SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1092 E. 2024/276 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1092

Karar No

2024/276

Karar Tarihi

20 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1092

KARAR NO: 2024/276

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/11/2020

NUMARASI: 2020/50 Esas - 2020/671 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacı vekili, müvekkili banka ile asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 24/03/2014 ile 30/05/2014 tarihli genel kredi sözleşmeleri ile ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, davalının bu kredilere müteselsilen kefil olduğunu, borcun ödenmemesi sebebiyle hesap kat edilerek borçlu şirkete ve davalıya 28/03/2019 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, borç ödenmeyince İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla 28/05/2019 tarihi itibariyle asıl alacak, işlemiş temerrüt faizi ve BSMV olmak üzere toplam 176.621,86-TL talepli ilamsız takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığını; kefalet sözleşmesinin yasal şekil şartlarını taşımadığından geçerli olmadığını; ihtarname müvekkiline tebliğ edilmediğinden temerrüde düşürülmediğini,sözleşme kapsamında kararlaştırılan oran üzerinden veya her hangi türdeki bir faizin talep edilmesinin mümkün olmadığını ve icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri ile ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davalının sorumlu olduğu miktarın tespit edildiği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle,davalının itirazının iptaline, takibin ticari KMH için 9.770,86-TL asıl alacak, 319,36-TL işlemiş faiz ve 15,97-TL BSMV olmak üzere toplam 10.106,19-TL üzerinden devamına, asıl alacak 9.770,86-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; çek kredisi borcu için 2.030-TL asıl alacak, 57,39-TL işlemiş faiz ve 2,87-TL BSMV olmak üzere toplam 2.096,43-TL üzerinden devamına, asıl alacak 2.030-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; ticari nitelikli kredi için 84.470,95-TL asıl alacak, 4.662,80-TL işlemiş faiz ve 233,14-TL BSMV olmak üzere toplam 89.366,89-TL üzerinden devamına; asıl alacak 84.470,95 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; ticari kredi kartı için 10.238,28-TL asıl alacak, 317,72-TL işlemiş faiz ve 15,89-TL BSMV olmak üzere toplam 10.571,89-TL üzerinden devamına, asıl alacak 10.238,28-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; borçlu cari borcu için 50.000-TL asıl alacak, 3.116,82-TL işlemiş faiz ve 155,84-TL BSMV olmak üzere toplam 53.272,66- TL üzerinden aynen devamına, asıl alacak 50.000-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davacı vekili, kredi borçlusuna ve davalı kefile ihtarname keşide edilerek alacağın muaccel hale gelmesine rağmen, davalının temerrüde düşürülmediğinden bahisle faizin icra takibinden başlatılmasının ve bir kısım alacaklarının reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın reddedilen kısmının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2- Davalı vekili, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu; kredi sözleşmesinde taşınır rehni kurulduğundan müvekkiline müteselsil kefil sıfatıyla başvurulamayacağını, zira kredi sözleşmesinde belirlenen araç üzerine taşınır rehni konulduğundan öncelikle rehnin paraya çevrilmesi toluyla takip yapılması gerektiğini; davacının asıl borçluya gönderdiği ihtarname tebliğ edilmediğinden müteselsil borçlu olan müvekkiline takip yapılamayacağını, kaldı ki ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini; ihtarname tebliğ edilmediğinden temerrüde düşürülmediğinden temerrüt faizi talep edilmesinin mümkün olmadığını ve icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE: Dava,genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla müteselsil kefil aleyhine başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya istinaf incelemesi aşamasında iken davacı vekilinin UYAP üzerinden sunduğu 22/09/2022 havale tarihli dilekçesiyle, davalı hakkındaki işbu davaya dayanak teşkil eden icra takibine konu alacakların asıl borçlusu olan Hangar ... Ltd. Şti.'den olan alacaklarının müvekkiline rehinli aracın diğer bir icra dosyasında satışından tahsil edildiği ve davalıdan alacağının kalmadığını; karar verilirken yargılama gideri, vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı yönünden davaya devam ettiklerini beyan etmiştir. Somut olayda, davalı borçlunun ilgili kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı gibi, alacak teslime bağlı taşınır rehni ile güvence altına alnımadığından davacı bankanın tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla hem rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi, hem de kefil hakkında ilamsız icra takibi yapmasına engel bulunmamaktadır. Davacı vekili tarafından, kat ihtarı düzenlendiğinden davalı kefilin icra takibinden önce temerrüde düştüğü ileri sürülmüştür. Ancak kefilin temerrüde düşürülmesi için kat ihtarının tebliği zorunludur. Somut olayda,hesabın 28/03/2019 tarihi itibariyle kat edilerek aynı tarihli ihtarname asıl borçlunun ve davalının sözleşmelerde belirttikleri adreslere gönderilmiş ancak tebliğ edilememiştir. Bu nedenle asıl borçlu açısından geçerli olan, kredi sözleşmelerindeki "adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde kredi sözleşmesindeki adrese gönderilecek tebligatın yapılmış sayılacağına" ilişkin hükmün ve İİK'nın 68/b-1. maddesi hükmünün kefil bakımından uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle davalı müteselsil kefilini temerrüdünün takip tarihi itibariyle başladığının kabulü gerekmektedir. Genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizine ilişkin 10.5 maddesinde "Müşteri'nin kredi borcunu ... alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında temerrüt faizi ödeneceği" kararlaştırılmıştır. Yargıtay (Kapatılan) 19. ve 11. HD ile HGK'nın yerleşik uygulamalarında temerrüt faizine esas alınacak oranın banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan oranlar olması gerektiği buna göre, bankanın talebi oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için Merkez Bankasına bildirilen değil, fiilen müşterilerine kredi kullandırdığı faiz oranlarını belgelemesi gerekir. Bu yolda ise bir belge sunulmamıştır. Sözleşmenin 10.5.maddesi uyarınca hesap kat tarihi itibariyle uygulanan oran % 29,40 olduğundan,temerrüt faizi 58.80 oranda uygulanmalıdır. KMH bakımından icra takibinde 11.005,02-TL alacak talebinde bulunulmuş, mahkemece 10.106,19-TL için itirazın iptaline karar verilmiş; kredi kartı borcu için 10.911,46-TL talep edilmiş, mahkemece 10.571,89-TL için itirazın iptaline karar verilmiş; KMH bakımından red edilen 898,83-TL ve kredi kartı borcundan red edilen 339,57-TL'nin davacı alacaklı bankanın istinaf sebebi olarak da ileri sürdüğü gibi ,hesabın katı tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesinden kaynaklandığı belirlenmekle fazla istemin reddi yerindedir. Karara esas alınan bilirkişi raporunda davalının takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü belirlenmesine rağmen, çek kredisi borcu hesabından dolayı kredi hesaplarının takibe aktarıldığı tarihten itibaren temerrüt faizi miktarıdna hesaplama yapılmıştır.25/04/2019 tarihinde ödenen 2.030-TL asıl alacağa, takip tarihine kadar %29,40 oranında akdi cari faiz işletilerek, (33 gün %29,40 = 53,96-TL işlemiş faiz ile) toplam %5 bsmv'si 2,70-TL olmak üzere, toplam 2.086,66-TL borç hesaplanmıştır.Fazlaya ilişkin 74,29-TL yerinde değildir. Taksitli kredi bakımından kat ihtarı itibariyle 84.470,95-TL asıl alacağa ödenmeyen ilk taksit tarihi 11/01/2019 tarihinden itibaren takip tarihine kadar kredinin %14,40 akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, bu hususta hata bulunmadığı ancak aradaki farkın davalı temerrüde düşmediği halde temerrüt faizi hesaplayarak talep edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla fazla talep olan 4.498-TL işlemiş temerrüt faizi bakımından davacı takibinde haksız bulunmuştur. Borçlu cari hesap (BCH) kredisi hesabından dolayı 50.000-TL asıl alacağa 31/12/2018 tarihi itibariyle faiz tahakkuku yapılıp tahsil edildiği bilirkişi raporu ile tesbit edildiğinden, bu tarihten sonra kademeli olarak faiz hesabı yapılarak takip tarihine kadar 6.336,12-TL akdi faiz ve 316,81-TL bsmv ile birlikte 56.652,92-TL alacak hesaplanmıştır. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz etmemiş, rapor uyarınca karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda yapılan toplam alacak tutarını dikkate almadan davacı alacaklının icra takibinde talep ettiği işlemiş faiz ve bsmv ile toplayarak 53.272,66- TL için itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.Davacı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin kabul beyanının toplam alacak miktarı olan 56.258,58-TLye ilişkindir.Bilirkişi tarafından asıl alacak tutarı olarak tesbit edilen 50.000-TL 31/12/2018 tarihinde faiz tahakkuku yapılıp tesbit edilen kredi asıl alacağıdır.Hesap ise 28/03/2019 tarihinde kat edilmiştir. Hesap katı tarihine kadar işleyen faizin asıl alacağa dahil edilebileceği gözetilmeden, işleyen akdi faizin bir kısmı bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Buna göre hesap kat tarihine kadar %29,40 oranında akdi faiz ile gider vergisi asıl alacağa eklenecek, asıl alacak(148 gün %29,40=5.960,55 işlemiş faiz ile) toplam %5 bsmv'si 298,03-TL olmak üzere toplam 56.258,58-TL asıl alacak hesaplanmıştır. Ne var ki davacı takip talebinde asıl alacak talebini 55.406,88-TL ile sınırladığından; bu miktara hesap kat tarihinden (28/03/2019-28/05/2019) 61 gün süre ile %29,40 oranda akdi faiz işletilerek takip tarihine kadar 2.722,38-TL+ 136,20-TL bsmv=2.858,58 -TL'nin ilavesiyle takip tarihindeki davacının talep edebileceği miktar 58.265,46-TL ise de, davacı tarafça, 56.652,92-TL hesaplama yapılmış bilirkişi raporunu kabul ettiğinden, (talep miktarı olan 58.679,54-56.652,92=) bu miktarı aşan 2.026,62-TL alacak talebi haksız kabul edilmiştir. Öte yandan, mahkemece icra takibinde KMH, kredi kartı alacağı için % 31,80, çek kredi alacağı, taşıt kredisi, BCH için % 66 oranlarında faiz talep edildiği, KMH ve kredi kartı için 5464 sayılı Kanunun 26. maddesinde öngörülen oranların TCMB tarafından belirlendiği, fahiş kabul edilemeyeceği, sözleşmenin temerrüt faizine ilişkin hükmünde alacağın muaccel olduğu tarihte en yüksek cari faiz oranına göre belirleneceği buna göre; eldeki fiilen uygulanan faiz oranlarına göre BCH'ye uygulanan %29,40 oranda akdi faiz belirlenmekle bu aşamada % 58,80 oranda temerrüt faizi işletilebilecek ise de, davacı vekili tarafından istinaf aşamasında dosyaya gönderilen dilekçe ile alacağını rehinli aracı satarak tahsil ettiklerini bildirmekle, davanın konusuz kaldığı bu nedenle konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, tahsilatın icra takibindeki koşullarda yapıldığının kabulü gerektiğinden, icra inkar tazminatı ve yargı gideri hesabına esas alınmak üzere yukarıdaki hesaplamalar uyarınca davacı ve davalının haklılık oranına göre yargı gideri ve icra inkar tazminatı takdirine karar verilmiştir. Yargı gideri hesaplanması bakımından Davacı (10.106,19 + 2.086,66 + 89.366,89 + 10.571,89 + 56.652,92 = 168.784,55-TL)toplam taleplerinde haklı , 7.837,31‬-TL fazla talebi bakımından haksız kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle; konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının haklı bulunan talepleri üzerinden icra inkar tazminatı Davalılar vekili alacağın likit olmadığını ileri sürülmüş ise de, kredi borcundan kaynaklanan alacak likit olup itiraz da haksız olduğundan, davacı yararına hükmedilen asıl alacak ve faizleri toplamı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmek gerekirken, asıl alacak toplamı üzerinden karar verilmesi doğru değil ise de; davacı vekili tarafından bu husus istinaf edilmediğinden BCH asıl alacak miktarı değiştiğinden hesaplanan yeni asıl alacak tutarı dikkate alınarak asıl alacak toplamı üzerinden icra inkar tazminatı hesaplanmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/11/2020 Tarih 2020/50 Esas - 2020/671 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davaya konu borç ödendiğinden konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına,% 20 oranda hesaplanan 31.302,02-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 427,60-TL harcın; davacı tarafından peşin yatırılan 2.133,15-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 1.705,55‬-TL'nin davacıya iadesine,Davacı tarafça yatırılan 482-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti ve 96,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.096,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.050-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 27.005,53-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine takdir olunan 7.837,31‬-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Davacıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30‬-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 59-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafSözleşmesinden(KefaletreddinedereceİptaliistanbulkaldırılmasınahükümgerekçeesastanmahkemenumarasısebepleriİtirazınKaynaklanan)kararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim