SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1798 E. 2024/438 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1798

Karar No

2024/438

Karar Tarihi

21 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1798

KARAR NO: 2024/438

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/05/2021

NUMARASI: 2015/1208 Esas - 2021/443 Karar

DAVA: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı ....Ltd. Şti. arasındaki genel kredi sözleşmesinin davalı ... ile dava dışı ... tarafından müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini, davalı borçlu ile dava dışı şirket hakkında Şişli .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, borçlulardan ... icra dosyasına borcu ödeyerek müvekkili bankaya olan kredi borcunun sona erdiğini, ancak ... bu süreçten sonra takibe dayanak kredi sözleşmesinin tarihinin takip talebinde hatalı yazıldığından bahisle açtığı İstanbul 6. ATM'nin 2014/65 Esas sayılı istirdat davasında davalı ... tarafından yapılan ödemenin istirdadına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkili bankanın tekrardan alacaklı hale geldiğini, firmanın ve kefillerin bankaya borçlu olmasından dolayı İstanbul 11. ATM'nin 2015/1749 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı alınarak, dava dışı şirket ile davalı ... aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında haciz yolu ile ilamsız takip başlattıklarını, ancak davalı ...'un takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davaya konu uyuşmazlığın İstanbul 6. ATM'nin 2014/65 E. sayılı dosyası ile çözüldüğünü ve mahkemece verilen karar kesinleştiğinden kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, diğer krediler yönünden ibraname alınmışsa da keşide edilen ihtarnamelerin hiç birisinde 28/01/2008 tarihli sözleşmeden bahsedilmediğini, davacı bankanın kredileri somutlaştırarak açıklaması gerektiğini, müvekkilinin borçlu olması halinde dahi takipten önce temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faizden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı arasında 55.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ... hem 12/01/2007 hem de 08/01/2008 tarihli sözleşmelerde kefalet imzası mevcut olup hem ... hem de diğer şirkete kefil olduğu, davacı banka tarafından Alibeyköy Şubesi tarafından 28/04/2019 günü ... lehine verilen 20.000-TL tutarlı teminat tutarının kanuni takip hesabında izlenen tazmin bedeli 20.500-TL'nin yatırılarak kapatıldığı, ... lehine 12/01/2007 günlü sözleşme kapsamında davacı bankanın 13/10/2017 tarihli 993 sayılı yazısına göre 5.900-TL bedelli kredi borcunun tamamının kapatıldığının bildirildiği, bunlara göre 2 adet borç ödendiğine dair belge ile kat ihtarına konu edilen bir kısım alacak kalemlerinin ödendiği, ancak davalı kefilin genel nitelikli ibraname olarak değerlendirdiği iki adet belgenin sadece davalı kefil lehine verildiği, söz konusu ödeme belgelerin tüm kredi borçlarının ödendiği anlamına gelmediği, bu belgelerin sadece kat ihtarnamesindeki iki alacak kalemi yönünden geçerliyse de diğer 4 adet ihtara konu edilen borcun kapatılmadığı, takibe dayanak Eyüp .... Noterliğinin 13/02/2009 tarihli, ... yevmiye sayılı kat ihtarnamesine konu edilen KMH hesabından doğan kredi borcuna ilişkin alacak kalemleri yönünden yapılan inceleme sonucunda 15.889,86-TL, 8.667,52-TL ve 484,99-TL olarak alacak/tahsilat kaydı yapıldığı ve sonrasında 03/11/2015 günü aynı alacak kalemleri için 15/09/2009 tarihli valör ve tekrar tashihen borç kaydının yapıldığı ve banka kayıtlarına göre borcun tamamının halen ödenmediği, Eyüp .... Noterliği'nin 26/03/2019 tarihli ... yevmiye sayılı kat ihtarına konu teminat mektubu tazmin bedelinin 28/04/2009 tarihinde yapılan toplam 20.482,37-TL'lik tahsilat ile tamamen kapatıldığı görülmüşse de söz konusu alacağın eldeki dava ile ilgisinin bulunmadığı, davalı kefilin sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK hükümleri uyarınca 50.000-TL borç yönünden kefaleti bulunduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç tutarının (ana para faizi dahil) 16.232,42-TL olduğu, takip tarihine kadar işlemiş faizin 33.460,86-TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 16.232,42-TL asıl alacak, 33.460,86-TL işlemiş faiz, %5 BSMV 1.663,04-TL, ihtarname gideri 84,70-TL, ihtiyati haciz vekalet ücreti 300-TL, haciz masrafı 77,40-TL olmak üzere toplam 51.828,42-TL'nin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 oranında ve merkez bankası tebliğleri ile değişir oranda temerrüt faizi ve faizin BSMV'si ile birlikte devamına, fazla istemin reddine, %20 oranda hesaplanan 10.365,68-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; İstanbul 6. ATM'nin 2014/65 Esas sayılı dava dosyasında uyuşmazlığın daha önceden çözülmesi nedeniyle kesin hüküm bulunduğunu, ...Ltd Şti'ne 20.000-TL tutarlı teminat mektubu kredisi kullandırıldığını, ... ise 50.000-TL kredi kullandırıldığını, müvekkilinin bu kredilere kefil olduğunu, bu kredilerin ödenmemesi nedeniyle kefil sıfatıyla müvekkilinin ödeme yaptığını, borçların ödendiğini ve banka tarafından müvekkiline 28/04/2009 tarihli iki adet ibraname verildiğini, müvekkiline keşide edilen ihtarnamelerin hiçbirisinde 28/01/2008 tarihli kredi sözleşmesinden bahsedilmediğini, 13/02/2009 tarihli ihtarnamede de 26/05/2007 tarihli sözleşmeden bahsedildiğini, müvekkilinin bu sözleşmede imzasının bulunmadığını, 15.567,50-TL borcun ödenmesinin ihtar edilmesi üzerine müvekkilinin borcunun 28/04/2009 tarihinde ödediğini ve banka tarafından 50.000-TL limitli krediye bağlı borcun tamamen kapatıldığına dair yazı verildiğini, müvekkilinin ibra edildiği halde hiç bir detayı belirtilmeyen başka bir sözleşmeye istinaden takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca ibranamede belirtilen 12/01/2007 tarihli sözleşme bulunmadığını, 28/01/2008 tarihli sözleşme ile ilgili olarak ise müvekkiline hiç bir hesap kat ihtarnamesinin gönderilmediğini, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, toplam kredi borcunun ne olduğu, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin hangi krediye mahsup edildiği, hangi kredilerin kapatıldığı hususunda inceleme yapılmadığını, alacağa dayanak gösterilen sözleşmeye dayalı olarak ihtarname gönderilmediğinden takip öncesi işlemiş faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, icra takibinde faizin türü ve oranına da itirazlarının bulunduğunu, banka kayıtlarının yerinde incelenmediğini, raporun hesap ekstreleri üzerinden hazırlandığını, davacının talebinin kefalet limitini aştığını, davacının bir an için alacaklı olduğunun kabulü halinde ise alacağın likit olmadığını, takipte 40.265,16-TL fazla talepte bulunulduğunu, ayrıca % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı ile dava dışı asıl borçlu ...Ltd Şti arasında 08/01/2008 tarihli 50.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede kefil olarak davalı ile dava dışı ... yer aldığı, Eyüp ... Noterliğinin 13/02/2009 tarihli kat ihtarnamesi ile KMH kaynaklanan 15.667,50-TL nakdi alacağın talep edildiği, kat ihtarının 19/02/2009 tarihinde tebliğ edildiği, temerrütün 20/02/2009 tarihinde gerçekleştiği, borcun ödenmemesi üzerine bahsi geçen kat ihtarnamesi dayanak gösterilerek dava konusu icra takibinin başlatılmıştır.Kefalet sözleşmelerinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca, kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti olarak, belirli bir miktarın gösterilmesi gereklidir. Müşterek borçlu ve müteselsil kefiller, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrütü dahil) kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludur. Somut olayda imzalanan kefalet sözleşmesi kanuni şartlara uygun olarak düzenlenmiş olmakla, davalı kefilin kefaleti geçerlidir. Davalı tarafından, İstanbul 6. ATM'nin 27/01/2010 tarihli 2014/65-122 sayılı kararının eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiğini ileri sürmekte ise de anılan davaya konu icra takibinde alacağın dayandığı sözleşmenin doğru gösterilmemesi nedeniyle icra dosyası kapsamında yapılan ödemenin ... iadesine karar verilmiş olup, eldeki davanın konusu oluşturan KMH alacağın esasına etki edecek bir hüküm tesis edilmediği anlaşıldığından anılan kararın kesin hüküm oluşturduğu yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı taraf, bankanın kredi borçları ile ilgili 28/04/2009 tarihinde iki adet ibraname düzenlediğini ileri sürmüştür. Bahsi geçen banka yazı içeriklerinin incelenmesinde; 28/04/2009 tarihli yazılardan ilki ... adına düzenlenmiş olup bahsi geçen yazıda 12/01/2007 tarihinde 46981 no ile kullandırılan 50.000-TL kredinin 28/04/2009 tarihinde tamamen kapatıldığından, ikinci yazı dava dışı asıl borçlu ....Ltd Şti adına düzenlenmiş olup ikinci yazı da ise dava dışı şirkete kullandırılaran 20.000-TL teminat mektubu kredisinin 20.500-TL yatırılarak tamamen ödenerek kapatıldığından bahsedilmiştir. Dava konusu alacak ise 11/01/2008 açılış tarihli KMH'dan kaynaklanmakta olup dava konusu alacağın yazı içeriklerinde belirtilen kredilerle ilgisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Alacağın dayanağı olarak gösterilen 13/02/2009 tarihli kat ihtarnamesinde 26/06/2007 tarihli sözleşmeden bahsedilmiş ise de kat ihtarnamesinin ekinde yer alan 11/01/2008 açılış tarihli 15.000-TL bedelli KMH ekstresinde alacağın dayanağının açıkça gösterildiği, bu durumda kat ihtarnamesinde sözleşme tarihinin hatalı gösterilmesinin borcu söndüren bir husus olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı görülmemiştir.Temerrüt faizinin düzenlendiği Sözleşmenin 71. maddesinde "...dönem faizlerinin ödenmesinde temerrüte düşülmesi halinde, bunların muaccel oldukları tarihten itibaren, ödeme tarihine kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde bankaca, borçlu cari hesap şeklinde çalıştırtılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi uygulanır..." denilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 19. ve 11. Hukuk Daireleri ile HGK'nın yerleşik uygulamalarında temerrüt faizine esas alınacak oranın banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan oranlar olması gerektiği buna göre, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için Merkez Bankasına bildirilen değil, fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarını belgelemesi gerekmektedir. Bu yolda ise bir belge sunulmamıştır. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen en yüksek faiz oranları temerrüt faizi belirlenmesine esas alınmamaktadır (Yargıtay 11.HD'nin 2020/8317 Esas, 2022/3418 Karar sayılı ve 26.04.2022 tarihli ilamı aynı yoldadır.)Hesabın 13/02/2009 tarihinde kat ettiği anlaşılmaktadır. TCMB'nin 2013/8 sayılı KMH kredilerine uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının kredi kartlarına uygulanan faiz oranlarını geçemeyeceğine ilişkin tebliğ hükmü hesabın kat edildiği tarihten sonra 27/05/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak davacı tarafça fiilen uygulanan daha yüksek bir oranda kredi kullandırıldığına dair bir belge sunulmamıştır. Davacı tarafça fiilen uygulanan daha yüksek bir oranda kredi kullandırıldığına dair belge sunulmadığından TCMB tarafından tespit edilen kredi kartı için uygulanan faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir.Hesabın kat edildiği tarih itibariyle kredi kartları için akdi faiz oranı % 52,68 olarak belirlenmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kabul edilen % 24,24 akdi ve % 30,24 temerrüt faiz oranlarının ve buna bağlı olarak hesaplanan faiz miktarlarının fazla olmadığı, sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmaktadır.Banka tarafından tebliğe gönderilen 13/02/2009 tarihli kat ihtarnamesinin davalının tevziat sırasında adreste bulunmaması nedeniyle eşine 19/02/2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup 20/02/2009 tarihinde temerrüt gerçekleşmiştir. Temerrüt tarihi itibariyle 16.232,42-TL alacak tespit edilmiş olup bu miktar davalının kefalet limitinin altında kalmaktadır. Davalı kefil, kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğundan, davalının temerrütün oluşmadığına ve kefalet limitinin aşıldığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Dava konusu alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bunun dışında reddedilen kısım için kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de davacı bankanın icra takibini fazla bedel üzerinden başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddinde isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına yönelik istinaf sebepleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.540,39-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 885,10‬-TL harcın mahsubu ile kalan 2.655,29-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 20,70-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdereceİptaliistanbulhükümgerekçeesastanmahkemenumarasısebepleriİtirazınkararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim