak likit olmadığı ve takip başlatmakda davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından tarafların icra inkar ve kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine, delil tespiti masrafı yargı gideri içinde değerlendirilmesi gerekirken icra takibinde asıl alacak olarak talep edilip mahkemece bu yönde karar verilmesi doğru değil ise de karar bu yönüyle istinaf edilmediğinden bu kısım yeniden verilen kararda tekrar edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/900 Esas - 2021/515 Karar 30/06/2021 tarihli kararının HMK'nin 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; Davanın kısmen kabulüne; davalı borçlunun İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün 2015/11115 esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 114.095,43-Usd asıl alacak, 221,85-Usd işlemiş faiz, 1.827,73-TL ihtarname ve delil tespiti masrafları yönünden takibin devamına, 114.095,43-Usd asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre Devlet Bankalarının Usd olarak açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek oranda temerrüt faizi oranı uygulanmasına,Fazla istemlerin reddine, Davacının kabul edilen alacakla ilgili icra inkâr tazminatı istemi ile davalının reddolunan kısımla ilgili kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 21.806,57-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 6.521,68-TL, icra dosyasına yatırılan 2.758,31-TL olmak üzere toplam 9.279,99-TL mahsubu ile kalan 12.526,58-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 9.279,99-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 9.747,99-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 5.460-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 1.626,70-TL yargılama giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 715-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 30.747,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 30.747,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davalı tarafından yatırılan 5.439,81-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan 68,40-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 30-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkaldırılmasınaİptaliistinafKaynaklanandereceistanbul(HaksızgerekçesebepleriİtirazınZararmahkemekararıNedeniyle)cfrfobnumarasıEylemdenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim