İstanbul BAM 12. HD 2021/1516 E. 2024/353 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1516
2024/353
29 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1516
KARAR NO: 2024/353
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2018
NUMARASI: 2016/611 Esas 2018/624 Karar
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan 2008 yılında 1.000.000-USD tüketici kredisi kullandığını, komisyon ücreti olarak %3'ü olan 30.000-USD alındığını ve bu meblağın bu güne kadar müvekkiline ödenmediğini belirterek, 30.000-USD komisyon ücretinin ödeme tarihindeki kur farkı üzerinden TL olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; dava konusu kredi ticari kredi olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın ekspertiz ücreti olan 424.80-TL'yi rapor hazırlayan firmaya/şahsa ödediğini, davacıdan talep ve tahsil edilen miktarın ekspertiz raporu için olduğunu, bu ödemenin kullandırılan konut kredisi açısından yasal bir zorunluluk olduğunu ve bedelin müvekkili banka uhdesinde kalmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; taraflar arasında imzalanan 07/04/2008 tarihli genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, davacıya 60 ay taksitli 1.000.000-USD bedelli bireysel ticari emtia kredisi kullandırıldığı ve proje komisyon oranı 2.75 üzerinden BSMV dahil 36.928,24-TL komisyon alınacağının belirtildiği, 08/04/2008 tarihli dekonta göre fon kullandırım komisyon tahakkuku olarak 36.928,50-TL'nin davacıdan tahsil edildiğinin anlaşıldığı, 07/04/2008 tarihinde imzalanan bireysel ticari emtia kredi sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan kanunun genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin bu sözleşmede nazara alınmayacağı, bu durumda 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden emsal banka uygulamalarına göre uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül ve diğer bankalarca uygulanan oranlara göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunun denetlenmesinin gerektiği, emsal araştırması yapılan diğer bankalarca aynı mahiyetteki kredi için %1 ile %5 arasında komisyon alındığı, her ne kadar bankacı bilirkişi diğer bankalarca bildirilen komisyon oranlarını toplayarak aritmetik ortalamasını almış ise de esasen komisyon oranının makul olup olmadığının tespiti için aritmetik ortalamanın alınmasının gerekli olmadığı, zira mahkemece sorulan banka sayısına göre aritmetik ortalamanın değişme ihtimalinin bulunduğu, alınan komisyon oranının makul olup olmadığı hususunun tespitinde davalı bankanın tahsil ettiği komisyon oranının diğer banka uygulamalarına göre fahiş olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, davalı bankanın TCMB'ye %5 oranında komisyon alacağını bildirmesi ve davacı müşterisinden bu oranın altında %2,75 oranında komisyon alması ve diğer bankalarca alınan komisyon oranları dahilinde kalması nedeni ile davalı bankanın davacıya kullandırdığı taksitli kredi nedeni ile %2,75 komisyon oranı üzerinden 27.500-USD'nin efektif satış kuru karşılığı olan 35.170-TL ve bu miktarın %5 BSMV'si 1.758,50-TL olmak üzere toplam 36.928,50-TL olarak alınan kredi komisyon ücretinin makul ve alınacak ücretin serbestçe belirlenme ilkesine uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkili tarafından davalı bankadan 1.000.000-USD tüketici kredisi kullanıldığını, davacının kullandığı bu tüketici kredisini tespit edilen ödeme vadesinden önce ödediğini, vadesinden önce yapılan bu ödemeden dolayı davalı banka tarafından davacıdan 30.000-USD komisyon bedeli tahsil edildiğini, mahkemece alınan 01/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda, alınan komisyon ücretinin iade edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, 05/09/2017 tarihli ek raporda ise aksi yönde görüş bildirildiğini, farklı bilirkişiden alınan raporda ise komisyon ücretinin yerinde olup iadesinin gerekmediğinin belirtildiğini, davalı bankanın TCMB'ye yaptığı bildirimi yasal süresinde sunmadığını, bu yönüyle savunmanın genişletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını, davalı bankanın komisyon ve faiz giderleri yönünde yürürlükteki TCMB tebliğ ve emirlerine uygun olarak müracaat yapmadığı ve ibraz edilmediğini, davalının TCMB'ye bildirim yazısının süresinden sonra sunulması nedeniyle verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari kredi kullandırımı sırasında davalı finans kurumu tarafından tahsil edilen kredi komisyon tutarının iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 07/04/2008 tarihli 1.000.000-USD bedelli bireysel ticari emtia kredisi sözleşmesi ile davalı tarafından davacıya 60 ay vadeli taksitli ticari emtia kredisi kullandırıldığı, davacının da imzasının bulunduğu kredi geri ödeme planında proje komisyon oranının %2.75 olarak belirlendiği, davalı tarafından bu komisyon oranı üzerinden hesaplanan 27.500-USD'nin 07.04.2008 tarihli TCMB efektif satış kuru üzerinden karşılığı 35.170-TL komisyon ile 1.758,50-TL BSMV olmak üzere toplam 36.928,50-TL fon kullandırım komisyonu tahakkuk ettirilerek 08.04.2008 tarihinde tahsil edildiği, davalı bankaca taraflarca imzalanan kredi sözleşmesinin tümünün temin edilememesi nedeniyle sözleşme tarihindeki ... kodlu genel kredi sözleşmelerinin kullanıldığı bildirilerek, bu sözleşme örneğinin gönderildiği, söz konusu sözleşmenin 23. maddesinde; bu sözleşme uyarınca banka tarafından müşteri lehine verilen teminat mektupları, kontragarantiler ile diğer tüm ilişkiler, bankacılık uygulaması, yurt içi ve dışı mevzuat ve düzenlemeler gereği ödenmesi gereken tüm komisyonların müşteriye ait olacağının, komisyon oranlarının banka tarafından tek taraflı olarak belirlenip uygulanabileceğinin, uygulanacak komisyon oranları ile ilgili olarak ayrıca yazılı bir anlaşma bulunmadıkça, öncelikle bu sözleşme ve eklerinde belirtilen oranların ve bankanın iç düzenlemeleri gereği uyguladığı oranların geçerli ve bağlayıcı olacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir. 09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, TCMBna bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eldeki davada taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde, kredi kullandırımı halinde alınacak komisyon oran veya miktarına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak davacının da imzasının bulunduğu ve herhangi bir çekince ileri sürmediği kredi geri ödeme planında proje komisyon oranı %2.75 olarak belirlenmiş olup, davalı banka tarafından da bu komisyon oranı üzerinden hesaplanan tutarda olmak üzere toplam 36.928,50-TL fon kullandırım komisyonu tahakkuk ve tahsil edilmiştir. Kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki geri ödeme planında tahsil edilecek kredi komisyonu oranı açıkça belirlendiğinden, burada belirlenen komisyon oranı tarafları bağlayıcı niteliktedir. Kaldı ki mahkemece hükme esas alınan 22.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda da, davalı bankaca TCMB'ye bildirilen masraf ve komisyon tablosunda ipotek karşılığı kullandırılacak kredilerden %5 oranında komisyon alınacağının yazılı olduğu, ancak bankaca dava konusu krediye %2,75 oranında komisyon uygulandığı, mahkemece getirtilen emsal banka uygulamaları ortalaması %2,8 olup, davalı bankanın tahsil ettiği kredi kullandırım komisyon oranının diğer banka ortalamalarından düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle uygulanan komisyon oranının kullanılan kredinin miktarı ve genel kredi sözleşmesi şartlarına göre bankacılık mevzuatına, bankacılık genel uygulamalarına göre yüksek olmadığı, taraflar arasındaki menfaati bozacak şekilde fahiş olmadığı belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle,davacıya kullandırılan kredinin tüketici kredisi olmayıp ticari kredi niteliğinde olduğu, komisyon oranının geri ödeme planında açıkça gösterildiği ve davalı tarafından bu orana göre komisyon tahsil edildiği anlaşılmasına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39