Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2024/1544
2024/1461
14 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1544
KARAR NO: 2024/1461
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/05/2024
DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı şirket temsil kayyımı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin 05.12.2008 tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin 2 ortağı olduğunu,şirketin uzun zaman önce faaliyetine fiilen son verdiğini, vergi kaydı olmadığını,ticaret sicilinde kayıt üzerinde var olduğunu, şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun şirketin haklı nedenle feshine sebep oluşturduğunu, haklı sebeple şirketin feshini talep edebilme hakkının şirket ortaklarına tanındığını, limited şirketin feshine hükmedilebilmesi için, şirketin devamını sağlayan unsurların ortadan kalkması gerektiğini, 31/12/2011 tarihinde vergi levhasından da resen terkin edilen şirketin faal olmaması ve amacının imkansız hale gelmesi devamının mümkün olmamasından haklı sebeple şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Mahkemece ;Davalı şirketin davacıdan başka diğer ortağın vefat ettiği; şirketin organsız bulunduğu anlaşılmakla davalı şirketi iş bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmıştır. Davalı şirket temsil kayyımı; fesih için ileri sürülen haklı nedenin ispat edilemediği ve davalı şirketin resmi kayıtlara göre halen faal olması sebebiyle feshin gerçekleşmesi için haklı neden bulunmadığını, kanun maddesi ve emsal Yargıtay kararında açıkça belirtildiği üzere, şirketin tasfiyesinden önce, ortağın şirket ortaklığından çıkarılması gibi başkaca çözüm yollarının araştırılması gerekeceğini, şirkete ait başkaca çözüm yolları araştırılmadan şirketin feshi talebinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirketin TTK 636/2, 636/3 maddesi gereğince,davalı şirketin uzun süredir genel kurulunun yapılamadığı, 05/12/2008 tarihinde vergi mükellef kaydının başladığı, 31/12/2011 tarihinde vergi levhasından silindiği, diğer ortak davalı ...'nin ise davadan önce vefat ettiği ve böylelikle davacının davalı limited şirketinin tek ortağı olduğu, davalı şirketin zorunlu organlarından biri olan müdürler kurulunun yapılmadığı gibi şirketin kuruluşundan bu yana herhangi bir faaliyetine ilişkin sicil gazetesinde de ilan ettirmediği, böylelikle davacının TTK 636/3 maddesi uyarınca şirketin fesih ve tasfiyesi talep edilmesi haklı ve yeterli sebebinin bulunduğundan davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ,davalı ...'ın davadan önce vefat ettiğinden taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddine, MM ...'ın tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı şirket temsil kayyımı; TTK nın 636(5) maddesinin "Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. "hükmünü haiz olduğunu, Yargıtay 11. HD'nin 2015/11340 E., 2016/6490 K. Kararında ,"TTK'nın 636. maddesi uyarınca şirketin fesih ve tasfiyesi yerine duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer çözüm yollarının bulunup bulunmadığına dair ek rapor ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." denildiğini, şirketin tasfiyesinden önce, ortağın şirket ortaklığından çıkarılması gibi başkaca çözüm yollarının araştırılması gerektiğini, başkaca çözüm yolları araştırılmadan şirketin feshi talebinin reddi gerektiğini, kararın kaldırılarak, uygun görülmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,aksi halde işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Açılan dava, limited şirketin TTK 636. madde uyarınca feshi istemine ilişkindir. TTK nın 636/3 maddesi uyarınca limited şirketlerde haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. TTK nın 636/5 maddesinde yapılan atıf nedeniyle limited şirkette sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Haklı sebepler kanunda tahdidi olarak düzenlenmemiş olup yargı kararları ve doktrinde yer verilen bazı haklı sebep teşkil edebilecek fiil ve davranışlar, zorunlu organların mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması, bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, uzun süre kar dağıtılmaması, gereksiz sermaye arttırımları ile azınlığın etkisizleştirilmeye çalışılması, ortakların bilgi alma ve denetim haklarının kullandırtılmaması, aile şirketlerindeki husumet ve ortaklar arasındaki çekişmeler emsal oluşturabilecek niteliktedir. İstanbul Ticaret Sicilinin ... numarasında kayıtlı davalı şirketin 5.12.2008 tarihinde; ticaret siciline tescil edildiği, davacının şirketin münferit yetkili müdürü olup, temsil yetkisinin 5.12.2018 tarihinde sona erdiği, vergi dairesinden getirtilen kayıtlara göre de vergi mükellefiyetinin 31.12.2011 tarihinde re'sen terk ettirildiği, şirketin diğer ortağın davadan evvel mirasçısız vefat ettiği, ticaret sicili kayıtlarında ise, kuruluş kaydından başkaca bir kayıt bulunmadığı, davacının %75, diğer ortağın %25 payı bulunduğu, davalı şirketin organsız bulunduğu anlaşılmakla davada temsil kayyımı atandığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin ticari faaliyetinin uzun zaman önce sona erdiği, ticaret sicilinde hiç bir kayıt bulunmadığı, şirketin amacını gerçekleştirmesi imkanı kalmadığı, diğer ortağın vefat ettiği; şirketin uzun zamandır organsız ve faaliyetsiz olduğu, %75 pay sahibi davacının da şirketin devamı arzusunda olmadığı, ekonomik olarak yaşatılmasında yarar umulmayan şirketin feshi gerektiği, TTK'nın 636/3 maddesinde öngörülen "istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" seçeneği de bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, haklı sebebe dayalı fesih şartları gerçekleştiğinden davalı şirket temsil kayyımının istinaf sebebleri yerinde görülmemiş başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı şirket temsil kayyımının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 42-TL istinaf yargı giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.14/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15