İstanbul BAM 12. HD 2023/2323 E. 2024/320 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2023/2323
2024/320
26 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2323
KARAR NO: 2024/320
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/10/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/978 Esas
TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2024
İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP VE DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; borçlu ile davacı şirket arasında süregelen ticari ilişkiye istinaden yapılmış cari hesap mutabakatı uyarınca borçlu şirketin davacı şirkete 414.376,37-TL borcu bulunduğunu, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağına ilişkin ilamsız takip başlatıldığını, borçlu şirkete ödeme emrinin 14.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının 31.12.2020 tarihli imzalı mutabakatı ve açık borç ikrarı bulunmasına karşın takibe itiraz ettiğini belirterek, borçlunun borca yeter miktarda taşınır/taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ HACİZ KARARI: Mahkemece; 17.10.2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin, sunulan mutabakat formunun alacağın varlığına ve muaccel olduğuna dair kanaat oluştuğundan İİK 257 vd maddeleri uyarınca şimdilik talep edilen 414.376,37-TL tazminatın %15'i tutarında teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiştir.
İTİRAZ: Davalı vekili, davacı tarafça delil olarak sunulan mutabakat metninin usulsüz bir mutabakat olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, buna ek olarak sunulan muavin defteri de davalı aleyhine tedbir kararı verilebilmesi için tek başına yeterli olmadığını, davacı tarafından dosyaya ne bir fatura ilişkisi ne de bir sözleşme sunulmadığını; taraflarınca kabulü mümkün olmayan bir mutabakat metni ve muavin defterinin tedbir için yeterli ispat teşkil etmediğini, mutabakat metninin hangi ticari iş hakkında imzalandığı ve davalının gerçek anlamda bir borcu olup olmadığının yaklaşık olarak dahi ispat edilemediği hususları değerlendirildiğinde tarafların ticari defterleri incelenmeden dosyaya mübrez belgelerle davalı hakkında tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını belirterek, itirazları doğrultusunda davalı hakkında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
EK KARAR: Mahkemece; davalı vekili tarafından, ihtiyati haciz kararına dayanak olan mutabakat formunun taraflar arasında imzalanmadığı ileri sürülüp imza itirazı İİK 265. maddesinde düzenlenen itiraz nedenlerinden olmadığından ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili; davacı tarafın sunduğu 31.12.2020 tarihli ve 414.376,37-TL bedelli mutabakat formundaki imza halihazırdaki şirket yetkilisine ait olmadığını, imza aynı zamanda davacı firma yetkilisinin kız kardeşinin eşi olan ...'a ait olduğunu, kendisinin davacı taraf ile ortaklık ve yetki irtibatı bulunduğunu,müvekkili şirket yetkilisinden habersiz imzalandığını, her iki şirket arasında fatura yada sözleşme ilişkisi bulunmadığını, çeklerin davacının yetkilisi olduğu ... şirketine cirolandığını,imza itirazında bulundukları mutabakat metninin ihtiyati haczin dayandığı sebep olduğundan itirazın İİK m.265 ile düzenlenen "ihtiyati haczin dayandığı sebebe" itiraz kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden,muaccel para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispatı değildir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2. maddesinde yer alan “Hukuk Devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu ve Medeni Kanunun 2. maddesindeki sınırlamaların aşılıp aşılmadığı İİK’nın 264’üncü maddesi çerçevesinde yapılacak incelemede ya da somut olayda olduğu üzere itirazın iptali davasında veya menfi tespit veya istirdat davası sırasında değerlendirilerek sonuçlandırılacaktır. İhtiyati haciz istemine dayanak olarak davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı ileri sürülen mutabakat metni, davacı şirketin muavin defter özeti ibraz edilmiştir. Davalı borçlu vekili mutabakatın halihazırda şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, ... tarafından imzalandığını, çeklerin de kendi yetkilisi bulunduğu ... yayın şirketine ciro edildiğini ,şirket yetkilisine haber vermeden mutabakat imzalandığını ileri sürmüştür. Ne var ki ticaret sicil kayıtlarından adı geçenin 2018 yılından itibaren davalı şirketin münferit yetkili YK üyesi olduğu, iki YK üyesinin her birine münferit yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Adı geçenin temsil yetkisinin 16.02.2021 tarihine kadar sürdüğü gözetildiğinde yargılamanın bu aşamasında muaccel alacağın varlığına ilişkin delil sunulduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; davalı ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının yerinde olmadığı sonucuna varıldığından itirazın reddine ilişkin ara kararında isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın itiraz eden davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59