İstanbul BAM 12. HD 2022/2217 E. 2024/253 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2022/2217
2024/253
15 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2217
KARAR NO: 2024/253
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/05/2022
NUMARASI: 2019/624 Esas - 2022/299 Karar
DAVA: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davalı tarafa, iplik alım avansı olarak ... bank İstoç Şubesinin 29/03/2019 tarih ... nolu 100.000-TL bedelli ve yine ... bank İstoç Şubesinin 29/03/2019 tarih ... nolu 150.000-TL bedelli çeklerin verildiğini, ancak davalı tarafça ipliklerin temin edilmediğini, davalı taraftan muhtelif zamanlarda talep edilmesine rağmen dava konusu çeklerin iade edilmediğini, bu suretle dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; müvekkilinin davacıya iplik sattığını, sattığı ipliklerin tümünü teslim ettiğini, karşılığında çek ve senetler aldığını, son dönemde davacı firmanın verdiği çeklerin karşılıksız çıktığını ve davacı firma yetkilisi hakkında karşılıksız çek keşide etmekten dolayı davalar açıldığını, açılan bu davaların akabinde davacının sırf süreci uzatmak gayesiyle ipliklerin teslim edilmediğine yönelik asılsız iddialarda bulunduğunu, müvekkilinin elinde farklı tarihlerde teslim alınmış ve vadeleri farklı olan 36 adet çek ile 15 adet senedin mevcut olduğunu, davacının ödenmeyen çek ve senetlerden ve cari hesaptan kaynaklanan borcunun 7.000.000-TL'nin üzerinde olduğunu, davacı tarafça müvekkilinin yerine getirmediği edimin ne olduğu hususunda herhangi bir açıklama yapılmadığını, çekin vadesi ile dava tarihi arasında 7 ay zamanın geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; çekin avans olarak verildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıdan 823.051,85-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça dava konusu çeklerin ipliklerin tesliminden önce avans olarak verildiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; cari hesap ekstresinde çeklerin verilme tarihinde davalıya borç bulunmadığını, bu çeklerin avans olarak verildiğini, gerekçeli kararda yer aldığı üzere peşin olarak verildiği kabul edildiğinde dahi ticari defter kayıtlarında davalı tarafça mal ve ürün teslim edildiğine dair kayıt bulunmadığını, davalının bu çekleri iade etmemesi sebebiyle davalının hukuken korunur bir menfaati bulunmadığını, buna rağmen bilirkişi raporunda davanın esasından uzaklaşılarak davalıya herhangi bir borç olmadığının tespiti talep ediliyormuşçasına bir kanıya varılarak mahkemenin yanıltıldığını, gerekçeli kararda mahkemece peşin satış karinesi gereğince çek karşılığı malın verildiğine kanaat getirilmişse de tarafların ticari defterlerinin bunun aksini söylediğini, mahkemenin bu yöndeki görüşünün hatalı olduğunu, dava konusu çeklerin tarafların açık iradelerine uygun bir şekilde emre muharrer senetler ödendiğini, dolayısıyla bu çeklerden dolayı borçlarının bulunmadığını, cari hesap nedeniyle alacak bulunmasının bu davanın konusu olmadığını, dava dilekçesinde yer alan delil listesinde "her türlü kanuni delail" denilmek suretiyle yemin deliline de dayanıldığı halde yemin delilinin hatırlatılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Öte yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir.Somut olayda davacı, lehtarı olduğu dava konusu çekleri davalıdan aldığı malların avansı olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini belirterek bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunmuştur. Dava konusu çeklerin incelenmesinde davacının keşideci, davalının lehtar olduğu görülmektedir. Davacı tarafından mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme, sipariş formu vs.yazılı delil ibraz edilmemiştir. Taraflar arasında süregelen ticari ilişki davalının da kabulünde ise de davacı bahsi konu çeklerin avans olarak verildiğine ilişkin yazılı delil ibraz edilmemiştir. Tarafların defterleri üzerinde yapılan incelemede her iki tarafın ticari defterlerinde davalı lehine 823.051,85-TL alacak bakiyesi tespit edilmiştir. Bu durumda davacının çekleri avans olarak verdiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan; davacı, 15/02/2019 tarihli e-postaya dayanarak çeklerin senetlerle değiştirildiğini ileri sürmüş ise de e-posta ekindeki listede belirtilen çekler arasında dava konusu çekler yer almamaktadır. Bu nedenle, dava konusu çekler yönünden borcun yenilendiği ve çek yerine senet verildiği iddiası yerinde görülmemiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 03.3.2017 T. 2015/2 E. 2017/1 K. sayılı kararı ile yemin deliline açıkça dayanılması gerektiği, "her türlü delil" ibaresinin yemin deliline dayanıldığı anlamına gelmeyeceği içtihat edilmiştir. Dava dilekçesinde "her türlü kanuni delil" ibaresine yer verilmiş olup açıkça yemin deliline dayanılmadığı gibi konusu suç teşkil eden hususlarda (bedelsiz senedi kullanma suçu) yemin deliline başvurulamayacağı gözetildiğinde mahkemece davacıya yemin delilinin kullandırılmamasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59