SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/803

Karar No

2024/1385

Karar Tarihi

3 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/803

KARAR NO: 2024/1385

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/01/2024

NUMARASI: 2023/733 Esas - 2024/21 Karar

DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

Birleşen 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/743 Esas Sayılı Dosya;

DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024

Asıl davanın aktif husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.’nin %70 oranında pay sahibi olduğunu, 11 Ağustos 2023 tarihinde yapılan 2020 yılı olağan genel kurul toplantısında usulüne uygun kararlar alınmasına rağmen ticaret sicil müdürlüğünce tescil işleminin reddedildiğini, müvekkili şirketin 20/04/2023 tarihinde ..., ... ve ...'a ait %30 oranındaki paylarına ilişkin pay alım opsiyonu hakkını kullandığını, ancak ..., ... ve ...'ın haksız şekilde bu payların devrinden imtina ettiğini, ...'ın yönetim kurulu başkanı olarak görev süresi 26/10/2021 tarihinde bitmiş olmasına ve 11/08/2023 tarihinde şirket yönetim kurulunun yeni üyeleri seçilmiş olmasına rağmen şirketin yönetim kurulu karar defterini şirkete iade etmediğini, müvekkili şirketin 25/08/2023 tarihinde genel kurul toplantısında karara bağlanan tescile tabi hususların tescili için davalıya başvurduğunu, başvurunun 05/09/2023 tarihinde reddedildiğini, red kararında; şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yönetim kurulu kararının karar defterine işlenerek tasdik edilmediği, genel kurul kararının tesciline ilişkin olarak esas sözleşmenin 7. maddesi gereğince B Grubu pay sahiplerinin belirlediği adaylar arasından bir yönetim kurulu üyesi belirlenmediği, esas sözleşmenin genel kurul kararlarının alınmasına ilişkin 10. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerinin seçiminde %100 karar nisabıyla karar alınmadığı hususlarının gerekçe olarak gösterildiğini, davalı sicil müdürlüğünün tespitlerinin hatalı olduğunu belirterek itirazın kabulüne, genel kurul toplantısında alınan kararın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacı vekili; müvekkili şirketin 11/08/2023 tarihinde yapılan 2020 yılına ait olağan genel kurul toplantısına müvekkilinin pay sahipleri olan ... (%70) (“A Grubu Pay Sahibi”) ile ..., ... ve ...'ın (%30) (“B Grubu Pay Sahipleri”) katıldıklarını, müvekkilinin genel kurulda alınan kararlar ile bunun akabinde alınan görev dağılımı ile temsil ve ilzama ilişkin yönetim kurulu kararının tescili ve ilanı için 25/08/2023 tarihinde İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne başvurduğunu, davalı müdürlüğün tescil başvurusunu reddettiğini, müvekkiline Tebligat Kanunu anlamında yapılan bir tebligat bulunmadığını, bu nedenle sürelerin başlamadığını belirterek ... tahakkuk numaralı başvurunun reddine dair müdürlük kararının iptaline, genel kurulda alınan kararın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını,şirketin esas sözleşmesinde düzenlenen yönetim kurulu üyesinin seçimi şartları ile genel kurul kararlarının alınmasına ilişkin nitelikli toplantı ve karar nisabına ilişkin esas sözleşme hükümlerine uyulması zorunlu bulunduğundan ve aksi halde alınan kararların yoklukla malul olması nedeniyle tescil talebinin reddinde mevzuata aykırılık bulunmadığını, esas sözleşmede öngörülen nisaba ve yine esas sözleşmede yönetim organının seçimi bakımından öngörülen şekle aykırı şekilde alınan genel kurul kararının tescilinin mümkün olmadığını, genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımına ilişkin dava konusu yönetim kurulu kararının deftere yapıştırılması gerektiği halde buna aykırı tasdik ettirildiğini, davacı tarafın bağımsız denetçi atanmasına dair karar ile genel kurulun çalışma esas ve usulleri hakkında iç yönergeye ilişkin tescili talebinin reddedildiği iddiasının da dayanaksız olduğunu, çünkü davacının kısmi tesciline ilişkin bir başvurusu olmadan müdürlükçe kısmi tescile ilişkin bir değerlendirme yapılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Ticaret sicil memurluğu kararlarına ancak ilgililerin itiraz edebileceğini, bu ilgililerin Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesinde ve TTK'nun 28. maddesinde açıklandığı, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edileceği, asıl dava dosyasında davacı şirketin asıl davayı tescil edilmeyen şirket adına değil, kendi adına ortak sıfatıyla açtığı, şirket ortağının ilgili sıfatının bulunmadığı, asıl davada davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığı, birleşen dava dosyası kapsamında tescile dayalı talebinin reddi kararının ilgili sıfatı bulunan davacı şirkete tebliğine ilişkin sadece PTT ekran görüntüsü bulunduğu, tebligatın kime, ne zaman çıkarıldığı, içeriğinin ne olduğu, yasal meşruhatları taşıyıp taşımadığı, kime teslim edildiğinin tesbit edilemediği, gönderi türünün "kargo" olduğu dikkate alındığında usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı, davanın süresinde açıldığı, tarafların kabulünde olduğu üzere şirket esas sözleşmesinde imtiyazlı payların bulunduğu, dava dışı B grubu hissedarların esas sözleşmenin 7-a maddesine göre üç yönetim kurulu üyesinden bir tanesini genel kurul tarafından seçilmek üzere aday gösterme hak ve yetkisi bulunduğu, esas sözleşmenin 10. madde c/vii bendinde ise bu adayın %100 toplantı ve karar nisabı ile seçilmesi gerektiğinin belirlendiği, somut olayda B grubu hissedarların gösterdiği adayın A grubu hissedarlar tarafından kabul edilmediği, gösterilen adayın yerine 3. bir kişinin genel kurul tarafından seçildiği, TTK'nın 360. maddesinde imtiyazlı pay sahiplerince yönetim kuruluna aday gösterme hakkı kapsamında gösterilen adayın haklı sebep bulunmadıkça seçiminin zorunlu görüldüğü, ancak bu noktada davacının yargılamanın herhangi bir aşamasında B grubu hissedarlar tarafından gösterilen adayın neden kabul edilmediğine, bu noktadaki haklılığa dayalı herhangi bir sebep veya delil ileri sürmediği, genel kurul kararında imtiyaz sahibinin gösterdiği adayın reddi için Hissedarlık Sözleşmenin 9.6 maddesi gereğince satın alma opsiyonun kullanılması gerekçe olarak şerh verilmiş ise de; payların satın alma opsiyonunca henüz devir alınmadığı, imtiyazın devam ettiği, satın alma opsiyonu ile payları devir edecek kişilerin yönetim kuruluna seçilmesinin "haklı bir neden" olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, yönetim kurulu seçiminin bu açıdan açıkça esas sözleşmeye aykırı olduğu, netice olarak davalı TSM'nin TTK m.32 ve ilgili yönetmelikte düzenlenen görev ve yetkileri kapsamında tescil ve ilan edilecek kararın şirket esas sözleşmesine uygunluğunu denetleme görev ve yetkisi bulunmakla usulüne uygun seçilmeyen yönetim kurulu üyesinin seçimine dair genel kurul kararının tescilinin yapılmamasının usul ve yasaya uygun olduğu,dava dışı ortaklar ile uyuşmazlık bulunmayan ve oybirliği ile karar verilen bağımsız denetçi atanması ve iç yönergeye dayalı talepler yönünden gerekçe içermeyen red kararına itirazın kabulü gerektiği, tescili red edilen hususlar ile bir bütünlük içermeyen bu hususların, tescili gerektiğinden asıl davanın aktif husumet yokluğundan reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, yönetim kurulu üyelerini seçimine ilişkin genel kurul kararının ve temsil ve ilzama ilişkin yönetim kurulu kararının tesciline ilişkin itirazların esastan reddine, ...'nin bağımsız denetçi olarak atanmasına ve iç yönergenin kabulüne ilişkin genel kurul kararlarının tescili taleplerinin reddine ilişkin itirazların kabulü ile bu kararların ticaret sicile tesciline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin ... A.Ş.'nin kurucu ortağı ve %70 pay sahibi olduğunu, Yönetmeliği'nin 22. Maddesinde ticaret sicil kararlarına karşı itiraz davası açmaya yetkili kişilerin değil, tescil başvurusu yapmaya yetkili kişilerin düzenlendiğini, doktrinde ilgililer kavramının hukuki yararı zedelenebilecek kişiler olarak geniş yorumlanması gerektiği görüşünün hakim olduğunu, Yargıtay kararlarında da ilgililer kavramına pay sahiplerinin dahil olduğunun belirtildiğini, mahkemece, bir yandan olumsuz oyun ardındaki haklı sebebin ispatlanması gerektiğinin belirtildiğini, diğer taraftan ise bu ispatı gerçekleştirecek olan müvekkilinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığından bahsedildiğini,yönetim kurulu seçiminin TTK'ya uygun olduğunu, B grubu tarafından gösterilen adayın haklı nedenle seçilmediğini, B grubu pay sahiplerinin yeni bir aday göstermediklerini, bu nedenle yönetim kurulu üyesi seçme hakkının genel kurula geçtiğini, esas sözleşmede yönetim kurulu üyesi seçim hakkının genel kurula geçmesi halinde hangi karar nisabıyla seçileceği hususunda bir düzenlemede bulunmadığını, kararın % 70 çoğunluğun oyu ile alındığını, yönetim kurulu seçiminde usul ya da hukuka aykırılık bulunmadığını,ticaret sicil müdürlüğünün inceleme kapsamının dar yorumlanması gerektiğini, iptal edilebilirlik denetimine tabi olan hususlarda inceleme yapılamayacağını, B grubu pay sahiplerinin 3 aylık süre içinde dava açmadıklarını, bu hususun sadece genel kurul kararının iptali davacında tartışılabileceğini, B grubu ortakların adayın seçilmemesi üzerine yeni bir aday göstermediklerini,imtiyazı kullanmaktan vazgeçtiklerini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Birleşen davada davacı vekili; esas sözleşmedeki imtiyazın kullanılmaması nedeniyle TTK hükümlerinin uygulama alanı bulacağını, seçimin usulüne uygun yapıldığını, B grubu pay sahiplerinin bilinçli olarak aday göstermekten kaçındıklarını, B grubunun gösterdiği adayın haklı nedenle reddedildiğini,yönetim kurulunun seçilme şekli gerekçeli kararda belirtilen usul ile de uyumlu olduğunu, B grubunun ikinci defa aday göstermemesi ile aday belirleme hakkının pay sahiplerine geçtiğini,imtiyazlı pay sahiplerinin göstereceği adayın haklı sebeple reddedilmesi için haklı sebebin ifşa edilmesine gerek bulunmadığını, bahsi geçen hususun ancak genel kurul kararının iptali davasında tartışılabileceğini, B grubu pay sahiplerinin böyle bir dava açmadıklarını, müdürlük tarafından tescil başvurusu incelenirken adeta yargılama yapıldığını, şekli aykırılıkların da ötesine geçen uygunluk denetimi yaptığını,yönetim kurulu seçimine ilişkin kararın tesciline engel bir durum bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3-Davalı vekili; asıl ve birleşen davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, genel kurul tutanağı ve kararlar bir bütün olduğundan tescil talebinin bölünemediğini, davacının kısmi tescil yapılması yönünde bir talebinin de bulunmadığını, müdürlüğün mahkeme gibi hareket edip daha aza karar verme yetkisi bulunmadığını, davacının talebi olmadan kısmi tescil yapılamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: Uyuşmazlık, TTK'nın 34. maddesi uyarınca ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir. TTK'nın "İnceleme görevi ve geçici tescil" başlıklı 32. maddesinde, (1) sicil müdürünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğu, (2) tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediğinin inceleneceği, (3) tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamalarının şart olduğu ve (4) çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususların, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunacağı ancak ilgililerin üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmemeleri halinde geçici tescilin resen silineceği, mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş hükmün sonucuna göre işlem yapılacağı kabul edilmiştir.Ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer itiraz edebilir. Bu ilgililerin kimler olacağı ise Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesinde ve TTK'nun 28. maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddelere göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Asıl davada davacı şirket işbu davayı kararı alan şirket adına değil, kendi adına ortak sıfatıyla açmıştır. Tacir tüzel kişi ise yetkili uzuvları veya yetkili temsilcileri ilgili sıfatını taşımaktadır. Şirket ortağının ise ilgili sıfatı bulunmamaktadır. Asıl davada davacının ortak sıfatıyla açtığı dava yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığından asıl davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Birleşen davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı ileri sürülmekte ise de ticaret sicil müdürlüğü kararının usulen tebliğine ilişkin belge bulunmadığından davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir.Birleşen davada davacı şirket; yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin genel kurul kararının, temsil ve ilzama ilişkin yönetim kurulu kararının, ...'nin bağımsız denetçi olarak atanmasının ve iç yönergenin kabulüne ilişkin genel kurul kararların tescilini talep etmiş, davalı müdürlük ise ilgili yönetim kurulu üyesi ve seçilen temsilciye dair kararların yeter çoğunlukla alınmadığını, esas sözleşmeye uygun olmadığını gerekçe göstererek talebi reddetmiş, tescil talebinin bölünmediği gerekçesiyle bağımsız denetçi ve yönerge yönünden de ayrıca işlem yapılmadığı yönünde açıklamada bulunulmuştur.Şirket esas sözleşmesinde belirli pay gruplarına imtiyaz tanınmıştır. Şirket esas sözleşmesinin 7(a) maddesinde üç kişiden oluşan yönetim kurulunun, bir yönetim kurulu üyesinin B grubu hissedarın, iki yönetim kurulu üyesinin ise A grubu hissedarların belirlediği adaylar arasından seçileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 10. maddesinde %100 toplantı ve karar nisabı ile karar alınması gerekli haller arasında B grubu hissedarlar tarafından aday gösterilen yönetim kurulu üyesinin atanması ve görevden alınmasına yer verilmiştir. Somut olayda da B grubu hissedarların gösterdiği aday, A grubu hissedarlar tarafından kabul edilmemiş ve gösterilen adayın yerine üçüncü bir kişi genel kurul tarafından seçilmiştir. TTK'nın 360. maddesinde "Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın haklı bir sebep bulunmadığı takdirde üye seçilmesi zorunludur." düzenlemesi bulunmaktadır. Ticaret sicil müdürlüğünün TTK'nın 32. ve Yönetmeliğin 34. Maddesinde düzenlenen görev ve yetkileri kapsamında tescil ve ilan edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgunun bir ticaret şirketinin organ kararına dayanması halinde, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı hususunda inceleme yapma görev ve yetkisi bulunmaktadır. Somut olayda B grubu hissedarların gösterdiği aday, A grubu hissedarlar tarafından kabul edilmemiş ve bunun yerine A grubu tarafından aday gösterilerek üçüncü üye de A grubunun gösterdiği adaylardan seçilmiştir. Bu durumda yönetim kuruluna üye seçiminin TTK'nın 360. maddesinde ve esas sözleşmede öngörülen usule uygun yapılmadığı açıktır. Bu nedenle davalı müdürlüğün kanundan kaynaklanan denetleme ve inceleme görevi çerçevesinde yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin genel kurul kararı ile buna bağlı olarak temsil ve ilzama ilişkin 11/08/2023 tarihli yönetim kurulu kararının tescil istemini geri çevirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından birleşen davada davacı şirket vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı görülmemiştir.Bunun dışında bağımsız denetçi atanması ve iç yönergeye dayalı talepler yönünden mahkemece itirazın kabulüne dair verilen karara karşı davalı müdürlük istinaf başvurusunda bulunmuştur. 11/08/2023 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi ile bağımsız denetçi secilmesine, 4 nolu gündem maddesi ile Genel Kurulun Çalışma Usul ve Esaslarına ilişkin İç Yönergenin kabul edilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. Bahsi geçen kararlar, tescil istemi reddedilen yönetim kuruluna üye seçilmesine ilişkin gündem maddesiyle bütünlük içermemektedir. Bu yönüyle davalı TSM'nin tescil talebi bölünemediği gerekçesi yerinde olmadığından mahkemece bu kısım yönünden birleşen davada davacı şirketin itirazının kısmen kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığından asıl ve birleşen davada davacılar ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davada davacılar ve davalı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istinafKararınareddinedereceİtirazistanbulTicaretgerekçeesastanSicilmahkemeMemurununsebeplerinumarasıkararıcevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim