İstanbul BAM 12. HD 2021/1402 E. 2024/313 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1402
2024/313
22 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1402
KARAR NO: 2024/313
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/11/2020
NUMARASI: 2017/1130 Esas - 2020/593 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıya çeşitli tarihlerde gönderdiği mallara ait 2012-2013 yıllarına ait 132 adet fatura bedeli olan 124.371,55-TL'nin tahsil edilememesi üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra takibine itiraz ederek borcun ödendiğini iddia ettiğini ve ... imzalı belge sunduğunu, müvekkili şirketin münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürünün ... olduğunu, ... ise şirketi ... ile atacağı müşterek imzası ile temsil ve ilzama yetkili olduğunu, dolayısıyla ...'ın müvekkili şirket adına düzenlenmiş müstahsil fatura ile teslim edilmiş malların bedelini tek başına tahsil etme yetkisinin bulunmadığını, bu sebeple borçlu tarafından icra dosyasına ibraz edilen ... tarihsiz olarak düzenlendiği, müvekkil şirketin davalıdan hiçbir alacağı olmadığı beyanının hiçbir hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, davalının yetkili olmayan kişiye yaptığı ödemenin müvekkiline yapılmış sayılamayacağını belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkil şirketin alacaklı şirkete olan tüm borçlarını ödediğini, zira alacaklı görünen şirketin parasını almış olmasına ve ödemelere dair ellerinde ödeme makbuzları bulunmasına rağmen kendilerine ve haldeki birçok esnafa aynı şekilde icra takibi gönderdiğini, ayrıca alacaklının ibraz ettiği faturalardan da anlaşılacağı üzere çok uzun bir süre geçtiğini, alacağın zamanaşımına uğramasına rağmen alacaklının böyle bir talepte bulunmasının kötü niyeti gösterdiğini, müvekkili şirket gibi halde faaliyet gösteren birçok esnafla ilgili olarak da paralar ödenmesine rağmen icra takibi yapıldığını, davacının belirttiğinin aksine ödemelerin yapıldığı tarihte şirket müdürü ve yetkilisi olarak görünen ... hiç kimse tarafından tanınmadığını, tam tersine haldeki bütün esnafın davacı şirketin sahibi ve yetkilisi olarak ... bildiğini, tüm esnafın da borçlarını şirketin sahibi bildikleri ve gördükleri ... yaptığını, aynı şekilde ... şirketin yetkilisi ve sahibi olarak şirket adına almış olduğu ödemeler sonrasında müvekkiline ve diğer esnafa şirket olarak alacaklarının olmadığını belirten yazı, faturalarla ilgili ödemelerin alındığına dair makbuzlar ve cari hesap defterine de yapılan son mutabakatlarla ilgili imzasını da koyarak, alacak verecek ilişkisini teyit eden gerekli belgeleri müvekkiline ve diğer esnafa verdiğini, bu aşamada davacıyı temsile yetkili şirket müdürü olan ... bu ödemelerin ... yapıldığı tarihte hiç bir itirazda bulunmadığını,aradan uzun bir süre geçtikten sonra ise aynı şirket yetkilisinin diğer %50 ortağı olan ... ile kendi aralarında problem ve anlaşmazlıklar yaşamaya başladıktan sonra gerek müvekkillerine ve gerekse ticaret yaptıkları diğer hal esnafına ödemelerini yapmalarına rağmen icra takibi ve devamında dava açtığını, fatura tarihlerinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket ile alacaklı arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılı ile ilgili olduğunu, sundukları borcu yoktur yazıları, cari hesap ekstresi ve ödeme makbuzlarının da 2012 yılına ait olduğunu, buna rağmen alacaklının iş bu ödemelerin hangi tarihte yapıldığının anlaşılamadığını söylemesinin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket tarafından davalıya çeşitli tarihlerde gönderdiği mallara ait 2012 yılına ait 107 adet ve 2013 yılına ait 25 adet olmak üzere toplam 132 adet fatura düzenlendiği, fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, davacı tarafça 132 adet fatura bedeli olan 124.371,55-TL'nin tahsili istemiyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının borcun ödendiği ve zaman aşımına uğradığına yönelik itirazları üzerine takibin durduğu, davacı tarafın ise ödeme yapıldığı söylenen kişinin şirketi tek başına temsile yetkili olmadığını, iddia olunan ödemelerin şirkete yapılmadığını ileri sürdüğü, ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirket ortakları ... olup, ilk 20 yıl için ... ve ...'in şirket müdürü seçildiği, ... münferit imzası ile ...'ın ise ...'in atacağı müşterek imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından davacı şirketin münferiden temsil ilzam yetkisi bulunmayan ortağı ve şirket müdürü ...'a yapılan ödemelerin davacı şirkete yapılmış sayılıp sayılmayacağı noktasında toplandığı, ödemenin şirkete yapıldığının kabul edilebilmesi için şirket yetkilisine veya şirketin yetkili kıldığı kişiye ödeme yapılmasının gerektiği, şirket yetkilisine yapılan ödemenin şirket kaşesi üzerine yetkilinin attığı imza ile şirketi bağlayıcı olarak kabul edileceği, şirket yetkilisine yapılmayan ödemelerin kabulünün, ancak şirketin yapılan ödemeye icazet verdiğinin tespiti ve ispatı ile mümkün olacağı, somut olayda ödeme yapılan kişinin şirket ortağı ve müdürü olmakla birlikte, tek başına şirketi temsil ve ilzama muktedir olmadığı, bu nedenle alacağı tahsile ve ibraya da yetkisinin olmadığı, davalının sunduğu ödeme belgelerinde şirketin diğer ortağı ve müdürünün imzasının bulunmadığı ve davacı şirketin tek başına yetkilisinin bu ödemeyi kabul etmediği ve ayrıca ödemeyi alan ortağa bu yönde yetki verilmediğini bildirdiği, bunun aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı, şirket kayıtlarından da davacı şirketin davalının bildirdiği ödemelere olur verdiği ve kayıtlarına aldığı, yönünde bir tespit yapılamadığı, bu nedenle şirketi tek başına temsile yetkili olmayan müdüre yapılan ödemelerin şirkete yapılmış sayılamayacağı sonucuna varıldığı, alacak 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe yönelik itirazının iptaline, alacağın %20'si oranında 24.874,31-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; alacaklı görünen davacı şirketin kendisine yapılan ödemeleri almasına ve ödemelerin üzerinden uzunca bir süre geçmesine rağmen müvekkili ve halde bulunan bir çok şirketçe ödeme yapılmadığını iddia ederek tekrar ödeme yapılmasını istediğini ve icra takipleri başlattığını, müvekkili şirket ve halde bulunan diğer şirketlerin ... tanımadıklarını, bu yüzden davacı şirketin sahibi ve yetkilisi olarak şirketin %50 ortağı olan ... bildiklerini, ... şirketin yetkilisi ve sahibi olarak şirket adına aldığı ödemeler sonrasında müvekkiline ve diğer esnafa şirket olarak alacaklarının olmadığını belirten yazı, faturalarla ilgili ödemelerin alındığına dair makbuzlar ve cari hesap defterine de yapılan son mutabakatlarla ilgili imzasını koyarak, alacak verecek ilişkisini teyit eden gerekli belgeleri müvekkili ve diğer esnafa verdiğini, kendisini davacı şirket yetkili şirket müdürü olduğunu ileri süren ... bu ödemelerin ... yapıldığı tarihte hiç bir itirazda bulunmadığını, ödemeleri kabul ettiğini, yapılan ödeme ve tahsilatlarla ilgili hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, ancak mahkemece bu hususları değerlendirmeyerek ödemelerin geçersiz olduğunu kabul ettiğini, 2012 ve 2013 yıllarında bütün hal esnafının davacı şirkete ait ödemelerini %50 ortak ... yaptıklarını ve bunun da bir teamül haline geldiğini, zira davacı şirketin 2013 yılından sonraki 5 yıl boyunca hiç kimseye icra takibi yapmadığını, bu durumun davacı şirketin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacı tarafça başka davalılar aleyhine aynı mahiyette açılan davaların reddedildiğini, ancak mahkemece bu konudaki talepleri ve beyanlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satıma dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalıya takip dayanağı faturalar konusu malların satışının yapıldığı ve malların teslim edildiği hususu tarafların kabulündedir. Davacı tarafça fatura alacağının tahsili talep edilmiş, davalı tarafça ise şirket ortağı ve yetkilisi ... ödemeler yapıldığı belirtilerek borcun ödendiği ileri sürülmüş, ödemelere ilişkin ... imzalı ödeme makbuzları ile aynı kişi tarafından imzalı alacaklarının kalmadığına dair belgeye delil olarak dayanılmıştır. Uyuşmazlık, davalı tarafça bu kişiye yapılmış olan ödemeler ile bu kişi tarafından düzenlenen ödeme makbuzları ve belge doğrultusunda davalının davacıya olan borcunun sona erip ermediği hususuna ilişkindir. Tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defterleri incelendiğinde, 30.12.2012 tarihinde ortak kasa açıklaması ile 652.048,11-TL kasaya giriş kaydı yapıldığı, şirketin 2013 yılı açılış kayıtlarında davalı hesabında 68.126,43-TL tutarında davalı borcu mevcut olup, yevmiye defterinde 2013 yıl sonu kapanış fişi olmadığından 2013 yıl sonunda defterlerde davalı borç alacağına ilişkin belirleme yapılamadığı, davalının ticari defterlerinde fatura ve ödemelerin toplu olarak kayıtlandığı, davacıya ilişkin tespite yarar şekilde defterlerde kayıtlanmadığı, 2012 yıl sonu kapanış kayıtlarında satıcılar hesabının 399.357,21-TL olarak kapatıldığı, 2013 yılına ilişkin hesaplar incelendiğinde, girişlerin toplu olarak yapıldığı, açıklama mevcut olmadığı, yıl sonu kapanış kayıtlarının toplu olarak kapatıldığı, davacının bakiyesini gösterir kapanış kaydı olmadığı, davalının 2012-2013 yıllarına ait cari hesap dökümü ve makbuzların incelenmesinde ise 2012 yılında 110 adet 70.467,42-TL tutarında faturanın davacı alacağı olarak girildiği ve karşılığında toplam 72.148,23-TL "... ödenen" açıklamalı ödeme kayıtlarının borç kaydı mevcut olduğu, 2013 yılında 27 adet 20.117,81-TL tutarında faturanın ve 5.196,62-TL navlun açıklamalı kayıtların davacı alacağı girildiği, karşılığında toplam 25.314,43-TL "... ödenen" açıklamalı ödeme kayıtlarının davalı borç kaydı olarak girilmesi neticesinde, borç alacak bakiyesinin kalmadığı, davalının sunduğu makbuzların davacının ticari defterlerinde tespitinin mümkün olmadığı, ticari defterlerde ödeme kayıtlarının toplu olarak girilmesi nedeniyle makbuzların tespitinin mümkün olmadığı bildirilmiştir. Ticari şirketlerde şirket adına sözleşme yapma yetkisi, şirketi temsil ve ilzama yetkili temsilciye aittir. 6098 sayılı TBK'nın 40. maddesi uyarınca yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Aynı yasanın 46. maddesine göre, "Bir kimse yetkisi olmadığı halde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar". Aynı yasanın 47. maddesine göre ise "Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir". Davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı şirket ortakları ... ve ... olup, ilk 20 yıl için ... şirket müdürü seçildiği, ... münferit imzası ile, ... ise ... atacağı müşterek imzası ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıkları görülmektedir. Dolayısıyla ... davacı şirketi tek başına temsil yetkisi yoktur. Davacı tarafça dayanılan faturalar ile davalı tarafça sunulan ödeme makbuzları 2012 ve 2013 yıllarına ait olup, ödeme makbuzlarında davacı şirket kaşesi ile davacı şirket ortağı ve müdürü olan ...'ın imzası bulunmaktadır. Yine davalının dayandığı tarih bulunmayan el yazılı belgede "2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları arasında .... Ltd. Şti. ile yapmış olduğumuz sebze meyve ticaretinden kaynaklı hiç bir alacağım kalmamıştır" denilerek şirket kaşesi ile ... imzasının bulunduğu görülmektedir. Aynı mahiyette alacağa ilişkin olarak davacı şirket tarafından dava dışı ... aleyhine İstanbul 18. ATM'nin 2022/531 esas sayılı dosyasında alınan ek bilirkişi raporunda, davacı şirket adına 2012 yılı içerisinde dava dışı ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti. tarafından ... imzasını taşıyan ödeme makbuzları ile yapılan ödemelerin davacı şirket kayıtlarına geçirildiği ve bu konuda fiili uygulama bulunduğu tespit edilmiştir. Bu halde davacı şirket, tek başına şirketi temsil yetkisi bulunmayan şirket müdürü ... tahsilat yaptığını ve bunun karşılığında makbuz ve belge düzenlediğini bilebilecek durumda olup, bir kısım ödemeleri defterlerine kaydederek benimsemiştir. Davacı şirketi borçlandırıcı bir muamele olmadığından ...'ın yaptığı tahsilatların ve düzenlediği borcu sona erdiren belgenin davacı şirketi bağladığının kabulü gerekir. Davacı şirket tarafından ... hakkında şikayette bulunulmuş olması da şirket ile şikayet olunan arasındaki ilişkiye dair olup, davalıya karşı ileri sürülemez. Bu durumda davacı şirketin davalıdan alacağının bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Diğer yandan İİK'nın 67. maddesi, "Davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmü gereğince alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötü niyetle yapılmış olmasına bağlıdır. Öğreti ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Somut olayda da davacı şirket, tek başına şirketi temsil yetkisi bulunmayan şirket müdürü ... tahsilat yaptığını ve bunun karşılığında makbuz ve belge düzenlediğini bilebilecek durumdadır. Buna rağmen alacaklı olduğundan bahisle davalı aleyhine takip başlatmış olan davacının, takipte kötü niyetli olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırılmasına ,yeniden karar verilerek "davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2020 Tarih 2017/1130 Esas - 2020/593 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine,Takip konusu alacağın %20'si oranında 24.874,31-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça yatırılan 1.502,10-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.074,50-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı vekili için takdir olunan 19.899,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, "Yatırılan 2.124-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 35-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59