SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 12. HD 2022/2023 E. 2024/190 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2023

Karar No

2024/190

Karar Tarihi

1 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2023

KARAR NO: 2024/190

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/03/2021

NUMARASI: 2020/282 Esas - 2021/221 Karar

DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacılar vekili; müvekkilinin diğer ortaklar ile birlikte ... Ltd. Şti. unvanlı şirketin %75’lik payına sahip olduğunu, şirketi idare etmek üzere %25 payı olan bir müdüre imza yetkisi verildiğini, müdürün kasten şirketi zarara uğratarak şirketi ve ortakları dolandırdığını, İstanbul Anadolu 11. ATM'nin 2019/1059 E. sayılı davasında genel kurulun yapılması için yetki talep edildiğini, mahkemece şirkete genel kurulu yapmak üzere kayyım atandığını, genel kurul toplantısının mahkemece atanmış kayyım marifeti ile yapıldığını, ticaret sicil memurunun kanuna ve ana sözleşmeye açıkça aykırı nedenlerle tescil taleplerinin reddine karar verdiğini, ticaret sicil memurunun mahkeme kararını uygulamamakla mahkemeyi, mahkeme kararını ve mahkemece atanmış bulunan kayyımı tanımadığını, genel kurul ilanının şirket ana sözleşmesine uygun şekilde yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla genel kurula çağrının gereği gibi yapılmamış olmasının genel kurulda alınan kararların iptali için yeterli kabul edilmediğini, alınan kararların tescilinin önünde bir engel de bulunmadığını belirterek İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 13.03.2020 ve 16.03.2020 tarihli kararına itirazlarının kabulüne, sicil memurunun ret kararının iptaline ve yapılmış bulunan genel kurulun ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davanın açılmasından sonra 21/07/2020 tarihinde dava konusu edilen genel kurul ile aynı hususları içermekte olan genel kurul kararının tescil ve ilanı ile davacının sağlamak istediği hukuki yararın gerçekleştiğini, davanın konusuz kaldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 6102 sayılı TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34’de gösterilen usule uygun olarak açılmadığını, davaya konu olayda 6102 sayılı TTK m.34 anlamında iptali talep edilebilecek bir ret kararı bulunmadığını, müvekkilinin mevzuat kapsamında işlem yapmış ve görevini yerine getirmiş olmakla birlikte, davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; sicil memurunun 13.03.2020 tarihli ve 16.03.2020 tarihli kararlarına itiraz edilmekte ise de bu belgelerin incelenmesinde eksik bırakılan hususların belirtilerek "iade nedenleri" başlıklı dijital platformdaki belgenin oluşturulduğu, fakat tescil talebinin reddedildiğine dair bir ret kararının mevcut olmadığı, TTK'nın 34. maddesi kapsamında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün kararına itiraz davası açılabilmesi için öncelikle ortada talebin reddedildiğine dair bir kararın mevcut olması gerektiği, incelenecek bir karar söz konusu olmaksızın itiraz davasının görülemeyeceği gerekçesiyle şartları oluşmayan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 13/03/2020 ve 16/03/2020 tarihli iade nedenleri başlıklı yazı ile müvekkillerinin tescil başvurusunun reddedildiğinin açık olduğunu, bu kararla sicil memurunun mahkeme kararını ve mahkemece atanmış kayyımı tanımadığını, her ne kadar memurluğun kararında tam katılım olmadan gündeme madde eklenemeyeceği ve eski müdürün görevine son verilemeyeceği belirtilmiş ise de gündemin 3. maddesinde açıkça şirket hesaplarının müzakeresi, müdürün ibrası ve yeni müdür seçilmesinden açıkça bahsedildiğini, ibra edilmemenin kanuni sonucu olarak mevcut şirket müdürünün azledilmesinin ortakların kanuni hakkı olduğunu, TTK'nın 364. maddesi gereğince gündemde madde bulunmasa bile haklı sebebin varlığı halinde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınabileceğinin düzenlendiği, memurluğun kararıyla keyfilik derecesinde hukuka aykırılık bulunduğunu, şirket esas sözleşmesinde genel kurul ilanlarının ticaret sicil gazetesinde yapılacağının düzenlendiğini, bütün defter ve belgelerin azledilen müdürün elinde olduğunu, kayyımın elinde hiç bir belge bulunmadığını, dolayısıyla TTK'nın 414. maddesinde adres bildirme şartının kayyım için geçerli olmadığını, kaldı ki çağrının gereği gibi yapılmamış olmasının genel kurulda alınan kararın iptali için tek başına yeterli olmadığını, şirketin Mersis şifrelerinin eski müdürde olduğunu, yeni atanan müdürlerinin tescilinin ise yapılmaması nedeniyle şirketin kilitlenmiş durumda olduğunu, dolayısıyla yeni müdürlerin imza sirkülerini çıkarmasının mümkün olmadığını, müvekkillerinin elinde şirket defterlerinin bulunmadığını, hepsinin azledilen müdürün elinde olduğunu, bu nedenle genel kurulda alınan kararların deftere işlenemediğini, şirketin imza yetkilisi müdürü bulunmadığı için zayi davası da açılamadığını, mahkemeden 17/03/2020 tarihinde defter tasdik ettirme konusunda kayyımın yetkilendirilmesine dair tavzih kararı alındığını, bu tavzih kararı ile defterlerinin yeniden tasdik ettirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, genel kurul kararının tescili başvurusunun reddine ilişkin ticaret sicil memurluğu kararına itiraza ilişkindir. Davacıların ortağı olduğu ...Ltd Şti'nin 04/04/2019 tarihli genel kurul kararıyla ...'nun tek başına şirketi temsil etmeye yetkili müdür olarak seçildiği, şirket müdürüne isnat edilen eylemler nedeniyle gerekli kararların alınabilmesi amacıyla olağanüstü genel kurulun toplantıya çağrılması amacıyla 19/12/2019 tarihinde yapılan müracaat üzerine İstanbul 11. ATM'nin 04/02/2020 tarihli 2019/1059 E. 2020/66 K. sayılı kararıyla şirketin olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmasına, gündemi düzenlemek ve çağrıyı yapmak üzere şirkete kayyım atanmasına karar verildiği, kayyımın çağrısı üzerine yapılan toplantıda ...'nun imza yetkisinin kaldırılmasına, ibra edilmemesine, şirket ortaklarından ... ve ...'nin münferit yetkili olarak şirket müdürü olarak seçilmesine dair karar alındığı anlaşılmaktadır. Kararın tescili için sicil memurluğuna yapılan başvuru üzerine, ticaret sicil memurluğunca; kararın genel kurul karar defterine yapıştırılması ve noter onaylı olması gerektiği, eski müdürün görevine son verilmesine ilişkin gündemde madde bulunmadığı, yeni müdürlerin şirket ünvanlı imza beyanının eklenmesi ve mersis güncellemesinin yapılması, iadeli taahhütlü gönderi belgelerin eklenmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun iadesine karar verilmiştir. Mahkemece ticaret sicil memurluğunca başvuruda eksik bırakılan hususların belirtilerek "iade nedenleri" başlıklı digital platformdaki belgenin oluşturulduğu, fakat tescil talebinin reddedildiğine dair ret kararının mevcut olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak ticaret sicil memurluğunca alınan kararda, davacıların başvurusu sadece eksik hususlar gösterilerek geri çevrilmiş ise de tescil başvurusunun kabul edilmediği, tescil talebinin olumlu sonuçlanmadığı nazara alındığında, sicil memurluğu kararının tescil isteminin reddi hükmünde olduğunu kabul etmek gerekir. Bu yönüyle mahkemenin ret gerekçesi doğru olmamıştır. TTK'nın 617/3 maddesi atfıyla limited şirketlere kıyas yoluyla uygulanması mümkün olan TTK'nın 422. maddesinde ticaret sicili müdürlüğüne verilecek genel kurul toplantı tutanağının noterce onaylanmış olması aranmıştır. Davacılar vekili, müvekkillerinin elinde şirket defterlerinin bulunmadığını, bu nedenle genel kurulda alınan kararların deftere işlenemediğini, şirketin imza yetkilisi müdürü bulunmadığı için zayi davası da açılamadığını, bu nedenle ticaret sicil memurluğunun toplantıda alınan kararın genel kurul defterine işlenmediği ve noterce onaylanmadığı gerekçesinin doğru olmadığını ileri sürmekte ise de İstanbul 11. ATM'nin 2019/1059 E. 2020/66 K. Sayılı dosyasında 17/03/2020 tarihli tavzih kararıyla defter tasdik ettirme görevinin, 04/02/2020 tarihli kararın 3. bendinde "gerekli belgeleri hazırlama yetkisi" kapsamında olduğundan defter tasdik ettirme kapsamında kayyımın yetkilendirilmesine karar verildiği, bu tavzih kararının ticaret sicil memurluğu kararından sonra alındığı ve davacının aldığı bu tavzih kararıyla eksiklikleri tamamlayarak yapılan 02/07/2020 tarihli genel kurul kararının tescil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı itiraza konu olan ilk başvurusunda ise kanundan kaynaklanan genel kurul toplantı tutanağının noterden onaylatılması zorunluluğunu yerine getirmemiştir. Davacı aynı yöntemle kanundan kaynaklanan bu zorunluluğu yerine getirmesi mümkün olmasına rağmen toplantı tutanağı noterde onaylatılmadığından memurlukça tescil talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece bu gerekçe ile itirazın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden inceleme yapılmasına gerek bulunmadığından itirazın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/282 Esas - 2021/221 Karar sayılı 11/03/2021 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Ticaret sicili kararına itirazın reddine," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 427,60-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Davacılar tarafından yatırılan 80,70-TL harcın talep halinde davacılara iadesine, Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafkabulüneKararınadereceİtirazistanbulkaldırılmasınaTicaretgerekçeSicilMemurununnumarasısebeplerikararımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim