İstanbul BAM 12. HD 2021/1320 E. 2024/36 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1320
2024/36
8 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1320
KARAR NO: 2024/36
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/04/2021
NUMARASI: 2019/679 Esas - 2021/543 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin et ve et ürünleri satışı yaptığını, ... unvanıyla ticaret yapan davalıya gıda ürünleri teslim edildiğini, bu ürünlere ilişkin irsaliyeli faturalar düzenlendiğini, ürünlerin ve irsaliyeli faturaların davalı tarafından teslim alındığını, 24.01.2019 tarih 14.622,84-TL bedelli, 25.02.2019 tarih 6.081,12-TL bedelli, 25.02.2019 tarih 6.967,08-TL bedelli, 25.02.2019 tarih 6.999,30-TL bedelli, 10.04.2019 tarih 5.367,65-TL bedelli olmak üzere toplam 40.937,99-TL alacağın bulunduğunu, ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin .. Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının çeşitli tarihlerde yaptığı ödemeler toplamı 18.468,00-TL'nin düşülmesi ile 22.469,99-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; Rize Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin kredi kartları ile çeşitli tarihlerde davacı tarafa toplam 42.980-TL ödeme yaptığını, icra takibinin 40.937,99-TL üzerinden başlatıldığını ancak itirazın ipali davasının 22.469,99-TL'lik kısım yönünden talep edildiğini, davacının dava konusu bedeli nasıl tespit ettiğinin açıkça izah edilmesi gerektiğini, davacı tarafın sattığını iddia ettiği ürünleri müvekkiline teslim ettiğine dair bir evrak sunmadığını belirterek davanın reddine, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının icra takibine konu fatura borcunu fatura tanzim tarihinden önce başlayan ve devam eden ödemeler ile kapattığını ileri sürdüğü, ancak fatura tarihinden önce yapılan ödemelerinin avans ödemesi olduğuna ilişkin somut bir delil getiremediği, ödemelerin 34 kalemde ve 42.980-TL tutarında olarak 17/09/2018 - 16/04/2019 tarih aralığında kredi kartı ile yapıldığı, davalının kredi kartları ile davacıya yaptığı ödemelerin 2018 senesinde 25.312-TL ve 2019 senesinde17.668-TL olduğu, fatura tarihlerinden önce kredi kartı ile yapılan ödemelerin avans olarak yapıldığının davalı tarafça ispatının gerektiği, bu yönde davalı tarafça somut bir delil ibraz edilmediği, buna göre davalı tarafça ilk faturanın tanzim edildiği tarihten sonra yapılan 17.668-TL ödemenin davacının kestiği 40.937,99-TL faturalardan düşülmesi ile davacının kalan alacağının 23.269,99-TL olduğu, ancak davacı tarafça dava dilekçesi ile 22.469,99-TL talep edildiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, davalının itirazının 22.469,99-TL asıl alacak bakımından iptali ile,asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilmesine, %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili ; ticaret mahkemelerinin görevli olmadığını, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, ayrıca Rize mahkemelerinin yetkili olduğunu, mesleki mazerete rağmen mazeretin reddedilerek usulüne uygun bir şekilde ön inceleme duruşması yapılmadan tahkikat aşamasına geçildiğini, davacının takibi 40.937,99-TL üzerinden başlatmasına rağmen, davayı 22.469,99-TL üzerinden açtığını, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin davacı tarafından bilindiğini, müvekkili ile davacı arasında başka bir hukuki ilişki bulunmadığını, toplamda 34 kalem ödemenin davacının alacak talebinde bulunduğu faturalar için yapıldığının kabulünün gerektiğini, fatura tarihinden önce yapılan ödemelerin ticari avans niteliğinde olduğunu, davacının bu ödemelerin başka bir alacak için yapıldığını ispat edemediğini, davacının beyanları ile ticari defterleri arasında çelişki bulunduğunu, davacının 2018 yılında yapılan ödemeleri parakende satışlara ilişkin olduğunu ileri sürdüğü halde bu konuda herhangi bir belge ibraz etmediğini, davacının defterlerinin gerçek durumu yansıtmaması nedeniyle delil olarak kullanılamayacağını, taraflar arasında 2018 yılında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının davacının defterleri ile sabit olduğunu, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı; davalı ile aralarında et ve et ürünü satışından kaynaklanan 24/01/2019 tarihli 14.622,84-TL, 25/02/2019 tarihli 6.981,12-TL, 25/02/2019 tarihli 6.967,08-TL, 25/02/2019 tarihli 6.999,30-TL, 10/04/2019 tarihli 5.367,65-TL olmak üzere toplam 40.937,99-TL fatura alacağının davalı aleyhinde giriştiği icra takibiyle tahsilini talep etmekte olup eldeki itirazın iptali davasını 22.469,99-TL alacak yönünden açmıştır. Davalı ise davacıya olan borcunu ödediğini belirterek davanın reddini savunmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından mahkemenin görevine yönelik itirazda bulunulmuş ise de uyuşmazlık davacı şirketle davalının işlettiği lokanta arasındaki et ürünü satışına ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı dikkate alındığında uyuşmazlığın nispi ticari dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın asliye ticaret mahkemesinde sonuçlandırılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı, mahkemenin ve icra dairesinin yetkisine yönelik istinaf nedeni ileri sürmüş ise de icra takibinin faturalı mal alım satımına dayalı alacağın tahsiline yönelik olduğu TBK 89. ve HMK 10.maddesi uyarınca alacaklının ikametgahının bulunduğu İstanbul Anadolu mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından davalının yetkiye yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Bunun dışında ön inceleme duruşmasına mazeret bildiren davalı vekilinin mazereti kabul edilmeyerek davalı tarafın yokluğunda yapılan ön inceleme duruşması sonucunda tahkikat aşamasına usule aykırı geçildiği iddia edilmiş ise de sonuca etkili ve hak kaybına dayalı bir neden ileri sürülmediğinden davalının bu husustaki istinaf nedenleri haklı bulunmamıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde takip talebine ekli 2019 yılına ait faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup, davalı ödeme itirazına ilişkin olarak 17.09.2018 - 16.04.2019 tarihleri arasında dönemde gerçekleşen 34 adet olan ve toplam 42.980-TL tutarlı kredi kartı ekstreleri ibraz etmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafından fatura tarihlerinden önce yapılan ödemelerin avans ödemesi olup olmadığı, davacının alacağını sona erdirip erdirmediği hususundadır. 6098 sayılı TBK'nın 207. Maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Somut olayda davalının 17/09/2018 ile 28/12/2018 tarihleri arasında birbirlerine yakın tutarlarda, düzenli aralıklarla 25.312-TL 14 kalemde ödemeleri bulunmaktadır. Bu durum peyder pey düzenli düzenli alışverişe işaret etmektedir. Davalının düzenlediği faturalar ise 2019 yılı Ocak ve Şubat aylarındadır. Toplam tutarı 40.937,99-TL'dir. İcra takibi de bu miktar üzerinden başlatılmış, ancak itirazın iptali davası 22.469,99-TL ile sınırlanarak açılmıştır. Yine davalının 2019 yılında kredi kartıyla 17.668-TL çok sayıda düzenli, belirli aralıklarla ödemeleri bulunmaktadır. Davalının ödemeleri davacının düzenlediği fatura miktarını aşmaktadır. İtirazın iptali davasının 22.469,99-TL üzerinden açılması anlatılan kredi kartı ödemelerinin bir kısmının davacı tarafından düzenlediği faturalardan ödeme olarak mahsup ettiği sonucuna varılmaktadır. Diğer ödemelerin başka bir borç için ya da ticari ilişki için yapıldığı da iddia ve ispat edilmemiştir. Buna göre davacı tarafından fatura düzenlenmeden davalının yaptığı ödemelerin avans olarak yapıldığının kabulü gerekirken başka bir borç ilişkisi ileri sürülmediği, ödemelerin de karşılıksız yapıldığı kabul edilemeyeceğinden avans olarak yapıldığının kabulü ile fatura bedellerinden mahsubu gerekirken avans olarak yapıldığı yazılı olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalının yaptığı ödemeleri kanıtlamış olup bu sebeple davanın reddine, davacı haksız ise de kötüniyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmek gerekirken davanın kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olduğundan başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek itirazın iptali isteminin reddine, koşulları olmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2021 Tarih 2019/679 Esas 2021/543 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 179,05-TL'nin mahsubu ile bakiye 248,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 17.900-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Kullanılmayan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 383,73-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan 31,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafça yapılan giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56