SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1325 E. 2024/256 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1325

Karar No

2024/256

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1325

KARAR NO: 2024/256

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 27/04/2021

NUMARASI: 2017/835 Esas - 2021/297 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... isimli kişiden aldığı ve ciro ettiği ... Bankası Bağcılar Şubesine ait 30.07.2017 keşide tarihli 75.000-TL bedelli çekin kaybolduğunu düşünerek Bakırköy 2. ATM'nin 2017/658 Esas sayılı dosyasında açtığı çek iptali davasında çek üzerine ödeme yasağı konulduğunu, çeki tahsil için bankaya gittiğinde ödeme yasağını öğrenen davalının çekin kendisinde olduğunu mahkemeye bildirdiğini, davalı ile müvekkili arasında mahiyeti ihtilaflı 400.000-TL bedelli çeke karşılık protokol yapıldığını, müvekkilinin kardeşi ... protokol gereği 400.000-TL bedelli çek karşılığında davalıya bazı çekler verdiğini, ancak çeklerin ... cüzdanından seçilmesi sırasında davalı tarafından hırsızlandığını,çek nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığını, bu çeke dayalı olarak taraflar arasında bir hukuki ilişki bulunmadığını belirterek, dava konusu çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacı ile dava dışı ... kardeş olduklarını, müvekkilinin Fatih İlçesinde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın kendisine ve annesine olan hisselerini taraflar arasındaki protokol haricinde 175.000-TL bedelle ...'a sattığını, ... bu satıştan doğan borcu nedeniyle çeki müvekkiline verdiğini, dolayısıyla çekin müvekkilince çalınmasının söz konusu olmadığını, çekin yasal olmayan yollardan müvekkiline geçtiği iddiasını ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafından çekin doğrudan davalı hamil tarafından çalındığı iddia edilmiş olup, bu iddiaya ilişkin yürütülen soruşturma sonucunda İstanbul C Başsavcılığının 2017/133646 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalı tarafından, çekin davalıya ait taşınmazın davacının kardeşine satış vaadi sözleşmesi ile satış bedeline mahsuben verildiğinin savunulduğu, davacının kardeşi ... ile davalı ... arasında satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi ve bedelin iadesi istemine ilişkin İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/90 Esas sayılı dosyasında, sözleşmenin feshi ile ödenen 100.000-TL satış bedelinin davacıya iadesine karar verildiği, satış vaadi sözleşmesinde ise satım bedelinin 100.000-TL olarak kararlaştırıldığı, çekin kambiyo senedi vasfı dolayısı ile sebepten soyut olduğu yönündeki kanuni karinenin aksine her ne kadar davalı tarafça çekin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince satım bedeline mahsuben kendisine verildiği savunmasında bulunulmuş ise de, tüm yargılama süreci boyunca davacı tarafından savunma kabul edilmeyip, çekin rızası hilafına elden çıktığı, davalı tarafından çalındığı iddiası kapsamında menfi tespit talep edildiği, İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/90 Esas sayılı dosyasında da taraflarca işbu menfi tespit davasına konu 75.000-TL bedelli çekin dile getirilmediği, bu hali ile çekin sebepten mücerret niteliğinin somut olay bakımından korunduğu, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından çekin davalıya ciro edildiği, davacı tarafından imza inkarında bulunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; dava konusu çekin davalı tarafından çalındığı iddiasıyla işbu davayı açtıklarını, ancak davalının cevap ve beyan dilekçelerinde söz konusu çekin davalının miras bırakanı adına kayıtlı taşınmazın kendisine ve annesine ait hisselerinin satış bedeline istinaden alındığını ve bu sebeple çekin çalıntı olmadığını ileri sürdüğünü, davalının bu ikrarı ile bağlı olduğunu, bu alacağın kaynağı dairenin satışının İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/90 esas sayılı dosyasında verilen kararla da iptal edildiğini, bu durumda çekin iadesi veya davacı ve kardeşinin bu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, çünkü davalının her aşamada bu çeki ...’a satış yoluyla verdiği daire karşılığı aldığını açıkça ikrar ettiğini, buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, özü itibariyle kambiyo senetleri taraflar arasındaki hukuki ilişkiden mücerret olup, bunun tek istisnasının kambiyo senedinin tarafların elinde bulunması olduğunu, davalı hukuki ilişkinin tarafı olup bu hukuki ilişkinin iddiasına göre gayrimenkul satımı olduğunu ve bu satışın İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararıyla iptal edildiğini, mücerretlik iddiasının kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Dava konusu ... Bankası Bağcılar Şubesine ait 30.07.2017 keşide tarihli, ... çek no'lu, 75.000-TL bedelli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan çekin ... tarafından ...'a ciro edildiği, bu kişi tarafından bankaya ibrazında ödeme yasağı nedeniyle ödeme yapılmadığı görülmektedir. Somut olayda davacı tarafça, taraflar arasında imzalanan protokol gereği çeklerin seçilmesi sırasında dava konusu çekin davalı tarafından çalındığı ileri sürülerek işbu dava açılmıştır. Davalı ise gerek cevap ve beyan dilekçelerinde gerekse yürütülen ceza soruşturmasında, Fatih İlçesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kendisine ve annesine olan hisselerini 175.000-TL bedelle davacının kardeşi ... sattığını, dava konusu çekin de Gökhan tarafından satış bedeli olarak davalıya verildiğini ileri sürmüştür. Davalı ile davacının kardeşi ... arasında düzenlenmiş olan 23.03.2017 tarihli satış vaadi sözleşmesinde, taşınmazın hisse devir bedeli 100.000-TL olarak kararlaştırılmış olup, bu bedelin ... tarafından aynı tarihte davalıya banka yoluyla ödendiği sabittir. Hisse devrinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle ... tarafından davalı aleyhine açılan davada İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/90 esas sayılı dosyasında verilen karar ile söz konusu satış vaadi sözleşmesinin feshi ile ... tarafından ödenen 100.000-TL satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Aynı ödeme, davacı tarafından dava dilekçesine ekli protokolde ödenecek 400.000-TL çek bedelinden mahsup edilmiştir. Çekin kambiyo senedi vasfı dolayısı ile sebepten soyut olduğu yönündeki kanuni karinenin aksine, her ne kadar davalı tarafça çekin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince satım bedeline mahsuben kendisine verildiği ileri sürülmüş ise de, yargılama süreci boyunca davacı tarafından bu savunma kabul edilmeyerek, çekin rızası dışında elinden çıktığı, çalındığı iddia edilmiştir. Aynı şekilde satım vaadi sözleşmesinin feshi davasında da banka aracılığı ile yapılan ödemeden başkaca bir ödemenin varlığı ileri sürülmemiştir. Bu durumda dava konusu çekin kambiyo senedi vasfında soyut borç ikrarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekmekte olup, çek nedeniyle borçlu olunmadığının davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. Ancak bu husus davacı tarafça usulüne uygun olarak kanıtlanamamıştır. Yapılan ceza soruşturmasında dinlenen tanıklar çekin davacı tarafından davalıya verildiğini doğruladıklarından davacının, çekin davalı tarafından çalındığı iddiası da kanıtlanabilmiş değildir. Bu nedenle mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 362(1)-a oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafSözleşmesindenTespitreddinedereceistanbulMenfiesastanmahkemenumarasısebepleri(HizmetKaynaklanan)kararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim