Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
bam
2021/2266
2024/1403
3 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2266
KARAR NO: 2024/1403
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/03/2021
NUMARASI: 2021/164 Esas 2021/303 Karar
DAVA: İstirdat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin uhdesindeyken çalınan çekler hakkında, müvekkili tarafından Bakırköy 5. ATMnin 2019/407 esas sayılı dosyası ile zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, çek iptali dava dosyasına davalı vekili tarafından dilekçe ibraz edilerek kayıp olan çeklerden 30.09.2019 keşide tarihli 25.000-TL bedelli çekin İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile, 30.09.2019 keşide tarihli 6.000-TL bedelli çekin de Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu edildiğinin bildirildiğini, mahkemece verilen süre üzerine işbu davanın açıldığını,25.000-TL bedelli çekin keşideci ... tarafından müvekkiline teslim edildiği ciro edilmeden elinden çıktığını, çekteki kaşe ve imzanın müvekkiline ait olmadığını,İstanbul Anadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/749 esas sayılı dosyasında imzaya itiraz ettiklerini, ciro zincirinin kopuk olması nedeniyle davalının yetkili hamil olmadığını, müvekkilinin çekteki cirantalar ile hiç bir ticari ilişkisi bulunmadığını, Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına konu edilen 6.000-TL bedelli çek incelendiğinde ise cirantalar arasında ticari ilişki bulunmadığının anlaşılacağını, faktoring şirketlerinin işlemlerinde gerekli istihbarat çalışması yaparak faturalı çekleri devralabileceğini, aksi halde faktoring şirketinin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, ancak davalı şirketçe gerekli araştırmanın yapılmadığını, bu nedenle dava konusu çekleri iktisap etmekte ağır kusurlu olduğunu belirterek, çeklerin istirdatına, çek bedellerinin davalı tarafından tahsil edilmesi halinde bedellerinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; 25.000-TL bedelli çekin müvekkilince ... Tekstil firmasından faktoring sözleşmesine istinaden iktisap edildiğini, ödeme yasağı bulunduğu anlaşılınca davaya müdahil olunduğunu,İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, çek keşidecisi ... Yapı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme ile dosyanın infaz olduğunu, 6.000-TL bedelli çekin de ...'tan faktoring sözleşmesine istinaden iktisap edildiğini, bu çek bedelinin de icra takibine konu edilerek bedelinin çek keşidecisi tarafından haricen ödendiğini, davadan önce çekler hakkındaki icra takipleri ödeme yapılarak infaz olduğundan davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu çeklerin dayanağını teşkil eden alacağı fatura ile tevsik etmek sureti ile devralan müvekkilinin, yasadan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi karşısında iyi niyetli meşru hamil olduğunu, çekin rıza hilafında davacının elinden çıktığı ve müvekkilinin çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ticari ilişki kapsamında davacının aldığı çek ciro edilmemiş hali ile çalınmış olup, çekin son hamili olan davalının 4. sıradaki ciranta olduğu, davacı adına yapılmış cironun sahte olduğu kabul edilse dahi sonrasında çekin sırası ile ..., ... İlaç, ... Tekstil tarafından ciro edildiği ve muntazam ciro silsilesine göre son olarak davalının elinde bulunduğunun anlaşıldığı, dava konusu çekin davalı faktoring şirketine dava dışı ...Tekstil tarafından faktoring sözleşmesi kapsamında temlik edildiği, davalı vekilince delil olarak dava dosyasına sunulan ... Tekstil ile yapılan faktoring sözleşmesi, temlike konu alacağa ilişkin fatura ve alacak bildirim formu incelendiğinde, fatura ile çek bedelinin de uyumlu olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından çekin çalındığından bahisle yapılan şikayet ve zayi nedeniyle iptal davası açılmış olmasının tek başına davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiği sonucunu doğurmayacağı, davalının kötü niyetli olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, ancak davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği, davalının meşru hamil olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; dava konusu 25.000-TL bedelli çekin müvekkilince ciro edilmeden çalındığını, çeki çalanların müvekkilinin imzasını taklit ederek ciro silsilesini hukuka uygun hale getirmeye çalıştıklarını, bu konuda dava açmalarına rağmen mahkemece bu dosyanın incelenmediğini, keşideci ile müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmediğini, lehdarın imzasının sahte olmasının ciro zincirinin bozulmasına neden olacağını,davalının yetkili hamil olmadığını, çeklerdeki cirantalar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken mahkemece bu yöndeki taleplerinin değerlendirilmediğini, müvekkilinin çekteki ciranta ... ve ... firmalarıyla hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, faktoring şirketlerinin işlemlerinde gerekli istihbarat çalışması yaparak faturalı çeki devralabileceğini, aksi halde faktoring şirketinin çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunun kabulünün gerektiğini, davalının faktoring işlemlerinde ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı hareket ettiğini, ancak mahkemece hiç bir araştırma ve inceleme yapılmadan, deliller toplanmadan karar verildiğini, davalı vekilince çek bedellerinin ödendiğinin belirtildiğini, davada terditli olarak çek bedellerini de talep ettiklerini, davanın da bedelin istirdatına dönüştüğünü belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir. Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda; dava konusu çeklerden 30.09.2019 keşide tarihli, ... çek no'lu, 25.000-TL bedelli, keşidecisi ... Yapı, lehdarı davacı olan çekin davacının elinden rızası dışında çıktığının iddia edildiği, cirantaların sırasıyla davacı, ... İlaç, ... Tekstil ve davalı ... Faktoring olduğu, çekin ... Tekstil tarafından ... İlaç'a hitaben düzenlenen 28.05.2019 tarihli 26.730-TL bedelli faturaya istinaden 17.06.2019 tarihli alacak bildirim formu ile ... Tekstil tarafından davalı faktoring şirketine ciro edilerek verildiği; 30.09.2019 keşide tarihli, ... çek no'lu, 6.000-TL bedelli, keşidecisi ..., lehtarı ... Ev Gereçleri olan çekteki cirantaların ise sırasıyla ... Ev Gereçleri, ... Tekstil, ... ve davalı ... Faktoring olduğu, çekin ... tarafından ... Tekstil'e hitaben düzenlenen 27.05.2019 tarihli 30.680-TL bedelli faturaya istinaden 07.08.2019 tarihli alacak bildirim formu ile ... tarafından davalı faktoring şirketine ciro edilerek verildiği, her iki çekin davalı tarafından başlatılan icra takipleri sonucunda davalıya ödendiği, çeklerin aracın camının kırılması suretiyle çalındığına ilişkin olarak davacı tarafından yapılan şikayet üzerine ceza soruşturması başlatıldığı anlaşılmaktadır. İspat yükü üzerinde bulunan davacı, yukarıda da açıklandığı üzere öncelikle çeklerin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. İncelenen soruşturma dosyası içeriğine göre çeklerin davacının elinden rızası dışında çıktığı anlaşılmaktadır. 25.000-TL bedelli çekte davacı lehdardır. Çek üzerinde davacı kaşesi üzerine atılmış bir imza bulunmakta ise de, davacı vekilince bu imzanın sahte olduğu ileri sürülerekAnadolu 10. İcra Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı bildirilmiş, ancak mahkemece bu dosyanın akıbeti araştırılmamıştır. 6.000-TL bedelli çekte ise davacı lehtar veya ciranta olarak yer almamaktadır. Bu durumda her iki çek bakımından davacının yetkili hamil olup olmadığının tespiti gerekmekte olup, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, çeklerin davacının ticari defterlerine kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne suretle yansıtıldığı tespit edilerek, davacının yetkili hamil olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır.Yine 6361 sayılı yasanın 9/2. maddesi; faktoring şirketinin, BDDK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile yine BDDK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamayacaklarını ve tahsilini üstlenemeyeceklerini öngörmektedir. Bu nedenle faktoring şirketleri ancak gerçek ve fatura ile tevsik olunan mal veya hizmet satışına dayalı olan alacakları devralabilirler. Dolayısıyla faktoring işlemleri bakımından mal veya hizmet satışının sadece fatura ile tevsik edilmesi yeterli olmayıp, faktoring şirketince faturaya konu mal veya hizmet satışının fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği, ilgililerin mali durumları konularında araştırma ve istihbarat çalışması yapılması gerektiği, ayrıca temlik alınan alacağı temsil eden kambiyo senedinin fatura tutarı ile uyumlu olup olmadığına bakılarak açık uyumsuzluk halinde işlem yapılmaktan kaçınılması, senedi düzenleyen ve sair ilgililer açısından da borcun varlığı bakımından teyit işlemleri yapıldıktan sonra ve ancak tüm bu araştırma ve soruşturma sonucunda olumlu bir sonuca varılması halinde faktoring işlemi yapılması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince, dava konusu 6.000-TL bedelli çek bakımından hiç bir değerlendirme yapılmadan ve her iki çek bakımından da davalının faktoring şirketi olduğu gözetilerek, çekleri faktoring mevzuatına uygun olarak iktisap edip etmediği araştırılmaksızın, davalının kötüniyetli olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa davalı şirket faktoring şirketi olup, dava konusu çekler de faktoring işlemine konu edilmiştir. HMK'nın 266. maddesinde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde hakimin bilirkişi oy görüşünün alınmasına karar vereceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile buna ilişkin yönetmelik ile BDDK genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp, faktoring işlemine konu ticari alacak ve faturanın sahte olup olmadığının tespitinin faktoring şirketlerinin sorumluluğunda bulunduğu gözetilerek, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı, çek bedelinin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tarafların ticari defter kayıtları da incelenerek alanında uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden , davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/03/2021 Tarih 2021/164 Esas 2021/303 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15