İstanbul BAM 12. HD 2021/1064 E. 2024/223 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1064
2024/223
8 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1064
KARAR NO: 2024/223
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/09/2020
NUMARASI: 2014/661Esas - 2020/505 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/02/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 01/12/2011 tarihli acentelik sözleşmesi bulunduğunu, diğer davalı ... ise garantör olarak sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşmeye göre işleyen cari hesap kapsamında davalı şirketin 06/10/2013 tarihi itibariyle 1.618.229,31-TL borcu olduğunu, davalılara noterden gönderilen 09/10/2013 tarihli ihtarnameyle borcun ödenmesinin istenildiğini ancak borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla 1.618.229,31-TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.625.549,59-TL alacak talepli ilamsız takip başlatıldığını, davalıların itiraz ettiğini; takipte istenilen asıl alacak 1.618.229,31-TL iken, işbu davadaki talep miktarının 669.508,38-TL olması sebebinin müvekkili ile davalı şirket arasında 3 tür ticari ilişki bulunmasından kaynaklandığını; 1.ilişkinin otobüs işletmeciliği olduğunu, burada mülkiyeti veya zilyetliği davalı şirkete ait olan otobüslerin müvekkili bünyesinde yolcu taşımacılığı faaliyeti sürdürmeleri nedeniyle borç-alacak hareketleri bulunduğunu; 2. ilişkinin satış vaadi veya kira sözleşmeleri olduğunu, bunların mülkiyeti müvekkile ait olup zilyetliği davalı şirkete devredilen otobüsler için imzalandığını, davalı şirketin sözleşmesel yükümlülüklerini ifa etmemesi sebebiyle sözleşmelerin feshedildiğini; 3. tür ilişkinin acentelik faaliyeti olduğunu,acentelik sözleşmesi gereğince müvekkiliyle davalı şirket arasında borç-alacak hareketleri oluştuğunu; işbu davaya dayanak teşkil eden icra takibine konu borcun acentelik faaliyetinden kaynaklanan borç olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borç miktarının 1.625.734,11-TL olduğunu ancak takibin 09/10/2013 tarihinde gönderilen ihtarnamede talep edilen bedel üzerinden başlatıldığını, yukarıda bahsedilen otobüs işletmeciliği ve satış vaadi veya kiralama sözleşmeleri gereğince nakdi-ayni tahsilatlar yapıldığını, takas mahsup hakkı kullanılarak nihayetinde alacak miktarının 669.508,38-TL'ye düşürüldüğünü, bu nedenle belirtilen miktarla sınırlı dava açtıklarını, davalı şirketin bilet satarak yolculardan tahsil ettiği bilet bedellerini müvekkiline göndermesi gerekirken göndermediğini ticari ilişki kapsamında davalı şirketin müvekkili şirkete 2.375.160,02-TL borçlu olduğunun mutabakat altına alındığını, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketten en az 500.000-TL alacaklı olduğunun tespit edileceğini; davalının davaya konu icra takibine vaki itirazının iptali ile icra takibinin tahsilde mükerrerlik olmaması kaydıyla 669.508,38-TL alacak bakımından devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, müvekkili ... işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, şirket adına imza atmasına rağmen onun da borçlu sıfatıyla davalı konuma getirildiğini; dava, cari hesap alacağına dayandığından Aydın/Selçuk mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu; davacıyla müvekkili şirket arasında acentelik sözleşmesi bulunduğunu ancak ilişkinin bahsedildiği kadar yalın olmadığını, taraflar arasında ... plakalı araçların satış, devir vaadi sözleşmelerinin akdedildiğini, ayrıca ... plaka sayılı araç bedelinin tamamen ödendiğini, sözleşmeye göre yapılması gereken araç devrinin yapılmadığını, yine ... plakalı araçlar için de ödemelerin yapıldığını, ancak ödemeler iade edilmediği gibi, araçların da müvekkiline tescil edilmediğini,davacının hukuka aykırılığı kendisinin yarattığını, bu konuda Bursa ATM'de açılan davanın derdest olduğunu; müvekkili şirketin davacıya 21/10/2013 tarihli ihtarname gönderdiğini; davacının dosyaya sunduğu 24/06/2013 tarihli mutabakat formunun kimin tarafından imzalandığının belli olmadığını, belge içeriğinde onaylama veya kabul anlamına gelecek bir yazı, işaret bulunmadığını, belgenin müvekkili kayıtlarında olmadığını ve geçersiz olan belgeye itiraz ederek imza incelemesi istediklerini; dava dilekçesinde iki yerde 500.000-TL, iki yerde ise 669.508,38-TL miktarlarını yazılı olduğunu, takip miktarının da 1.618.229,31-TL olduğundan davacının öncelikle dava değerini açıkça bildirmesi gerektiğini; ayrıca davacının ödeme iddiasında olduğu tediye makbuzlarını da kabul etmediklerini, bilirkişilerce bu makbuzların yetkili kişiler tarafından imzalanıp imzalanmadığının kontrol edilmesini istediklerini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 7.15.1 maddesinde davalı ... 818 s. BK'nın 110. maddesi uyarınca garantör sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı; sözleşmede acentelik, satış vaadi ve otobüs işletmeciliğine ait hükümlere yer verildiği, icra takibinde bu sözleşmeden kaynaklı cari hesap alacağının talep edildiği, itirazın iptali davası açılırken takibe konu 1.618.229,31-TL yerine, yapılan tahsilatlar mahsup edilerek 669.508,38-TL için dava açıldığı, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için hem istinabe talebinde bulunulmuş Kuşadası mahkemesine hem de yargılama devam ederken tayin edilen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden HMK 222/5 uyarınca defterlerini ibrazdan kaçındığı ve davacının iddiasını ispat ettiğinin kabul edildiği, davacının incelenen usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve dava tarihi itibariyle davacının 669.508,38-TL alacağın tespit edildiği; davalı taraf bir kısım tediye fişlerine itiraz ederek bunların sahte olduğundan bahisle İzmir CBS'ye şikayette bulunduklarını ve o soruşturmanın sonucunun beklenmesi istenilmişse de 17/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda 2012 yılına ait altı adet tediye fişinin ve bunlara ait tutarların davacı defter ve kayıtlarına yansıtıldığının belirlendiği, 24/06/2013 tarihli taraflarca imzalanmış mutabakat bulunduğundan tediye fişlerinin tarihinin 2012 olduğu gözetildiğinde bu iddianın gerçeği yansıtmadığı,ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı, alacağın likit ve davalıların da takibe itirazında haksız oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalıların takibe itirazlarının iptali ile takibin 669.508,38-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla devamına, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili, 13/04/2018 tarihli duruşmada tarafların ticari defterlerinin bilirkişilerce incelenmesi hususunda taraflara defterlerin duruşma salonunda yapılacak inceleme gününde hazır etmeleri ve bilirkişilere yerinde ve banka kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verildiğini, müvekkilinin adresinin Aydın/Selçuk olması nedeniyle ilgili mahkemeye istinabe talebinde bulunulması gerekirken bulunulmadığını ve defterlerin de bu nedenle incelenmediğini, sadece davacının defterlerinin incelendiğinden adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini; cari hesap kayıtları içinde bulunan tediye makbuzlarındaki imzalara itirazın ve belgelerin sahte olduğu iddiasının incelenmediğini; davacının cari hesaba haksız olarak sadece otobüs satış vaadinden kaynaklanan kaydettiği ileri vadeli senetlere dayalı borç miktarının 1.143.148,88-TL olduğunu, sözleşmenin davacının 09/10/2013 tarihli ihtarıyla feshedilmesine rağmen otobüsleri iade etmesini talep ettiğini yani aynen ifadan vazgeçtiğini belirttiğini,bu hususun davacının Bursa 1. ATM'deki davada sunduğu ticari kayıtlardan tespit edildiğini ve CD ortamındaki C/H kayıtlarının ...-... sayılı satır aralıkları incelendiğinde bunun görüleceğini; taraflar arasındaki diğer bir dava olan İstanbul 7. ATM'nin 2014/1027 esas sayılı dosyasındaki 18/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda açıkça ileri vadeli senetlerin cari hesaba borç olarak kaydedildiğinin belirlendiğini, bu duruma itiraz edilmesine rağmen dikkate alınmadığını; yine aynı dosyada alınan 07/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda incelenen ticari defterlere göre müvekkilinin 1.453.167,82-TL alacaklı gözüktüğünü; davacının bu davada sadece acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını talep ettiğini ancak delil olarak sunduğu kayıtlarda diğer tür hukuki ilişkilere dair kayıtlar bulunduğunu, incelemenin de bu kayıtlara göre yapıldığını,davacının kayıtlarında otobüs satış vaadine ilişkin senetlerin, kur farklarının ve kira sözleşmesine ilişkin alacak kayıtları gibi acentelik sözleşmesiyle alakası olmayan kayıtlar bulunduğunu, buna göre davacı kayıtlarındaki 8449. satırda acentelik ilişkisine ilişkin kayıtlar yer almaktayken, 8427-8434 sayılı satırlar arasında satış vaadi sözleşmelerinin borçları ve alacaklarının yer aldığını, satır 36346-36349 ve 36639-36645 satırları arasında otobüs satış vaadi sözleşmesindeki Euro senetlerinin "faturasız" kur farkı borç kayıtlarının bulunduğunu, ... sayılı satırlarda ise muaccel olmayan ve vadesi gelmeyen senetlerin borç olarak kaydedildiğini, öncelikle bu kayıtların ayrılarak acentelik sözleşmesinden alacak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini; müvekkili ... davacıya bir borcu olmadığını; kaldı ki garanti sözleşmesi olduğu kabul edilse bile müvekkilinin sorumlu olduğu tutar belirsiz olduğundan sorumlu tutulamayacağını,sözleşme değeri sözleşmede 1.000-TL olarak kabul edildiğinden sorumluluğunun ancak bu miktar kadar olacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir."Acentelik Sözleşmesi" başlıklı 01/12/2011 tarihli sözleşmeye göre davacı şirketin davalı şirkete Kuşadası ilçesi sınırları içinde acentelik yetkisi verdiği, sözleşmenin 7. maddesinin 01. bendinde acentelik ücretine, 01/a bendinde acentenin ...'a yapacağı ödemelere, 01/d bendinde acente komisyon (acentelik ücreti) hesaplaşma şekline ilişkin hükümler bulunduğu ve "Garanti taahhüdü" kenar başlıklı 7.15 maddesinde davalı ...'ün (818 sayılı) Borçlar Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca acentenin borç, taahhüt ve yükümlülüklerini ve her türlü fiillerini zamanında, tam ve eksiksiz olarak yerine getirileceğini garanti etmek maksadıyla sözleşmeyi garantör sıfatıyla imzaladığı düzenlenmiştir. Mahkemece; davalının defterlerini ibrazdan kaçındığından bahisle, HMK 222/5'e göre davacının defterlerinde tespit edilen alacak tutarı kadar alacaklı olduğunun kabul edildiği belirtilmiştir. Yargılama aşamasında, davalı vekili 02/03/2015 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin defterlerinin bulunduğu Kuşadası adresinde incelenmesini talep etmiştir. 30/09/2015 tarihli duruşmada defterlerin ibraz edilmemesi halinde bunun hukuki sonuçlarına dair bir ihtar içermeyen ara karar gereğince, davalının ticari defterlerinin incelenmesi için adres itibariyle Kuşadası AHM'ye talimat yazılmış, bilirkişinin 01/03/2016 tarihli raporunda davalının taraf olduğu davalar sebebiyle defterlerinin o tarihler itibariyle nerede olduğu tam olarak bilinmediğinden ibraz edilemediği ve incelenemediği belirtilmiştir. Bunun sonrasında 11/05/2016 tarihli duruşmada davalı vekili, müvekkilinin defterlerinin o sırada Bursa 1. ATM'nin 2014/1103 esas sayılı dosyasında incelemede olduğundan hazır edemediklerini, o mahkemeden alınan bilirkişi raporunu ibraz ettiğini, defter ibrazından kaçınmadıklarını belirtmiş ve mahkemece ara kararla, davalı defterleri üzerinde yeniden inceleme yapılıp yapılmayacağına, davacının defterlerinin inceleneceği bilirkişi raporundan sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir. Takip eden 09/11/2016 tarihli celsede davalılar vekili ticari defterlerin başka mahkemede incelemede olduğunu, müvekkilinin defterlerinin incelenmesini istemiş, mahkemece bu talebin daha sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir. Takip eden 22/02/2017 tarihli celsede, davalılar vekili tekrar defterlerin incelenmesini istemiş, mahkemece bu hususun daha sonra karara bağlanmasına karar verilmiş; sonraki 14/12/2017 tarihli celsede iki adet icra dosyasının celbinden sonra davalı şirketin defterlerinin incelenmesinin değerlendirilmesine karar verilmiş; takip eden 12/04/2018 tarihli celsede taraf vekillerinin mazeretli olduğu ve mahkemece bilirkişi tarafından incelenmesi için tarafların defterlerini 18/05/2018 günü saat 14:00'te duruşma salonunda hazır etmeleri, eksik gideri davacı vekilinin bir haftalık kesin sürede yatırması, defterlerin hazır edilmemesi halinde HMK 222'ye göre defter ibrazından kaçınmış sayılacağının ihtar edilerek, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisinin verilmiştir. Duruşma tutanağı davalılar vekiline 25/04/2018'de tebliğ edildiği, bu ara karara istinaden davacı vekilinin 26/04/2018 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin defterlerinin Bursa'da incelenmesini talep ettiği ve bu talebe istinaden mahkemece 02/05/2018 tarihli ara kararla davacı defterlerinin incelenmesi için Bursa ATM'ye talimat yazılmasına karar verilmiştir. Mahkeme duruşma salonunda 18/05/2018 tarihinde yapılmasına karar verilen incelemenin söz konusu talimat cevabı geldikten sonra yapılmasına karar verildiği ancak en son celsenin icra edildiği 17/09/2020 tarihine kadar mahkemece bu hususta her hangi bir ara karar verilerek davalı defterlerinin incelenmesi yolunda ara karar verilmemiş, davalı şirketin defterlerinin incelenmesi için verilen 12/04/2018 tarihli ara karar gereği yerine getirilmemiştir. HMK nın 222/5 "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Davalı şirketin her hangi bir ihtar içermeyen ara karara istinaden Kuşadası AHM'de gerekçesi de belirtilerek defterlerin ibraz edilmemesi, sonraki hemen hemen her celsede davalılar vekilinin müvekkilinin defterlerinin incelenmesini talep etmesi ve 12/04/2018 tarihli celsedeki ara kararın mahkemece yerine getirilmediği dikkate alındığında, davalının defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılarak uygulama alanı bulmayan HMK 222/5. maddesine dayanak gösterilerek davaya konu acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak kayıtlarıyla, diğer alacakların kayıtlarının birlikte tutulduğu davacı defterlerine göre karar verilmesi yerinde bulunmamıştır. Somut olayda davacı, davalı şirketle aralarında 01/12/2011 tarihli sözleşmenin bulunduğunu, bu sözleşmeden dolayı taraflar arasında otobüs işletmeciliği, satış vaadi veya kiralama ile acentelik faaliyetinden doğan borç-alacak ilişkisinin bulunduğunu, işbu davada taleplerinin acentelik sözleşmesinden kaynaklandığını, her ne kadar davaya konu icra takibindeki talep 1.618.229,31-TL ise de otobüs işletmeciliği ve satış vaadi veya kira ilişkileri sebebiyle yapılan tahsilatların mahsubuyla kalan alacak miktarının 669.508,38-TL olduğunu belirterek bu miktar üzerinden harç ödemiştir. Davacının açıkça belirttiği üzere işbu dava, acentelik ilişkisinden kaynaklanan alacak için açılmıştır. Ancak mahkemece hükme esas alınan talimat yoluyla Bursa 2. ATM aracılığıyla alınmış davacının defterlerinin yerinde incelendiği 17/08/2018 tarihli bilirkişi raporunda, 2011-2014 yıllarına ilişkin defter ve kayıtlarına göre hak edişler, yıllar bazında gelen-giden havaleler, çek, MTV ödemeleri, mazot ve sair ödemeleri, başlıklar halinde özetleyerek sonuca ulaştığı kümülatif işlemleri 4 adet tabloda göstermiştir. Söz konusu tablolarda, davanın konusunu teşkil etmeyen yani acentelik sözleşmesiyle ilgisi olmadığı anlaşılan araç kira bedeli, kazazede masraf yansıtma, motorin bedeli, sigorta poliçe borcu-kasko&trafik, trafik ceza yansıtma, davalı şirket adına bir finans şirketine yapılan ödeme, araç satışı, kur farkı işlemi gibi kayıtların bulunduğu görülmektedir.Gerçekten de davacının dosyaya sunduğu CD içindeki davalı şirketle aralarındaki ticari ilişki kapsamında tutulan 2011-2014 dönemlerine ait kayıtlarda, ikram, kur farkı hesaplaması, otobüs kira bedeli, motorin bedeli, kalan yolcu faturası, ses ve data hatları, otogar kasa, ikram fatura ve acenta faturaları vs. isimleri altında ve çeşitli virman işlemlerinin de yapıldığı 36645 adet kayıt bulunmaktadır. Davalı vekili yargılama süresince, bilgilerini de vermek suretiyle taraflar arasındaki otobüs satışı ve satış vaatlerinin yerine getirilmediği iddiasından kaynaklanan birden fazla dava dosyası bulunduğunu belirtmiş, o dosyalarda alınan bilirkişi raporlarını dosyaya sunmuştur. İstanbul 7. ATM'nin 2014/1027 esas ve 2022/743 karar sayılı dosyasında, menfi tespit-istirdat istemli davada ( davalı şirketten alacağı temlik alan ... Ltd. Şti.), davalının ... A.Ş. menfi tespit, birleşen davada davacının davalı şirket ve davalının ... A.Ş. olduğu, 24/11/2022'de asıl davanın kabulü ile 570.410,29-TL'nin davalı ... A.Ş.'den tahsiline, birleşen davanın kabulüne ve Euro üzerinden düzenlenen toplam 54 adet senetten dolayı ... Ltd. Şti.'nin ... A.Ş.'ye borcunun olmadığına karar verilmiş,istinaf edildiğinden henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Yine Bursa 1. ATM'nin 2014/1103 esas ve 2018/829 karar sayılı dosyasında, alacak istemli davacının(davalı şirketten temlik alan) ... Ltd. Şti., davalının ... A.Ş., alacak ve menfi tespit istemli 4 adet birleşen davanın ikisinde temlik alan ... Ltd. Şti., diğer ikisinde ise ... Ltd. Şti. ve bütün birleşen davalarda davalının ... A.Ş. olduğu, 06/06/2018'de asıl davanın kabulü ile 517.414,21-TL'nin davalı ... A.Ş.'den tahsiline, birleşen davaların da reddine karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bursa BAM 5. HD'nin 2019/633 esas, 2022/1558 karar sayılı ve 17/11/2022 tarihli ilamıyla HMK 353/1-a-6 gereğince kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece ve hükme esas alınmış olan bilirkişi raporlarında bu davalardaki alacak, menfi tespit ve istirdat taleplerine ilişkin kalemlerin, davacının defterlerine göre hüküm altına alınan 669.508,38-TL alacak ile ilişkisi incelenmemiş ve değerlendirilmemiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, bu davadaki talebinin salt acentelik ilişkisinden kaynaklandığını ve otobüs işletmeciliği ile satış vaadi veya kiralama sözleşmeleri gereğince nakdi-ayni tahsilatlar yapıldığını, takas mahsup hakkını kullanılarak nihayetinde alacak miktarının 669.508,38-TL'ye düşürüldüğünü beyan etmesine rağmen, 17/08/2018 tarihli bilirkişi raporundaki tablolarda taraflar arasındaki her üç ilişkinden kaynaklanan muhtelif alacak-borç unsurlarının birlikte bulunduğu kayıtlara göre, davacının diğer iki ilişkiden kaynaklanan takas ve mahsup edeceği bir alacağının bulunup bulunmadığı, dolayısıyla acentelik sözleşmesi nedeniyle alacağı olup olmadığı açıkça ortaya konulmadan salt davacının defterlerine göre yapılan hesaplamaya göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında,davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ibrazı için HMK 222'ye uygun olarak davalılar vekiline ibraz etmemenin sonuçlarını içeren gerekli ihtaratı içeren tebligat yapılarak süre verilmesi isteği ile davalı şirket merkezi mahkemesine talimat yazılarak davalı şirketin uyuşmazlığı içeren yıllarda belirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.Taraflar arasındaki sözleşmeler nedeniyle devam eden veya karara bağlanan davalarda ki taleplerin işbu davadaki talebe etkisi olup olmayacağı, işbu davayla ilgili olmayan alacak kayıtları özellikle otobüs satışı veya kiralamasına ilişkin kayıtlar dışlanmak suretiyle tarafların defter ve kayıtları birlikte incelenerek veya karşılaştırılarak, davacının talebi hususunda bir bilirkişi kurulundan uyuşmazlığın çözümüne yarar rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/661 Esas - 2020/505 Karar sayılı 17/09/2020 tarihli kararının, HMK 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 11.433,53-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20