SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2021/1476 E. 2024/222 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1476

Karar No

2024/222

Karar Tarihi

8 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1476

KARAR NO: 2024/222

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/03/2021

NUMARASI: 2020/266 Esas - 2021/212 Karar

DAVA: İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/02/2024

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu .... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, işbu sözleşmeye istinaden taksitli ticari kredi ile iskonto kredisi kullandırıldığını, Gebze ... Noterliği'nin 11.06.2019 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile 94.360,62-TL nakit alacak üzerinden hesabın kat edildiğini, ihtarla verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine, bu kez İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, temerrüt faizinin sözleşmenin 11/b maddesine göre tespit edildiğini belirterek 100.027,89-TL nakit alacak üzerinden davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, sözleşme içeriğinin genel işlem şartına tabi olduğunu, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasından sonra kredinin kullandırıldığını, İTO kayıtlarına göre müvekkilinin eski ortak olarak gözüktüğünü, dava konusu krediyi müvekkilinin kullanmadığını, kefalet sözleşmesinde eş muvafakati bulunmadığı için kefaletin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu ...Ltd.. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeyi davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmediği, davacının davalıdan asıl alacak 94.360,61-TL, işlemiş faiz 4.465,32-TL, BSMV 223,27-TL olmak üzere toplam 99.049,20-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren 94.360,61-TL asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %40,50 oranında sözleşmesel temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına vaki itirazının, 94.360,61- TL asıl alacak, 4.465,32 TL işlemiş faiz ve 223,27- TL gider vergisi yönünden iptaline, fazla istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %40,50 oranında faiz yürütülmesine, alacak likit olduğundan iptaline karar verilen kısmın %20'si oranındaki 18.872,122-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu icra daireleri olduğunu, mahkemenin de davaya bakmaya yetkili olmadığını, müvekkilinin takipte belirtilen borcu bulunmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu, sözleşmenin banka tarafından tek taraflı ve maktu hazırlandığını, TBK'nin 20. maddesi gereğince genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, ancak kanundaki şartları taşımaması nedeniyle hükümsüz olduğunu, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmadan önce sözleşmenin hiç bir zaman sonuç doğurmadığını, kredi kullandırılmadığını, bu nedenle sözleşmenin müvekkilini bağlamadığını, müvekkilinin şirketteki hissesini 11/12/2017 tarihinde devrettiğini ve hususun ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmaktan çıktığını, uyuşmazlık konusu kredinin ise müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra kullandırıldığını, eş rızasının bulunmaması nedeniyle kefaletin de geçersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ....Ltd Şti arasında düzenlenen 16/09/2015 tarihli 500.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, asıl borçlu şirkete 08/02/2019 tarihinde 85.642,10-TL tutarında 36 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 10/03/2019, 10/04/2019, 10/05/2019 tarihli taksitlerin ödenmemesi üzerinde Gebze ... Noterliği'nin 11/06/2019 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek asıl borçlu şirketin ve davalı kefilin 15/06/2019 tarihinde temerrüte düşürüldüğü, davacı bankanın davalı ile dava dışı kefil ve asıl borçlu şirket hakkında 94.930,61-TL asıl alacak, 5.397,42-TL işlemiş faiz, 269,85-TL BSMV olmak üzere toplam 100.027,89-TL alacak için icra takibi başlattığı, davalıların takibe süresinde itirazı üzerine icra takibinin durduğu, mahkemece bilirkişi tarafından fiilen uygulanan faiz oranları üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alınarak 94.930,61-TL asıl alacak, 4.465,32-TL işlemiş faiz, 223,27-TL BSMV olmak üzere toplam 99.619,20-TL üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verildiği, hükme karşı davalı tarafça istinaf başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar icra dairesi ile mahkemenin yetkisiz olduğu ileri sürülmüş ise de 6100 sayılı HMK’nin 17. maddesinde tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde de uyuşmazlıkların çözümlenmesinde İstanbul mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırıldığından davalı tarafın icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Kefalet sözleşmesinde eş rızasının bulunmadığı, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de TBK'nın 584/3. maddesinde ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızasının aranmayacağı düzenlendiğinden davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı, genel kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra şirket ortaklığından ayrıldığını, uyuşmazlık konusu kredinin ise kendisinin şirket ortaklığından ayrılmasından sonra kullandırıldığını, bu nedenle borçtan sorumlu olmadığını ileri sürmektedir. Asıl borçlu şirketi borç altına sokan taksitli ticari kredi, davacının ortaklıktan ayrıldığı 11/12/2017 tarihinden sonra, 08/02/2019 tarihinde kullandırılmış, ancak asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında sonradan başka bir genel kredi sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.Ayrıca 08/02/2019 tarihli kredinin ödeme planında diğer kefilin imzası bulunduğu halde davalının imzası bulunmamaktadır. Bu durumda dava dışı asıl borçlu şirketin unvanı tam olarak belirtilmek suretiyle Bankanın Rahmanlar Şubesi'ne müzekkere yazılarak, dava dışı asıl borçlu şirket ile davacı banka arasındaki tüm genel kredi sözleşmelerinin istenmesi, 16/09/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinden sonra davalının kefil olarak yer almadığı başka genel kredi sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, başka bir genel kredi sözleşmesi düzenlenmesi halinde 08/02/2019 tarihli kredinin hangi genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırıldığının tespiti, davalının kefalet sorumluluğunun devam edip etmediğinin buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun dışında davaya dayanak olarak gösterilen 16/09/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin tamamının ibrazının sağlanmaması da doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2021 Tarih 2020/266 Esas - 2021/212 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"Davalı tarafından yatırılan 1.692,51-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafdereceİptaliistanbulkaldırılmasınagerekçemahkemenumarasısebepleriİtirazınkararıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim