SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1188 E. 2024/311 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1188

Karar No

2024/311

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1188

KARAR NO: 2024/311

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVA: İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ... tarafından Japonya'daki Kawasaki firmadan satın alınan ve müvekkilince nakliyat abonman blok poliçesi ile sigortalanan set of 2 bundles cinsi emtianın nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın davalının sorumluluğu altında iken hasarlandığını ve ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalıya müvekkilinin %25 oranındaki sorumluluğu doğrultusunda 26.04.2017 tarihinde 12.946,50-USD hasar tazminatı ödendiğini, sigortalının haklarına halef olan müvekkilince ödenen tazminatın davalı taşıyandan tahsili için Beykoz İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının icra takibine yönelik itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; dava konusu taşıma multimodal nitelikte olduğundan Fiata kurallarına tabi olduğunu, Fiata kurallarının 12. maddesine göre görünür hasarın derhal, görünmeyenlerin ise 6 gün içinde ihbarının zorunlu olduğunu, TTK'nın 1185. maddesine göre de hasarın teslim sırasında, hasar haricen belli değil ise 3 gün içinde hasar bildirimi yapılması gerektiğini, CMR'nin 30. maddesinde ise derhal ve 7 günlük ihbar süreleri düzenlendiğini, somut olayda müvekkiline süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, bu durumda eşyanın sağlam olarak teslim alındığı karinesi geçerli olup davacının bu karinenin aksini ispatlaması gerektiğini, ancak davacı tarafından sunulan ve teslimden 6 ay sonraya ait ekspertiz raporunun delil olarak dikkate alınamayacağını, ekspertiz raporunun tahmine dayalı ve soyut tespitler içerdiğini, bu nedenle delil olarak dikkate alınmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunu kabul etmemek kaydıyla sorumluğunun sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; dava dışı sigortalı ile davalı ... arasında akdedilen 11/02/2016 tarihli sözleşmeye göre, davalının, dava konusu yükü müşterinin belirteceği Limandan teslim alarak saha olarak tabir edilen, ... Tesisinin bulunduğu Aşkabat adresindeki nihai varış yerine kadar deniz ve kara yolundan taşımayı üstlendiği, nitekim davalı tarafından dava dışı sigortalıya düzenlenen 08/11/2016 tarihli navlun faturasında da teslim yerinin Akhal, Velayat Türkmenistan olarak gösterildiği, bu çerçevede davalının taşıyıcı sıfatını haiz olup, taahhüt ettiği taşımanın gerek deniz gerekse kara yolu ayaklarını içeren karma bir taşıma olduğu, nakliyat abonman blok poliçesinin incelenmesinden, sigorta teminatının ICC Cargo Clauses (A) şartına göre verildiğinin anlaşıldığı, bu kloz ile sigortacının klozun 4, 5 ve 6. maddelerinde istisna edilen haller hariç olmak üzere sigorta edilen emtianın her türlü riziko nedeniyle uğrayacağı zıya ve hasara karşı teminat sağladığı,eksper raporunda sigortalı emtiada meydana gelen toplam hasar tutarının muafiyet tenzili sonrası 51.786 -USD olduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafından %25 koasürans hissesi kapsamında 26/04/2017 tarihinde sigortalıya 12.946,50-USD ödeme yapıldığı, davacının geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak yaptığı ödeme doğrultusunda sigortalısının haklarına halef ve aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, TTK 1185/1 maddesi uyarınca hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şart olup, zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesinin yeterli olduğu, dosyada bulunan ve ...Ltd. tarafından davalı İbrakom'a hitaben yazılmış olan ihtarda bir tarih bulunmadığı, dosyaya sunulan "eksik fazla hasarlı malzeme tutanağı" başlıklı belgenin ise tarihi okunamadığı, taşıyanın yahut bir temsilcisinin imzasını içermediği, dosya içeriğinde hasarın TTK 1185/1 maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK 1185/2 maddesine uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığı, TTK 1185/4 maddesinde; "eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesinin bulunduğu, taşımanın kara yolu ile gerçekleştirilen kısmı bakımından da CMR 30 maddesine uygun bir hasar ihbarı yapılmadığından, kara yolu taşımasının sonunda yükün gönderilene taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim edildiği karine olarak kabul edileceği, bu nedenle hasarın davalı sorumluluğunda meydana geldiği hususunda ispat yükünün davacıda bulunduğu, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki sözleşmenin 3.5. maddesi uyarınca, "yükün kancalanması, yüklenmesi, boşaltılması, bağlanması, tespit edilmesi ve üzerine tente konulması ve nakliye sırasında hasar görmesini önlemeye yönelik gereğine uygun depolama işlemlerinin" yüklenici olarak tabir edilen davalı ... tarafından gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığı, davalı kara yolu ayağı da dahil olmak üzere nihai varış yerine kadar taşımayı üstlendiğinden, kara yolunda meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, ancak zararın taşıyıcının sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğini ispat yükünün davacıda olduğu, dosya içeriğinde zararın ne şekilde meydana geldiğinin ve taşıyıcının yahut adamlarının bunda kusurlarının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından esas alınabilecek tek belgenin ekspertiz raporu olduğu, burada hasarın nedeninin ...tan nihai varış noktası olan ... Velayet'teki proje sahasına kadar kara yolu taşıması esnasındaki kara yolu baskısı/darbeleri olduğu kanaatine ulaşıldığı, ekspertiz raporunda hasar nedeninin tahmini olarak belirlenmesi nedeniyle, davalı taşıyıcının dava konusu zarardan sorumlu bulunduğu hususunun ispatlanamadığının kabulü gerektiği, alınan bilirkişi raporunda, hasar nedeni olarak yükleme konişmentosunda herhangi bir kayıt olmadığı, yükleme limanında düzenlenen ekspertiz raporuna göre malların sağlam ve eksiksiz olarak yüklendiği, boşaltma limanında düzenlenmiş herhangi hasar tutanağı olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, emtiada meydana gelen hasarların deniz taşıması sırasında olamayacağı, hasarın kara yolu taşıması sırasındaki baskıların/darbelerin neticesinde meydana geldiğinin belirtildiği, hasarın kara yoluyla taşıma safhasında oluştuğu değerlendirilmekle birlikte, nasıl meydana geldiğinin ve taşıyıcıya atfı mümkün bir kusur sonucunda oluşup oluşmadığının ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, ancak hasarın davalının kusuru nedeniyle ve sorumluğu altında meydana geldiğinin ispat edilemediği, taşıma sözleşmesi 3.5 maddesi uyarınca, konteyner içi sabitleme işleminin davacı sigortalısının sorumluluğunda bulunduğu da gözetilerek, meydana gelen zararın davalı taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten meydana geldiği, dolayısıyla davalı taşıyıcının dava konusu yük hasarından sorumlu tutulamayacağı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; davalı taşıyan ile dava dışı sigortalı şirket arasında akdedilen taşıma sözleşmesinin 3.3 maddesinde, TTK'nın 1185 maddesindeki bildirim şartı ve bildirim yapılmaz ise taşıyanın eşyayı taşıma senedinde yazılı olduğu şekilde teslim ettiği şeklindeki karinenin ortadan kaldırılarak, tam tersine eşyanın taşıma sorumluluğunu üstlenen taşıyana hasarsız olarak teslim edildiği karinesinin getirildiğini ve dolayısıyla bu karinenin aksini ispat mükellefiyetinin davalı taşıyana yükletildiğini, davalı taşıyanın ise dava dışı sigortalı şirket ile akdettiği taşıma sözleşmesi gereği hasarsız olarak teslim aldığı sigortalı emtiada oluşan hasarın kendi kusuru ve sorumluluğu ile gerçekleşmediğini, hasar kendisinden kaynaklanmayan başka sebeplerden ileri geldiğini, kendisinin kusurunun bulunmadığını ispat edemediğini, bu nedenle davanın kabulünün gerektiğini, ayrıca taşıma sözleşmesinin 9, 16.2, 17 maddelerinde bir hasar halinde tazminat tutarının aynen ödeneceğine dair hükümlerin bulunduğunu, bu nedenle davalının tazmin sorumluluğunun sınırlı olmayıp malın değeri kadar olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketince nakliyat abonman blok sigorta poliçesi ile sigortalanmış olan dava dışı ... firmasına ait emtianın davalının üstlendiği taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; dava dışı sigortalıya ait emtianın davalı taşıyıcı ile dava dışı sigortalı arasında düzenlenmiş olan 11.02.2016 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında sigortalıya ait emtianın Kore Masan Limanından İran Bandar Abbas Limanına deniz yolu ile oradan da Aşkabat Türkmenistan'a kara yolu ile taşıma işinin davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, emtianın 18.09.2016 tarihinde alıcıya teslim edildiği, emtiadaki hasar nedeniyle davacı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine 14.12.2016 tarihinde yerinde ekspertiz incelemesi yapıldığı, ... Ekspertiz firması tarafından düzenlenen 30.03.2017 tarihli ekspertiz raporunda, hasarın deniz taşıması sırasında oluşmayacağı, hasarın kara taşıması sırasında kara yolu darbeleri/baskısı sonucunda oluştuğu belirtilerek, toplam hasar bedelinin 51.786-USD olarak tespit edildiği, müşterek sigorta nedeniyle davacı sigorta şirketince sigortalıya %25 hissesine isabet eden 12.946,50-USD hasar bedelinin 26.04.2017 tarihinde ödendiği, ödenen tutarın işlemiş faizi ile birlikte tahsili istemiyle davalı taşıyıcı aleyhine dayanak icra takibinin başlatıldığı, davalının süresinde ödeme emrine itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalının üstlendiği taşıma deniz ve kara yolu ile taşımayı birlikte içerdiğinden multimodal taşıma niteliğindedir. Taşıma konusu emtiadaki hasarın kara yolu taşıması sırasında meydana geldiği hususu da gerek ekspertiz raporu gerekse mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Deniz yolu + kara yolu şeklinde gerçekleşen karma taşıma faaliyetinde hasarın taşımanın deniz yolu kısmında meydana gelmediği sabit olup, taşımanın İran-Türkmenistan arası kara yolu taşıması kısmında meydana geldiğinin ileri sürüldüğü ve yurt içi bir taşıma söz konusu olmadığına göre, uyuşmazlığın çözümünde CMR hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR'nin 17. maddesine göre; taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR’nin 30/1 maddesi uyarınca ise, alıcının taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden 7 gün içinde durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtilen şekilde aldığına kanıt oluşturacaktır. Dolayısıyla hasar ihbarının süresinde yapılmaması halinde emtianın hasarsız olarak teslim edildiği yönünde taşıyıcı lehine karine oluşacaktır. Bu durumda davacı tarafın, CMR senedinde belirtilenin aksini, yani emtianın hasarlı olarak teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Somut olayda dosyaya sunulan ... Ltd. firması tarafından davalıya hitaben yazılmış olan ihtar yazısında herhangi bir tarih yer almamaktadır. Yine davacı tarafça dosyaya sunulan "eksik fazla hasarlı malzeme tutanağı" başlıklı belgenin ise içeriği ve tarihi okunamadığı gibi, taşıyanın veya temsilcisinin imzasını içermediği görülmektedir. Bu durumda davalı taşıyıcıya süresinde yapılmış bir hasar ihbarı bulunmadığından, hasarın davalının üstlendiği taşıma sırasında ve davalının kusuru ile meydana geldiğini ispat yükü, davacı üzerindedir. Teslimden yaklaşık 6 ay sonra düzenlenmiş olan ekspertiz raporunda, hasarın deniz taşıması sırasında oluşmayacağı, hasarın kara taşıması sırasında kara yolu darbeleri/baskısı sonucunda oluştuğu belirtilmiştir. Ekspertiz raporundaki tespit somut bir bulguya dayalı olmayıp, varsayıma dayanmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da; hasarın ... limanından proje sahasına kara yolu ile taşınması sırasında meydana geldiği kanaatine ulaşılmakla birlikte, tam olarak ne şekilde meydana geldiği ve bunda taşıyıcının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu durumda hasarın kara yolu taşıması sırasında taşıyıcının kusuru ile gerçekleştiği kanıtlanamamış olup, hasarın teslimden sonra meydana gelmiş olması da mümkündür. Davacı vekilince ileri sürülen taşıma sözleşmesinin 3.3 maddesinde, yüklenicinin, kargo ile ilgili her türlü sorunu ve/veya tedarikçiden almış olduğu evraklardaki her türlü çelişkiyi, hatayı, muğlaklığı, uygunsuzluğu müşteriye derhal bildireceği, bunlarla ilgili işe başlamadan önce müşteriden bu konuda yazılı yorum veya açıklama alacağı hüküm altına alınmış olup, söz konusu düzenlemenin, CMR'nin 30. maddesindeki karine aksine ispat mükellefiyetini davalı taşıyıcıya yüklediğini kabule olanak yoktur. Dolayısıyla somut olayda hasarın davalı taşıyıcının kusuru sonucu meydana geldiği hususu davacı tarafça kanıtlanamamış olmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan 16,50-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafreddinedereceİptaliistanbulAlacaklılığından(GemigerekçeesastanYükmahkemeKaynaklanan)sebepleriİtirazınve

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim