İstanbul BAM 12. HD 2021/1408 E. 2024/354 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1408
2024/354
29 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1408
KARAR NO: 2024/354
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davalı hakkında başlatılan Banaz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibinin davalının itirazı nedeniyle durduğunu, müvekkili ile davalı arasında 01/07/2010 tarihli bayilik sözleşmesinin 01.04.2013 tarihine kadar sürdüğünü, bayilik süresince düzenlenen hak ediş faturalarının davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından 2012 ve 2013 yıllarında sürekli eksik ödeme yapıldığını,eksik ödemeler nedeniyle müvekkilinin davalıdan 13.052,22-TL alacağı bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin davalıdan kaynaklanan Banaz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu 1.406,45-TL'yi davalının talimatı ile geri ödenmek üzere ödediğini, ancak bu bedelin de müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin toplam 14.458,67-TL alacağının bulunduğunu belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; icra takibine konu edilen faturaların tümünün müvekkili şirket kayıtlarına girdiğini,ödemelerin yapıldığını, taraflar arasında mevcut cari hesap üzerinden yapılan ödemelerde bayilik sözleşmesi ve eki ceza sistematiği hükümleri doğrultusunda bayi tarafından gerçekleştirilen hatalı işlemlerden kaynaklanan prim/ceza kesintileri gerçekleştiğini, davacı ile mutabakat yapılmadığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının, müvekkili şirketin talimatı ile bir başka icra dosyasına ödeme yaptığı iddiasının da gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket davacıdan alacaklı olup, alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu taraf ticari defter ve kayıtlarında, ihtilaf konusunun davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 3.015,54-TL'lik fatura ve davalı adına ödendiği iddia olunan 1.406,45-TL olduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 3.015,54-TL bedelli faturaların e-fatura olduğu, e-faturaların niteliği gereği tebliğ edilememe sorunu olmadığı, davacı tarafın bunları ticari defterlerine işlememesinin tebliğ almadığı anlamına gelmeyeceği, bu faturalara itiraz ettiği veyahut iade ettiğine ilişkin de bir iddia ve savunma bulunmadığından, bu kesintileri de isteyemeyeceği, 1.406,45-TL'lik bedel incelendiğinde, buna ilişkin e-postada ... firmasından gelen talebin iletildiği, burada davalı şirketin sadece bilgi aktarımı yaptığı, ödemeden sorumlu tutulamayacağı, bu suretle davalı şirketin davacıya bakiye borcunun bulunduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; alınan 23/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkilinin 2012 ve 2013 yıllarında 63.898,53-TL net prim hak edişinin bulunduğu, müvekkiline yapılan ödemelerin toplam 51.022,85-TL olduğu ve müvekkilinin 12.875,68-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket tarafından iddia edilen ceza kesintilerinin dayanağının sunulmadığını, dayanağı belli olmayan bu cezaların gerçekten haklı olarak kesilip kesilmediğinin belli olmadığını, Banaz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki borçtan Samsung şirketi ile birlikte davalı şirketin de sorumlu olduğunu, davalı şirketin talimatı doğrultusunda ödeme yapan müvekkilinin davalıya rücu edebileceği hususu dikkate alınmadan karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, 15.01.2020 tarihli ek bilirkişi raporunun da müvekkilinin alacakları hususunda bir önceki raporu teyit ettiğini, 30/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda da ceza kesintilerinin hangi sebeple kesildiği hususunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını,ceza kesintilerinin alacaktan mahsup edilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafça, 2012-2013 yılları hak ediş faturaları bedelinin eksik ödendiği, ayrıca davalının Banaz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu borcunun davalının talimatı ile icra dosyasına ödendiği ileri sürülerek söz konusu tutarın tahsili talep edilmiş, davalı tarafça ise bayilik sözleşmesi ve eki ceza sistematiği hükümleri doğrultusunda bayi tarafından gerçekleştirilen hatalı işlemlerden kaynaklanan prim/ceza kesintileri doğrultusunda davacının alacağının bulunmadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan 30.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının dönem içinde davalı adına toplam 69.867,01-TL hak ediş faturası düzenlediği, fatura toplamının davalı şirket ticari defterlerinde 69.652,55-TL olarak kayıtlı olduğu, aradaki farkın davalının bir adet faturayı miktar olarak hatalı kaydetmesinden kaynaklandığı, bu faturalara karşılık davalı tarafından toplam 47.962,70-TL ödeme yapıldığı, davalı şirketin düzenlediği toplam 14.246,13-TL tutarında prim ve ceza kesintisi faturalarından 11.230,59-TL'lik kısmın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, kalan 3.015,54-TL tutarlı kesinti faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu farka ilişkin faturaların davacıya tebliğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, davalının kendi defterlerine göre 31.12.2011 tarihi itibariyle davacıdan 9.242,63-TL alacaklı olduğu, bu durumda takip tarihi itibariyle davacının davalıya 1.584,45-TL borçlu olduğu, davacının Banaz İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yaptığı 1.406,45-TL'yi de davalıdan talep edebileceği, bu durumda ise davacının 3.015,54-TL+1.406,45-TL olmak üzere toplam 4.421,99-TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalının ticari defterlerinde 2011 yıl sonu itibariyle kendisi lehine 9.242,63-TL alacak kaydı bulunduğu tespit edilmiştir. Davacının düzenlediği toplam 69.867,01-TL hak ediş faturası davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının faturalara karşılık yaptığı ödeme tutarı ise 47.962,55-TL'dir. Davacının hak edişinden davalının ödeme tutarı ile devreden alacak bakiyesinin mahsubu sonucunda bakiye davacı alacağı 12.661,83-TL'dir. Dava dışı 3. kişinin davacıdan satın aldığı cep telefonuna ilişkin olarak tüketici hakem heyetine başvurusu sonucunda hakem heyetince üretici, ithalatçı, satıcı ve bayi müteselsilen sorumlu olmak üzere yenisiyle değiştirilmesine karar verildiği, kararın davacı aleyhine icra takibine konulduğu, alacak ferilerinin 1.406,45-TL olarak davacı tarafından icra dosyasına ödendiği, sunulan e-posta yazışmasında davalının davacıya bedelin ödenmesini, ödeme belgesi iletildiğinde gün içerisinde ...g firması tarafından kendisine ödeme yapılacağını bildirdiği görülmektedir. Davacı ile davalının borçtan müteselsilen sorumlu tutulduğu gözetildiğinde, bu tutarın davalıdan talep edilebileceği gözetilerek bu tutarın da eklenmesiyle davacının alacağı 14.068,28-TL'ye ulaşmaktadır. Ancak davalı tarafça sözleşmeye istinaden düzenlenen ve davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan toplam 11.230,59-TL'lik ceza faturası bulunmaktadır. Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 3.015,54-TL tutarlı ceza faturaları ise e-arşiv fatura niteliğinde olup, davacı tarafça yasal süresinde bu faturalara da itiraz edilmemiştir. Bu nedenle davalının düzenlemiş olduğu toplam 14.246,13-TL tutarındaki ceza ve kesinti faturasının davacı alacağından mahsubu gerekmekte olup, bu tutarın da mahsubu sonucunda davacının bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39