SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/918

Karar No

2024/1375

Karar Tarihi

2 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/918

KARAR NO: 2024/1375

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:12/09/2018

NUMARAS:2018/33 Esas - 2018/900 Karar

DAVA:Ticari Şirket (Fesih İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/10/2024

Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. HD tarafından bozulması üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin İstanbul Ticaret Sicilinin .... sicil nosu ile kayıtlı olan davalı şirketin %25 hissedarı olduğunu, diğer hissedarın ise % 75 hisseye sahip ... olduğunu, ...'ın şirketi 02.05.2016 tarihine kadar temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, ... hakkında eşi tarafından İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1442 E. sayılı dosyasında vesayet altına alınması talepli dava açıldığını, ancak ...t'ın 24.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, genel kurul toplantısı yapılamadığından şirketin organlarından yoksun kaldığını, yönetimin sağlanamadığını, ayrıca şirketin tescilini takip eden yirmi dört ay içinde ödenmesi gereken sermaye paylarının da ödenmediğini, yerine getirilmeyen sermaye taahhüdü dolayısıyla şirket idaresinde sorunlar yaşandığını, müvekkilinin devamlı olarak şirkete ortaklar hesabından borç verdiğini ancak bu borcun da kendisine ödenmediğini belirterek, uzun süredir organları eksik olan ve sermayesi tamamlanmayan davalı şirketin tüzel kişiliğinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, 6102 sayılı TTK nın 530 uncu maddesine göre yönetim kurulu organı bulunmayan şirkete bu organı oluşturmak üzere yani yasaya uygun hale getirilmek üzere süre verilmesi gerekmekte ise de, henüz şirketin % 75'lik sermaye payı bedelini ödemeyen ortağın vefatı ve şirketin kuruluşundan beri hiçbir işlem ve karar alınmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde 6102 sayılı Kanun'un 529 uncu maddesine göre şirketin işletme konusunu gerçekleştiremeyeceğinin açık olduğu, bu nedenle aynı Kanun'un 530 uncu maddesine göre süre vermenin davanın esasına etkili olmayacağı gerekçesiyle şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

EK KARAR:Mahkemece 08.03.2019 tarihli ek karar ile; davalı şirket kurucu ortağı %75 pay sahibi ...'ın 24.11.2017 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıları vekili kayyım tayin edilmesi amacıyla açtıkları davada dosyadan haberdar olduklarından bahisle istinaf talebinde bulunmuş ise de, dosyada taraf olarak sıfatları bulunmadığından istinaf etme yetkisi de bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Üçüncü kişiler vekili; öncelikle ek karara karşı; müvekkillerinin, tasfiyesi istenen şirketin tek yöneticisi olan ....'ın mirasçıları olması ve tasfiyesi istenen şirketin yasal ortakları olmaları nedeniyle davada verilen kararla ilgili istinaf yoluna başvurmakta hukuki yararları olduğunu, davada taraf olarak eklenmemiş olmalarının müvekkillerinin kusuru olmadığını, Mahkeme tarafından %75 hissedar ...'ın veraset ilamı istenip devamındaki işlemler yapılması gerekirken yasaya aykırı bir şekilde karar verildiğini ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını; öte yandan asıl karara yönelik olarak, şirketin %25 ortağı ... tarafından açılan fesih ve tasfiye davasında, organsız kaldığı tespit edilen davalı şirketi temsil için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci maddesi gereği kayyım atanmadan, şirketin büyük ortağının vefat ettiği tespit edilmesine rağmen mirasçılarına dahi tebligat çıkarılmaksızın sonlandırılıp davanın kabulüne karar verilmesinin Anayasal savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğunu, şirkete kayyım tayin edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE VE SÜREÇ: Ek karara yönelik istinaf başvurusu Dairemizin 2019/2100 esas, 2022/934 karar sayılı 16.06.2022 tarihli karar ile; " davalı şirketin ortağı müteveffa ...'ın mirasçıları ..., ..., ...'ın verilen karardan dolayı menfaatlerinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerse de istinaf yoluna ancak davanın taraflarının başvurabileceği, taraflar dışındaki üçüncü kişilerin, istinaf yoluna başvuramayacağı, bunun tek istisnasının o kişi aleyhine bir hüküm kurulmuş olması hali olduğu ki somut davada, adı geçenler davada taraf olmadığı gibi yargılama sürecinde müdahale taleplerinin de bulunmadığı, ayrıca usul hukuku bakımından herhangi bir sıfat da kazanmadıkları, şirket ortağı olarak menfaatin ihlal edildiğinden söz edilmesinin yeterli olmadığı, adı geçen üçüncü kişiler hakkında verilmiş bir hüküm de bulunmadığı gerekçesiyle,istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karara karşı üçüncü kişilerin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir Kararın üçüncü şahıslar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2022/6199 esas, 2024/ 2486 karar sayılı 27.03.2024 tarihli ilamı ile "İki ortaklı bir anonim şirket olarak kurulmuş olan davalı şirketin kuruluşundan itibaren üç yıl süreyle ... tek yönetim kurulu üyesi olarak şirketi temsil etmek üzere seçilmiş, daha sonra tescil ve ilan edilen bir genel kurul toplantısı olmamış, ... da davadan önce 24.11.2017 tarihinde vefat etmiştir. Eş anlatımla iki ortaklı davalı şirketin ortaklarından ... eldeki davada davacı; diğer ortak ... ise şirketin tek temsilcisi iken dava tarihi itibariyle vefat etmiştir. Şu halde, davalı şirketin davadaki temsili hususu önem arz etmekte olup, davadan önce ölen şirket ortağı ...'ın hissesine iştirak halinde malik olan mirasçılarının şirketin feshi istemli davada usulüne uygun temsil edilmeyen davalı şirketin feshi kararını istinaf etmekte hukuki yararları olduğunun kabulü gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince anılan şekilde istinaf dilekçesinin reddine dair ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla bu ek kararın esas kararla birlikte istinaf edilmesi üzerine ek karar yerinde görülerek verilen işin esasına girilmeksizin verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve ek kararın bozulmasıyla, esasa ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.Usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuş; üçüncü şahıslar vekilinin istinaf başvurusu esastan incelenmiştir. Davacının %30 , üçüncü şahıslar murisinin %70 oranda ortağı bulunduğu davalı anonim şirketin gerekli organları olmadığından feshi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, şirket ortağının ölü bulunması sermaye paylarının ödenmemiş olmasının süre verilmesine gerek olmadan davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir Davalı şirketin temsilinin sağlanamadığı hususu ise sabittir. TTK'nın 530-(1) maddesi "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya ... Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir." hükmünü haizdir.TTK'nın 530. maddesi uyarınca davalı şirketin temsili sağlanmak ve şirketin organlarını oluşturmak üzere bir kayyım atanmadan ; süre verilmesi halinde sonuç alınamayacağı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle, üçüncü şahıslar vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduğundan, bir ara karar ile anılan hususlarda yetki verilerek şirketin durumunu düzeltmek üzere kayyım atanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken fesih ve tasfiye kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın kaldırılmasına, anılan hususlarda eksiklikler giderilmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Üçüncü şahıslar vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/33 Esas - 2018/900 Karar sayılı ve 08/03/2019 tarihli istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararın KALDIRILMASINA, Üçüncü şahıslar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/33 Esas - 2018/900 Karar sayılı ve 12/09/2018 tarihli kararının HMK'nın 353(1)a-4-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine Yatırılan 88,80-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde üçüncü şahıslara iadesine,HMK'nın 356(1).maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere davacının yokluğunda, üçüncü şahıslar vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile karar verildi. 02/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

numarasistinafdereceistanbulkaldırılmasınatarihigerekçesebeplerisüreçmahkemesi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim