İstanbul BAM 12. HD 2021/879 E. 2024/41 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/879
2024/41
8 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/879
KARAR NO: 2024/41
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/02/2021
NUMARASI: 2018/104 Esas - 2021/133 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2024
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı .... Ltd. Şti. ve .... Ltd. Şti. arasında 17.09.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden dava dışı şirketlere nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, davalıların işbu kredilere 17.09.2015 tarihli müteselsil kefalet ve hesap rehni sözleşmesi ile müteselsil kefil olduklarını, borçlu şirketlerin müvekkili bankaya olan tüm borçlarının muaccel hale geldiğini ve davalılara 01.11.2016 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, söz konusu ihtarname gereğinin yerine getirilmemesi üzerine, borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesi nedeniyle, Bursa ... İflas Dairesinin ... iflas sayılı dosyalarına müvekkili banka alacaklarına istinaden alacak kaydı yapıldığını, ayrıca davalılar hakkında da tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla Bursa ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatılmış ise de davalı borçluların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, davalıların takip dayanağı sözleşmede yer alan imzalara yönelik itirazlarının kötü niyetli ve asılsız olduğunu, sözleşmedeki imzaların davalılara ait olduğunu, davalıların müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameden haberdar olarak müvekkili banka tarafından gönderilen ihtarnameye cevap verdiklerini, bu nedenle ihtarnamenin tebliğ edilmediğine yönelik iddialarının yersiz olduğunu, talep ettikleri kar payı oranlarının sözleşme hükümlerine uygun olduğunu belirterek, davalıların takibe yönelik itirazının iptali ile takibin 12.646,78-Euro ve 350.150,43-TL alacak ve tüm takip ferileri üzerinden devamını, davalılar aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; taraflar arasında 17.09.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı,davacı banka ile davalılar ... ve ... arasında 2.000.000-TL limitli müteselsil kefalet sözleşmesi imzalandığı, kefalet sözleşmesinin TBK'nın 583. maddesinde öngörülen şekil şartlarına uygun olduğu, asıl borçlu şirketlere kullandırılan ... numaralı kredide temerrüt tarihi itibariyle 74.873,77-TL, ... numaralı kredide264.551,63-TL, ... numaralı kredide ise 264.551,63-TL davacı alacağı bulunduğunun hesaplandığı,tazmin edilen teminat mektuplarından dolayı davacı bankanın temerrüt tarihi itibariyle 166.000-Euro anapara alacağı hesaplandığı,icra takip tarihine kadar yapılan kısmi ödemeler sonucu dava dışı asıl borçlulardan; nakit kredilerinden dolayı 359.107,05-TL asıl alacak ve 9.803,62-TL mahrum kalınan kar payı ile nakde dönüşen teminat mektuplarından 22.290,99-Euro alacağı bulunduğu, icra takip talebinde 372.229,70-TL asıl alacak, 2.015,28-TL mahrum kalınan kar payı ve 22.290,39-Euro talep edildiği, bu durumda taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek, davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle 359.107,05-TL asıl alacak, 2.015,28-TL mahrum kalınan kar payı ve 22.290,39-Euro alacak tutarının bulunduğu, davacı bankaya icra takibinden sonra ancak davadan önce borçlularca toplam 120.199,47-TL ödeme yapıldığı, takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiği, davacı vekilinin 30/10/2020 tarihli beyan dilekçesinde, alınan 120.199,47-TL ödemenin bir kısmının TL borcuna bir kısmının ise Euro borcuna mahsubunun yapıldığının açıklandığı, ödemenin 30.000-TL’lik bölümünün Euro karşılığı olan 7.359,44-Euro’luk tutarın, takip tarihi itibariyle hesaplanan 22.290,39-Euro nakde dönen teminat mektubu borcundan düşülmesi sonucunda, davacı bankanın nakde dönen teminat mektuplarından kaynaklı 14.930,95-Euro alacak tutarının bulunduğu, ödemenin 90.199,47-TL’lik bölümünün ise nakit kredilerden kaynaklı borçtan mahsup edildiği, BSMV tutarı hesaplanarak ödenen tutardan mahsup edildiğinde, geriye 87.387,50-TL kaldığı, hesaplanan bu tutarın, davacının takip tarihi itibariyle hesaplanan 361.122,33-TL borcundan düşülmesi sonucu davacı bankanın dava tarihi itibariyle 273.734,83-TL alacak tutarının bulunduğunun hesaplandığı, davalı kefillerin dava tarihi itibariyle mevcut 273.734,83-TL ve 14.930,95-Euro borçtan sorumlu olacakları, takip talebinde istenen faiz oranlarının taraflar arasında imzalanan sözleşmeye uygun olduğu, icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalıların Bursa ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında, tahsilde tekerrür olmamak üzere 273.734,83-TL ve 14.930,95-Euro üzerinden itirazının iptaline, takibin devamına, fazla istemin reddine, 273.734,83-TL ve 14.930,95-Euro alacağa takip tarihinden itibaren takip koşullarında faiz yürütülmesine, faizin %5 BSMV'si ile tahsiline, 273.734,83-TL ve 14.930,95-Euro (toplam 332.137,24 TL) üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; dosyada düzenlenen 03.04.2020 tarihli kök ve 15.01.2021 tarihli ek rapor ile ilgili olarak sundukları beyan dilekçelerine rağmen TL alacağın eksik hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda;17.09.2015 tarihli genel kredi sözleşmesine, davalıların da aynı tarihli kefalet sözleşmesi uyarınca müteselsil kefil oldukları, asıl borçlu şirketlere nakit ve gayrı nakit krediler kullandırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek 01.11.2016 tarihli kat ihtarı keşide edildiği, kat ihtarının kefil olan davalı ...'e 04.11.2016 tarihinde tebliğ edildiği, 2 günlük ödeme süresi ile birlikte bu davalının 07.11.2016 tarihinde temerrüde düştüğü, diğer kefil ...'e kat ihtarı tebliğ edilememekle birlikte davalı adına 07.11.2016 tarihli cevabi ihtarname keşide edildiği dikkate alındığında adı geçen davalının da 10.11.2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, borcun ödenmemesi üzerine davalı kefiller aleyhine 10.01.2017 tarihinde Bursa ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 22.290,39-Euro ve 372.329,70-TL asıl alacak ile 2.015,28-TL kar payı alacağının tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine davacı tarafça 12.646,78-Euro ve 350.150,43-TL alacak üzerinden işbu davanın açılmıştır.Mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda; temerrüt tarihi itibariyle kurumsal finansman desteği kredilerinden 2042229-137 numaralı kredide, temerrüt tarihi itibariyle yıllık %11,88 kar payı üzerinden toplam alacağın 74.873,77-TL olduğu, ... numaralı kredide yıllık %15 kar payı oranı üzerinden toplam alacağın 264.551,63-TL olduğu, ... numaralı kredide 07.11.2016 temerrüt tarihi itibariyle %15,60 kar payı oranı üzerinden 92.128,91-TL olduğu, tazmin edilen teminat mektupları yönünden, 16.12.2014 tarihli 250.000-Euro tutarlı ve 96.000-Euro bakiyeli teminat mektubu ile 18.05.2015 tarihli 70.000-Euro tutarlı teminat mektubunun 01.11.2016 tarihinde ... Euro satış kuru olan 3,4088 üzerinden nakde dönüştürülerek 327.244,80-TL ve 238.616-TL olmak üzere toplam 565.860,80-TL’nin muhataba ödendiği,tazmin edilen teminat mektuplarından dolayı davacı bankanın temerrüt tarihi itibariyle 166.000-Euro ana para alacağının bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre davacının nakit kredilerde %15,60 oranında, teminat mektubu bedellerinde ise %3,86 tutarında mahrum kalınan kar payı talep edebileceği, yıllık %15,60 mahrum kalınan kar payı oranı üzerinden yapılan hesaplamada, davacının takip tarihi itibariyle 137 numaralı krediden 63.631,16-TL, 138 numaralı kredide 230.694,84-TL ve 139 numaralı krediden ise 75.074,85-TL olmak üzere toplam 9.803,62-TL mahrum kalınan kar payı ve 490,18-TL BSMV ile birlikte 369.400,85-TL alacaklı olduğu, tazmin edilen teminat mektuplarından dolayı ise takip tarihi itibariyle 22.290,39-Euro alacağının bulunduğu, davacının mahrum kalınan kar payı yönünden talebiyle bağlı kalındığında ise davacının 359.107,05-TL asıl alacak ve 2.015,28-TL olmak üzere 361.122,65-TL ve 22.290,39-Euro talep edebileceği, banka alacağına mahsuben takip tarihi sonrası dava tarihi öncesinde toplam 120.199,47-TL ödemenin 30.000-TL karşılığı 7.539,44-Euro kısmının teminat mektubu borcuna, 90.199,47-TL kısmının ise nakit kredi borcuna mahsuben yapıldığı, ödemelerin öncelikle ferilerden olmak üzere mahsubu sonucunda davacının teminat mektuplarından kaynaklanan 14.930,95-Euro ve nakit kredilerden kaynaklanan 273,734,83-TL bakiye alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarında alacağa uygulanacak kar payı oranı ile mahrum kalınan kar payı oranlarının sözleşme hükümlerine uygun olarak tespit edildiği, takip sonrası ve dava tarihi öncesi yapılan kısmi ödemelerin de banka kayıtlarına uygun şekilde bir kısmının nakit kredi borcundan, bir kısmının ise tazmin edilen teminat mektubu borcundan, öncelikle ferilerden olmak üzere mahsup edildiği, herhangi bir hesap hatası da bulunmadığı görülmüş olup, davacı vekilinin Türk Lirası alacağın eksik hesaplandığı yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir. Ancak genel kredi sözleşmesinin 1. maddesinde, mahrum kalınan kar payı oranının belirlenmesinde borcun sebebini teşkil eden kullandırımlardan kar payı en yüksek olanına uygulanan kar payının esas alınacağı belirtilmiş olup, dava konusu kredilere uygulanan en yüksek kar payı oranı 139 numaralı krediye uygulanan %15,60 oranı olmasına ve bu oranda mahrum kalınan kar payına hükmedilmesi gerektiği halde, mahkemece alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde yer alan %23,76 oranında mahrum kalınan kar payı uygulanmasına karar verilmesi doğru olmasa da,hüküm davalılar tarafından istinaf edilmediğinden bu kısım kesinleştiğinden bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56