İstanbul BAM 12. HD 2021/1132 E. 2024/180 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/1132
2024/180
1 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/1132
KARAR NO: 2024/180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2020
NUMARASI: 2018/1140 Esas 2020/555 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/02/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; cep telefonu alım satım işi yapan müvekkilinin sipariş verdiği 6 adet cep telefonunun davalı taşıyıcı çalışanı tarafından sahte kaşe basılmak suretiyle teslim edildi kaydı alınarak müvekkiline teslim edilmediğini, yine müvekkilinin sipariş ettiği iki cep telefonundan birisinin davalı şirket çalışanınca koli yırtılarak içinden alındığını, telefonların toplam bedeli olan 11.335,11-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek, davalının takibe yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; kargoların alıcıya şirket kaşesi ve ... isimli personelin imzası ile usulüne uygun teslim edildiğini, taşımadan doğan istemler 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, söz konusu taşımada müvekkili şirkete izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, zira taşımaya konu kargonun eksiksiz ve sağlam olarak alıcısına teslim edildiğini, kargonun teslim alana ihtirazi kayıt olmadan teslim edildiğini, bu nedenle TTK'nın 889. maddesi gereği ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kargoya ilişkin bir değer gösterilmediğini, bu nedenle yanlış veya eksik bildirimden kaynaklanan sorumluluğun gönderene ait olduğunu, davacının kargo içeriği ve değeri iddiasının ispata muhtaç olduğunu, davacının talep ettiği tutar fahiş olup müvekkilinin sorumluluğunun TTK'nın 882. maddesi gereği sınırlı olduğunu, ancak eşyanın değerinin sorumluluk sınırını aşmaması halinde eşyanın değerinin TTK'nın 880. maddesine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; taşınan eşyanın davacıya teslim tarihinin Haziran 2017 olduğunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tanık beyanlarına göre iş yerindeki yoğunluk nedeniyle kargo şirketi çalışanlarının mal teslimi için işletmeye geldikleri zamanlarda şirket kaşesini kullanmalarına izin verdikleri ve dava konusu kargo teslimi sırasında kargo paketini kontrol edemedikleri, kontrol işlemini kargo çalışanının işletmeden ayrılmasından sonra gerçekleştirdikleri, bu nedenle malın teslim alındığı anda hasarlı ve eksik olduğuna ilişkin teslim tutanağına herhangi bir hasar notu düşülmediği, buna rağmen davacı tarafça TTK'nın 889. maddesine uygun olarak süresi içerisinde hasar bildiriminde bulunulduğuna dair dosyaya somut bir delil sunulmadığı, bu haliyle ürünün kabul edilmiş sayılacağı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; davanın konusunun, şirkete hiç teslim edilmemiş olan 06.06.2017 fatura tarihli 6 adet cep telefonu ve 29.05.2017 fatura tarihli siparişe ilişkin kenarından yırtılması suretiyle koliden alınan 1 adet cep telefonuna ilişkin olduğunu, koliden eksik çıkan telefon ile birlikte 06.06.2017 tarihli fatura bedeli de talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu talepleri hakkında değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, tanıklarının hasar bildirimine ilişkin beyanları dikkate alınmadan mahkemece süresi içerisinde hasar bildiriminde bulunulmadığı gerekçesi karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hiç teslim edilmeyen telefonlara ilişkin olarak müvekkili şirket çalışanlarınca derhal telekomünikasyon araçları ile davalıya bildirim yapıldığını, TTK'nın 889 maddesinde belirtilen bildirim sürelerinin zamanaşımı süresi olmadığını, bu nedenle mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim zamanaşımı sürelerinin TTK'nın 885 maddesinde bir yıl olarak düzenlendiğini, mahkemece deliller toplanmadan eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, bu kapsamda mahkemece çalışanın ıslak imzalarının alındığını, ancak bildirmelerine rağmen ıslak imzalı belgelerin getirtilmesi ve imza incelemesi hususunda işlem yapılmadığını, bu nedenle hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taşıma konusu emtianın zayi edilmesi nedeniyle, bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 855/1. maddesinde; bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı; ikinci fıkrasında bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimi, yolcu taşımasında yolcunun varma yerine ulaşması, eşyanın tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış olması halinde ise eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Hükmün beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından sipariş edilen 6 adet cep telefonunun davalı taşıyıcı çalışanı tarafından sahte kaşe basılmak suretiyle teslim edildi kaydı alınarak kendilerine teslim edilmediği, yine sipariş edilen 1 adet cep telefonunun davalı şirket çalışanınca koli yırtılarak içerisinden alındığı ileri sürülmüş olup, davacının hırsızlık ve sahte kaşe/imza iddiası dikkate alındığında, işbu dava 3 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davalı vekilince yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de, gerekçede dayanılan TTK'nın 889. maddesi hükmü zamanaşımına ilişkin olmayıp, zayi ve hasara ilişkin bildirim süreleridir. Bu nedenle mahkemece bildirimin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi hatalıdır. Diğer yandan taşıma konusu emtianın teslim edilmesi gereken tarih Haziran 2017 olup, icra takibi 08.10.2018 tarihinde başlatılmış, işbu dava ise 31.12.2018 tarihinde açılmış olmakla, somut olayda zamanaşımı süresi de dolmamış olup, davalının zamanaşımı defi yerinde değildir. Davalı vekilince, müvekkiline süresinde bildirim yapılmadığı ileri sürülmüştür. TTK'nın 889. maddesi uyarınca "Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bu karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir." Somut olayda davacı tarafından davalıya taşıma konusu emtianın zayi edilmesi nedeniyle yasal süresinde yazılı olarak veya telekomünikasyon araçlarıyla bildirim yapıldığına dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda eşyanın davacıya sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği yönünde karine oluşmuş olup, aksinin davacı tarafından ispatlanması gerekmektedir. İspat yükü üzerinde bulunan davacı tarafından, 6 adet cep telefonuna ilişkin teslim tutanağındaki imzaların çalışanına ait olmadığı, 1 adet telefonun ise koli kesilerek içerisinden alındığı ileri sürülerek, kamera kayıtları ibraz edilmiş, ayrıca olaya ilişkin olarak İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2018/106159 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma bulunduğu belirtilmişse de, mahkemece davacının imza itirazı değerlendirilmediği gibi kamera kayıtları da inceletilmemiştir. Bu nedenle davacının imzaya yönelik itirazı hususunda imza incelemesi yaptırılması, soruşturma dosyasının getirtilmesi, davacı tarafça delil olarak dayanılan kamera kayıtlarının da çözümü yaptırılmak suretiyle, tüm deliller toplandıktan sonra dosya üzerinde taşıma alanında uzman bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 Tarih 2018/1140 Esas 2020/555 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20