İstanbul BAM 12. HD 2021/1868 E. 2024/388 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1868
2024/388
7 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1868
KARAR NO: 2024/388
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/06/2021
NUMARASI: 2019/484 Esas - 2021/491 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı borç ilişkisi bulunduğunu, cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere davalının müvekkili şirkete 205.065,34-TL borçlu olduğunu, davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas nolu dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacıdan satın alınan tüm ürünlerin bedelinin ödendiğini, 01/02/2018 tarihinde üretimde kullanılan kalıpların müvekkiline iade edildiğini, müvekkilinin bu tarihten sonra davacıdan alım yapmadığını, davacıya borcunun bulunmadığını, davacıdan 26.622,47-TL alacaklı olunduğunu, davacının piyasaya asılsız faturalar sunmaktan dolayı yargılandığı bilgisine ulaşıldığını belirterek davanın reddi ile % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; takibin cari hesap alacağına ilişkin yapıldığı, ancak cari hesabın 11 adet faturadan kaynaklanan alacakla sınırlandırıldığı, davalının takibe itirazı ve davadaki savunmasında borcu kabul etmemesi sebebiyle fatura konusu "süpürge ve köşelik" şeklindeki emtiaların teslim edildiğini ispatla davacının yükümlü olduğu,ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği, sonuçlarının taraflara anlatıldığı ve ihtar olunduğu, inceleme gününde sadece davalı tarafın ticari kayıtlarının sunulduğu, alınan raporla da, takip anında davalı ödemelerine nazaran davacının alacaklı olmadığı, davalının alacaklı olduğu hususunun tespit edildiği, alacağın 5 adet faturadan kaynaklandığı, davalının bu fatura toplamını (KDV'siz 50.743,68 TL) vergi dairesine beyan ettiği, dolayısıyla vergi dairesine yaptığı beyanla ticari kayıtlarının örtüştüğü, ancak ödemeler daha fazla olduğundan davacıya takip anında borçlu gözükmediği, bu durumda davacı kayıtları incelense dahi faturaların davalıda kayıtlı olmaması nedeniyle davalıyı bağlamayacağı, takibe dayanak irsaliyeli faturaların fotokopileri altında imza görülmediği, davacının faturalardaki malları teslim ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyetli tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemenin defterlerin incelenmesine ilişkin ara kararının usulüne uygun olmadığını, tayin edilen kesin sürenin sonuçlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklanmadığını, tanık beyanları da dikkate alındığında haklılıklarının ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı adına düzenlediği toplam 264.062,30-TL bedelli 11 adet faturadan bakiye 205.065,34-TL asıl alacak ile 2.224,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 207.290,16 TL alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatmış olup, davalı davacıya üretim için verilen kalıpların 01/02/2018 tarihinde müvekkiline iade edildiğini, bu tarihten sonra müvekkili adına herhangi bir üretim yapılmadığını, faturaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmektedir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla satıcı, fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada davacı; faturalara dayanmakta olup davalı teslim olgusunu inkar etmektedir. Bu durumda söz konusu faturalarda yer alan malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Mahkemece davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede sadece 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, diğer faturaların kayıtlı olmadığı gibi BA beyanamesinde de yer almadığı, faturaların irsaliyeli olarak düzenlendiği, ancak teslim alan kısımlarının boş olduğu, bu durumda davacının sadece 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL bedelli fatura konusu mal teslim olgusunu ispatladığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar faturaların davalıya kargo yoluyla gönderildiği ileri sürülmüş ise de buna ilişkin olarak ibraz edilen kargo faturalarının kargo içeriğinde faturaların bulunup bulunmadığı belli değildir. Bu durumda davacı 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL bedelli faturanın dışında kalan faturada belirtilen malları davalıya teslimini ispatlayamamıştır. Her ne kadar davacı tarafça, defter ibrazına ilişkin mahkemenin ara kararının usulüne uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de mahkemece dava vekilinin hazır bulunduğu duruşmada tarafların 2018 yılına ilişkin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, kararda aynı zamanda inceleme günü tayin edilerek ,HMK nın 222.madde uyarınca ibrazdan kaçınmış sayılacaklarının ihtar edildiği, defterlerin ibrazına ilişkin ara kararın usulüne uygun olduğu anlaşılmaktadır. 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL bedelli fatura nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde ise; davacı tarafından ibraz edilen cari hesap ekstresinde 37.000-TL davalı ödemesi kayıtlıdır. Bunun dışında davalının defterlerinde yer alıp da davacının cari hesap ekstresinde kayıtlı olmayan 02/04/2018 tarihli 4.000-TL tutarlı, 03/04/2018 tarihli 4.000-TL tutarlı, 18/04/2018 tarihli 900-TL tutarlı, 20/04/2018 tarihli 3.000-TL tutarlı, 24/04/2018 tarihli 1.000-TL tutarlı, 27/04/2018 tarihli 5.000-TL tutarlı, 04/05/2018 tarihli 2.500-TL tutarlı, 04/05/2018 tarihli 3.000-TL tutarlı olmak üzere elden toplam 23.900-TL nakit ödemeye ilişkin makbuz ibraz etmiştir. Bu durumda davalının, defterlerinde kayıtlı bulunan 19/02/2019 tarihli 59.877,53-TL fatura bedelini aşacak şekilde ödeme yaptığını ispatladığından davacının davalıdan alacağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 600-TL harçtan mahsubu ile kalan 172,40-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39