SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1439 E. 2024/392 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1439

Karar No

2024/392

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1439

KARAR NO: 2024/392

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/03/2021

NUMARASI: 2019/903 Esas - 2021/295 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında uzun süren ticari ilişki olduğunu, davacının davalıdan toplu olarak aldığı ihracat mallarını perakende olarak sattığını ,ticari borçları nedeniyle 31.07.2012 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç üzerinde davalı lehine 7.000-TL bedelli rehin tesis edildiğini , daha sonra davalıya olan tüm borcunun taşınmaz devri ile ödendiğini ve 22.04.2015 tarihli ibraname düzenlendiğini, ibranamede açıkça senetler de dahil denilerek tüm borçları kapsar şekilde alacak kalmadığının kabul edildiğini, ibraname sonrasında davalı ile hiçbir ticari ilişki kurulmadığını, davacının sigortalı işçi olarak çalıştığını, davalıdaki 5 .000- ve 10.000-TL bedelli senetler istenmesine rağmen iade edilmediğini, davalının Saray İcra Daire'sinin ... esas sayılı dosyasında 31.07.2012 tarihli rehin sözleşmesini takibe koyarak ... plakalı aracı icra kanalıyla sattırdığını , mükerrer tahsilat nedeniyle Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada davalının alacağının kalmadığı anlaşıldığından araç bedelinin istirdadına karar verildiğini , takip yapılması üzerine davalının davacı alacağını engellemek amacı ile bedelsiz kalan senetleri ibraname sonrası verilmiş gibi gerçeğe aykırı olarak doldurarak İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takibe koyduğunu ileri sürerek borcu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

CEVAP: Davalı vekili, davaya konu senetlerin ibraname tarihinden sonra tanzim edildiğini, ibranamede dört ayrı yerde tarih bulunduğunu, bu tarihlerin üçünün 22/04/2014 tarihi şeklinde yazıldığı ve yine bu tarihlerin herhangi birinin üzerinin çizilmediğini, dava konusu senetlerin bedelsiz kullanıldığı iddiası ile İstanbul C.Başsavcılığı’na şikayette bulunduğunu, takipsizlik kararı verildiğini, Saray C.Başsavcılığı’nın 2019/588 soruşturma sayılı dosyası ile Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/556 esas sayılı dosyasında da ibraname tarihini 22.4.2014 olarak bildirdiğini, takibe konu bonoların tanzim tarihlerinin sırasıyla 17/06/2014 ve 05/01/2015 olduğunu,ibranamede senetlere açıkça atıf yapılmadığını , dava konusu senetleri kapsadığının kabul edilemeyeceğini, ibranamenin takip konusu bonolara ilişkin olmadığını, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen dava istirdat davası olup davayla ilgisinin olmadığını, kararın henüz kesinleşmediğini, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini,takibe itiraz da edilmediğini bildirerek davanın reddi ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece dava konusu senetlerde imzaya yönelik itiraz olmadığı, borçlu olunmadığının yazılı delil ile ispatının gerektiği takibe konu 10.000-TL bedelli senedin düzenleme tarihinin 17/06/2014, vadesinin 10/03/2016 olması, 5.000-TL bedelli senedin düzenleme tarihinin 05/01/2015, vadesinin 05/03/2016 olması, dava konusu senetlerin düzenleme ve vade tarihlerinin ibranamedeki tarihten sonra olduğunun anlaşılması karşısında ibranamenin takip konusu senetleri kapsamadığı kabul edilmiş, davacıya yemin hakkı hatırlatılmış ve davacının yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle ,ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davacının 2015 yılında ticari hayatına son verdiğini, dava konusu senetler de dahil bütün ilişkinin taşınmaz devriyle sonlandığını, ...'a ait olan ...'ın mülkiyetindeki taşınmazın devri ile arabasına konulan rehin ve davalıya verilen senetler de dahil olmak üzere taraflar aralarındaki tüm alacak-verecek ilişkisinin sona ermesi konusunda anlaştıklarını, tanıkların taşınmaz devri ile alacak verecek ilişkisinin kalmadığını beyan ettiklerini, sözleşmeye sehven 22.04.2014 tarihi yazılmış ise de; düzelterek 22.04.2015 tarihini de yazdıklarını, İbranamede tanık ...'ın şahit olarak imzasının bulunduğunu, taşınmaz devrinin 22.4.2015 tarihinde tapuda resmi senetle yapıldığını, Taşınmazın devriyle senetlere konu alacağın da kalmadığını, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/556 E. Ve 2018/343 K. Sayılı dosyasında araç rehni nedeniyle borcu olmadığının kabul edildiğini, senetlerin taşınmazın devrinin yapıldığı ve sözleşmenin imzalandığı 22.04.2015 tarihinden öncesine ait olduğunu, ibraname gereği bedelsiz kalan senetlerin takibe konulduğunu, davalının dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava, ibraname gereği bedelsiz kaldığı ileri sürülen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. İbraname olduğu imzası ve içeriği taraflarca kabul edilen"Sözleşme" başlıklı el yazılı belgede sözleşmenin sağ üst kısmında 22.4.2014 , 22.4.2015 tarihleri yazılıdır."Yapmış oldukları ticaretten dolayı alacak vereceğin kalmadığı, senetler de dahil alacağı olmadığı, ... plakalı aracın 31.7.2012 tarihli rehin yazısını icradan ve trafikten kaldıracağı"nın karalaştırıldığı ,"Hiçbir alacağı olmayan" kişi olarak ...'nin, "borcu bitiren" kişi olarak ... ile tanık olarak ...'ın imzası bulunmaktadır. Davacı vekili; davalıya taşınmaz devri karşılığında borçların ödendiğini, sözleşmenin 22.4.2015 tarihinde yapıldığını, 2014 tarihinin yanlışlıkla yazılıp düzeltildiğini, 22.4.2015 tarihinde tapuda devir yapıldığını, ancak davalının araç rehnini kaldırmadığı gibi takibe koyup aracını sattırdığını, Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/656 esas sayılı dosyada açılan istirdat davasının kabul edildiğini bunun üzerine davalının kendisinde kalan 5.000-TL ve 10.000-TL bedelli senetleri ileri tarihli doldurarak takibe koyduğunu senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürmüş, davalı vekili sözleşmenin 22.4.2014 tarihinde yapıldığını, senetlerin ibraname sonrası düzenlendiğini, savunarak davanın reddini istemiştir. Davacı tarafça tapu devri nedeniyle borcun tasfiye edildiği ileri sürüldüğü,getirtilen tapu kaydına göre 22.4.2015 tarihinde Saray İlçesi .. ada 10 parselin ... tarafından ... 'ye satış yapıldığı, tanık olarak dinlenen ... gerçekte taşınmazın ...'a ait olup tapuda kendi adına tescil edildiği, ...'ın isteği üzerine davalıya satışı yapıldığı,ibranameyi tanık olarak imzalayan ... ise davacıya olan borcu nedeniyle onun isteği üzerine taşınmazı davalı ... ' ye devrettiğini, ...'nin ...'in borcundan arta kalanı kendisine ödediğini, tapunun devir edildiği gün yanlarında alacak verecek kalmadı diye sözleşme yapıldığını, sözleşme yılının 2015 olduğunu, davalının senetleri de vereceğini söylediğini beyan etmiştir. Uyuşmazlığın çözümü ibranamenin düzenlendiği tarihin tesbitine bağlıdır. Sözleşmenin sağ üst kısmından 22.4.2014 ve 22.4.2015 tarihleri bulunup iki ayrı tarihin hiçbir çizilmemiştir. İbranameyi tanık olarak imzalayan ... ibranamenin kendisinin borçlu olduğu davacının isteği üzerine gerçekte kendisine ait olan ancak tapuda ... adına kayıtlı olan taşınmazın devir edildiği gün tapudan çıktıktan sonra ibraname düzenlendiğini beyan etmiştir. Tapuda devir tarihi 22.4.2015 olduğuna göre ,ibranamedeki tarihlerden 22.4.2015 tarihinin ibraname tarihi olarak kabulü dosya kapsamına uygun bulunmuştur.Öte yandan ibraname de "senetler dahil" hiç bir borç kalmadığı yazılıdır. Bu ibarenin bir anlam taşıması için ibranamenin düzenlendiği tarihde davacının borçlusu olduğu birden fazla senedin davalı elinde olması gerekir. Davalı ,her iki senedin ibraname tarihinden sonraki tarihlerde verildiğini savunsa da ,davalı icra takibine konu ettiği iki ayrı senetten başkaca senet olduğunu iddia dahi etmemiştir.İbranamedeki bu ibare de ibranamenin tanzim tarihinin 2015 yılı olduğunu göstermektedir.İbraname tarihinin 2015 yılı olduğunun kabulü ile davanın kabulü gerekirken , davacı yemin deliline dayanmadığı halde yemin teklif hakkı hatırlatılarak kullanılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; ibraname tarihinin 22.4.2015 tarihi olduğu ,buna göre senetlerin ibraname kapsamında olduğunun kabulü gerektiği,davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesine ;davacının takibe konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalının takibi haksız ve kötü niyetle yaptığı belirlenmekle İİK nın 72/5 maddesi uyarınca davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/903 Esas - 2021/295 Karar sayılı 29/03/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne; İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takibe konu 05/01/2015 düzenleme tarihli, 05/03/2016 vade tarihli 5.000-TL bedelli bono ve 17/06/2014 düzenleme tarihli, 10/03/2016 vade tarihli 10.000-TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine, % 20 oranda hesaplanan 3.000-TL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 1.024,65-TL karar harcından, davacı tarafça yatırılan 256,17-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 768,48‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 300,57‬‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan 93,75‬-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 15.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan 81,75‬-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

EvraktanistinafTespitdereceistanbulkaldırılmasınaMenfi(KıymetligerekçeKaynaklanan)numarasısebeplerikararımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim